AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısı

- Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (1) - "Meselenin dolar olmadığını, avro olmadığını, altın olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunlarıdır, gülleleridir, füzeleridir. Biz elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz. Ama asıl olan bu silahları ateşleyen elleri kırmaktır" - "Biz birilerinin bize saldırısını anladık da ey Kılıçdaroğlu sana ne oluyor" - "Bizimle hesaplaşmak için böyle bel altı yöntemleri kullananlar şunu unutmasın, dünyada ülkemize husumet politikası güdüp de iflah olmuş hiçbir siyasetçi, hiçbir yönetim yoktur. Bu milletin ahını alan herkes eninde sonunda belasını bulmuştur"

AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısı

RİZE (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Meselenin dolar olmadığını, avro olmadığını, altın olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunlarıdır, gülleleridir, füzeleridir. Biz elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz. Ama asıl olan bu silahları ateşleyen elleri kırmaktır." dedi.

Ordu'daki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı.

Erdoğan, konuşmasına, hemşehrilerinin, 24 Haziran'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 77'lik oy oranıyla şahsına verdiği desteğe teşekkür ederek başladı.

Başkan Erdoğan, Ordu'da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşa Allah'tan rahmet, evleri, iş yerleri, mahsulleri, yolları, köprüleri zarar görenlere de geçmiş olsun dileğinde bulundu. Bugün Ordu'da felaket bölgesini ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, devletin, vatandaşın zararlarını karşılayacağını söyledi. Erdoğan, "Rabbim bölgemizi ve ülkemizi bu tür felaketlerden korusun." dedi.

Salona girmeden önce binlerce hemşehrisine meydanda hitap ettiğini belirten Erdoğan, "Sizin bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz bizim en büyük güç ve moral kaynağımızdır. Bizim arkamızda Rize olduğu sürece, bizim arkamızda Rize ile birlikte 80 vilayetimiz olduğu sürece, bizim arkamızda 81 milyon vatandaşımız, yüz milyonlarca kardeşimiz olduğu sürece Allah'ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur." diye konuştu.

- "Şimdi de döviz baronlarıyla beraber hareket ediyorsun"

Son günlerde döviz kurlarındaki dalgalanmanın bahane edilerek, Türkiye'nin başında kara bulutlar dolaştırılmaya çalışıldığının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tabii meselenin dolar olmadığını, avro olmadığını, altın olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunlarıdır, gülleleridir, füzeleridir. Biz elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz. Ama asıl olan bu silahları ateşleyen elleri kırmaktır. Zaten daha önce pek çok yerde bu elleri kırdığımız için böylesine bir saldırıya maruz kalıyoruz. Sanıyorlar ki döviz kurunu zıplatınca Türkiye yıkılacak. Sanıyorlar ki finans araçlarını devreye sokunca bu millet diz çökecek. Sanıyorlar ki bize farklı hukuk uygulayınca bu ülke teslim olacak."

Başkan Erdoğan, şunları söyledi:

"Şimdi biz birilerinin affedersin bize saldırısını anladık da ey Kılıçdaroğlu sana ne oluyor? Yeni bir Genel Sekreter atadı. Hamzaçebi, Sayın Hamzaçebi'ye teşekkür ediyorum. Fakat Genel Başkanı ne yazık ki ondan hiç nasibini almamış. O başka telden çalıyor, o başka telden çalıyor. Kılıçdaroğlu, ağzınla kuş tutsan avucunu yalarsın, avucunu. Sen zannediyor musun bu döviz baronlarının yanında yer aldığın zaman sana bu ülkede paye verecekler, asla. Bunca zamandır girdin kaybettin, girdin kaybettin, girdin kaybettin hala koltuğu bırakamadın. Ama koltuk seni bıraktı. Bir yere gideceğin yok. Şimdi de döviz baronlarıyla beraber hareket ediyorsun. Sana bir şey mi gelecek oradan? Biz emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz ve aynı şekilde kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz."

- "Bir başka bahar için sadece yaprak döktük"

"Ey milletim, bu gafillere Türkiye'nin nasıl bir ülke olduğunu göstermeye hazır mıyız? Bu gafillere içte ve dışta Türk milletinin nasıl bir halk olduğunu göstermeye var mıyız? Ey milletim, bu haramzadelere bizim öyle 3 kuruşla sarsılacak bir ülke olmadığımızı göstermeye var mıyız? Bu haramzadelere bizim gücümüzün paramızdan değil, imanımızdan, inancımızdan kaynaklandığını göstermeye hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, Mevlana'nın, "Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük." sözünü anımsattı.

Tüm bunların sadece daha güzel baharlara hazırlanma vesilesi olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin bu tür kuşatmalarla ilk defa karşı karşıya kalmadığına işaret etti.

Erdoğan, 2002'de iktidara geldikten sonra vesayet güçlerinin pek çok provokasyonuyla, engellemesiyle, tuzağıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Hepsiyle sabırla mücadele ederek, ülkeye demokrasi ve ekonomide sınıf atlattıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'yi satın alma paritesine göre dünyanın 13. büyük ekonomisi haline getirdiklerini kaydetti.

Tarihin en büyük projelerini, en büyük yatırımlarını bu dönemde hayata geçirdiklerinin altını çizen Erdoğan, "Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacak yeni bir hamlenin eşiğindeyken bir anda ardı ardına akılla mantıkla izah edilemeyecek saldırılarla karşılaşmaya başladık." dedi.

Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet - yargı darbe girişimi, farklı örgütler aracılığıyla terör eylemlerinin tırmandırılması ve 15 Temmuz'a gelindiğini hatırlatan Erdoğan, bunların dışında daha pek çok büyüklü küçüklü saldırıyla dikkatin dağıtılmaya çalışıldığını ifade etti.

- "Cevabımızı Suriye operasyonlarımızla verdik"

Bir dizi çelmenin ardından 15 Temmuz'da ülkenin tam manasıyla esir alınmaya çalışıldığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz cevabımızı, Suriye operasyonlarımızla verdik. Bugün de ekonominin araçlarını kullanarak aynı işi yapmaya çalışıyorlar. Cevaplarını yine vereceğiz. Türkiye gibi bir ülkeyi, küçük hesaplar uğruna karşılarına alanlar, elbette bunun bedelini hem bölgemizde hem de kendi siyasetlerinde ödeyeceklerdir. Bizimle hesaplaşmak için böyle bel altı yöntemleri kullananlar şunu unutmasınlar; dünyada ülkemize karşı husumet politikası güdüp de iflah olmuş hiçbir siyasetçi, hiçbir yönetim yoktur. Bu milletin ahını alan herkes eninde sonunda belasını bulmuştur.

Peki bizim prensibimiz nedir? Men sabera, zafera. Evet, ne demek bu? Kim sabrederse zafere ulaşır. Sabredeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz ve müjdelenen zafere de mutlaka ulaşacağız. Yeter ki saflarımızda delik açtırmayalım. Tamam bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım hep birlikte Türkiye olalım. Yeter ki kurulan tuzaklara düşmeyelim. Yeter ki kendi hedeflerimizden uzaklaşmayalım. Yeter ki kendi stratejilerimizden kopmayalım. Yeter ki meseleye olduğu gibi son hadiseye de işte bu anlayışla yaklaşalım. Biz üzerimize düşenleri yapacak ve gerisini Rabbimize havale edeceğiz."

Erdoğan'ın, "Rize'nin uşakları, hanımları bugün yine bir başka güzel" sözleri yoğun alkış aldı.

(Sürecek)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner510