KAPI NASIL ARALANDI?
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Anhui Eyaleti’nde bulunan Hefei ve Huangshan şehirleri, 18 Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında önemli bir seminere ev sahipliği yapacak. Programın adı oldukça dikkat çekici: “Gelişmekte Olan Ülkelerde Kadınların Yenilikçilik ve Girişimcilik Kapasitelerinin Güçlendirilmesi Semineri.”
Seminerin amacı, Çin ile gelişmekte olan ülkeler arasında kadın iş birliğini güçlendirmek, kadınların ekonomik ve sosyal kalkınmadaki rolünü artırmak ve yenilikçilik ile girişimcilik alanlarında yeni kapılar açmak. Ancak bu programın Trabzon açısından ayrı bir önemi var. Çünkü seminere Trabzon’dan da güçlü bir katılım olacak. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevdegül Aydın Mungan, Doç. Dr. Elanur Karaman, Trabzon Büyükşehir Belediyesi personeli Gizem Yürük ve eski AK Parti Çorum Milletvekili Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt, programda yer alacak isimler arasında bulunuyor. Burada dikkat çeken asıl nokta ise bu kapının nasıl aralandığı.
TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı, Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu’nun bir süre önce Çin Büyükelçisi ile yaptığı temas, anlaşılan o ki meyvesini vermeye başladı. Karaismailoğlu’nun Çin Büyükelçisi ile kurduğu iyi diyalog, yalnızca nezaket ziyaretiyle sınırlı kalmadı. Bu görüşmenin ardından Çin tarafında Trabzon’a yönelik olumlu bir hava oluştu. Edindiğimiz bilgilere göre, kadın ve girişimcilik temalı bu uluslararası programa Türkiye’den, özellikle de Trabzon’dan isimlerin katılması noktasında Adil Karaismailoğlu’nun öngöreceği dört kişinin davet edilmesi gündeme geldi. Sonuçta Trabzon’dan dört isim, Çin’de düzenlenecek bu önemli seminere katılma imkanı buldu. Bu tablo şunu gösteriyor: Karaismailoğlu tarafından kurulan doğru temaslar, Trabzon’a uluslararası kapılar açabiliyor. Adil Karaismailoğlu’nun Turizm Komisyonu Başkanı olması, yalnızca Meclis’te yürütülen çalışmalarla sınırlı kalmıyor. Uluslararası ilişkilerde kurulan diyalogların da Trabzon adına somut sonuçlar doğurduğu görülüyor. Trabzon, bu anlamda Karaismailoğlu’nun hem Ankara’daki konumunun hem de diplomatik temaslarının meyvelerini topluyor. Çin’de düzenlenecek bu seminer de bunun son örneklerinden biri oldu.
"TURİSTLERE ÖZEL İLGİ GÖSTERİN"
Trabzon'da dikkat çeken bir birim var. Turistlerin en zor anlarında yanlarında oluyor. Eğer bu şehir turizm ile kalkınacak diyorsak bu tür uygulamalar çeşitlendirilmek zorundadır.
Evet bahsettiğimiz birin Trabzon Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı turizm zabıtaları. Her ne kadar şehirdeki vatandaşların bu birimle işi yok görünse de şehirde gezen turistler için çok önemli. Başkan Ahmet Metin Genç, şehrimize gelen tüm turistler bizim misafirimizdir. Burada güvenliği ve yardımseverliği üst düzeyde gösterim. Eğer bir turist adres soruyorsa, göstermeyin ona refakat edin ve oraya kadar götürün. Eğer bir turist asayiş problemi yaşadıysa sorunu çözülene kadar eşlik edin. Yani ne işi varsa yanında olun" talimatını verdi.
Turizm zabıtasının bağlı bulunduğu amirler de konuya hassasiyet gösteriyor. Meydan, Ganita, Uzungöl, Sümela gibi turizm lokasyonlarında sabit görev yapan turizm zabıtaları ayrıca ihtiyaç halinde hangi lokasyonda gerekliyse o bölgeye hemen görevlendiriliyor. Evet bu hassasiyeti her kurum göstermelidir...
TRABZON EN SONA BIRAKILIR…
CHP’deki mutlak butlan süreci Ankara kadar Trabzon’da da yakından takip edildiğini belirtmiştik. Daha önce bu sütunlarda, parti içerisinde "Kılıçdaroğlu’na yakın isimler" olarak tanımlanan çevrelerle yaptığımız görüşmelerden edindiğimiz kulis bilgilerini aktarmıştık. Bu kez de mevcut yönetim kanadına yakın isimlerle sohbetimizi aktaralım. Edindiğimiz izlenim şu ki; kısa vadede Trabzon’da herhangi bir görevden alma, yönetim değişikliği ya da ihraç talebinin gündeme gelmesi beklenmiyor.
Peki neden? Aslında cevabı oldukça net. Trabzon, CHP açısından sıradan bir il değil. Bir yandan Cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıkan Ekrem İmamoğlu’nun memleketi, diğer yandan da partideki değişim hareketinin en güçlü destek bulduğu şehirlerden biri. Bu nedenle Ankara’da alınacak olası kararların Trabzon’da ciddi bir karşılık ve tepki oluşturabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Kulislerde konuşulanlara bakılırsa, eğer parti içinde kapsamlı bir yeniden yapılanma ya da tasfiye süreci işletilecekse, Trabzon’un bu listenin ilk sıralarında değil, son sıralarında yer alabileceği düşünülüyor. Elbette siyasette bugün konuşulanın yarın değişmeyeceğinin garantisi yok. Ancak CHP Trabzon örgütünün geçmişte Genel Merkez tarafından dayatıldığı düşünülen bazı kararlara karşı sert refleksler gösterdiği, hatta zaman zaman parti içinde adeta "barikat" kurduğu da hafızalarda tazeliğini koruyor. Bu nedenle mevcut tabloda, olası değişimlerin önce diğer illerde yaşanması, Trabzon’a ilişkin adımların ise daha sonraki bir döneme bırakılması ihtimali parti kulislerinde daha güçlü bir görüş olarak öne çıkıyor.
TRABZON’DAN KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞENLER?
CHP’de mutlak butlan tartışmasının kısa sürede sona ereceğini düşünenlerin sayısı her geçen gün azalıyor. Mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden Genel Başkanlık koltuğuna oturmasının ardından Trabzon’da da gözler doğal olarak İl Örgütü’ne çevrilmiş durumda. Çünkü Trabzon, süreç boyunca değişimden yana tavır koyan ve mutlak butlan kararına en sert tepki gösteren örgütlerden biri olarak öne çıktı. Hal böyle olunca Ankara’nın Trabzon’a ilişkin nasıl bir yol haritası izleyeceği de merak konusu oldu.
Her ne kadar Trabzon şehri, hamle için son sıralarda yer alacağı fikri hakim olsa da son günlerde kulislerde en çok konuşulan başlıklardan biri ise Kılıçdaroğlu ekibinin Trabzon’da yeni il başkanı olabilecek isimlerle temas kurup kurmadığı… Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan tek isim Mustafa Gültekin oldu. Gültekin de yaptığı açıklamalarda kendisine böyle bir teklif gelmesi halinde değerlendirebileceğini söyledi…
Biz de konunun peşine düştük... Dün gün boyunca çok sayıda isimle görüştük. Kimlerin arandığı, kimlerin düşünüldüğü, kimlerin bu görevi kabul edebileceği yönünde ciddi bir telefon trafiği yaşandı. Edindiğimiz bilgilere göre Trabzon’da birden fazla isimle temas kurulmuş olabileceği yönünde değerlendirmeler var. Ancak işin dikkat çeken tarafı şu: Görüştüğümüz isimlerin büyük bölümü böyle bir temasın olduğunu kesin bir dille doğrulamıyor. Kimi, "Böyle bir görüşme olmadı" diyor. Kimi ise daha temkinli bir tavırla, "Ne arandık diyelim ne de aranmadık" diyor… Özellikle parti içerisinde "Kılıçdaroğlu ile doğrudan görüşebilecek isimler" olarak değerlendirilen bazı isimlerle yaptığımız sohbetlerde ise ortak bir yaklaşım dikkat çekiyor. Bu isimlerin büyük bölümü mutlak butlan kararını doğru bulmadıklarını ifade ediyor.
Hatta CHP’nin yenilenmesi ve değişmesi gerektiğini savunduklarını da açıkça dile getiriyorlar. Ancak bunu şimdi söylemediklerini geçmişten beri bunu savunduklarını kaydediyor… Ancak aynı zamanda mevcut tartışmada herhangi bir tarafın safında görünmek istemediklerinin de altını çiziyorlar. Peki süreç başladıktan sonra Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüler mi? Bu soruya aldığımız cevap ise oldukça net: "Hayır..." Görüştüğümüz isimler, butlan sürecinin ardından Kılıçdaroğlu ile herhangi bir temaslarının olmadığını söylüyor. Ancak geçmiş dönemlerde dost sohbeti çerçevesinde görüşmeler yaptıklarını da dile getiriyorlar.
Burada onlar için en önemli nokta: Partinin kurumsal kimliği… CHP'nin şu anda bu şekilde kamuoyunda gündeme gelmesinden hiç bir şekilde hoşnut değiller. Ancak şunu da belirtelim; aynı isimler, kurultay sürecinde ve sonrasında Özgür Özel yönetiminin başarılı olması için çalıştıklarını da özellikle vurguluyor. Aslında tüm görüşmelerden çıkan ortak sonuç şu: Herkes farklı düşünüyor olabilir ama hemen herkes CHP’nin kurumsal kimliğinin zarar görmemesi gerektiği konusunda birleşiyor. İsim vermiyoruz... Çünkü bu aşamada yapılacak bir isimlendirme, bazı kişilerin haksız yere tartışmaların merkezine çekilmesine neden olabilir. Görünen o ki CHP’de mutlak butlan tartışması daha uzun süre gündemde kalacak. En azından yeni bir kurultay ya da parti içindeki dengeleri değiştirecek yeni bir gelişme yaşanana kadar bu başlığın siyaset kulislerinden düşmesi pek mümkün görünmüyor.
GÖZLER ORAYA ÇEVRİLDİ
A Milli Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında Avustralya karşısına çıktı.
Trabzon’da da bu heyecan yalnızca evlerde ya da kafelerde yaşanmadı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, karşılaşma için Atatürk Alanı’na dev ekran kurarak milli maç atmosferini meydanın kalbine taşıdı.
Haliyle sabahın erken saatlerinde başlayan maç için meydana gelen vatandaşlar da yalnız bırakılmadı. Edindiğimiz bilgilere göre Büyükşehir Belediyesi, maç yayını sırasında çorba, su ve çay ikramında bulundu. Yaklaşık 1500 kişilik çorba dağıtıldığı ifade ediliyor.
Bu uygulama vatandaşlardan da olumlu karşılık buldu. Hem milli maç heyecanı yaşandı hem de sabahın erken saatlerinde alana gelenlere sıcak ikram yapıldı. Şimdi gözler cumartesi gününe çevrildi. A Milli Takımımız bu kez Paraguay ile karşılaşacak. Saat 06.00’da başlayacak mücadele için Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin yine Atatürk Alanı’nda dev ekran kuracağı, çorba, su ve çay ikramlarına da devam edeceği öğrenildi. Kısacası Trabzon’da milli maç heyecanı yine meydanda yaşanacak gibi görünüyor.
EYÜP SAKA YOL AYRIMINDA…
Trabzonspor U19 Takımı Teknik Direktörü Eyüp Saka’nın bordo-mavili kulüpteki geleceği merak konusu olmaya devam ediyor. U19 takımıyla son 3 yılda üst üste şampiyonluk sevinci yaşayan Saka, yalnızca yerel başarılarla değil, Avrupa arenasında elde edilen sonuçlarla da adından söz ettirdi. Trabzonspor U19 Takımı, geçtiğimiz sezon Avrupa’nın en iyi ikinci takımı olma başarısı gösterirken, bu süreçte Eyüp Saka’nın teknik direktörlük anlamındaki etkisi de ön plana çıktı.
Bordo-mavili gençlerin sahadaki oyun disiplini, organizasyonu ve gelişim süreci, takımın bir teknik direktör takımı olduğunu gösterdi. 3 şampiyonluğun yanı sıra UEFA Gençlik Ligi’nde final oynanması da Saka ve ekibinin hanesine önemli bir başarı olarak yazıldı.
Eyüp Saka’nın UEFA Pro Lisans kursunu da tamamladığı öğrenilirken, genç teknik adamın artık kariyerinde yeni bir meydan okumaya sıcak baktığı ifade ediliyor. Saka’nın Trabzonspor ile olan kontratının sona ermesiyle birlikte kulislerde hareketlilik başladı. Daha önce de gündeme geldiği gibi Eyüp Saka’nın farklı takımlarda teknik adamlık yapma düşüncesi bulunuyor. Trabzonspor yönetiminin de başarılı çalıştırıcıyı daha fazla altyapı sınırları içinde tutmak istemediği, uygun bir talep gelmesi halinde hocanın önünü açmaya sıcak bakabileceği konuşuluyor. Bu noktada hem kulübün hem de Eyüp Saka’nın benzer bir düşüncede olduğu belirtiliyor. Trabzonspor’un hocanın kariyer gelişimine destek vermek istediği, Saka’nın da yeni bir tecrübe ve yeni bir sorumluluk alanına hazır olduğu değerlendiriliyor.
Öte yandan geçtiğimiz sezon Avrupa’da önemli bir başarı yakalayan Trabzonspor U19 Takımı’nın teknik direktörü Eyüp Saka’ya Ümit Milli Takım’dan teklif geldiği, ancak o dönem bordo-mavili yönetimin bu teklife sıcak bakmadığı ve başarılı hocayla yola devam etmek istediği biliniyordu. Belli mi olur belki de yine buralardan bir hareketlilik yaşanabilir.
TRABZONSPOR 7 İSME FORMÜL ARIYOR
Trabzonspor’da aşağı yukarı kemik kadro oluşmuş durumda. Takımdaki formsuz isimlerle de birer birer yollar ayrılıyor. Ancak bazı oyuncular var ki adeta dört bilinmeyenli denklem gibi duruyor. Sezonu İngiltere’de geçiren ve Hull City ile şampiyonluk yaşayan 32 yaşındaki John Lundstram bunlardan biri. Oyuncuyu satmak neredeyse imkânsız görünüyor. Sözleşmesinde yalnızca 1 yıl kaldı ve takımda düşünülmüyor. Mevcut tablo, maaşının önemli bir kısmını karşılayacak bir kulübe gönderilmesinin en güçlü ihtimal olduğunu gösteriyor.
Olaigbe konusunda ise Konyaspor ile ortak bir çalışma yürütülüyor. Genç oyuncunun İsviçre’ye kiralık olarak gitmesi bekleniyor. Ancak kendisini gösterememesi halinde bu dosya gelecek sezon yeniden Trabzonspor’un önüne gelecek. Dragus’un durumu da oldukça karmaşık. Form grafiği ciddi şekilde düşmüş durumda. Takaslarda kullanılmak isteniyor ancak hem performansı hem de maaşı Trabzonspor adına önemli bir sorun oluşturuyor. Bu nedenle en güçlü seçenek yine kiralama olarak öne çıkıyor.
Bir diğer dikkat çeken isim Batista Mendy. Oyuncunun Trabzonspor’da kalmak istemediği biliniyor. Satılma ihtimali en yüksek isimlerden biri olsa da kulübün bu transferden kâr edip edemeyeceği soru işareti. Kiralama seçeneği ise Trabzonspor’un zarar etmesine yol açabilir.
Lövik de devre arasında büyük umutlarla geldi ancak beklentilerin oldukça altında kaldı. O da elden çıkarılması planlanan oyuncular arasında yer alıyor. Göktan Gürpüz ise Süper Lig seviyesinde bir futbolcu olmasına rağmen Fatih Tekke’nin gözüne girmeyi başaramadı. Trabzonspor, genç oyuncuyu takas formüllerinde veya bonservis geliri elde etmek için değerlendirmeyi düşünüyor. Okay Yokuşlu sezonu sakatlıklarla geçirdi. Ancak yeniden ritim bulabilmesi için önünde uzun bir süreç var. Trabzonspor’un bu konuda nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu. Cham dosyası ise şimdilik çözülmüş gibi görünüyor. Oyuncu Kızılyıldız’a kiralandı ancak dönüşünde yeniden bir problem haline gelmesi sürpriz olmayacak.
Kısacası Trabzonspor’u bekleyen ciddi bir operasyon var. Bu isimlerin tamamı kulübün kar-zarar dengesine doğrudan etki ediyor. Her ne kadar Trabzonspor transfer döneminde başarılı hamleler yapıyor gibi görünse de bu örnekler, futbolda yüzde 100 transfer başarısının mümkün olmadığını bir kez daha gösteriyor. Dünyanın en büyük kulüpleri bile zaman zaman benzer sorunlarla karşı karşıya kalıyor.