ÇARŞIBAŞI’NDAN İSPANYA DEVİNE…
Trabzon’un öyle evlatları var ki sessiz sedasız dünyanın dört bir yanında çok önemli işlere imza atıyor… Google’de çalışanı bulabiliyorsunuz, Microsoft’ta da… Bunun son örneği de Trabzon Çarşıbaşılı olan Onur Genç…
Onur Genç Trabzon Çarşıbaşı ilçesinden çıkıp 168 yıllık dünya finans devi olan İspanyol Banka BBVA’nın ilk yabancı CEO’su oldu. Trabzon’un evladı Onur Genç, bugün 813 milyar avro büyüklüğünde bir yapıyı yöneterek küresel finans sahnesinde Türk liderliğini temsil ediyor. Trabzonlu Çarşıbaşılı olduğunu da büyük bir gururla anlatıyor diyebiliriz.

1974 doğumlu Onur Genç, birinci sınıfa anne ve babasının da öğretmenleri arasında yer aldığı köy ilkokulunda başladı. İlkokulun sonraki yıllarını evlerini taşımalarıyla ilçede tamamlayan Genç, liseyi ise Çarşıbaşı'ndan Trabzon'a 40 kilometre mesafedeki Trabzon Anadolu Lisesi'nde okudu. Genç, bu sayede köy ilkokulu, kasaba ve şehir olmak üzere üç farklı ortamı görme fırsatı olmasından memnuniyet duyduğunu söylüyor. Daha sonra Türkiye beşincisi olarak girdiği Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nü 3,5 yılda birincilikle bitirdi. Üniversite üçüncü sınıftayken mühendis olmak istemediğini fark eden ve bu nedenle yüksek lisansını işletme alanında yapmaya verdiğini anlatan Genç, ABD'de yüksek lisans için Türk Eğitim Vakfı’ndan burs kazandığını anlatıyor.
Onur Genç, o dönem Türk Eğitim Vakfı'nın Mütevelli Heyeti Başkanı olan Vehbi Koç ile tanıştırıldığındaki unutamadığı diyaloğunu da şöyle aktarıyor; Koç'un kendisine, "Boğaziçi Üniversitesi'ni birinci bitirdiysen, gittiğin okulu (Carnegie Mellon) da birinci bitirirsin ve Türkiye'ye geri dönersin, değil mi?" diye sorduğunu dile getiren Genç, "Ben de haliyle 'evet' dedim. Benim için bana güvenen kişilerin güvenini yerde bırakmamak çok önemlidir. Vehbi Bey de öyle söyleyince, Carnegie Mellon'da da akademik olarak yine çok zorladığım bir dönem oldu ve birincilikle bitirdim. Vehbi Bey'in hiçbir zaman hatırlamayacağı bir şey belki ama benim için önemliydi” ifadelerini kullanıyor. Ne diyelim gerçekten gençlere örnek olarak bir hayat hikayesi…
TRABZON’U DÜNYAYA TANITTILAR
Trabzon geleneksel hale gelen Yarı Maratonu’nun 46.’sını dün gerçekleştirdi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç her yıl maraton etkinliğini geliştirerek devam ediyor.
Ekibine de talimatını verdi. Hiçbir aksaklık istemiyorum ve her yıl bu organizasyonu Trabzon’a yakışır şekilde planlayın. Dediği gibi de oldu. Başvurular geçen yıla göre 2 katına çıktı. 41 ülkeden 2 bin 936 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi.

Bu sadece spor organizasyonu olmaktan çıktı. Adeta şehrimizi farklı ülkelere tanıtan bir turizm etkinliğine de dönüştü… Etkinliğe katılan isimler bir sonraki yılı iple çektiklerini ve Trabzon’un bu etkinlikte başarılı olduğunu da vurguladı. Tabi Trabzon şehrinin yöneticilerini de tebrik etmek gerekiyor. Hepsi hem lansmana katılarak hem de bizzat pazar günü olmasına rağmen etkinlik alanına gelerek bu etkinliğin önemine vurgu yaptı. Trabzon’un yeni valisi Tahir Şahin de ilk kez bu yıl maratonda yer aldı ve etkinliğe tam puan verdi diyebiliriz…
ERKEN SEÇİM TALİMATI MI ALINDI?
Geçtiğimiz günlerde, resmi olarak 2028 yılında yapılacak olan genel seçimlerin 2027 yılına kaydırılacağını ifade etmiştik. Ankara ziyaretlerinde edindiğimiz bu intiba, görüyoruz ki belli yerlerde bir karara bağlanmış. Çünkü farkındaysanız son aylarda milletvekillerinin çalışma temposunda önemli oranda artış var.
Trabzon’da özellikle Cumhur ittifakı tüm gücüyle sahada. İl başkanlığının yükü de bu manada ağır. Tüm vekillerin programlarını yapıp onlara eşlik etmekle kalmayıp ayrıca kendi programlarını da hayata geçirmek için yoğun gayret sarf ediyor. Ak Parti’den görüştüğümüz bir isim 2027 yılının mart veya nisan ayı için seçim kararı alınabileceğini 2026 sonunda bunun ilan edileceğini iddia etti.

Taşlar yavaş yavaş yerine otururken Trabzon’da da milletvekilliği ile ilgili hedefleri olanlarda şimdiden hem Trabzon hem Ankara dengeleri üzerine çalışmalarını hızlandırdı. Hem Ak Parti’de hem MHP’de çok sayıda isim adaylık için nabız yoklarken CHP’de de durum farksız. Yerel siyasette yeteri kadar emek verdiğini düşünen çok sayıda partili CHP milletvekili adaylığının yanı sıra 1. sıra için yarışacak. CHP’de 1. Ak Parti’de ise ilk 4 adaylar için hedef olarak belirlenmiş durumda. MHP’de ise ilk 2 garanti olarak dillendiriliyor.
ERDOĞAN’IN KULAĞI TRABZON’DA
Hakkında çok sayıda söylem, eylem, senaryo yapılıyor. Kimi cumhurbaşkanı yardımcısı olacak diyor kimi AK Parti’nin başına geçecek diyor. Ama o söylenen hiçbir şeye kulak asmadan Türkiye’ye adım adım gezerek adeta bir sivil toplum hareketi örgütlenmesinin temelini oluşturuyor. Tabii ki Trabzon’un önemini de biliyor ve Trabzon ile bağını hiç koparmıyor.
Trabzon’da Ak Parti’de görev yapmış bazı isimlerle temasta. Zaman zaman rapor alıyor. Kimden bahsediyoruz derseniz, bahsettiğimiz isim Bilal Erdoğan. Bilal Erdoğan’ın ekibi de boş durmuyor ve Trabzon’daki dinamik isimleri arayarak Bilal Erdoğan ile kurulabilecek bir sivil toplum hareketinde yer yer alıp almayacaklarını sorguluyorlar.

Spora yatkın olanlara spor komisyonunda, sanata yatkın olanlara sanat komisyonunda yer alıp almayacakları soruluyormuş. Bazıları Bilal Erdoğan parti mi kuruyor şeklinde bunu yorumlasa da olay bambaşka bir STK hareketi imiş.
Bakalım Bilal Erdoğan Trabzon ile ilgili ne tür hamleler yapacak kimleri işaretleyecek…
CAMİADA ONANA TARTIŞMASI
Samsunspor maçında alınan rahat galibiyet sonrası Trabzon’da hava bir anda değişti.
Trabzonspor için “Tekke dokunuşu”, “yeni bir başlangıç”, “takım kimliğini buldu” yorumları havada uçuştu. Umut yükseldi, beklenti arttı. Ama futbol böyle bir oyun. Bir hafta göklere çıkarır, bir hafta gerçeklerle yüzleştirir. Ardından Fenerbahçe maçı geldi. Üstelik tüm imkânsızlıkların ortasında. En formda oyuncun yok: Oleksandr Zubkov yok. Kanat ve bek rotasyonu dar. Oyunu yönlendirecek merkez eksik. Kadronun kalite seviyesi zaten sınırlı.
Buna rağmen Trabzonspor ne yaptı? Fenerbahçe’ye sadece üç net pozisyon verdi. Sorun şu: O üç şut, üç basit gole dönüştü. Burada iki gerçeği aynı anda söylemek gerekiyor. Birincisi: Fenerbahçe çok iyi takım. Kaliteli ayakları var ve cezayı kesiyor. İkincisi: Bu kadar eksiğe rağmen Trabzonspor’un ortaya koyduğu mücadele küçümsenemez. Biraz daha yukarı çıkan bireysel performanslar, biraz daha konsantrasyon… Belki maçın hikâyesi farklı yazılabilirdi. Ama futbol “belki”lerle oynanmıyor.
Ve işte tam burada düğüm kaleye geliyor. Andre Onana kariyerinin en kötü üçüncü sezonunu yaşıyor (%67 kurtarış oranı). Daha kötüsü ne zaman? 17-18 yaşında Ajax’ın ikinci takımında (%56 ve %64). Aralık sonrası tablo daha sert: Son 7 maçta %45.8 kurtarış başarısı. Bu bir düşüş değil, alarm.

Trabzonspor geçmişte neyi yaşıyordu? Uğurcan Çakır döneminde bazı maçları kaleci alıyordu. 6-7 maçlık direkt puan katkısı konuşuluyordu. Büyük takımlarda bu farkı yaratan şey budur. Kaleci sizi oyunda tutar, hata telafi eder, moral taşır. Şimdi soru şu: Onana bunu karşılayabiliyor mu? Cevap sahada. Ve saha, son haftalarda olumlu konuşmuyor.
Tam da bu yüzden kritik bir eşik oluştu. 20 yaşındaki Onuralp Çevikkan için kapı aralanmalı mı? Veya Ahmet Doğan Yıldırım. Tecrübe mi, gelecek mi? Risk mi, durağanlık mı? Statü mü, performans mı? Camia bunu tartışıyor. Çünkü mesele sadece bir kaleci tercihi değil; bir yön tercihi. Eğer mevcut performans sizi aşağı çekiyorsa, “daha kötüsü ne olabilir?” sorusu meşrulaşır. Genç kaleci hata yapabilir. Ama en azından bir ivme, bir refleks, bir heyecan üretir. Bazen değişim teknik değil psikolojiktir.
Trabzonspor’un önünde şu an taktikten çok psikolojik bir karar var. Kalede istikrar mı korunacak, yoksa yeni bir sayfa mı açılacak? Bu karar sadece bir forma değişimi değil; sezonun kırılma noktası olabilir.
SÖYLEMLER İLE EYLEMLER UYUŞMADI
Zirve yarışının en kritik karşılaşması Trabzon’da oynandı.
Trabzonspor camiası maçtan önce ve sonra ortamın gerilmemesi, dostluk içerisinde bir müsabaka olması için üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
Maç içerisinde de Fenerbahçeli futbolcuların oyunu yavaşlatmak ve soğutmak için yaptıkları oyunları görmezden gelirsek sorunsuz bir derbi geride kaldı.
Nitekim Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran da maç biter bitmez soluğu basın mensuplarının yanında aldı.
Sözlerine de Trabzon şehrinin misafirperverliğine değinerek, teşekkürleri sıralayarak başladı.
Ama ne yazık ki söylemler ile eylemler örtüşmedi.
Sarı lacivertlilerin sosyal medya ekibi elinde mızrak olarak gördüğü klavyesinin başında ortamı gerdikçe gerdi.

Maç biter bitmez Tedesco ile Fatih Tekke’yi Uzungöl’de tavla masasına oturttu.
Yetinmedi 14 Şubat Sevgililer Günü’ne atıfta bulunarak bir çöp kutusuna çiçekler ve hamsi ekledi.
Yani zekasıyla övünülecek olacak ki güya Trabzonspor’a hamsi göstermesi yaptı.
Durmadı ve Talisca’ya Papara Park önünde balık tutturdu.
Böylece Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’ın açıklamaları da samimiyetini yitirdi.
Yıllarca istenmeyen olayların yaşandığı derbinin dostluk içerisinde bitmesi sonrası Fenerbahçe camiasının sosyal medya saldırılarına anlam verilemedi.
Biz yine de sağduyulu olan Trabzonspor camiasına teşekkür edelim.





