DEVİR TESLİM, RÖTARLA GELDİ…
Trabzon’da dün ilginç bir devir teslim hikâyesi yaşandı.
Ama öyle kürsüden yapılan konuşmalarla, protokollü törenlerle değil…
Bir rötarla.
Yeni Trabzon Valisi Tahir Şahin dün resmen görevine başladı.
Ancak perde arkasında, dikkat çeken küçük ama dikkat çekici bir detay vardı…
Görev süresi sona eren eski Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, dün son kez tarihi valilik binasına geldi. Yaklaşık 2,5 yıl boyunca birlikte çalıştığı personelle vedalaştı. Ardından makam aracına bindi ve Trabzon Havalimanı’nın yolunu tuttu.
Normal şartlarda hikâye burada bitecekti.
Makam aracı eski valiyi havalimanına bırakacak, biraz sonra da yeni valiyi alıp makama getirecekti.

G Xk Te Gbg A Af Bg0
Ama uçak bu ya…
Rötar yaptı.
Vali Aziz Yıldırım’ın uçağı planlanan saatte kalkmayınca, hesaplar değişti.
Ve Trabzon’a yeni atanan Vali Tahir Şahin, şehirdeki ilk temasını halefiyle yaptı…
Evet, yanlış okumadınız.
Trabzon’da Vali Şahin’i ilk karşılayan isim, Vali Yıldırım oldu.
İkili havalimanında bir süre yan yana oturdu. Kısa ama samimi bir sohbet gerçekleşti. Ne konuştular bilinmez ama tablo oldukça netti:
Gidenle gelen, aynı koltukta birkaç dakikalık bir mola verdi…

‘BEREKETLE GELDİNİZ’
Trabzon Valisi Tahir Şahin, yeni görevine yağmurlu bir günde başladı…
Normalde Trabzon Valiliği’ndeki karşılama tarihi binanın bahçesinde yapılıyordu.
Fakat dün gün boyu şiddetli yağmur olduğundan dolayı karşılama töreni mecburen Trabzon Valiliği’nin tarihi taş binasında gerçekleşti.
Bu sırada Trabzon’da görev yapan kaymakamlar dahil, tüm kamu kurum müdürleri valilik binasına geldi ve yeni Vali Tahir Şahin’e ‘Hoş geldiniz’ dedi…
Burada Vali Şahin de, katılımcıların elini tek tek sıkarak tebrikleri kabul etti.
Tabi sıra Meteoroloji Bölge Müdürü Dr. Hasan Cevher’e geldi…
Tabi burada konu hemen yağmurdan ve hava durumundan açıldı.
Bölge Müdürü Cevher de, “Bereketle geldiniz’ diye yanıt verince ister istemez resmi ortam bir anda yumuşadı…

G Yy Oj2B U A A Np J D
Karşılama törenini ardından Vali Şahin, kabul defterini imzaladı…
Ve sonrasında da makama geçerek Trabzonlulara seslendi…
Burada da Vali Şahin'e, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahittin Murat Yakın, Trabzon İl Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya eşlik etti.

Vali Şahin’den edindiğimiz ilk izlenim, otoriter ancak babacan tavır vardır ya o şekildeydi…
Zaten ilk gününde de bir hayli hızlı başladı…
Önce karne törenine katıldı, ardından da Trabzonlu vatandaşlarla bir araya geldi…

VEDA YEMEĞİNDEKİ BAŞKAN KRİZİ
Trabzon Eski Valisi olan Aziz Yıldırım için önceki gün verilen veda yemeği öncesinde de ilginç bir kriz yaşanmış...
Bunun etkisi meclis koridorlarında da yine devam etmiş…
Konuyu aktaralım…
Vali Yıldırım’ın veda yemeğine tüm sevenleri ve çok sayıda ilçe başkanı katıldı…
Kusursuz bir organizasyon için yemek öncesinde kimin nerede oturacağı ile ilgili kağıtlar hazırlanmış ve bir çoğu da isim isim belirtilmiş…

64491A5B Bb81 4387 8Da5 5Ef5Ca99324D
Bir ilçe belediye başkanının ismi de bizzat yine kağıtlara yazılmış.
Fakat diğer ilçe belediye başkanlarının ismi yazılmamış sadece ‘İlçe Belediye Başkanı’ ibaresi koyulmuş.
Bunu göre farklı bir ilçenin belediye başkanı da duruma itiraz etmiş, kendilerinin de adının yazılmasını veya kimsenin adının yazılmamasını istemiş.
Bu itiraz sonrasında konu büyüyünce ismi yazılan belediye başkanının da ismi de kağıttan mecburen silinmiş…
İlçe Belediye Başkanları arasında meclis koridorlarında da bu krizin yansımaları şakayla karışık şekilde devam etti…

YAKIŞMIYOR TRABZON’A
Trabzon genelinde birçok noktada yol kavşak ve kaldırım düzenlemesi çalışmaları yapılıyor. Bu çalışmalar nedeniyle birçok mahalle mağdur oluyor.
Mahalleler aylarca süren çalışmalar ile ilgili yetkililere seslenince kendileri “turizm sezonuna hazırlanıyoruz” cevabını alıyorlar… Mahalle sakinleri de şu cevabı veriyorlar “size turizm sezonunda gelenleri mi oy veriyor?”
Gelelim şehirde son aylarda yapılan kaldırım kavşak ve yol çalışmalarına...
Trabzon tarih kenti, kültür kenti, imparatorluk kenti bir şehirdir.
Fakat yapılan kaldırım çalışmalarına bakıyoruz renkli taşlar, şehrin kültürüne, şehrin geçmişine uygun olmayan taşlar kullanılıyor…
Daha yeni tamamlanan yerlere, hemen başlayan yeni tadilatlar…

5B2Af4F5 013D 4Ed0 B97A 57E1E1604090
Bu böyle olmamalı...
Bu şehrin bir tarihi, bir kültürü, bir geçmişi, bir hafızası var…
Bunu bilmeyenlerle yol almamak gerekir.
Bu şehrin kimliğine yakışır şeyler yapmak gerekir…
İşte biz de bunu söylüyoruz. Trabzon’a yakışmayan şeyleri yapmakta ısrar eden kim varsa bulunsun…
Birkaç şef, birkaç müdür, birkaç daire başkanı ve diğer yöneticiler kendi keyfine bu şehrin tarihine ihanet etmesin, buna müsaade etmeyin…
Her şeye karılan anıtlar kurulu nerede?
Şehir plancıları, estetikçileri nerede?
Bu şehir öyle rengarenk taşlara değil geçmişine, kültürüne, sanatına layık taşlarla buluşmalı… Yoksa 3 dönemde 3 kez yer taşları değişiriz…
Bunu bir kez daha söyleyelim ve ilgili belediye başkanlarına ve belediye başkanlarının danışmanlarını ve daire başkanlarını göreve davet edelim…

BU HİÇ NORMAL DEĞİL!
Trabzonspor’da bir süredir tuhaf bir iklim hâkim. Sahada üretilenle tribünde ve kamuoyunda konuşulan arasında ciddi bir kopukluk var. Fatih Tekke, sezon başından bu yana elindeki mevcut kadroyla, üstelik ciddi ekonomik ve yapısal sıkıntılar içinde, tartışmasız bir başarı ortaya koydu.

Oyuncuların piyasa değerleri arttı, kadrodaki oyuncular cesaretle vitrine çıkarıldı, takım fırtınalı bir dönemden zarar görmeden limana yanaştırıldı. Yönetim ve teknik heyetin uyumlu bir çalışma yürütüldüğü de inkâr edilemez. Ortada “iyi” denebilecek bir tablo var.

Ne var ki garip olan şu: Hoca ne yaparsa yapsın, artık tartışma konusu. Kulübede gülmemesi mesele, gülse başka mesele. Giydiği kıyafet sorun, oynatmadığı oyuncu sorun. Liste uzayıp gidiyor. Son perde ise yeğeni Berat Tekke’nin sahada yer almasıyla açıldı. “Nasıl oynatırsın?” soruları havada uçuştu, ithamlar ardı ardına geldi.

Burada bilinçli şekilde gözden kaçırılan bir gerçek var. Henüz 17 yaşındaki Berat Tekke, neredeyse kundaktayken bu kulübün kapısından içeri girmiş bir çocuk. Belki Trabzonspor yeni bir yetenek kazanıyor, belki de geleceğin önemli isimlerinden biri doğuyor. Ama dakika bir, gol bir; çocuk daha siftah bile etmeden infaz başladı. Bu yaklaşım ne akla, ne vicdana, ne de futbolun doğasına sığıyor.

C01D4F71927F4F1A92B33Fad6D435Ddf

Dünyada yeğenini geçtik, öz oğlunu oynatan sayısız teknik direktör var. Bu futbolun gerçeği, kuşak geçişinin doğal bir sonucu. Simeone örneği ortada; oğlu Atlético Madrid forması giyiyor. Cruyff’tan Zidane’a, Conceição’dan daha nicelerine kadar saymakla bitmez. Fatih Tekke’nin oğlu zaten 1461 Trabzon’da ve oradan da ayrılma sürecinde. Yani ortada gizli saklı, karanlık bir tablo yok.

Asıl mesele şu olmalı: Trabzonspor. Oynayan da oynamayan da bu kulübün değeridir. Sahip çıkılması, korunması, saygı duyulması gerekir. Daha yolun başındaki bir gencin önüne böylesine ağır bir baskı koymak, belki de kulübün kendi içinden çıkaracağı bir yeteneğin yolunu baştan tıkamaktır.

Eleştiri elbette olacak. Ama eleştiri ile yıpratma, sorgulama ile linç arasında kalın bir çizgi var. O çizgi çoktan aşılmış durumda. Trabzonspor’un bugün ihtiyacı olan şey, kişilere odaklanan sığ tartışmalar değil; aklıselim, sabır ve kulübün geleceğine sahip çıkma iradesidir. Aksi hâlde kaybedilen sadece bir hoca ya da bir oyuncu olmaz; Trabzonspor’un kendisi olur.

ONANA’NIN CİDDİ RAKİBİ VAR
Trabzonspor’da artık kaçınılmaz bir Onuralp Çevikkan gerçeği var ve bu gerçek, süslü cümlelere değil sahadaki görüntüye dayanıyor.

2023’te Trabzonspor’un kapısından içeri adım attığında, önünde sırasıyla Muhammet Taha Tepe, ardından Uğurcan Çakır vardı. Bekledi, izledi, öğrendi. Şimdi ise Onana’nın arkasında ama bu kez durum farklı. Çünkü bu Onuralp, “bekleyen” değil; “ben buradayım” diyen bir Onuralp.

17 yaşında alınan, bugün 20 yaşına gelen bu genç kaleci sahaya çıktığı anda net bir şey veriyor: güven. Panik yok, acele yok, boş hareket yok. Görüntü çok açık; Onana’dan da, Uğurcan’dan da bir şeyler almış. Bu kolay iş değil. Bu, sadece yetenekle değil, akılla ve sabırla olur.

G Tm Gyd Xs A Exmt X

Artık şunu net söylemek gerekiyor:
Bu bir “potansiyel” hikâyesi değil, gerçeğin ta kendisi. Onuralp Çevikkan, kısa sürede Trabzonspor’a “ben sendenim” duygusunu verebildi. Bu da bir kaleci için en kritik eşiktir.

Sezon sonuna doğru tabloya baktığımızda, Onana’nın ayrılık ihtimali konuşuluyorsa, çözüm uzakta değil. Çözüm zaten içeride. Onuralp’i bu ihtimale karşı ciddi ciddi görmek gerekiyor.

Burada bir parantez de taraftara açmak lazım.
Trabzonspor taraftarı, bu gence sımsıkı sarılmalı. Çünkü bu kulüp geçmişine baktığınızda, 10-15 yıldır kaleci sorunu yaşamadı. Ve görüntü diyor ki, Onuralp’le de yaşamayacak.
Trabzonspor kaleyi boş bırakmaz.
Ve belli ki, gelecek yine içeriden geliyor