CUMHURBAŞKANI TRABZON'A GELECEK Mİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşan Ramazan Bayramı için Karadeniz planı yaptığı konuşuluyor. Edindiğimiz bilgilere göre Erdoğan’ın bayram tatilini her yıl olduğu gibi bu yıl da ata toprağı Rize’de, yani baba ocağında geçirmesi bekleniyor. Karadeniz’de bayram dönemlerinde sık sık hemşehrileriyle bir araya gelen Erdoğan’ın, bayram boyunca Rize’de çeşitli ziyaretler ve programlar gerçekleştirmesi planlanıyor. Ancak devletin zirvesindeki yoğun diplomasi ve çalışma trafiği nedeniyle programda son dakika değişiklikleri olabileceği de ifade ediliyor.

Öte yandan Karadeniz’de kulisleri hareketlendiren asıl başlık ise Trabzon...

Bölgede siyasi çevrelerde konuşulanlara göre Trabzon teşkilatları da Cumhurbaşkanı’nın bayramlaşma programına Trabzon’u dahil etmesi için temaslarını sürdürüyor. Rize’ye yapılacak bir ziyaretin ardından Trabzon’da da bir bayram programı olabileceği ihtimali dillendiriliyor.

Karadeniz’de bayramın atmosferinin en hareketli yaşandığı şehirlerden biri olan Trabzon’da, Cumhurbaşkanı’nın katılacağı bir bayramlaşma programının büyük bir ilgi oluşturacağı ifade ediliyor. Bu nedenle gözler şimdiden olası bir Trabzon programına çevrilmiş durumda.

Bakalım Cumhurbaşkanı Erdoğan bayramda baba ocağına gelirse Trabzon’a da uğrayacak mı? Uğrarsa dediğimiz gibi bayram çok hareketli geçecek.

KÜLLİYEDEN İMAMOĞLU'NA GÖNDERME

Cumhurbaşkanı danışmanlarından Trabzonlu eski milletvekili Oktay Saral’ın, yargılaması süren Ekrem İmamoğlu hakkında yaptığı paylaşım dikkat çekti.

Saral’ın değerlendirmesinde, mahkeme salonlarının siyasi şov yapılacak yerler olmadığı vurgulanırken, buraların alkış toplanacak ya da mağduriyet söylemlerinin sergileneceği bir sahne değil; hukukun konuştuğu, delillerin tartıldığı adalet makamı olduğu ifade edildi. Mahkeme kapısından içeri giren herkesin sıfatının aynı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, makamın, unvanın ya da popülerliğin mahkeme önünde herhangi bir ayrıcalık sağlamayacağı görüşü dile getirildi.

Paylaşımda ayrıca, İmamoğlu’nun duruşmayı siyasi bir gösteriye çevirmeye çalıştığı ve mahkeme heyetine yönelik tavrının yakışıksız olduğu değerlendirmesi yer aldı. Kameralar, mağduriyet söylemleri ve algı operasyonlarıyla hukukun gölgelenemeyeceği ifade edilirken, canlı yayın talebinin yolunun ise kanun teklifi verilmesi ve kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınmasından geçtiği hatırlatıldı.

Saral, açıklamasının sonunda ise hakkındaki ciddi iddialar ortadayken ortaya çıkan gürültünün, dosyadaki gerçekleri örtmeye yönelik bir çaba olduğu görüşünü paylaştı.

ŞEMDİNLİ’DEN TRABZON’A MESAJ…

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Şemdinli’de yapmayı planladığı çok amaçlı salon projesi haftalardır Trabzon’da tartışılıyor. Belediye meclislerinde, siyasi partilerde ve basın gruplarında farklı görüşler dile getirilirken gözler bir süredir Şemdinli cephesine çevrilmişti.

Bu süreçte sessizliğini koruyan Şemdinli Belediye Başkanı Fahri Şakar, ilk kez 61saat’e konuştu ve yaşananların arka planını anlattı. Şakar, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile yapılan görüşmenin ardından bu sürecin başladığını belirterek, “Ahmet Metin Genç başkanımızın yanına gittik. Kendisine bölgede oluşan barış ortamını ve gençlerimizin ihtiyaçlarını anlattık. Trabzon ile Şemdinli arasında yıllardır oluşturulmaya çalışılan bir mesafe vardı. Biz bunun kırılmasını istedik. Ülke yararına bir adım olur diye düşündük” dedi.

Şemdinli Belediyesi’nin maddi imkanlarının sınırlı olduğunu da dile getiren Şakar, gençler için bir salon talebinde bulunduklarını ifade ederek, “Belediyemizin imkanları çok geniş değil. Gençlerimiz için çok amaçlı bir salon talebimiz oldu. Trabzon Büyükşehir Belediyesi de kardeş belediye anlayışıyla buna olumlu yaklaştı” diye konuştu. Şakar, Trabzon heyetinin Şemdinli’ye gelmesinden önce ilçede sembolik bir adım attıklarını da anlattı. İlçenin en işlek ikinci caddesinin adını “Trabzon Caddesi” olarak değiştirdiklerini belirten Şakar, “Bu bizim niyetimizi göstermek içindi. Türkiye’de belediyeler birbirine destek oluyor. Büyük şehirler farklı şehirlerde projelere katkı sunabiliyor” ifadelerini kullandı.

Projeyle ilgili Trabzon’da yapılan bazı siyasi açıklamalara da değinen Şakar, özellikle CHP kanadından gelen eleştirilerin kendilerini üzdüğünü söyledi. Şakar, “Trabzon’da yapılan bazı talihsiz açıklamalar bizi gerçekten üzdü. Burada dünya görüşü bizimle aynı olmayan insanlar da bize bunu örnek gösterdi. ‘İyi niyetinize güzel karşılık verilmiyor’ diyenler oldu. Açıkçası bu yaklaşımı CHP’den bekliyorduk, bizi şaşırtmadı” dedi.

Karadeniz insanına özel bir sevgisi olduğunu da vurgulayan Şakar, iki şehir arasında kurulacak bağın önemine dikkat çekti. Şakar, “Ben Karadenizlileri çok seviyorum. İnanın biz de birbirimize çok benziyoruz. Trabzon ile Şemdinli’nin bir ve beraber olmasını istiyoruz. Buradan 45 genci Trabzon’a gönderdik, sağ olsunlar çok güzel ağırladılar. Bizim birbirimizden başka dostumuz yok. Ortak bir gayemiz var; ülkemizin selamete çıkmasıdır. Böyle bir amaç varken küçük meselelerle uğraşmamak gerekir” diye konuştu. Yaşanan tartışmaların Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’i de üzdüğünü belirten Şakar, sözlerini şöyle tamamladı: “Ahmet başkan da bu süreçte yaşananlardan üzüntü duydu. Açıkçası ben Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın numarasını bulabilseydim kendisini de aramak isterdim.”

MEYDAN SATIŞI KABUL EDİLDİ!

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin son toplantısı dün yapıldı. Toplamda 30’a yakın maddenin görüşüldüğü mecliste belki de en önemli gündem maddesi, bir süredir konuşulan dün de bu satırlarda yazdığımız Karagöz Meydanı Projesi oldu. Karagöz Meydanı Projesi için Trabzon Büküşehir Belediyesi 1 milyar TL’lik kredi çekmeyi düşünüyor. Tabi bu üst rakam…

Mecliste anlatıldığına göre 1 milyar TL’nin sadece 400 Milyon TL’si ise kamulaştırmaya gidecek. Aslında Karagöz Meydanı, Trabzon’a 2. Meydan olacağından dolayı, Trabzon Müzesi ile arasındaki bölümde yer alan binaların büyük kısmının kamulaştırılması planlanıyor. Geri kalan 600 Milyon TL’nin ise çekilip çekilmeyeceği ise net değil.

Yani aslında bu her türlü ihtimale karşı hazır olunması için yapılan bir hareket. Çünkü ihtiyaç olursa ve yeni kredi çekilmesi gerekirse bu kez tekrardan meclisten yetki istenecek. İşte tüm bu tartışmaların önüne geçmek için aslında dediğimiz önceden bir ön alma amacıyla fazladan kredi çekme yetkisi meclisten çıkarıldı. Tekrar belirtelim, hepsinin kullanılacağı anlamı taşımıyor. Çünkü geçen sene de bu şekilde yetkiler alınmış ancak bir çoğu da kullanılmamıştı. Neyse peki Meydan yapılması için arsa satışını kim kabul etti diye sorarsanız CHP Grup Başkan Vekili Cüneyit Zorlu deriz. Zorlu ve CHP Grubu aslında alanda Meydan Yapılmasına, otopark yapılmasına karşı değil. Fakat alanda bina yapılmasına karşı…

Bakıldığında Trabzon Büyükşehir de bu binalarla birlikte gelir elde edecek. Yani ortada ciddi anlamda bir çıkmaz var. Ama İmar Daire Başkanı Özgür Aşık’ın dediğine göre de binalar yapılsa dahi 4 bin 700 metre karelik açık alan oluşacakmış… Bu da sanırız bir Meydan için yeterli olabilir.. Tabi kamulaştırmalarla birlikte…

Peki Cüneyit Zorlu ne diyor;

“Buradaki Meydanın yapılmasına karşı asla değiliz. Çekilcek kredi 1 milyar, alıştık artık çektiğiniz kredilere bunların da peşinde değiliz ama bunun sadece kamulaştırma için kullanılıp, buranın meydan olarak kalmasını istiyoruz. Kot altında istediğiniz kadar yapacağınız otopark sayısına bu şehir ihtiyacı var. Onun da giriş ve çakışı önemli. Ama bu park, meydan konusunda hata yapmak istemiyoruz. CHP olarak bunu size tekrar rica ediyoruz. Burada alacağımız karar şehir için önemlidir. Buradaki mülkten gelecek geliri, bir başka yerden satış yapalım, ona karşı çıkmayalım, bizde karşı çıkmayalım ama burayı bu şehre kazandıralım” dedi.

DOĞAN VE AĞAOĞLU YAN YANA

Trabzonspor camiası, Orhan Kaynak’ı son yolculuğuna uğurladı. İkindi namazıyla birlikte kılınan cenaze namazında yalnızca Trabzon’dan değil, Türk futbolunun dört bir yanından gelen isimler vardı. Bu, aslında bir teknik adamın veya bir futbol insanının vedasından çok, bir dönemin hatırasına verilen selamdı.

Cenazede Türk futbolunun önemli figürleri hazır bulundu. Şenol Güneş, Fatih Terim, Abdullah Avcı ve Rıza Çalımbay cenazeye katılarak son görevlerini yerine getirdi. Trabzonspor’un efsane oyuncularının da yer aldığı törende camianın eski başkanlarından Ahmet Ağaoğlu ile Mustafa Günaydın da hazır bulundu.

Cenazenin dikkat çeken anlarından biri de eski başkan Ağaoğlu ile mevcut başkan Ertuğrul Doğan’ın cenaze namazı sonrasında birbirlerine sarılmasıydı. Bir süredir tedavi gören Başkan Doğan’ın, korse yardımıyla cenazeye katılması da camia adına önemli bir detaydı. Bu tablo aslında Trabzonspor’da zaman zaman yaşanan görüş ayrılıklarının böylesi anlarda nasıl ortadan kalktığını bir kez daha gösterdi.

Kulüp yönetiminde de planlı bir organizasyon vardı. Trabzon’da bulunan yöneticiler program gereği cenazeye gitmezken, İstanbul’da ikamet eden yöneticiler törene tam kadro katıldı. Başkan Yardımcısı Serkan Kılıç ise cenaze sahibi sıfatıyla hem İstanbul’daki organizasyonla hem de Trabzon tarafındaki süreçle yakından ilgilendi.

Teknik direktör Fatih Tekke ise takımın cumartesi günü oynayacağı maçın idmanı nedeniyle cenazeye katılamadı. Fakat bu cenazenin bize hatırlattığı daha derin bir mesele var. Trabzonspor camiasında elbette hala hayatta olan birçok değer, birçok “ferdi” isim var. Ama bazı isimler vardır ki yalnızca bir kişi değil, bir semboldür. Bir bayraktır.

Bugün o bayrak isimlerin başında hiç şüphesiz Şenol Güneş geliyor. Bu camianın hafızasını taşıyan, iyi günde de kötü günde de Trabzonspor’un yanında duran bir figür. Aynı şekilde Orhan Çıkrıkçı gibi değerler de bu kulübün yaşayan hafızası. Trabzonspor’un en büyük gücü yalnızca kupaları değil, bu insanlarıdır.

TRABZONSPOR’DAN DÜNYA DEVİNE!

Avrupa’nın dev kulüpleri bazen transferi sahada değil, kulislerde oynar. Küçük gibi görünen bir jest, büyük bir hikâyenin başlangıcı olabilir. Son olarak Real Madrid, Manchester City ile oynanan karşılaşma sırasında Trabzonspor’un genç futbolcusu Christ Inao Oulai’nin ağabeyini Santiago Bernabéu Stadium’da ağırladı. İspanyol kulübü misafiri yalnızca maça davet etmekle kalmadı; tesisleri ve stadyumu gezdirerek kulübü yakından tanıttı.

Resmi olarak bakıldığında bu bir transfer görüşmesi değil. Hatta kulüp cephesinde bunun bir “nezaket daveti” olduğu özellikle vurgulanıyor. Futbolda bu tür davetlerin çoğu zaman bir jest niteliği taşıdığı bilinir. Ama futbol kulisleri böyledir; küçük bir görüntü bile büyük bir sorunun kapısını aralar.

Zaten Oulai’nin adı kış transfer döneminde ciddi şekilde Manchester City ile anılmıştı. İngiliz devinin ilgisi konuşulurken bu kez sahneye Real Madrid’in çıkması doğal olarak kulisleri hareketlendirdi. Bir anlamda Madrid cephesinden gelen bu hamle, “ters köşe” olarak yorumlandı.

Görüntü şu: ele avuca sığmayan bir yetenekten bahsediyoruz. Oulai, performansını aynı şekilde sürdürürse Trabzonspor’dan ayrıldığında rekorların konuşulacağı bir transfer ihtimali hiç de uzak görünmüyor.

Ama madalyonun bir de Trabzon tarafı var.

Henüz sezon bitmedi. Önümüzde dokuz haftalık kritik bir süreç duruyor ve Trabzonspor’un zirve yarışında bu oyuncunun sahadaki enerjisine ihtiyacı var. Oulai’nin öncelikli görevi de aslında tam burada başlıyor: Trabzonspor’daki misyonunu tamamlamak.

Avrupa devleri bazen geleceği erkenden yoklar. Bir oyuncunun ailesine yapılan davet, stadyum gezisi ya da kulüp tanıtımı çoğu zaman transfer masasının ilk satırıdır.

Bugün için ortada resmi bir adım yok.

Ama futbolun dili bazen kelimelerden değil, jestlerden okunur. Ve o jestlerin çoğu, ileride yazılacak büyük transfer hikâyelerinin ilk cümlesidir.