TRABZON AK PARTİ’DE DEĞİŞİM OLUR MU?
AK Parti’de teşkilat yapılanmasına yönelik değişim süreci devam ediyor. Bugüne kadar Adana, Diyarbakır, Giresun ve Siirt il başkanlıklarında görev değişikliğine gidildi.
Parti yönetimi, bu değişikliklerin kapsamlı değerlendirmeler sonucunda gerçekleştirildiğini açıklarken, Ankara kulislerinde bunun başlangıç olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
Siyasi çevrelerde uzun süredir, önümüzdeki süreçte yaklaşık 50 ilde daha teşkilat değişikliğine gidilebileceği konuşuluyor. Bu konuda resmi bir karar açıklanmasa da, parti içinde saha performansı, teşkilatların dinamizmi ve seçim hazırlıkları doğrultusunda yeni adımların atılabileceği yönündeki beklentiler devam ediyor.
Yine kulislere yansıyan bilgilere göre, AK Parti Teşkilat Başkanlığı’nın 25 yıllık parti hafızasını yeni yönetimlere taşımayı hedeflediği, kuruluşundan bugüne kadar görev yapmış tecrübeli isimlerle genç ve yeni yüzleri aynı yönetimlerde buluşturacak bir model üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.
Trabzon’da ise şu ana kadar Genel Merkez’den mevcut il yönetimine ilişkin herhangi bir resmi değişim sinyali gelmiş değil. Ancak şehir siyasetinde olası bir görev değişikliği ihtimali üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapılıyor. Parti içerisinde geçmişte önemli görevlerde bulunmuş bazı isimlerin, böyle bir süreç yaşanması halinde il başkanlığına hazır olduklarını dile getirdikleri konuşuluyor.
Bu isimlerin Ankara’da çeşitli temaslar yürüttüğü, mevcut yönetimle ilgili görüş ve değerlendirmelerini parti yönetimine ilettikleri de siyasi çevrelerde ifade ediliyor.
AK Parti açısından Trabzon her zaman ayrı bir öneme sahip. Siyasi ağırlığı ve yetiştirdiği isimlerle dikkat çeken şehirde il başkanlığı görevinin yalnızca teşkilatı yönetmekten ibaret olmadığı, aynı zamanda Ankara ile Trabzon arasında güçlü bir siyasi köprü kurma sorumluluğunu da taşıdığı değerlendiriliyor.
Bu nedenle olası bir değişim yaşanması halinde Trabzon’un, parti içinde en çok dikkatle takip edilecek illerden biri olacağı konuşuluyor.
![]()
TRABZON İL BAŞKAN ADAYI KESİN Mİ?
MHP Ortahisar İlçe Başkanlığı’nın 5. Olağan Kongresi dün gerçekleştirildi. İlçe teşkilatının yeni dönem yol haritasının şekillendiği kongrede, dikkat çeken açıklama ise MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Tellioğlu’ndan geldi.
Tellioğlu, MHP Trabzon İl Kongresi’nin Trabzon’un fetih tarihi olan 15 Ağustos’ta yapılacağını açıkladı.
Kongre tarihinin özellikle Trabzon’un tarihi açısından önemli bir güne denk getirilmesi dikkat çeken bir tercih olarak yorumlandı.
Kentin hafızasında önemli bir yeri bulunan fetih tarihinin seçilmesi, teşkilatın vereceği mesajlar açısından da anlamlı…
MHP cephesinde ilçelerdeki kongre süreçleri sona ererken, Trabzon İl Kongresi için belirlenen bu özel tarih, yalnızca bir takvim tercihi olarak değil, aynı zamanda sembolik bir mesaj olarak değerlendirildi.
MHP Trabzon İl Başkanlığı için öne çıkan isim ise genel merkez tarafından da görevlendirilen isim Alper Hacısalihoğlu…
Hacısalihoğlu, ilçe kongrelerinde de teşkilatların şekillendirilmesinde büyük rol oynadı. İlçelerde gerekli müdahaleleri yapıyor. İl kongresinde tek aday olacağı kesinleşmiş gibi görünüyor. Ancak edindiğimiz bilgilere göre MHP Genel Merkezi’ne Trabzon’dan çok sayıda isim gittiğini söyleyebiliriz.
Son ana kadar Hacısalihoğlu’nun tek aday olarak kongreye gideceğini söylemenin doğru olmayacağını not düşelim.
Genel Merkez tarafından farklı isimler de gelebilir.
Tek adaylı kongre olacağı kesin ama bu isim Hacısalihoğlu mu olacak son güne kadar bunu net bir şekilde ifade edemeyiz.
Nitekim eski başkan Sivrikaya da ilçe kongre tarihleri belli olduğu sırada il kongresi için tek aday görünüyordu.
Aynı durum Hacısalihoğlu için de yaşanabilir.

BAŞKANIN SAĞLIĞI NE DURUMDA?
Düzköy Belediye Başkanı Selim Çelenk, yaklaşık bir aylık tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.
İlk olarak Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan Başkan Çelenk, daha sonra Ankara’da tedavisine devam etti.
Yaklaşık bir ay süren sürecin ardından 3 Temmuz’da taburcu olan Çelenk, yeniden programlara katılmaya başladı.
Edinilen bilgilere göre Başkan Çelenk’in sağlık kontrollerinde olumsuz bir bulguya rastlanmadı.
Safra kesesinden ameliyat olan Çelenk’in patoloji sonuçlarının da temiz çıktığı öğrenildi. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Başkan Çelenk’in çalışmalarına kaldığı yerden devam ettiği görülüyor.
Trabzon’da bir süredir merak edilen sağlık sürecinin olumlu sonuçlanması, şehir ve ilçe halkını da mutlu etti.

TRABZON’DAKİ HASARLI GEMİLERİN SIRRI...
Son günlerde Trabzon sahilinde dikkatli bakanların gözünden kaçmayan bir görüntü var...
Açıklarda bekleyen, bazıları hasarlı olduğu görülen gemiler...
Haliyle vatandaş da soruyor:
"Bu gemiler neden burada bekliyor?"
İşin perde arkasını araştırdık. Bilindiği gibi Rusya-Ukrayna savaşı sadece iki ülkeyi değil, Karadeniz'deki deniz ticaretini de doğrudan etkiliyor.
Trabzon ise bir liman ve denizcilik kenti olduğu için bu gelişmelerden en fazla etkilenen şehirlerden biri.
Son dönemde Karadeniz'de insansız hava aracı (drone) saldırılarının arttığı biliniyor.
Hatta geçtiğimiz günlerde içerisinde Trabzonlu denizcilerin de bulunduğu bazı ticari gemilerin bu saldırılara maruz kaldığı bilgisi kamuoyuna yansımıştı.
İşte Trabzon açıklarında görülen hasarlı gemilerin önemli bir bölümünün de bu saldırılardan etkilenen gemiler olduğu öğrenildi.
Edindiğimiz bilgilere göre bu gemiler, sigorta şirketlerinin hazırlatacağı ekspertiz raporları için Trabzon'a geliyor.
Çünkü gemilerin tamamı sigortalı.
Önce hasar tespiti yapılıyor...
Ardından da ekonomik ömrü, tamir maliyeti ve onarımın mümkün olup olmadığı değerlendiriliyor.
Onarılmasına karar verilen gemiler ise Sürmene Çamburnu Tersanesi'ne çekiliyor.
Ancak burada da dikkat çeken başka bir ayrıntı var.
Tersanedeki yoğunluk her geçen gün artıyor.
Öyle ki konuşulanlara göre sadece tersaneye alınmayı bekleyen değil, Trabzon açıklarında ekspertiz ve sıra bekleyen gemilerin sayısı da çift hanelere ulaşmış durumda.
Konuşulan rakam ise 11 gemi...
Kısacası önümüzdeki günlerde Trabzon sahilinde hasarlı bir gemi görürseniz, bunun nedeni büyük ihtimalle Karadeniz'de devam eden savaşın Trabzon'a uzanan ekonomik ve lojistik yansımalarından biri olacak.
AYASOFYA’DA YENİ FORMÜL!
Trabzon’un en önemli tarihi ve kültürel miraslarından biri olan Ayasofya Camii’nin çevresindeki geniş bahçe alanının “Açık Hava Müzesi” konseptiyle turizme kazandırılması fikri yeniden gündemde.
Turizm çevrelerinde konuşulan öneriye göre Ayasofya Camii ibadete açık ve ücretsiz olarak kullanılmaya devam ederken atıl durumdaki bahçe ve çevre alanlarının kontrollü ve ücretli giriş sistemiyle bir açık hava müzesine dönüştürülmesi planlanıyor.
Trabzon’da gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan, büyük bölümü Roma ve Bizans dönemlerine ait eserlerin yanı sıra farklı dönemlere ait mezar taşları, tarihi mimari unsurlar ve Yavuz Sultan Selim’in Trabzon valiliği dönemine ait şehzade sandukalarının bu alanda sergilenebileceği belirtiliyor.
Bu modelin hayata geçirilmesi halinde Ayasofya’nın yalnızca bir ibadet mekânı değil, Trabzon’un Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı tarihini bir arada anlatan önemli bir kültür destinasyonu haline gelebileceği ifade ediliyor. Özellikle Trabzon’un gelecekte kruvaziyer turizminden daha fazla pay alması hedeflenirken, Ayasofya ve Sümela Manastırı’nın şehrin en güçlü kültür rotalarından birini oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Kulislerde dikkat çeken bir diğer konu ise Ayasofya çevresindeki güvenlik organizasyonunun kamu bütçesine getirdiği yük. Halen bölgede yaklaşık 10 güvenlik görevlisinin görev yaptığı, bu personel maliyetinin kamu bütçesi açısından önemli bir gider oluşturduğu belirtiliyor. Açık hava müzesi modeline geçilmesi halinde ise kontrollü giriş sistemi sayesinde hem ziyaretçi güvenliğinin daha profesyonel şekilde sağlanabileceği hem de elde edilecek bilet gelirleriyle işletme ve güvenlik maliyetlerinin önemli ölçüde karşılanabileceği ifade ediliyor.
Geçmiş yıllardaki ziyaretçi verileri dikkate alındığında, Ayasofya’nın yıllık ortalama ziyaretçi potansiyelinin 200 bin seviyelerine çıkarılabileceği, orta vadede ise profesyonel ziyaretçi sayısının 300 bin ila 500 bin aralığına taşınabileceği öngörülüyor.
Trabzon turizm kamuoyunda, “Cami ibadete açık kalsın, bahçesi ise yaşayan bir açık hava müzesine dönüşsün” fikrinin hem tarihi mirasın korunması hem de şehrin turizm gelirlerinin artırılması açısından uygulanabilir bir model olduğu konuşuluyor.

O İSİMLER ALKIŞ ALDI
Uzun bir aradan sonra Trabzonspor’u izleme fırsatı bulduk. Yaklaşık üç aydır ne antrenmanlar ne de hazırlık maçları açıktı. Bu kez hazırlık maçı taraftara kapalıydı ama basına açıktı. Bizler de uzun bir süre sonra Trabzonspor’u yakından takip etme imkânı bulduk.
Skora baktığınızda 3-0’lık bir mağlubiyet var. Elbette kimse mağlubiyetten mutlu olmaz ama hazırlık maçlarında skordan çok sahada ne oynan daha önemli. Özellikle Trabzonspor’un savunma tarafını beğendim. Fatih Tekke’nin farklı iki sistemi denediğini gördük. Zaten Avrupa maçlarını da düşündüğümüzde hocanın elindeki alternatifleri artırmaya çalıştığı çok net.
Tabii rakibin gücü de ortada. Bu nedenle hücumda Trabzonspor oldukça zorlandı ve beklenen pozisyonları üretemedi. Buradan büyük çıkarımlar yapmak da doğru olmaz. Çünkü sezonun henüz başındayız ve takımın zamana ihtiyacı var.
Bugün en çok dikkat çeken konulardan biri Fatih Tekke’nin oyuncularına yaklaşımı oldu. Sürekli oyunun içindeydi. Oyunculara, “Hata yapmaktan korkmayın. Bu maçlarda hata yapmayacaksanız hangi maçlarda yapacaksınız?” diyerek cesaret verdi. Özellikle genç oyuncularla çok yakından ilgilendiğini gördük.
Cabral, Muçi, Kuzey Akçay ve Saviolo’yu sık sık alkışladı, onlarla birebir iletişim kurdu. Bu oyuncuların da iyi bir görüntü verdiğini söyleyebiliriz. Elbette bir hazırlık maçı üzerinden büyük yorumlar yapmak doğru değil ancak ortaya konulan istek ve hocanın oyuncularına verdiği özgüven dikkat çekiciydi.
Önümüzde Trabzonspor’un Al Sadd ve Udinese ile oynayacağı iki önemli hazırlık maçı daha var. Ardından da Göztepe karşılaşması gelecek. İşte asıl tabloyu o maçlarda daha net göreceğiz. Çünkü Fatih Tekke’nin Avrupa için başka, lig için başka, hatta kupa maçları için başka oyun planları hazırladığını görüyoruz.
Son olarak şunu söyleyelim; umarız Trabzonspor’u bundan sonra kapalı kapılar ardında değil, daha fazla açık antrenman ve hazırlık maçında izleme fırsatı buluruz. Bizler de sahadan gördüklerimizi sizlere aktarmaya devam ederiz.

SAHALARA DÖNMEK İÇİN SABIRSIZ
Trabzonspor’da Arseni Batagov’un sakatlık süreci devam ediyor. Belki bugün sahada değil ama takımın bir an olsun yanından ayrılmıyor Ukraynalı oyuncu. Bazen bir futbolcunun karakterini attığı goller ya da yaptığı müdahaleler değil, en zor zamanlarında sergilediği duruş gösterir. Batagov da bunu yapıyor.
Yaklaşık üç aylık tatil döneminin bir ayını Trabzon’da geçirdi. Ardından hayatının en özel anlarından birini yaşayarak evlendi. Sonrasında ise yeniden Trabzon’a dönerek tedavi sürecine başladı. Şimdi de Avusturya kampında takım arkadaşlarının yanında. Sahada değil ama takımın bir parçası olmaya devam ediyor.
Menisküs ameliyatı geçiren Batagov’un dönüşü için ilk etapta Eylül-Ekim ayları işaret edilmişti. Ancak oyuncunun tedaviye oldukça olumlu yanıt verdiği ve dönüşünün beklenenden daha erken, Eylül ayının ortalarını bulabileceği ifade ediliyor.
Frankfurt karşılaşmasını da takım arkadaşlarıyla birlikte kulübede değil, tribünde Okay Yokuşlu ile birlikte takip etti. Belki forma giyemedi ama maç boyunca takımını yalnız bırakmadı, arkadaşlarına oradan destek verdi.
Bizler de kendisiyle kısa bir sohbet etme imkânı bulduk. “Ne zaman geri döneceksin?” sorusuna verdiği cevap ise aslında her şeyi anlatıyordu. Batagov, “Tekrar sahalara dönmek ve taraftarlarımızla buluşmak için çok sabırsızım. Ben de dönüş tarihimi doktorlarımızla birlikte takip ediyorum. İyileşme sürecim çok iyi gidiyor. En kısa zamanda Trabzonspor taraftarıyla yeniden buluşmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Şunu da söylemek gerekiyor; Batagov henüz çok genç bir oyuncu. Ancak Trabzonspor’a olan aidiyetini ve takıma olan bağlılığını kısa süre içerisinde herkese gösterdi. Bugün belki sahada değil ama her anını takımının yanında geçiriyor. Bu da en az sahadaki performans kadar kıymetli.
Görünen o ki Arseni Batagov gün sayıyor. Taraftar onu özledi, o da taraftarı özledi. Eğer tedavi süreci bu şekilde devam ederse, Eylül ayında Papara Park’ta o alkışları yeniden duyması hiç de uzak bir ihtimal değil.







