BU SEZONA KUPA YAKIŞIRDI
Trabzonspor’un durumu başından beri belliydi. Ekonomik şartları, gelir-gider dengesi, bütçesi… Herkes bu takımın hangi imkanlarla mücadele ettiğini biliyordu.
Ama buna rağmen Trabzonspor, kendi gerçeklerinden kopmadan bir hikâye yazmaya çalıştı. Sezon boyunca zaman zaman ligde zirveyi zorladı, yarışın içinde kaldı. Gücü yettiği yere kadar mücadele etti ama kadro derinliği ve ekonomik farklar bazı noktalarda önüne geçti.
Buna rağmen Türkiye Kupası’nda ortaya koyduğu karakter bambaşkaydı. Final yolunda Konyaspor’u adeta ezip geçen bir takım vardı sahada. İnanan, savaşan, pes etmeyen bir Trabzonspor izledik. Ve bu peri masalı kupayla taçlandı. Eğer aynı başarı ligde de zirveyle tamamlanabilseydi, ortaya Türk futbolunda uzun yıllar unutulmayacak bir hikâye çıkacaktı.
Yine de bu başarı küçümsenemez. Bu kupa; şehre moral oldu, taraftara umut verdi. Başkan Ertuğrul Doğan için önemli bir güven tazeledi, teknik direktör Fatih Tekke adına güçlü bir başlangıç anlamı taşıdı.
Ama en büyük kazanım belki de genç oyuncular oldu. Baskının en yüksek olduğu ortamda sorumluluk alıp Trabzonspor’un geleceği olabileceklerini gösterdiler.
Bu sezon belki kusursuz değildi ama Trabzonspor’a yeniden bir aidiyet, mücadele ruhu ve gelecek inancı kazandırdı.
TRABZONSPOR ÜVEY EVLAT MI?
Trabzonspor, Antalya’da sadece bir final oynamadı; aynı zamanda organizasyon açısından tam anlamıyla büyük bir rezaletin içine itildi.
Daha şehrin girişinden itibaren yaşananlar, bu maçın sağlıklı bir şekilde yönetilemediğini net biçimde ortaya koydu. Üstelik Antalya Valisi’nin Trabzonlu olmasına rağmen Trabzonspor taraftarının adeta üçüncü sınıf insan muamelesi görmesi, tepkileri daha da büyüttü.
Ormanlık alanda polisten kaçan taraftarların görüntüleri kabul edilebilir değildi. Bir futbol finalinin konuşulması gerekirken ortaya çıkan manzara tam anlamıyla organizasyon zafiyetiydi.
Bununla da kalınmadı; Trabzonspor taraftarlarını taşıyan otobüslerin şehre yaklaşık 20 kilometre kala durdurulup saatlerce bekletilmesi tam bir skandala dönüştü. İnsanlar final heyecanı yaşamak yerine yollarda mağdur edildi.
Konyaspor taraftarlarının arandığı söylense de maç boyunca yaşananlar güvenlik önlemlerinin ne kadar yetersiz kaldığını gösterdi.
Sahanın içine kadar yabancı maddeler atıldı, tribün olayları yaşandı ve tüm bu görüntüler ekranlara yansıdı. Emniyet güçleri enerjisini Trabzonspor taraftarıyla uğraşmaya değil de olay çıkaranlara yöneltseydi, belki de bu kadar büyük bir güvenlik zaafı ortaya çıkmayacaktı.
Sonuç olarak Antalya’daki final, futbol adına değil; kötü planlama, iletişimsizlik ve başarısız organizasyonuyla hafızalara kazındı.
Baştan sona yeri, zamanı, ulaşımı, güvenliği ve işleyişiyle sınıfta kalan bir organizasyon izledik. Böyle büyük bir finalin ardından konuşulması gereken şey futbol olmalıydı, yaşanan rezaletler değil.
BAŞKANA YANLIŞ YAPILDI
Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın öğretmenevi süreciyle ilgili yaptığı açıklamalar, yerelde hizmet-siyaset dengesi açısından dikkat çekici bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Yıllardır tamamlanamayan bir projeyi belediye imkanlarıyla ayağa kaldırmaya çalışan, üstelik bunu yaparken öğretmenlerden sendikalara kadar tüm paydaşlarla istişare yürüten bir belediyenin, temel atma töreninde adeta yalnız bırakılması kamuoyunda da soru işaretlerine neden oldu.
Mustafa Bıyık’ın en dikkat çeken vurgusu ise sürecin tamamen hizmet odaklı ilerletildiği yönünde. Belediyeye ait atıl durumdaki bir yapının satılarak kaynak oluşturulması, üzerine ciddi bir bütçe eklenmesi ve sonunda Milli Eğitim Bakanlığına devredilecek bir öğretmenevi yapılması aslında yerel yönetim adına önemli bir kamu yatırımı olarak görülüyor. Buna rağmen bürokrasinin ve bazı resmî kurum temsilcilerinin sürece mesafeli yaklaşması, “hizmetin önüne siyaset mi geçiyor?” sorusunu beraberinde getiriyor.
Yomra’da bugüne kadar uzlaşmacı dili, vatandaşla kurduğu güçlü iletişim ve farklı siyasi görüşlerle kurduğu dengeli ilişkilerle öne çıkan Mustafa Bıyık’ın bu çıkışı da aslında bir kırgınlığın dışavurumu olarak değerlendiriliyor. Çünkü mesele yalnızca bir temel atma törenine katılım değil; yerelde yapılan hizmetlerin siyasi aidiyet üzerinden değerlendirilmesi endişesi.
Kamu hizmetlerinde esas olanın vatandaşın faydası olduğu unutulmamalı. Özellikle eğitim gibi toplumun ortak paydası olan alanlarda bürokrasinin ve devlet kurumlarının siyasetin gölgesinden uzak durması gerektiği yönündeki değerlendirmeler ise kulislerde giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.
CHP İLÇELERDE TEPKİSİZ
CHP’nin 2023 yılında yaptığı 38. Olağan Kurultay’da Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nu geçerek genel başkan seçilmişti. Daha sonra bazı delegeler ve muhalif isimler, kurultay sürecinde “delege iradesine müdahale”, “oy karşılığı menfaat” ve usulsüzlük iddialarıyla dava açtı.
Mahkeme “mutlak butlan” kararı verdi. “Mutlak Butlan” hukukta bir işlemin en baştan itibaren geçersiz sayılması demek.
Yani mahkeme, kurultayın hukuken hiç yapılmamış kabul edilmesine hükmetti.
Birçok şehir merkezinde parti binalarında nöbet eylemi başlatıldı.
Trabzon’da da böyle Ortahisar İlçe Başkanlığı’nda nöbetler başladı, merkezde tepki ses getirdi fakat CHP ilçelerinin içi de önü de bomboştu.
Genel Merkez talimatıyla ışıklar yakılmıştı ama partilerde bir hareketlilik olmadı.
Of, Çarşıbaşı, Akçaabat, Araklı ilçelerinde Ortahisar’da nöbet devam ederken yaptığımız incelemede partilerdeki sessizliğin, mutlak butlan kararının tabanı çok da tetiklemediğini gösterdiği gözlemlendi...
KILIÇDAROĞLU MESELESİ VE İL BAŞKANI
CHP’de “Mutlak Butlan” tartışmaları sürerken, parti kulislerini hareketlendiren dikkat çekici bir açıklama geldi. Kemal Kılıçdaroğlu döneminde il başkanlığı yapan ve Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen Ömer Hacısalihoğlu, yaşanan sürecin yalnızca CHP’nin iç meselesi olmadığını söyledi.
Hacısalihoğlu, “Mesele ne Kemal Bey, ne Özgür Bey ne de sadece CHP’dir. Bu demokratik düzene resmen müdahaledir. Bugün bizim başımıza gelen yarın herhangi bir STK’nin, futbol kulübünün ya da başka bir siyasi partinin başına gelebilir” ifadelerini kullandı.
Yargının siyasete alet edilmesini doğru bulmadığını belirten Hacısalihoğlu, gelinen noktada Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in bir araya gelerek süreci “aklıselimle” yönetmesi gerektiğini vurguladı.
Parti içi gerilimin en kısa sürede kurultay yoluyla çözülmesi gerektiğini ifade eden Hacısalihoğlu, “Biz bu partide kişiler için değil, ideoloji, Cumhuriyet ve kazanımları için varız ve olmaya devam edeceğiz” dedi.
Parti tabanındaki linç atmosferine de dikkat çeken Hacısalihoğlu, “Umarım bu linç kampanyaları kısa sürede biter, aklıselim hakim olur ve iktidar yürüyüşü devam eder” mesajını verdi.
SPOR DEĞİL SİYASET DE ORADAYDI
Trabzonspor dün Konyaspor ile Türkiye Kupası finalini oynadı. Trabzon’dan ve Türkiye’nin dört bir yanından taraftar bu maça akın etti.
Tabii sadece spor insanları değil siyasetin de nabzı Antalya Stadyumu’nda attı.
Trabzonlu eski Bakan Berat Albayrak da çocukları ile stadyumda maçı bizzat takip etti.
Yine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da protokol tribününden karşılaşmayı izledi.
Trabzon eski milletvekilleri Cevdet Erdöl ve Salih Cora da Antalya Stadyumu’ndaydı...
Trabzon Milletvekili Vehbi Koç da memleketinin takımına protokol tribününden destek verdi.
Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu da Antalya Stadyumu’nda takımlarının sevincine destek oldu.
Berat Albayrak protokolde değil locada izledi.
Maç sonunda Trabzon Milletvekili Vehbi Koç, Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç büyük coşku yaşarken yeşil zemine inerek Başkan Ertuğrul Doğan’ı tebrik ettiler ve kupa törenine alkış tuttular...
ANTALYA TARAFTAR KRİZİNE UÇAKTAN MÜDAHALE
Trabzonspor-Konyaspor karşılaşması öncesinde Trabzonsporlu taraftarların Antalya Valiliği emri ile şehre sokulmaması haberi hızla yayıldı.
Trabzonspor taraftarları yüzlerce kilometre takımını desteklemek için geldi fakat şehre girmelerine izin verilmedi. Bu skandal karar, Trabzon’dan Antalya’ya gelen ve Trabzon şehrinin yöneticilerinin içerisinde bulunduğu uçakta da şok etkisi yarattı.
Antalya Valisi Hulusi Şahin’in Arsin’de kaymakamlık yapması sebebiyle Vali Şahin ile aynı dönemde görev yapan ve uçakta bulunan eski Arsin Belediye Başkanı Erdem Şen de konuya dahil olarak Vali Şahin’e mesaj gönderdi.
Vali de konuya duyarsız kalmadı ve konuya müdahale ettiğini bildirdi. Yani Antalya’daki taraftar krizine uçaktan müdahale edildi diyebiliriz.
Vali Şahin daha sonra iki kulüp başkanı ile de görüştü ve krize müdahale etti. Ama yine de bu hareket Trabzonluların tepkisini çekti.