Politik Güğüm

Politik Güğüm - 18 Ocak 2026

Trabzon'un ve Trabzonspor'un perde arkasında yaşananlarını sizler için derledik.

PARTİLİLERE ÖZEL TELEFON

Geçtiğimiz haftalarda AK Parti Trabzon İl Başkanlığı’nda yaşanan üye tartışmalarının ardından teşkilat, hem mevcut üyelerle diyaloğu sıcak tutmak hem de partiden uzaklaşanlarla yeniden temas kurmak için özel bir çalışma yürütüyor.

İl Başkanlığı tarafından görevlendirilen bir kişi, üyeleri tek tek arayarak hem hal hatır soruyor hem de partiden kopan isimlerle temas kuruyor.

Telefonla gerçekleştirilen bu görüşmelerde, üyelikten istifa eden eski partililer de es geçilmiyor. İstifa eden kişilere neden böyle bir karar verdikleri soruluyor; gerekçeler not alınıyor.

Bu adım, hem parti tabanındaki memnuniyetsizlikleri tespit etmek hem de bağları yeniden güçlendirmek amacı taşıyor.

AK Parti Trabzon İl Başkanlığı’nın bu girişimi, parti içindeki diyalog kanallarını açık tutma ve kamuoyuna yansıyan tartışmaların ardından oluşabilecek kırgınlıkların önüne geçme çabası olarak görülüyor.

DEĞİŞİM ADAYI…

Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda seçim heyecanı dorukta… 5 adayın yarıştığı başkanlık seçiminde gözler bugüne çevrildi.

Mevcut Başkan Ömer Hakan Usta, Turan Altuntaş, Önder Ergin Özsalih, Serkan Selim ve Ali Şükrü Çeliktürk başkanlık için sahneye çıkıyor.

Bu isimler arasında dikkat çeken bir detay var: Ali Şükrü Çeliktürk, daha önce hiçbir yönetimde yer almamış tek aday.

Bu yönüyle esnaf camiasında “yeni yüz” olarak değerlendiriliyor ve özellikle değişim isteyen kesim tarafından öne çıkarılıyor.

Edindiğimiz bilgilere göre, yarış esasen Çeliktürk ile mevcut başkan Usta arasında daha çetin geçecek şeklinde yorumlar yapılıyor...

Özellikle mevcut yönetimin değişmesini isteyen şoför esnafının Çeliktürk etrafında kenetlendiği ifade ediliyor.

Seçimin sonucu kadar, sandıktan çıkacak mesaj da önemli olacak gibi görünüyor.

Şoför esnafı, ya mevcut çizgiye devam diyecek ya da yeni bir sayfa açacak.

ALTI ROMA KALINTISI, ÜSTÜ 2026 MODEL!

Trabzon’un merkezinde, Trabzon’un kalbi sayılabilecek Ortahisar ilçesi Pazarkapı mevkiinde bulunan 2 bin yıllık Roma Dönemi kalıntılarının son hali, kelimenin tam anlamıyla iç burkuyor.

Hani bir zamanlar büyük büyük cümleler kurulmuştu…

“Arkeopark yapılacak.”
“Açık hava müzesi olacak.”
“Trabzon’un tarihi ayağa kalkacak.”
Aradan üç yıl geçti.
Şimdi dördüncü yıla giriyoruz.
Son durum ne mi?

4 yıl önce nasılsa şimdi de aynı…
Bir adım yol gidemedik…

Otopark yapmak için kazı yapıldı, kalıntılar bulundu, etrafına bir tente çekildi ve mesele kapandı. O gün yapılan kazı neyse, bugün de manzara aynı. Üstelik alan hâlâ otopark olarak kullanılıyor. Yani Roma Dönemi ile 2026 model araçlar altlı üstlü duruyor…

O dönem biz bunu yazmıştık.
“Bu iş böyle kalmasın” demiştik.
Sonra da öğrendik ki;
Türkiye’de arkeolojik kazı yapacak ekip sayısı yetersizmiş.
Trabzon sıradaymış.

Ama o sıra ne zaman gelecek, belli değil.
Üstelik arkeolojik kazılar öyle basit değil; “iki kazma vurduk, bitti” işleri de değil.
Onlarca yıl sürüyor…

Yani buradan çıkan sonuç çok net:
Trabzon’un merkezindeki bu tarihi alanın gerçek anlamda arkeolojik kazı başlaması, belki de 10’larca yıl alacak.

Hatırlayın…
Bahçecik Mahallesi’nde de bir törenle kazılar başlatılmıştı.
Fotoğraflar çekildi, günün anlam ve önemine istinaden kazma vuruldu…
Sonrası?
Sessizlik.

Şimdi insan sormadan edemiyor:
Trabzon’da arkeolojik kazılar gerçekten başlayacak mı?
Yoksa “Evet, burada tarih var, biliyoruz ama bekleyeceksiniz” mi denilecek?
Bir ihtimal daha var tabii…

Bir gün “Üstünü kapatalım, bitsin” denirse şaşırmayın.

Çünkü Trabzon’da tarih, çoğu zaman gün yüzüne çıkmadan koruma amaçlı olarak, ilerde gün yüzüne çıkarırız denilerek toprakla örtülüyor… Çünkü onu bu döneme kadar koruyan toprak, bunu da unutmayalım…

BAŞKAN DİREKSİYONDA…

Trabzon’da “makam aracı” meselesi, ilçenin nüfusuna göre değişen bir konu.

Küçük ilçedeyseniz hayat daha sade…

Herkes birbirini tanır, selam sabittir, protokol mesafesi kısa tutulur.

Bu yüzden de bazı ilçelerde belediye başkanının direksiyonda olması kimseyi şaşırtmaz.
Aksine, “Başkan gene kendi kullanıyor” denir, geçilir.

Ama iş büyük ilçelere gelince tablo değişir.
Program çok, tempo yüksek, mesafe uzun…

Doğal olarak ekip kurulur, şoför olur, düzen oluşur.
Trabzon’da kendi aracını kullanan belediye başkanlarına, Dernekpazarı Belediye Başkanı Dr. Mehmet Aşık’ı ve Köprübaşı Belediye Başkanı Ali Aydın’ı sayabiliriz…

Aşık’ı zaman zaman Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarına gelirken, belediyenin önüne aracını park etmeye çalışırken görüyoruz…

Hatta hafızaları biraz yoklarsak…

Adnan Günnar da milletvekilliği döneminde Trabzon’a geldiğinde aracını kendi kullanırdı.
Burada yanlış anlaşılmasın…
Kimse “Şoför yok” demiyor.

Zaten Trabzon’daki belediye başkanlarının neredeyse tamamının makam şoförü var.
Ama bazı başkanlar var ki, başka birinin kullandığı araçta rahat edemiyor.
Direksiyon onların elinde olacak, o kadar.

Bir de aracı şoför kullanmasının pratik yönü var.
Bu durum büyük nüfuslu ilçeler için hatta mecburiyet derecesinde…

Çünkü düşünün; Başkan resmi programa gidiyor.
Aracı park edecek yer mi arayacak, yoksa toplantıya mı yetişecek?

Ve bu toplantılar gün içerisinde bir kaç kez oluyor…
O nedenle yukarıda dedik ya, makam şoförü, büyük nüfuslu ilçeler için mecburiyet diye…

NWAKAEME’DEN HOCA OLUR MU?

Trabzonspor’da bir devir daha sessizce kapanmak üzere. Tribünlerin sevgilisi, şampiyonluk hikâyesinin en güçlü karakterlerinden biri olan Tony Nwakaeme için yolun sonu görünüyor.

Bu bir veda mı, yoksa rol değişimi mi; işte asıl mesele burada düğümleniyor.

Gerçeği eğip bükmeye gerek yok. Sahadaki görüntü her şeyi anlatıyor. Nwakaeme’nin 90 dakikayı çıkarması artık bir mucize.

Bunu sadece taraftar değil, teknik ekip de net şekilde görüyor. Fizik gerçekliği, zamanın acımasızlığıyla birleşmiş durumda. Fatih Tekke’nin bu bölge için daha atletik, daha dinamik bir oyuncu talebi var ve bu talep futbol aklının doğal bir sonucu.

Öte yandan Trabzonspor’un eli kolu da serbest değil. Yabancı kotası ağzına kadar dolu. Sikan’ın gidişiyle tablo netleşti, mecburi ayrılıklar kapıya dayandı. Yönetim, teknik heyet ve planlama masasında tek bir ortak nokta var: Mevcut yapı bu şekilde sürdürülemez. Bu denklemde Nwakaeme ile yolların ayrılması güçlü bir ihtimal olarak öne çıkıyor.

Ancak mesele sadece “ayrılık” değil. Kulüp içinde ceza alan bir isim var ve oluşan bu boşluğun, saha dışında Nwakaeme ile doldurulabileceği konuşuluyor. Yani Trabzonspor, efsanesini tamamen kaybetmek yerine başka bir rolde tutmanın yollarını arıyor. Peki Nwakaeme bu teklife ne der? Bu sorumluluğa hazır mı? Kenarda, soyunma odasında, gençlerin arasında liderlik yapmayı kabul eder mi? Bunların hepsi şimdilik büyük birer soru işareti.

Şu bir gerçek ki; gerek şampiyonluk sezonunda, gerekse ikinci Trabzonspor döneminde Nwakaeme’nin kenardaki heyecanı, soyunma odasındaki enerjisi hep dikkat çekti. Maç oynamasa bile oyunun içindeydi. Bu, herkesin sahip olmadığı bir özellik.

Trabzonspor bugün bir yol ayrımında. Duygularla mı hareket edecek, akılla mı? Yoksa her ikisini aynı potada eritip yeni bir model mi oluşturacak? Önümüzdeki hafta tablo daha da netleşecek gibi görünüyor. Ama şurası kesin: Bu hikâye, basit bir “giden oyuncu” hikâyesi değil. Bu, bir dönemin nasıl kapatılacağına dair bir sınav. Ve Trabzonspor’un bu sınavdan nasıl çıkacağı, geleceğe dair çok şey söyleyecek.

TRABZONSPOR’DA PAZARLIKLAR KIZIŞTI

Trabzonspor’da transfer döneminin açılmasından bu yana beklenen fırtına nihayet kapıya dayandı. Yarın itibarıyla bordo-mavili kulüpte belki de yazın en hareketli, en kritik haftası başlayacak. Masadaki dosyalar kalın, rakamlar ciddi, kararlar ise bir o kadar belirleyici.

İlk perde Sikan ile kapanıyor. Anderlecht’e transferi artık resmiyet kazanmak üzere. Bu operasyondan kasaya girmesi beklenen rakam net: En az 4 milyon Euro bonservis, üzerine 500 bin Euro bonus. Mevcut ekonomik tablo düşünüldüğünde bu gelir, Trabzonspor’un elini rahatlatan önemli bir hamle olacak.

Ancak ayrılıklar bununla sınırlı kalmayabilir. Felipe Augusto için Arabistan’dan gelen 15 milyon Euro’luk teklif hâlâ masada duruyor ve gündemden düşmüş değil. Bu transferin gerçekleşmesi hâlinde Trabzonspor’un yaz planlaması bambaşka bir boyuta taşınır.

Öte yandan Nwakaeme ve Savic cephesinde de her an yeni bir ayrılık haberi düşebilir. Özellikle yabancı kontenjanı ve teknik heyetin talepleri bu ihtimali her geçen gün daha da güçlendiriyor.

Gelecekler cephesinde ise tablo netleşmeye başlıyor. Norveçli sol bek Mathias Lovik için yaklaşık 3 milyon Euro’luk bir bedel konuşuluyor. Yine Norveç pazarından, bu kez forvet hattı için Karlsbakk gündemde. Bu transferin maliyeti ise en az 5 milyon Euro. Yani Trabzonspor, kuzey hattına ciddi bir yatırım yapmaya hazırlanıyor.

Bunlarla da bitmiyor. Teknik heyetin listesinde hâlâ bir sol bek ve bir sol açık takviyesi daha var. Özellikle tempo, atletizm ve geçiş oyunu için bu iki bölge hayati görülüyor. Transferde denge politikası yürütülürken, sahadaki ihtiyaçlardan da taviz verilmek istenmiyor.

Özetle; Trabzonspor’u oldukça sıcak, bol manşetli, bol pazarlıklı bir hafta bekliyor. Gidenler, gelenler, masaya konan milyonlar… Bu hafta atılacak adımlar sadece bu sezonu değil, kulübün yakın geleceğini de doğrudan etkileyecek. Bordo-mavili camiada herkesin gözü kulağı artık yarında. Çünkü bu hafta, sıradan bir transfer haftası değil; bir yol haritasının çizileceği hafta.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }