Politik Güğüm

Politik Güğüm - 18 Şubat 2026

Trabzon'un ve Trabzonspor'un gündeminde yaşananları sizler için derledik.

SADECE ZİYARET DEĞİL…

Ankara trafiği her zaman yoğundur ama bu kez masanın yükü daha ağırdı. Trabzon Valisi Tahir Şahin’in başkentte yaptığı ziyaretler, klasik bir turun epey ötesine geçmiş görünüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile başlayan temaslar, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekilleri Adil Karaismailoğlu, Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç’un kapılarının çalınmasıyla devam etti.

CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ve İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın’a iadeyi ziyaret yapıldı. Bir diğer ziyarette halef selef arasında gerçekleşti. Vali Tahir Şahin, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü görevine atanan, önceki dönem Trabzon Valisi Aziz Yıldırım’ı da ziyaret etti. Bu ziyaretler “gel-git” türünden değildi.

Edindiğimiz bilgilere göre görüşmeler son derece samimi, bir o kadar da detaylı geçti. Süre uzun, başlık çoktu. Yani Ankara’da çay soğudu, konular soğumadı. Özellikle Trabzon’a daha iyi ve daha yararlı hizmet üretme noktasında neler yapılabileceği, hangi başlıkların öncelikli olduğu masaya yatırıldı. Anlaşılan o ki, Vali Şahin Ankara’ya “bir fotoğraf verip dönmeye” değil, ajandası dolu bir şekilde gitmiş. Tablo net: Trabzon adına konuşulanlar not edildi, konuşulmayanlar da not defterine eklendi. Bundan sonrası Ankara’daki bu uzun sohbetlerin Trabzon’a ne kadar somut karşılık vereceğiyle ölçülecek. Biz de buradan izleyeceğiz.

TRABZON’DA AK PARTİ SANKİ START VERDİ

AK Parti, dün akşam geçmişten bugüne görev yapan belediye başkanlarını, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in ev sahipliğinde bir araya getirdi. Toplantı sanki bir erken seçim kararı verilmiş gibiydi, Başkanlar partililere, adeta yarın seçim varmışçasına konuşma yaptılar.
Gerçi böyle bir tablo olduğunu 61saat kulislerinde daha önce okumuştunuz. Toplantıda konuşan Genç, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak kırgınlıkların bir kenara bırakılması ve ilk günkü heyecanla çalışılması gerektiğini ifade etti.

Gerçekleşecek Genel Seçim için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirten Genç, “Bu seçimi kazanıp Cumhurbaşkanımızı yeniden seçmeliyiz. Aksi takdirde bütün kazanımlar geri gider.” dedi.

İl Başkanı Sezgin Mumcu ise CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının Trabzonlu olması nedeniyle kendilerine çok daha fazla görev düştüğünü, bu anlayışla daha fazla çalışmaları gerektiğini vurguladı. Mumcu ayrıca Ortahisar Belediyesi’nin bugün sıkıntı içerisinde olduğunu ve yeterli hizmet üretemediğini belirterek, bu sorunun aşılması için ilk seçimde belediyeyi yeniden kazanmak adına çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Güzel bir aile tablosu güzel bir birliktelik tablosu oluştu. Büyükşehir Belediye başkanı Ahmet Metin Genc bunu çok sık yapıyor. Davetlere ne kadar söz verildi onlar ne kadar dinlenildi bilmiyoruz ama bu tür toplantılara Ak Parti’nin ihtiyacı var.

ORTAHİSAR BELEDİYESİ FINDIK ALABİLİR…

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, “Zuluf” ismiyle markalaştırılan çikolata üretim tesisinin açılışını dün yaptı. Açılış, sadece bir üretim tesisi tanıtımı olmaktan çıktı, mesajların verildiği bir buluşmaya dönüştü. Orada bulunan yetkililerden aldığımız bilgilere göre, çikolatanın ortalama kilo fiyatı yaklaşık 1.750 TL. Ancak bu dediğimiz ortalama bir fiyat… Ürünün çeşidine, içeriğine ve kullanılan malzemeye göre fiyatlar değişiyor. Ama kabaca hesaplandığında 100 gramı 175 TL civarında. Yani piyasanın altında bir fiyatlama söz konusu.

Açılışta dikkat çeken bir diğer nokta ise Ortahisar Belediyesi’nin sergilediği birlik görüntüsüydü.
Programa AK Parti Grup Başkan Vekili Yavuz Şanver ile MHP Grup Başkan Vekili Abdurrahman Kınalı birlikte katıldı. Her iki isimden de markayla ilgili benzer öneriler geldi. Zuluf’un yurt dışına açılması gerektiği vurgulandı. Kutuların üzerine “Trabzon” ibaresinin mutlaka eklenmesi istendi. Başkan Kaya da bu noktada çalışmanın başladığını, yeni ambalaj tasarımlarında Trabzon vurgusunun yer alacağını söyledi. Zuluf sadece fındıkla sınırlı kalmayacak.

Karayemişli, yöresel tatlar ve farklı denemeler de yapılıyor. Başarılı olursa bu ürünlerin de marka çatısı altına alınacağı ifade ediliyor. Ama asıl mesaj fındık tarafında geldi. Son dönemde üreticiyi ilk etapta sevindiren ama ardından üzen fındık fiyatları masaya yatırıldı. Rekolte kaybı ve kokarca etkisiyle fiyatlar 400 TL bandına kadar çıkmıştı. Ancak piyasadaki büyük yabancı alıcının çekilmesiyle rakamlar hızla 200 TL seviyelerine geriledi. Başkan Kaya’nın bu noktadaki yaklaşımı dikkat çekici. Ortahisar Belediyesi’nin üreticiden doğrudan fındık alabileceği bir model üzerinde çalışıldığı ifade ediliyor. Fındığın kırılıp kavrulması, iç fındık olarak Zuluf markası altında piyasaya sunulması hedefleniyor. Hatta belediyelere de çağrı var.

İkramlık fındık ihtiyacının bu modelle karşılanması planlanıyor. Zincir marketlerle görüşmelerin yapıldığı, üretim kapasitesinin bu yönde geliştirileceği de konuşuluyor. Peki bu noktada Ortahisar Belediyesi ne yapacak? Eğer istenen model hayata geçilirse, üreticiden piyasanın üstünde bir fiyatla fındık alınacak, kırılacak, kavrulup hem çikolata yapılacak, hem anlaşmalı belediyelere gönderilecek hem de zincir marketlerde satılacak. Bu şekilde o bahsedilen İtalyan menşeli yabancı firmanın piyasa üzerindeki etkisi de en aza indirilmeye çalışılacak.

SESSİZ AMA ETKİSİ YÜKSEK….

Ramazan ayına sayılı günler kala Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden dikkat çekici bir adım atıldı. Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in direktifleriyle, Büyükşehir Belediyesi ile ortak iş yürüten yüklenici firmalara ödemeler gerçekleştirildi.

Edinilen bilgilere göre Başkan Genç, Ramazan öncesinde sahada çalışan işçilerin mağduriyet yaşamaması için süreci özellikle hızlandırdı. Belediyenin üzerine düşen sorumluluğu zaman kaybetmeden yerine getirmesi, yüklenici firmaların da işçilere olan ödemelerini gecikmeden yapabilmelerinin önünü açtı.

Bu hamle, yalnızca muhasebe kalemlerinde bir hareketlilik olarak görülmedi. Sahadan yansıyan tablo, işverenlerin de işçilerin de bu tutumdan fazlasıyla memnun olduğu yönünde. Özellikle Ramazan gibi hassas bir döneme girilirken, emeğin karşılığının zamanında ödenmesi, önemli bir mesaj. Başkan Genç’in bu yaklaşımı “belediyecilik sadece asfalt ve beton değildir” diyen AK Parti’nin de elini güçlendirdi. Zamanlama, niyet ve sonuç… Üçü bir araya gelince ortaya sessiz ama etkisi yüksek bir tablo çıktı.

BU İŞİN CILKI ÇIKTI

Trabzonspor’un Fenerbahçe ile oynadığı maçın ardından yaşananlar, işi gerçekten de “yok artık” noktasına taşıdı. Eline mikrofonu, kamerası alan soluğu stadyum önünde aldı. Sanki herkes bir anda saha muhabiri oldu. Elbette kimsenin özgürlüğüne diyecek sözümüz yok; isteyen konuşur, isteyen sorar. Ancak özgürlük ile akıl tutulması arasındaki çizgi de bu kadar mı kaybolur?

Gelinen noktada, Trabzonspor’un kendi stadının önünde yapılan röportajlarda “Şampiyon Fenerbahçe mi olsun, Galatasaray mı?” soruları soruluyor. Yanlış duymadınız. Trabzonspor stadında, Trabzonspor taraftarına… Bu sorunun burada sorulmasının ne anlamı var? Kime ne faydası var? Bu şehirde, bu statta, bu duyguların ortasında bu soruyu sormak hangi aklın ürünü?

Belli ki mesele futbol değil, mesele mikrofonu tutan elde. Bir soru sorayım da dikkat çekeyim, bir video düşeyim de etkileşim alayım mantığı, işi içinden çıkılmaz bir noktaya sürüklüyor. Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından konuşulması gereken kurulan kadrodur, oyundur, mücadeledir, sahada yaşananlardır. Ama biz ne yapıyoruz? Rakiplerin şampiyonluk hesaplarını Trabzonspor stadının önünde tartıştırıyoruz.

Sonra da “Bu şehir neden geriliyor?” diye soruyoruz. Bu işin cılkı çıktıysa, sebebi tam olarak budur. Her yerin, her zamanın ve her sorunun bir yeri vardır. Trabzonspor stadının önü, başkalarının şampiyonluk fantezilerinin sahnesi değildir.

HERKESİN TOPA GİRMESİ LAZIM

Trabzonspor’da Fenerbahçe maçı sonrası yine derin bir sessizlik hakim. Maçın sonuyla birlikte tüm yükü Fatih Tekke aldı. Kulübü koruyan açıklamalar yaptı ve doğru olanıydı.

Tabi burada, başkan haricinde diğer yöneticilerin de topa girmesi gerekiyor. Kamuoyu haliyle yönetimden de bir yanıt bekliyor, sessizliğin fayda sağlamadığını gördük.

Elbette kulübün başkanı çıkıp konuşuyor, cevap veriyor ancak kulübün daha fazla koldan aktif ilerlemesi şarttır. Kulübün geçmişinde basın sorumlusu yöneticiler vardı. Bu son yıllarda tamamen unutuldu gitti.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }