Politik Güğüm

Politik Güğüm - 30 Haziran 2026

Trabzon'un ve Trabzonspor'un perde arkasında yaşananlarını sizler için derledik.

BU KURUL ÇOK ÖNEMLİ…

Trabzon’da dün önemli bir turizm toplantısı vardı. Trabzon Valiliği öncülüğünde düzenlenen toplantıya Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve şehrin turizm bileşenleri katıldı.

Masada Trabzon’un turizm potansiyeli, destinasyon çeşitliliği, sürdürülebilir turizm anlayışı ve kurumlar arası iş birliği vardı.

Aslında toplantının en dikkat çeken tarafı şuydu:
Trabzon’da turizm artık daha koordineli bir akılla yönetilmek isteniyor. Çünkü şehirde bugüne kadar turizmle ilgili çok şey söylendi, çok toplantı yapıldı, çok hedef konuldu. Ancak iş uygulamaya gelince kurumlar arası koordinasyon zaman zaman zayıf kaldı.
İşte bu noktada oluşturulan kurul önemli.

Bu kurul, Trabzon’daki turizm faaliyetlerinde daha belirleyici bir rol üstlenecek. Şehirde yapılacak turizm etkinliklerinin, projelerin ve tanıtım çalışmalarının daha planlı, daha objektif ve daha verimli şekilde yürütülmesi hedefleniyor.

Yani Trabzon’da turizm, artık dağınık başlıklarla değil, ortak akılla yürüsün isteniyor.

Şehrin turizm bileşenlerinin bu kurul öncülüğünde hareket etmesi, hem kaynakların doğru kullanılmasını hem de Trabzon’un tanıtımında daha güçlü bir dil oluşturulmasını sağlayabilir.

Tabii burada bir ismin etkisini de not etmek gerekir. TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu’nun bu sürece verdiği destek ve tecrübe, kurulun daha aktif hâle gelmesinde önemli bir faktör…

Trabzon’un turizmde ciddi bir potansiyeli var. Ama mesele sadece potansiyel değil. Mesele; o potansiyeli doğru yönetmek, doğru tanıtmak ve doğru planlamak.

Eğer bu kurul planlandığı gibi aktif çalışırsa, Trabzon’da turizm adına yeni bir sayfa açılabilir.

TRABZON LİMANI TURİZM MASTER PLANDA NASIL ÖN GÖRÜLDÜ?

Trabzon’da turizm artık sadece “potansiyel” değil, şehrin ekonomisini taşıyan ana damar haline gelmiş durumda. Dün tanıtımı yapılan Turizm Master Planı da tam bu gerçekliğin üzerine kurulu bir çerçeve olarak sahneye çıktı.

Bu programda tablo aslında şunu net biçimde gösteriyor: Trabzon’da turizm artık vitrin değil, doğrudan karar merkezine taşınmış bir alan. Eskiden ekonomide ilk sırayı fındık alırdı; bugün ise turizm, şehrin gelir ve tanıtım motoru olarak öne çıkıyor.

1300 sayfalık Turizm Master Planında dikkat çeken en kritik başlıklardan biri ise yıllardır konuşulan ama bir türlü net bir yol haritasına oturtulamayan Trabzon Limanı meselesi oldu.

Limanın mevcut hali, özellikle kömür taşımacılığıyla birlikte şehir merkezinde ciddi bir görüntü ve çevre tartışmasını da beraberinde getiriyor.

Eleştiriler yıllardır aynı, sahadaki değişim ise yok gibi değil yok…

Master Plan’da limana dair ortaya konulan vizyon ise oldukça iddialı: “Trabzon Yat ve Yelken Turizmi Merkezi Projesi.”

Planın en çarpıcı kısmı ise limanın “marine dönüşümü” olarak tanımlanan yeniden kurgusu.

Yani yalnızca yük limanı mantığından çıkarılıp; modern yat bağlama alanları, teknik bakım hizmetleri, yakıt ve güvenlik altyapısı gibi unsurlarla bir marina yapısına dönüştürülmesi hedefleniyor.

Bununla da sınırlı değil.

Proje kapsamında restoranlar, alışveriş alanları, sosyal yaşam ve etkinlik noktalarıyla limanın şehrin içine açılan yeni bir cazibe merkezine dönüşmesi öngörülüyor.

Ancak burada asıl kritik soru yine değişmiyor: Bu vizyon kağıt üzerinde mi kalacak, yoksa gerçekten hayata mı geçirilecek?

Çünkü Trabzon’da liman meselesi yeni değil.

Yeni olan şey, bu kez işin “master plan” seviyesinde resmileştirilmiş olması.

Şimdi top, her zamanki gibi uygulama iradesinde…

Ve Trabzon’un en çok beklediği şey de tam olarak bu.

ERDOĞAN’DAN O İSME ÖZEL TAZİYE…

AK Parti’nin Sapanca kampında dikkat çeken bir görüşme gerçekleşti. AK Parti Genel Merkez Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.

Görüşmenin ana gündemi ise siyasetten çok, insani bir hassasiyetti. Bilindiği gibi Ayşe Sula Köseoğlu, geçtiğimiz aylarda peş peşe iki büyük acı yaşamıştı.

Önce eşi Mustafa Köseoğlu’nu, ardından da babası Ali Sula’yı son yolculuğuna uğurlamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Sapanca’daki kamp sırasında Köseoğlu ile özel olarak görüşerek taziye dileklerini ilettiği öğrenildi.

AK Parti içinde bu görüşme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşlarına gösterdiği vefa ve hassasiyetin bir yansıması olarak değerlendirildi.

PROTOKOL BEKLETMEDİ…

Meydan Parkı’nda dün açılışı yapılan 2026 GSB Yaz Spor Okulları ve Engelsiz Spor Okulları, aslında klasik “protokol gelir, herkes sıraya girer” törenlerinden biri olmadı.

Yani tüm Türkiye’de olan “protokol beklenir” geleneği Trabzon’da anlamlı bir şekilde devre dışı bırakıldı.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Valilik ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün ortak organizasyonunda düzenlenen programa normalde, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de katılacaktı.

Ancak Başkan Genç, Harmantepe Şehitlerini Anma Programının uzun sürmesi nedeniyle doğal olarak gecikti.
Bu gecikme sonrasında Meydan Parkı’nda bir bekleme gerçekleşmedi.

Zira orada sadece kürsü değil, çocuklar vardı. Sporcular vardı. Aileler vardı.

Ve en önemlisi “programın başlamasını bekleyen” bir kalabalık vardı.

Kimse “başkan gelecek diye” saatini dondurmadı.

Gecikme olacağı anlaşılınca Başkan Ahmet Metin Genç, kimsenin bekletilmemesini, programın başlaması talimatını verdi.

Organizasyon, olması gerektiği gibi başladı.

Bu küçük ama önemli detay aslında büyük bir şeyi anlatıyor: Trabzon’da protokolün gelmesi etkinliği başlatmıyor, etkinlik zaten başlamış oluyor.

Protokol sadece devam eden bir akışa dahil oluyor.

Başkan Genç ise daha sonra alana geldi. Ama boş bir sahneye değil; canlı bir etkinliğe, hareket halinde bir programa geldi.

Stantları gezdi, 31 branşın tamamını ziyaret etti, çocuklarla oyunlara katıldı, fotoğraf çektirdi, sohbet etti.

Yani klasik “geldi-kesti-gitti” protokol turu değil; daha çok “katıldı, dahil oldu, dolaştı”

Vali yardımcısının da eşlik ettiği programda dikkat çeken şey, aslında kimsenin “protokol gecikti, bekleyelim” refleksine girmemesi oldu.

Bu da organizasyonun ritmini korudu.

Bir not daha: Trabzon’da nadir görülen bir şey oldu; etkinlik, protokole göre değil, halka göre aktı.

Belki de asıl alkışlanması gereken detay tam olarak bu.

Çünkü bazı törenlerde en çok beklenen şey konuşmalar olur, bazı törenlerde ise konuşmalar beklenmeden hayat devam eder.

Dün Meydan Parkı’nda olan ikinciydi.

EKONOMİ TRABZON HENTBOLUNU VURDU

Geçtiğimiz sezon Kadınlar Süper Lig’i dördüncü sırada tamamlayarak Avrupa Kupası’na katılma hakkı kazanan Ortahisar Belediye Kadın Futbol Takımı’nda yeni sezon öncesi önemli bir karar alındı.

Edinilen bilgilere göre temsilcimiz, ekonomik şartlar nedeniyle Avrupa Kupası’na katılmama kararı aldı.

Avrupa’da giderlerin kulüpler tarafından karşılanması, federasyondan beklenen desteğin alınamaması ve sponsor eksikliği bu kararın alınmasında etkili oldu.

Lige katılım başvurusunu yapan Ortahisar Belediye’nin yeni sezonda Kadınlar Süper Lig’de mücadele edeceği öğrenildi. Ancak takımda yeni sezon planlaması henüz netleşmiş değil.

Geçen sezonki kadrodan bazı oyuncularla görüşmeler sürerken, Monica ve Kübra’nın takımdan ayrılması ciddi derecede güç kaybına neden oldu.

Kulislerde, dışarıdan güçlü bir sponsor bulunması halinde kadronun yeniden dizayn edileceği, aksi durumda daha kontrollü bir yapılanmaya gidileceği konuşuluyor.

FORMALAR İÇİN HAKLI İSYAN

Trabzonspor’da yeni sezon formaları üzerinden başlayan tartışmalar, bu kez TS Club cephesinde yankı buldu.

Bordo-mavili camiada her yıl olduğu gibi forma tanıtımlarının ardından sosyal medyada yapılan eleştiriler dikkat çekerken, bu eleştirilerin satışlara nasıl yansıdığı da kulislerde konuşulmaya başlandı. TS Club’a yatırım yapan isimlerden Atilla Ağaoğlu’nun yaptığı çıkış, camiada geniş yankı uyandırdı. Ağaoğlu, formaların yalnızca fotoğraflar üzerinden değerlendirilip ağır şekilde eleştirilmesine tepki gösterdi.

Ağaoğlu “Formaları yakından görmeden sadece resimler üzerinden yorum yapıp gömdünüz. Ayağımıza sıkmada kimse elimize su dökemez.”

Bu sözler, Trabzonspor’un gelir kaynakları açısından TS Club satışlarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme getirdi. Başkan Ertuğrul Doğan’ın sık sık kulübün ekonomik tabloya dikkat çektiği bir dönemde, forma satışları da bordo-mavili kulübün önemli gelir kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor.

TS Club tarafında en büyük rahatsızlık, formayı beğenmeyen taraftarın satın almama hakkı bulunmasına rağmen, sosyal medya üzerinden yapılan sert yorumların satın almak isteyenleri de etkilemesi.

Trabzonspor taraftarının eleştiri hakkı elbette tartışılmaz. Ancak kulüp gelirlerinin bu kadar hassas olduğu bir dönemde, özellikle lisanslı ürünler konusunda yapılan yorumların satışlara etkisi de camiada ayrı bir tartışma başlığı hâline geldi.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }