Politik Güğüm

Politik Güğüm - 7 Şubat 2026

Trabzon'un ve Trabzonspor'un gündeminde yaşananları sizler için derledik.

KARAİSMAİLOĞLU, AĞIRLIĞINI HİSSETTİRİYOR…

Trabzon siyaset kulisleri bu aralar bir isim etrafında dönüyor: Adil Karaismailoğlu.

TBMM Bayındırlık, İmar ve Turizm Komisyonu Başkanı olan Karaismailoğlu, özellikle AK Parti cephesinde şehir için artık net biçimde bir “ağabey” konumunda görülüyor.

Genel seçimlerin üzerinden neredeyse üç yıl geçti.

Bu süre zarfında iktidar partisi Trabzon milletvekillerinin performansına bakıldığında, Karaismailoğlu’nun farkı hemen hissediliyor.

Zaten seçimlerde de listenin ilk sırasındaydı.

Ama görünen o ki, bu konumunu sadece kağıt üzerinde değil, sahada da daha da sağlamlaştırdı.
Bir dönem Trabzon’da en çok eleştirilen konuların başında ne gelirdi?

“Milletvekilleri şehre gelmiyor”,
“Halktan koptular”,
“Sahada yoklar…”

Bugün gelinen noktada, yaşanan tüm ekonomik sıkıntılara rağmen, Karaismailoğlu için bu eleştirileri yapmak pek mümkün görünmüyor.

Aksine, AK Parti milletvekilleri arasında en çok sahaya inen, en çok programda görünen isim…
Neredeyse her etkinlikte, her açılışta, her toplantıda Karaismailoğlu’na rastlamak mümkün.

Basın cephesindeki görünürlüğe baktığımızda ise iktidar partisi milletvekillerini sıralarsak, ikinci sırada Vehbi Koç’u koyabiliriz…

Ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen ve Yılmaz Büyükaydın geliyor.

Ama şunu da açık söylemek gerekiyor…

Başlangıçta birçok kişi, Karaismailoğlu’nun bu kadar sık Trabzon’a geleceğini, bu kadar görünür olacağını beklemiyordu.

Siyasette bazen hesaplar tutmaz…
Ve tam da o noktada meşhur söz devreye girer:
“Ummadık taş, baş yarar.”

Bugün Trabzon kulislerinde konuşulan tablo tam olarak bu.

Karaismailoğlu, sadece Ankara’daki konumuyla değil, Trabzon’daki saha varlığıyla da ağırlığını her geçen gün biraz daha hissettiriyor.

MHP’DEN KAPALI DEVRE TOPLANTI!

MHP Trabzon İl Başkanlığı’ndan geçtiğimiz günlerde gelen bir davet mesajı, ister istemez dikkat çekti.

Mesajda, İl Başkanı Tolgay Sivrikaya’nın 1 yıllık görev süresini değerlendireceği bir toplantının yapılacağı belirtiliyordu.

Toplantının formatı ise oldukça netti…
Klasik bir basın toplantısı değil, adeta kısıtlı bir danışma toplantısı.

Katılımcı listesi de bunu doğruluyordu:
– Belediye meclis üyeleri,
– İlçe başkanları,
– İl yöneticileri,
– Sınırlı sayıda partili,
– Bazı STK başkanları…

Yani geniş katılımlı, kamuoyuna açık bir organizasyondan ziyade, parti içi bir değerlendirme zemini oluşturulmuştu.

Toplantıda İl Başkanı Sivrikaya, hem geride kalan 1 yılı masaya yatırdı, hem de önümüzdeki döneme ilişkin vizyonunu ortaya koydu.

Ancak burada asıl bizim dikkatimizi çeken ise toplantının kendisi…
Çünkü dönüp bakıldığında,

MHP Trabzon İl Başkanlığı’nın en son ne zaman kapsamlı bir basın toplantısı yaptığını pek hatırlamıyoruz..
Bunun da arkasında yatan neden, kulislerde şu şekilde yorumlanıyor:

Türkiye’nin içinden geçtiği “terörsüz Türkiye” süreci…

Bu kadar hassas bir dönemde, yapılacak bir açıklamanın ya da sorulacak bir sorunun farklı mecralara çekilme ihtimali, MHP cephesinde daha temkinli bir iletişim politikasını beraberinde getirmiş görünüyor.

Bu nedenle yüksek sesli basın toplantılarından ziyade, kontrollü bilgilendirmeler tercih ediliyor.
Tam da bu yüzden dünkü tablo ayrı bir anlam taşıyor.

Bu adım, bir kırılma mı, yoksa sınırlı bir istisna mı; bunu zaman gösterecek.

Ancak şu net…

MHP Trabzon İl Başkanlığı, sessiz ama planlı bir iletişim çizgisinde ilerliyor.

Genel Merkezin çizdiği yolda ilerleyen MHP İl Teşkilatı, önümüzdeki dönemde Trabzon basınında daha görünür olma ihtimali var gibi duruyor…

1 KİLOMETREDE 4 KAMYON OLACAK!

Trabzon’un yeni havaalanı için süreç işliyor. Bildiğiniz üzere deniz üzerine yapılacak olan yeni havaalanı için 90 milyon ton taş ile dolgu yapılacak.

Bu dolgu yapılırken nakliye kamyonlarının trafiği etkilememesi için ince eleyip sık dokunuyor…

Hatta bu nakliyenin sağlanması için tesislerin oraya özel bir tünel yapılması ve direk Maçka yoluna bağlanması planlanıyor.

Çünkü kamyon sayısı bir hayli fazla…

Örnek vermek gerekirse dolgu zamanı 1 kilometre içerisinde 4 tane taş nakliyesi yapan kamyon olması bekleniyor. Bu da zaten trafik sorunu yaşanan şehrimizde bu sorunun artmasına neden olur…

Bu sebeple Başkan Ahmet Metin Genç de a takımına talimatı vererek sürecin zorluk yaşatmadan tamamlanabilmesi için analizleri ve çalışmaları yaptırıyor…

Küçük dokunuşlar ile şehri rahatlayan Karayolları Bölge Müdürlüğü de bu konu üzerine hayli mesai harcıyor diyebiliriz…

SAĞLIKTA MAĞDURİYET ARTIYOR

Sağlık alanında yapılan yatırımlar, vatandaş nezdinde genel olarak memnuniyetle karşılanıyor.

Özellikle Trabzon’da yapımı süren Şehir Hastanesi, kentte sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracak önemli bir adım olarak görülüyor.

Yeni hastanenin, fiziki kapasite ve teknolojik imkânlar açısından birçok yeniliği beraberinde getirmesi bekleniyor.

Ancak sahadaki mevcut tablo, bu beklentilerin gölgesinde ciddi soru işaretleri barındırıyor. Son dönemde kamu hastanelerinde yaşanan randevu sorununa ek olarak, yataklı servislerdeki boş yatak problemi ve protez gibi ameliyat malzemelerinin temininde yaşanan fiyat dengesizlikleri, hasta mağduriyetini her geçen gün artırıyor.

Öyle ki Trabzon’a ameliyat olmak için çevre illerden gelen hastaların işlemleri son anda iptal ediliyor, tedavi süreçleri belirsiz bir sürece evriliyor.

Yaklaşık 3-4 aydır devam eden bu durum, sadece bireysel mağduriyetler değil, aynı zamanda sistemsel bir tıkanıklık yaşandığını da açıkça ortaya koyuyor.

Gözler şimdi, yıl sonuna doğru açılması planlanan Şehir Hastanesi’ne çevrilmiş durumda. Temenni odur ki; yoğun bakım ve yataklı servislerde benzer bir kapasite sorunu yaşanmaz, ameliyatlar ertelenmez, hastalar aylar sonrasına verilen randevu tarihleriyle baş başa bırakılmaz.

Sağlıkta gerçek atılım, yalnızca yeni binalarla değil; planlama, tedarik ve sağlıklı işleyen bir sistemle mümkün olur. Trabzon’da beklenti de tam olarak budur.

BU SAATTEN SONRA YAPILACAK TEK ŞEY….

Trabzonspor, ne yazık ki bu transfer dönemini iyi yönetemedi. Kadroyu genişletmek bir yana, daralttı demek daha doğru olur.

Bugün itibarıyla eldeki tek orijinal kanat oyuncusu 36 yaşındaki Anthony Nwakaeme. Bu tablo, plansızlığın açık göstergesi.

Trabzonspor, her şeye rağmen iyi giden bir sürecin ardından lige bu ruh haliyle girmemeliydi.

Camianın gardı düştü demek abartı olmaz. Evet, beklenen birçok hamle yapıldı. Ancak o hamlelerin hiçbirinde “nokta atışı” diyebileceğimiz bir sonuç ortaya çıkmadı.

Bazı oyuncular yönetim tarafından alınamadı, bazılarını teknik heyet beğenmedi. Bir süredir konuşulan “genç oyuncu dalgası” da şimdilik rafa kaldırıldı.

Peki, bu saatten sonra ne yapılmalı?

Öncelikle şu gerçeği görmek gerekiyor: Nwakaeme ile bu işin yürümeyeceği artık net. Fiziksel gerçekler, yaş faktörü ve sezonun yükü bunu söylüyor. Daha önce bu köşede defalarca ifade ettiğimiz gibi, iş artık iki isme kalmış durumda.

Mustafa Eskihellaç ve Ernest Muçi.

Bu iki oyuncu, Trabzonspor’un sezonun geri kalan bölümünde kader belirleyici olacak.

Başka bir deyişle; oyun onların üzerinden akacak, sorumluluk onların omzunda olacak. Çünkü mevcut tabloda başka bir plan, başka bir çıkış kapısı görünmüyor.

Trabzonspor, bu sezonu buradan döndürecekse; bu ancak sahadaki bireysel cesaretle ve doğru kullanılmış bu iki oyuncu üzerinden olur. Yönetimin kaçırdığı “nokta transfer”i, artık saha içi çözmek zorunda.

Plan transferde yapılmadıysa, plan artık sahada yazılır. Ama bu planın hata payı yoktur.

TRABZONSPOR FB VE GS İLE BAĞLARI KOPARMALI

Trabzonspor için bu transfer döneminin, sadece kaçan isimlerle değil, verilen mesajlarla da hafızalara kazınması gerekiyor.

Çünkü bir kez daha net şekilde görüldü ki ne Fenerbahçe ne de Galatasaray, Trabzonspor’un dostudur. Geçmişte olmadığı gibi, bugün de değildir; yarın da olmayacaktır.

Geçen sezon kaptanın aklını karıştıran, süreci bilinçli şekilde allak bullak eden Fenerbahçe vardı. Bu sezon ise Ouali transferinde medya üzerinden “emri vaki” yapmaya çalışan Galatasaray sahne aldı.

Yetmedi; Trabzonspor’un el sıkıştığı Renato Nhaga ile anlaşarak adeta rövanşı da aldılar. Fenerbahçe cephesinde ise Oğuz için son ana kadar verilen umut, kapanan bir kapıyla sonuçlandı.

Günün sonunda herkes, nasıl bir camia refleksiyle hareket edildiğini bir kez daha test etmiş oldu.

Bu noktadan sonra Trabzonspor’un “ağır duruşu”nun başlaması gerekiyor.

Çünkü bu kulüp, hatırlatmaya gerek var mı bilinmez ama, İstanbul takımlarıyla iyi geçinerek değil, onlara karşı direnerek büyüdü. Bunu en net şekilde ifade eden isimlerden biri de Özkan Sümer’dir.

Onun yıllar önce söylediği o cümle bugün hâlâ yol haritasıdır: Trabzonspor, İstanbul takımlarıyla sevişerek değil, savaşarak büyük olmuştur.

Bu mottodan sapmak, Trabzonspor’un ruhundan sapmaktır. Dolayısıyla bundan sonra atılacak adımların daha net, daha mesafeli ve daha ilkesel olması şarttır.

Mümkünse söz konusu bu kulüplerle transfer alışverişinin tamamen kesilmesi, kulübün de camianın da hayrına olacaktır.

Trabzonspor’un gücü, başkalarının planlarında figüran olmakta değil; kendi yolunu kendi iradesiyle çizmekte yatar. Politik Güğüm’ün altını çizdiği gerçek de tam olarak budur.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }