ÖNCE ATIŞTILAR, SONRA BERABER ÇIKTILAR..

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclisi, her zamanki gibi yine yüksek tansiyonla başladı.

Meclis sıralarında zaman zaman sesler yükseldi, yerel gündemden çıkılıp ülke siyasetine girildi, hatta siyasi parti il başkanlarına yönelik göndermeler yapıldı.

Bu anlarda Meclis Başkanı Ahmet Metin Genç’in sık sık uyarıda bulunması dikkat çekti.

Oturum boyunca en çok söz düellosu yaşayan isimlerin başında Faruk Kanca ile Cüneyit Zorlu geldi. Zaman zaman Ahmet Kaya da tartışmaların merkezindeki isimlerden biri oldu.

Aslında bu tablo yeni değil. Aynı isimler, sadece Büyükşehir Belediye Meclisi’nde değil, Ortahisar Belediyesi Meclisi’nde de sık sık karşı karşıya geliyor.

Ancak siyasetin en dikkat çekici tarafı da tam burada başlıyor.

Mecliste sert eleştiriler yönelten, zaman zaman birbirlerine yüksek sesle cevap veren isimler, meclis sona erdiğinde aynı kapıdan birlikte çıkabiliyor. Dün de bunun somut bir örneği yaşandı.

Faruk Kanca ile Cüneyit Zorlu, meclis salonunu yan yana terk etti. Üstelik salondan çıkarken de kendi aralarında hararetli bir şekilde sohbet etmeyi de sürdürdüler.

Muhtemelen mecliste yaşanan tartışmanın devamını yapıyorlardı…

Elbette konuşmanın tonu, kürsüdeki kadar sert değildi.

Ancak tartışmanın meclis salonuyla sınırlı kalmadığı, fikir alışverişinin kuliste de devam ettiği görüldü.

Bu görüntü, yerel siyasetin belki de en önemli gerçeğini ortaya koyuyor:

Mecliste yaşanan sert tartışmalar, kişisel husumet anlamına gelmiyor.

Farklı siyasi çizgilerden gelen isimler, yöntemler konusunda ayrışsa da sonuçta aynı şehir için söz söylüyor.

Ekran Resmi 2026 05 12 08.06.36

GENÇ VE HAYVAN SEVGİSİ

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde dün hayvansever olduklarını iddia eden bir grubun alkışlı protestosu sonrası Başkan Ahmet Metin Genç şov yapmayın diyerek olayın içeriğini anlatmıştı.

Bu konu zaman zaman ilgili belediyeleri sosyal medyada da linçleterek gündeme getirilmişti hatta şehri yönetenlere hakarete varan şeyler sosyal medya üzerinden söylenmişti.

Tabii ki hayvanlar herkes için değerli ama insanlar daha değerli...

İnsanların sağlıklı yaşayabilmesi için sokakta riskli ve kontrolsüz hayvan olmamalı...

Sokakta hayvan saldırılarına da zaman zaman şahit oluyoruz...

İşin bu farklı bir boyutu fakat diyeceğimiz şu, gerçekten Trabzon Büyükşehir Belediyesi hayvan Barınağı bizim de bizzat etkinlikerle gidip gördüğümüz özellikle annelerinden yeni ayrılmış minik onlarca köpeğin biberonlarla yaşatılma mücadelesinin verildiği bir yer olduğuna biz şahidizdir.

Şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya da hayvan sevgisi olan ve olumsuz koşullarda hayvan baktırmayacak kadar hassas.

Bizzat evinde hayvan bakan bir büyükşehir belediye başkanının barınaklarda iddi edilen bir ortama müsade etmeyecektir...

Bu sebeple iki başkana da bu konuda protesto yapmak doğru değil gibi...

Büyükşehir köpek barınağında çok sayıda sokak hayvanına ev sahipliği yaparken yine onlarla hayvan sahiplendiriyor...

Biz şehrin yöneticisi pozisyonuna gelmiş hiçbir ismin bile bile kasıtlı olarak bir hayvanın canına kast edeceğini düşünmüyoruz.

Şehrin yaşayanları bu konuda hassas olan ilgili hayvanseverlerin ve STK'ların biraz belgelerle varsa görüntülerle konuşmasını bekliyor...

Ama bu tür iddiasız konularla seçilmişlerden oluşan şehrin meclisini sabote etmek doğru değildir.

Bizler her zaman sokak hayvanlarına yapılan zulmu karşı çıktık ve onların haklarını savunduk. Eğer bilgi, belge var ise bize gönderin konuya destek olalım...

BİZ BOŞ KONUŞMUYORUZ…

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ilk günü, bir kez daha söz hakkı tartışmalarıyla çalkalandı. Meclis çıkışında açıklamalarda bulunan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, kendisine söz verilmediği gerekçesiyle sert ifadeler kullandı.

Ancak burada dikkat çeken asıl mesele, daha önce de sıkça karşılaşılan bir duruma işaret etmesiydi: Ortahisar Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Yavuz Şanver’e yönelik “Büyükşehir’de biz söz alamıyoruz. Bunu unutmayın” şeklindeki eleştirisi...

Dün yaşananlar ise, bu gerginliğin yeni bir boyut kazandığını gösterdi.

Şanver, mecliste yaşanan söz hakkı tartışmalarına değinirken, "Söylenecek bir şey yok. Büyükşehir’i yöneten başkanımız fuzuli konulara söz vermiyor. İçi dolu konular varsa söz hakkını kullandırır. Bize özellikle soru sormuşlardı, biz de onların cevabını vermiştik.

Bize sataşma olmuştu, sorular soruldu. Bir konuşma hakkıyla bitmiyor. Bizim konuşmalarımızdan sonra söz hakkı onlara geçiyor. Hem başkan hem Cüneyit bey hem de diğerleri ayrı ayrı cevap verip konuşuyorlar. Biz hiç boş konuşmuyoruz.

Bize cevap verilirken 3-4 kişi konuşacak ama biz sorulan sorulara cevap vermek istediğimizde de bu konunun gündeme getirilmesi doğru değil” dedi.

87Dfa2Ea 7990 4F40 958B 175493D003B9.Jpeg-1

AK PARTİ MUHALEFETİ…

AK Parti, Trabzon’da son dönemde yerel yönetimler anlamında daha da derinleşen etkili bir muhalefet çizgisi izliyor.

31 Mart yerel seçimlerinden sonra Ortahisar Belediyesi’nin CHP’ye geçmesinin ardından, İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu, siyasetteki uzun geçmişine rağmen muhalefet olarak aktif siyasi çalışmalarına başlamıştı.

Şimdilerde ise, hem sosyal medyada hem de sahada büyük bir ilgi ve güven kazanan Hisoğlu, AK Parti içinde güçlü bir konum elde etti.

Edindiğimiz bilgilere göre, Başkan Hisoğlu, sosyal medya için de yeni projeler geliştirmek adına yoğun bir çalışma içerisinde.

Ortahisar Belediyesi’nin gündeminde olan emlak vergisi, şehir hastanesi, belediye borçları ve TOKİ projeleri gibi önemli meseleler hakkında detaylı bir çalışma sürecine girdiği belirtiliyor.

Hisoğlu’nun bu süreçteki çalışmalarının, partisinin yerel yönetimler anlamındaki stratejilerini güçlendirmeye yönelik olacağı aşikar.

Seyit Hisoğlu’nun siyasetteki yükselişi, yalnızca sosyal medya etkileşimiyle sınırlı kalmayıp, sahada da kendisini hissettiriyor.

AK Parti içinde güveninin tam olduğu geçtiğimiz aylarda düzenlenen ilçe danışma meclisinde Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen’in kendisine sözlerinden belli olmuştu.

Başkan Hisoğlu da bu sözlerin karşılığını verebilmek için var gücüyle çalışıyor.

İSİM DEĞİŞİKLİĞİ İSTEDİ…

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin önemli çalışma başlıklarından biri olan Engelliler Komisyonu, bu kez yürüttüğü faaliyetlerden çok adıyla gündeme geldi.

Aslında söz konusu komisyon yeni kurulmuş bir yapı değil. Uzun süredir Büyükşehir Belediye Meclisi bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor.

Ancak son Belediye Meclisi toplantısında komisyonun ismine ilişkin dikkat çekici bir öneri geldi.

Komisyon Başkanı ve Araklı Adalet ve Kalkınma Partisi Meclis Üyesi Sevgi İsmail Çebi Aktaş, “Engelliler Komisyonu” adının yerine “Özel Bireyleri Destekleme Komisyonu” isminin kullanılmasını talep etti.

İlk bakışta bu öneri yalnızca bir isim değişikliği gibi görünebilir. Ancak kullanılan kavramların toplumsal algıyı şekillendirdiği düşünüldüğünde, önerinin sembolik yönü oldukça güçlü.

Çünkü son yıllarda kamu kurumlarında kullanılan dilin daha kapsayıcı ve hassas bir çerçeveye taşınmasına yönelik talepler artıyor.

Ancak şunu belirtmek gerekiyor; bu tür değişiklikler sadece iyi niyetle değil, mevzuat açısından da değerlendirilmek zorunda.

Bu nedenle Ahmet Metin Genç’in önümüzdeki günlerde talebi incelemesi ve hukuki bir engel olup olmadığını değerlendirmesi bekleniyor.

Eğer uygun görülürse, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde komisyonun adı değişebilir. Böylece teknik olarak küçük görünen bu adım, belediye meclisinde kullanılan dilin dönüşümü açısından dikkat çekici bir örnek olarak kayıtlara geçebilir.

KTÜ BUNLARI DA PAYLAŞACAK MI?

Son bir haftadır KTÜ'nün yaptığı paylaşımlar, Trabzon'un genel duruşuyla ciddi bir çelişki içinde. Şehirdeki genel havanın aksine, KTÜ'nün attığı adımlar tartışma yaratıyor.

Özellikle Trabzonspor'un ülke gündemine oturan duruşu sonrası, Diyarbakır ekibini tebrik eden KTÜ, birçok çevreden eleştiriler aldı. Bu durum, KTÜ'nün kamusal imajına zarar veren bir yaklaşım olarak görülüyor.

Türkiye'nin önde gelen üniversiteleri Koç, Sabancı gibi okullar eğitim süreçleri ve akademik başarılarla ön plana çıkarken, KTÜ'nün bu tür sosyal medya paylaşımları eğitim kurumlarının saygınlığını ve misyonunu sorgulatıyor.

KTÜ'nün, Trabzonspor ya da Sebatspor gibi yerel takımların başarılarını kutlamak anlaşılabilir bir davranışken, Galatasaray’ı tebrik etmesi, şehrin insanları tarafından doğru bulunmadı. KTÜ'nün bu tip paylaşımlar yapması, şehrin yerel değerlerinden uzaklaşması olarak değerlendiriliyor.

Özellikle şehirdeki futbol takımları arasında yaşanan rekabetin göz önünde bulundurulduğunda, KTÜ'nün Galatasaray gibi bir kulübü tebrik etmesi, Trabzonlular tarafından eleştirilen bir durum oldu. Aynı şekilde, Fenerbahçe şampiyon olsaydı, KTÜ’nün bu durumu paylaşma isteği de büyük bir soru işareti olarak olacaktı.

Şehirdeki diğer kulüplerin, özellikle Trabzonspor’un, başarılarına dair herhangi bir kutlama ya da tebrik mesajı atılmaması, KTÜ'nün tarafsızlık ve adalet anlayışına ne kadar sadık kaldığını sorgulatıyor. Bu işlere böyle batılırsa size Fenerbahçe’de sorulur, ligden düşen takımlar da sorulur. Onlara da bir mesaj gidecek mi;?

Örneğin, Trabzonspor ile Gençlerbirliği arasındaki maç sonrasında, Trabzonspor finale çıkarsa, KTÜ'nün bu başarıyı kutlayıp kutlamayacağı merak konusu. Ayrıca, eğer Gençlerbirliği küme düşerse, KTÜ bir geçmiş olsun mesajı yayımlayacak mı?

Bu tür durumlar, KTÜ'nün toplumla olan bağını daha da zedeleyebilir.

KTÜ'nün kamuoyunu rahatsız eden bu tür paylaşımlardan uzaklaşarak, yalnızca eğitim ve bilimle ilgili odaklanması, itibarı açısından daha doğru bir adım olacaktır. Şu anki yaklaşım, KTÜ'nün saygınlığını korumak yerine, daha da dibe çekiyor. Eğitim camiasının değerleriyle örtüşmeyen bu davranışlar, şehrin dinamikleriyle bağdaşmıyor ve uzun vadede kurumun itibarına zarar verebilir.

752X395 Karadeniz Teknik Universitesi Bolumleri Ktude Hangi Bolumler Var E1 1729948844784

TRABZONSPOR’UN 1 AYINA MAL OLACAK!

Trabzonspor’un Avrupa Ligi'ne katılma yolu, Türkiye Kupası’nı kazanıp kazanmamalarıyla doğrudan ilişkili.

Eğer Trabzonspor, Türkiye Kupası'nı kazanırsa, sezon açılışı 20 Ağustos’ta yapılacak ve kulüp sadece 1 eleme turu oynamak zorunda kalacak.

Bu, Trabzonspor için büyük bir avantaj çünkü daha erken açılacak bir sezon, oyunculara ve teknik ekibe daha fazla dinlenme ve hazırlık süresi sunacak.

Ayrıca, bu durum Konferans Ligi garantisi anlamına da geliyor, yani Avrupa'da en azından bir seviyede mücadele hakkı elde ediliyor.

Fakat, Türkiye Kupası'nı kazanamazsa, sezon açılışı 23 Temmuz’ta olacak ve Trabzonspor, 3 eleme turu oynamak zorunda kalacak. Bu durum, kulüp için oldukça zorlayıcı olabilir, çünkü erken başlayacak bir sezon, fiziksel olarak daha yoğun ve yorucu bir süreci beraberinde getirecektir. Bu, hem Süper Lig’de hem de Avrupa’da aynı anda rekabet etmeyi daha zor hale getirebilir.

Peki Trabzonspor’u nasıl bir senaryo bekliyor;

Türkiye Kupası Kazanılırsa (Sezon Başlangıcı 20 Ağustos)
Trabzonspor, 1 eleme turu oynayacak ve karşılaşabileceği rakipler:

Braga, Olympiakos, Glasgow Rangers, FC Kopenhag, Ferençvaros, Viktoria Plzen, RB Salzburg, Celtic, Shamrock Rovers, KuPS Kuppo, Hapoel Beer Sheva, FC Drita.

Türkiye Kupası Kaybedilirse (Sezon Başlangıcı 23 Temmuz)
Trabzonspor, 3 eleme turu oynayacak ve karşılaşabileceği rakipler:

Braga, Olympiakos, FC Kopenhag, Viktoria Plzen, Karabağ, M. Tel Aviv, Anderlecht, Pafos, Ajax.

Trabzonspora Turkiye Kupasi Maci Oncesi Moral Hbwf.jpg