Sıkıntılı bir kadro ile sezona başlayan ve Fatih Tekke önderliğinde olağanüstü sonuçlar alan Trabzonspor, Galatasaray galibiyeti ile kendisini bir anda şampiyonluk yarışı içinde buldu. Hem de alev alev bir yarış!
Yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim, Trabzonspor’dan böyle bir başarıyı hemen hemen hiçbirimiz beklemiyorduk. Fakat burada kritik bir nokta var ki devre arasında bir şeyler şekillenmeye başlamıştı. Tünelin ucundaki ışık sanki görünüyor gibiydi… Ara transfer döneminde yapılabilecek güçlü takviyeler ile bu ışık daha da netleştirilebilirdi.
Trabzonspor ise daha da güçlenmeyi tercih etmedi ya da beceremedi! Nwaiwu haricinde takıma katkı sağlayacak bir takviye yapılmadı veya yapılamadı. Bırakın daha güçlenmeyi, Olaigbe’nin gidişiyle Trabzonspor sol kanatta sayısal olarak bile kayıp yaşadı.
Evet, son beş hafta itibari ile bunları konuşabiliyorsak Trabzonspor güzel bir sezon geçirmiş demektir. Daha da güzel olabilir miydi? Kesinlikle evet…
Alanyaspor deplasmanında kaybedilen iki puan ile inanılmamış şampiyonluk hikayesi son bulmuş oldu. Bundan sonraki en gerçekçi hedef, Trabzonspor adına lig 2.’liğidir ama bunun da çok kolay olmayacağı aşikar!
Şampiyonluk demişken! Son düzlükte dahi kaç kişiydik ki şampiyonluğa inanan? Belki daha güçlü söylemler olsaydı, pozisyon vermediğimiz Alanyaspor maçından galip ayrılabilirdik. Hani diyorlardı ya “inanmak başarmanın yarısıdır” diye, biz galiba o yarıya gelme eşiğine yaklaşamadık.
Nasipse seneye… Ama bu mevcut anlayışla değil…!