Politik Güğüm

Politik Güğüm - 28 Mart 2026

Trabzon'un ve Trabzonspor'un perde arkasında yaşananlarını sizler için derledik.

ŞEHRE ÇOK BÜYÜK MÜJDE

Trabzon Meydanı'na yakışmayan Tanjant geçişi...

O köprü yıllardır tartışma konusu.

Şehrin Meydanı'na saplanmış bir hançer.

Trabzon Tanjant Yolu'nun temeli 1984 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından atılmış ve yaklaşık 21 yıllık bir sürecin ardından 2005 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından trafiğe açılmıştı...

Trabzon Meydanı'nda bölgesine de bir Tanjant Köprüsü konumlandırıldı. Şehre yakışmayan bir yapı...

Şehri yönetenlerin yıllardır kaldırmak istediği fakat kimsenin cesaret edemediği bir durum...

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu sürpriz niteliğinde bir çalışma için kolları sıvadı.

Kendisi ulaştırmanın içerisinden geliyor. Şehrin kalbine vurulmuş bu yapıyı ortadan kaldırmak için düğmeye basmış...
Çalışmalarına devam ediyor, kafaya koymuş. "Bunu buradan kaldıracağız" demiş...

Ne diyelim, bugüne kadar kimse cesaret edememişti.

Aklına, fikrine sağlık diyor ve sürece tam destek veriyoruz.

Şehri ikiye bölen bu çirkin yapının kaldırılması şehre atılacak en önemli imzalardan biri olacaktır. Sabırsızlıkla bekliyor, şimdiden şehrinize hayırlı olsun diyoruz.

Siyasetçinin söylediği bir sözle yazıyı sonlandıralım, Trabzon’da çok bir şey yapmaya gerek yok, yanlış yapılanları yıkarak bu şehrin öz kimliğine kavuşturmak bu şehri en güzel hizmet olacaktır...

TRABZON’U GERİ GETİRİN

Trabzon turizm şehridir. Bu şehre artık bu gözle bakılmalıdır.

Bu kentten onlarca ülkeye de direkt uçuşlar yapılıyor. Kente gelen turistlere alternatif turizm noktaları aranıyor. Aslında turizm destinasyonunun en büyüğü şehrin kalbinde…

Trabzon Atapark ile Tabakhane arası gerçekten gerçek Trabzon olarak belirtilen sur içi bölgesi…

Bu bölgede Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından yolların kaldırımların yenilenmesi, cephe düzeltmeleri, sokak donatılarını tek tipe çevirme gibi çalışmalar yapıldı.

Çok da güzel oldu. Ama mevcut araç yolu üzerinde sadece bu uygulanabildi. Aslında o bölge içerideki tarihi dokusu ile öne çıkarılabilmelidir…

İş insanı Sabit Çolak da bu bölgenin çocuğudur… Kendisi ile sohbet ettiğimizde Ortahisar bölgesinin turizme en çok katkı sunabilecek alan olduğunu belirterek şunları söyledi;

“Ben çocukluğumdan itibaren Ortahisar Mahallesi’nde yaşarım. Bu bölge Trabzon’un kurulduğu bölgedir. Bu bölgede surlar, tarihi valilik binası, Rus Konsolosluğu, Gürcistan Konsolosluğu, tarihi cami, tarihi binalar, tarihi köprüler, basın müzesi gibi çok önemli noktalar vardır. Bu ana yoldan bir iç sokağa geçildiğinde arka kısımlar tam turizm merkezidir. Tescilli tarihi binaları öne çıkararak bu alanda çalışmalar yapılmalıdır. Trabzon’un farklı destinasyonlarına ihtiyacı vardır fakat merkezinde bulunan ve herkesin kolaylıkla uğrayabileceği bu alan öncelikli yapılması gereken alanlardandır. Yöneticilerimiz bu bölgeye daha hassas gözle bakıp bu alanı dönüştürmelidir. Benim bu şehrin evladı olarak isteğim şudur. Bu bölgede yıkılması gereken ve alanında tarihi dokusuna uymayan binalar gerekirse yıkılmalıdır, burası yürüyüş aksı haline gelmelidir. Bu şehrin yöneticileri önce Trabzon’un kuruluşu olan bu alanı geri getirmelidir…”

Evet gerçekten turizm şehri olarak övüneceksek, aynı Avrupa örnekleri gibi old town konsepti burada uygulanabilir ve gerekirse tamamen yayalaştırılabilir…

KTÜ’DE ÖDEMELER 15 AYI BULUYOR

Trabzon’da medikalciler, ciddi bir maddi sıkıntı ile karşı karşıya.

Ancak sorunun kaynağı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kurumlar arası anlaşmazlıklar da işin içine girmiş durumda.

Bölgedeki medikalcilerin aktardığına göre, üniversite hastaneleriyle yapılan anlaşmalara uyulmuyor.

Özellikle ödeme süreleri, vaat edilen 3-4 ayın çok ötesine geçmiş.

İddiaya göre, bu süreler bazı yerlerde 15 aya kadar çıkmış durumda.

Bölgedeki en büyük sorun ise Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaşanıyor.

KTÜ, bölgenin en büyük hastanesi olma özelliği taşıdığı için, burada yaşanan aksaklıkların etkisi tüm bölgeyi derinden etkiliyor.

Medikalciler, aynı sorunların hemen hemen tüm üniversite hastanelerinde yaşandığını ifade ediyor.

Ancak dikkat çeken bir diğer durum ise, ödeme gecikmelerinin Rize’de 3-4 ay, Samsun’da 6 ay, Erzurum’da 8 ay gibi daha kısa sürelerle yaşanırken, Trabzon’da bu sürelerin 15 aya kadar çıkması.

Bu durum, yalnızca üniversite hastaneleri için bir sıkıntı değil; aynı zamanda medikalciler için de ciddi bir problem oluşturuyor.

Medikalciler, KTÜ’nün bölgedeki en büyük hastane olduğu gerçeğinden hareketle, üniversiteye daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurguluyor.

Medikalcilerin yaşadığı ödeme sorunu, sadece iş dünyasını değil, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini de tehdit ediyor.
KTÜ, bu sürecin merkezine yerleşirken, yetkililerin bu duruma hızlı bir çözüm bulması gerektiği açık bir şekilde ortada.

BİR DOKUN, BİN AH İŞİT

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclisi dün belki de tarihinin en hareketli oturumlarından birini yaşadı.

Normalde rutin konuşmalarla geçen meclislerde, yalnızca 1 veya 2 kişi söz alırken, dün bunun tam tersi yaşandı.

Yaklaşık 9 kişi söz aldı ve sektörel sorunlarını dile getirerek, adeta meclisteki atmosferi değiştirdi.

Bu durum, meclis tarihinde nadiren görülen bir durum olarak dikkat çekiyor.

Tabii ki, bu kadar kişinin söz almasının arkasında ciddi bir neden vardı: Ekonomik sıkıntılar.

Çünkü kime dokunsan, bin ah işitiyorsunuz.

TTSO Meclisi’nde de bu sorunlar dile getirilince, gündem epey hareketlendi.

Ancak meclisteki asıl renkli anlar, Temel Kofoğlu ile Meclis Başkanı Şadan Eren arasındaki diyalogda yaşandı.

Kofoğlu, bundan önceki mecliste olduğu gibi, birçok maddeye meclisin aksine red oyu veriyordu.

Bu nedenle maddeler oy çokluğu ile geçiyordu.

Oylama sırasında, Şadan Eren “Kabul edenler, etmeyenler…” diye çağrı yaptığında, Temel Kofoğlu biraz gecikmeli olarak elini kaldırdı.

Bunun üzerine Şadan Eren esprili bir şekilde, “Temel geç kaldın, oy birliği ile geçti” dedi.

Kofoğlu da espriyle karşılık vererek, “Açık artırmada mal alır gibi oylama…” dedi.

Bu esprili diyalog, salonda gülümsemelere yol açtı.

Sonrasında Şadan Eren, başka bir meclis üyesinin de red verdiğini duyunca, maddeyi oy çokluğu ile kabul ettiklerini belirtti.

Bu kez Kofoğlu, esprilerine devam ederek, “Oyu geri alır gibi yapıp, seni kırmam” dedi.

Bu renkli anlar, meclisin samimi ve eğlenceli atmosferine katkı sağladı.

TRABZONSPOR ÜYELİKLERİ DOLDU

Trabzonspor Kulübü'ne olan üyelik talebi her yıl artarken, kulübün belirlediği yeni üye kotası bu yıl da doldu. Kulüp, bir önceki yılın üye sayısının yalnızca %10'u kadar yeni üye kabul edebiliyor.

Bu yıl 240 müracaatla başlayan süreç, 300'e yakın başvuru aldı ve toplamda 540 başvuru ile tamamlandı.

Bu durum, kulübün yıllık üyelik kotasının dolduğunu ve gelen "doldu" cevabının doğru olduğunu gösteriyor.

Buna ek olarak, kulübün geçen yıl yapılan genel kurula katılma hakkı olan üye oranı da hesaplamalarda göz önünde bulunduruldu. İlgili hesaplama, yalnızca %5'lik bir kesimin genel kurula katılma hakkına sahip olacağını ortaya koydu.

Üyeliklerin büyük çoğunluğunu ise genç taraftarlar, özellikle üniversite öğrencileri oluşturdu. %70 üzerinde genç taraftarlar üyelik hakkı kazanmış oldu. Ayrıca üyeler arasında ciddi sayıda kadın taraftar da bulunuyor. Bu durum 2 yıldır devam ediyor.

BAŞARININ MİMARI NEREDE?

2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off yarı final maçında A Milli Futbol Takımımız, Beşiktaş Park'ta Romanya ile karşılaştı. Maç öncesinde tribünlerde yapılan koreografi ise büyük ilgi gördü. "Aynı ruh, aynı hava" pankartlarıyla birlikte 2002 Dünya Kupası'ndaki milli takım kadrosu ile şimdiki milli futbolcuların yer aldığı iki ayrı görsel sergilendi.

Ancak, görselde bir eksiklik dikkatlerden kaçmadı. 2002 yılında büyük bir mücadele sergileyerek Türkiye’ye tarihindeki en yüksek başarıyı kazandıran Şenol Güneş, pankartta yer almıyordu. O dönem eleştirilen, fakat tüm olumsuzluklara rağmen ülkeye büyük gurur yaşatan Güneş, bu önemli koreografiden dışlanmıştı.

Bu durum, kafalarda soru işaretleri bıraktı: Unutuldu mu yoksa bilinçli olarak mı dışlandı? Net bir açıklama yapılmadı, ancak pankartın Şenol Güneş olmadan eksik kaldığı açıkça ortada.

Bu tür görselleri hazırlayanlara ise bir önerimiz var: Trabzonspor tribünlerinden ders alsalar, işlerin ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu görebilirler. Detaysız, baştan savma yapılan işler, zamanla hafızalardan silinir. Ne yazık ki bu görselin de hafızalarda kalması pek mümkün gözüküyor.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }