3 BİN PERSONEL ALINACAK AMA…

Trabzon İl Sağlık Müdürü Mehmet Topsakal, dün 61saat’in canlı yayın konuğu oldu. Topsakal burada dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Bu açıklamalardan dikkat çekmek istediğimiz 1-2 konu var.

İlk olarak söylemek gerekirse Topsakal’ın Trabzon Şehir Hastanesi’ne alınacağını söylediği 3 bin personel konusu.

Bu 3 bin personel içinde doktor ve hemşirelerin de olduğunu söylemekte fayda var.

Ortalama olarak söylemek gerekirse Şehir Hastanesi’nde 7 bin personel çalışacak. Trabzon’da şimdiye kadar bu kadar büyük ölçüde çalışanı olan bir kurum olmamıştı.

Bir diğer konu da Topsakal’ın canlı yayın boyunca teşekkür ettiği 2-3 isimden birisi olan İl Başkanı Sezgin Mumcu…

Başkan Mumcu’nun da doktor olması hasebiyle Şehir Hastanesi noktasında hassas bir çalışma gözetiliyor.

Bu nedenle de İl Müdürüyle aralarında yakın bir çalışma var. Kendisi de Bakanlık nezdindeki çalışmalarda oldukça çaba sarf ediyor.

Bu nedenle Topsakal konuşmasında il Başkanı Sezgin Mumcu’ya sık sık teşekkür etti.

UZUNGÖL’ÜN SİMGESİ…

Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok, Uzungöl’de turizm sezonu öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Başkan Genç burada özellikle Arap turistlerle ilgili bizim de daha önce dikkat çektiğimiz bir noktaya parmak bastı.

“Onlar marjinal grup, arkalarında ideolojik saplantı var” diyen Genç, geçen yıl 188 ülke vatandaşının Trabzon’u ziyaret ettiğini hatırlattı.

Bu cümleleri kullanıyorken aynı zamanda Uzungöl için de çalışmalara bir yandan devam ediliyor.

Uzungöl’de bir kişi Başkana cami ve çevresinin aydınlatmasıyla ilgili çalışma yapılması gerektiğini söyledi.

Başkan Genç ise hiç vakit kaybetmeden aydınlatma için söz verdi.

Hatta çevresindekilere “Bu cami buranın simgesi, hemen yarın bir usta ayarlayın buraya gönderin.” Dedi.

TRABZON SİZLERİ RAHATSIZ ETMEYE DEVAM EDECEK!

Turizm sezonunun başlamasıyla birlikte Trabzon üzerine sosyal medyada yürütülen algı operasyonları yeniden sahneye çıktı.

Üstelik bu algının büyümesine, zaman zaman bazı medya hesaplarının ve sözde haber sayfalarının da katkı vermesi işin boyutunu farklı bir noktaya taşıyor.

Son örnek ise Kurban Bayramı tatilinde Uzungöl'de yaşandı...

Körfez ülkelerinden gelen turistlerin yoğunluğu nedeniyle ortaya çıkan görüntüler sosyal medyada dolaşıma girdi.

Ancak dikkat çeken nokta şu:

Bu görüntüleri ilk paylaşanlar Trabzonlular değil, bölgeyi ziyaret eden turistlerin kendileri...

Yani insanlar gezdikleri, beğendikleri ve keyif aldıkları bir destinasyonu kendi sosyal medya hesaplarından paylaşmış.

Sonrasında ne oldu?

Her yıl aynı senaryoyu devreye sokan bazı hesaplar görüntüleri alıp farklı başlıklarla servis etmeye başladı.

Kimileri "işgal" dedi...

Kimileri Trabzon'u hedef gösterdi...

Kimileri de etkileşim uğruna toplumsal gerilimi körüklemeyi tercih etti.

Ancak burada dikkat çeken büyük bir çelişki var.

Aynı kişiler Antalya sahillerinin Rus ve Ukraynalı turistlerle dolmasını, Ege kıyılarının Avrupalı turist akınına uğramasını büyük bir ekonomik başarı olarak görüyor.

Orada kalabalık olunca turizm oluyor...

Trabzon'da olunca sorun oluyor...

İşte bu yaklaşımın sorgulanması gerekiyor.

Elbette her turist profili eleştirilebilir, turizmin şehir üzerindeki etkileri tartışılabilir.

Ancak eleştirinin milliyet üzerinden yapılması, insanların geldikleri ülkeye göre değerlendirilmesi başka bir noktaya işaret ediyor.

Sosyal medyada bu tür paylaşımların önemli bir kısmının amacı ise aslında çok açık:

Etkileşim...

Bir video paylaşılacak.

Altında yüzlerce kişi tartışacak.

Karşılıklı hakaretler, polemikler yaşanacak.

Hesap sahibi de bu tartışmadan elde ettiği görüntülenme ve erişim rakamlarıyla sayfasını büyütecek.

Yani Trabzon umurlarında değil...

Turizm umurlarında değil...

Dertleri sadece rakam.

Oysa meseleye daha geniş açıdan bakmak gerekiyor.

Antalya'ya Rus ve Ukraynalılar gelsin...

Ege'ye Avrupalılar gelsin...

Trabzon'a Körfez ülkelerinden, Kafkaslardan, Çin'den ve dünyanın dört bir yanından turist gelsin...

Yeter ki Türkiye turizmden daha fazla pay alsın, şehirlerimiz kazansın, esnafın yüzü gülsün.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de dün aslında bu tartışmalara oldukça net bir cevap verdi.

Genç, "Buraya gelen herkes bu yapılan yorumların farkında. Onlar esasında bir şehri karalamakla değil, ülke ekonomisiyle oynuyor" diyerek dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu.

Bir başka gerçek daha var...

Körfez ülkelerinden gelen turistler bugün Trabzon'u tercih ediyor diye rahatsız olanlar, yıllar önce aynı turistlerin Marmara Bölgesi'ndeki bazı şehirlerde yoğunlaşmasına ses çıkarmıyordu.

O dönem ne sosyal medyada bu kadar eleştiri vardı ne de bu kadar sert ifadeler kullanılıyordu.

İş Trabzon'a gelince tonun değişmesi de ister istemez insanın aklına farklı sorular getiriyor.

Demek ki mesele sadece turizm değil...

Demek ki bazıları Trabzon'un yükselen turizm markası olmasını da hazmedemiyor.

Ama gerçek şu: Trabzon artık Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri.

Ve görünen o ki bu durum bazılarını rahatsız etmeye devam edecek...

SOSYAL BELEDİYECİLİKTE BİR İMZA

Trabzon Büyükşehir Belediyesi sosyal hizmetler alanında önemli işlere imza atıyor. Büyükşehir Belediyesi ve paylaş kurumlar aracılığıyla ‘Ailem Güvende Projesi’ni hayata geçiriyor.

Proje kapsamında Hoş Geldin Bebek paketleri ile de yeni doğan bebekleri ailelerini ziyaret ediyor.

Aynı zamanda aile rehberi ve diğer hizmetleri ile zaman kavramı gözetmeden ailelerin yanında oluyor.

Güçlü aile güvenli toplum demektir.

Hatta Trabzon Büyükşehir Belediyesi sosyal hizmetler alanındaki hizmetlerini anlatan kitap da dağıtıyor.

Bu kitabın içerisinde yeni doğan bebeğin beslenmesinden, anne sağlığına, belediye tarafından sosyal hizmetler desteklerinden öğrencilere sunulan hizmetlere kadar tüm soruların cevaplarını kısa ve özet şekilde aktarıyor.

Yani büyükşehir belediyesinin sosyal hizmetler alanında sık sorulan soruları gibi özet şekilde talep edilen herşeyi anlatıyor.

Aslında küçük bir iş gibi görünse de aile yapısı için gerçekten önemli bir hizmet…

ORTAHİSAR MECLİSİNDE "PARA TRANSFERİ" ESPRİSİ

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nde bu dönem hayata geçirilen elektronik yoklama sistemiyle birlikte artık üyelerin isimleri tek tek okunmuyor.

Kartını okutan meclis üyesi salonda ise sistem bunu otomatik olarak kayda geçiriyor.

Ancak aynı durum Trabzon'daki diğer belediyelerde henüz uygulanmıyor.

Ortahisar Belediyesi de dahil olmak üzere ilçe belediye meclislerinde yoklama halen klasik yöntemle, yani isim okunarak yapılıyor.

Tabii teknoloji çağında bu yöntem biraz eski usul kalınca konu dün Ortahisar Belediye Meclisi'nin de gündemine geldi.

Meclis toplantısının hemen başında yoklamanın ardından Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya da duruma dikkat çekti.

Kaya, "Şu yoklama işine de bir çare bulsak. Büyükşehir Belediye Meclisimiz bu işi çözdü. Biraz maliyetli bir iş ama..." diyerek elektronik sisteme göndermede bulundu.

Bu sözlerin ardından CHP Grup Başkan Vekili Cüneyit Zorlu'dan gecikmeden bir yanıt geldi:

"Büyükşehir yardımcı olursa yaparız..."

Meclis salonunda gülüşmelere neden olan bu çıkışın ardından Başkan Kaya, konuyu tam anlamayanlar için bir kez daha açtı.

Kaya, "İsim okumak suretiyle yoklama biraz zaman alıyor" dedi.

Tam bu sırada söze AK Partili Meclis Üyesi ve Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi Başkan Vekili Faruk Kanca girdi.

Kanca, "Bilgi paylaşımı yapalım" diyerek sistemin nasıl uygulandığını anlatabileceklerini söyledi.

Ancak günün esprisi Başkan Kaya'dan geldi.

Kaya, "Bilgi konusunda sıkıntı yok. Para transferi yaparsanız çözeriz..." deyince meclis salonunda kahkahalar yükseldi.

Anlaşılan o ki Ortahisar Belediyesi'nin elektronik yoklama sistemine geçmesinin önündeki engel teknik bilgi değil, bütçe. Bakalım Ortahisar’ın Bilgi İşlemi bu konuyu nasıl çözüme kavuşturacak…

ŞİMDİ SÖZ TARAFTARDA

Trabzonspor’da taraftarın uzun süredir görmek istediği güçlü ve geniş kadro yavaş yavaş şekilleniyor.

Bordo-mavililer şu ana kadar Malinovski, Cabral, Muçi, Therry Karadeniz ve Metehan Mimaroğlu transferlerini kadrosuna kattı.

Bununla da yetinmeyen yönetim, transfer çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.

Gündemde yer alan Tsygankov ve Saviolo transferleri ise adeta kadronun çileği olarak değerlendiriliyor.

Bunun yanında takıma önemli sayıda yerli oyuncunun da dahil edilmesi planlanıyor.



Ayrıca Onana ismi de hâlâ ihtimaller arasında yer alıyor.

Ortaya çıkan tabloya baktığımızda Trabzonspor’un doğru bir transfer politikası izlediğini ve şampiyonluk yarışının içinde olacak güçlü bir kadro kurduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Elbette takımda ayrılıklar da yaşanacak. Oulai ve Zubkov’un takımdan ayrılması artık an meselesi olarak görülüyor.

Yönetimin attığı adımlar, yapılan hamlelerin ne kadar planlı ve doğru olduğunu gösteriyor. Şimdi ise sıra taraftarda.

3 bine yaklaşan kombine satışlarının çok daha yukarı çıkması gerekiyor. Trabzonspor yeni sezonda lig, kupa ve Avrupa maratonuyla birlikte yaklaşık 50-55 maçlık yoğun bir fikstüre çıkacak.

Bu süreçte takımın en büyük gücü her zaman olduğu gibi taraftarı olacak. Yeni transferleri ve kurulmakta olan bu iddialı kadroyu tribünden desteklemek isteyen bordo-mavili taraftarların yerlerini şimdiden alması gerekiyor.

Çünkü büyük hedeflere giden yolda en önemli güçlerden biri yine dolu tribünler olacak.

TESİSLERİN YERİ NERESİ OLACAK?

Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin istimlak edilmesiyle birlikte Trabzonspor’un yeni bir tesise taşınması gündemde.

Ancak yeni yer konusu hâlâ netlik kazanmış değil.

Son günlerde ilginç bir öneri ortaya atıldı.

Trabzonspor’un mevcut stadın bulunduğu bölüme geçmesi isteniyor.

Kulübün, stadyum çevresinde oluşturulacak yeni yaşam alanına taşınması yönünde fikirler ortaya atılıyor ancak böyle bir durumun oluşması çok da mümkün değil.

Zaten kendi yeri olan ve kullanım hakkını almış kulübün oraya taşınması pek de mantıklı değil.

Daha önce Yıldızlı bölgesi Trabzonspor’a önerilmişti. Ancak aradan geçen zamana rağmen bu konuda kayda değer bir ilerleme sağlanamadı.

Stadyum çevresi alternatif olarak gösteriliyor fakat burada da yeterli alan bulunmadığı ifade ediliyor.

Sonuç olarak, “tesislerden çıkılsın” demek tek başına çözüm değil.

Trabzonspor gibi büyük bir kulübün geleceğini ilgilendiren bu konuda, önce uygun ve sürdürülebilir bir yer belirlenmeli, ardından taşınma süreci planlanmalıdır.

Kulübün kapının önüne konulacak bir kurum olmadığı unutulmamalıdır.