Trabzon Şehir Plancıları Odası Sözcüsü Ercan Şen, “Şehir hastanesi ile ilgili yürütmeyi durdurma ve iptal davamız Trabzon İdare Mahkemesi’nde reddedildi, şu an Danıştay aşamasında. Eğer Danıştay da bozmazsa karar aleyhimize gelecek. Bizim savlarımızı kabul etmemiş olacak yargı. Ancak hastanenin inşaatı yüzde 80 oranında bitmiş durumda. Böyle bir noktadan sonra, davayı kazansanız bile fiilen yapılacak çok az şey kalıyor” dedi.
İNŞAAT İLERLEDİKTEN SONRA GERİ DÖNÜLEMEZ NOKTA GEÇİLİYOR !
Şen, yürütmeyi durdurma kararlarının mahkemeler tarafından çok zor verildiğini, esaslı bir kamusal zarar gösterilmedikçe inşaatların devam ettiğini belirtti:
“Şehir plancıları olarak biz yargıya başvurduğumuzda esas talebimiz yürütmeyi durdurma oluyor. Çünkü inşaat ilerledikten sonra, geri dönüşü olmayan bir sürece giriliyor. Kazansanız bile o binaları kaldırmak, yıkmak mümkün olmuyor. Cephanelik alanında da davayı kazandık, yapı kayıt belgesini iptal ettirdik, Ortahisar Belediyesi'ne yıkım kararı çıkarttık ama bina hâlâ orada duruyor. Yapanın yanına kâr kalıyor.”
Şen, bu durumun kamuoyunda yanlış bir algı oluşturduğunu söyledi:
“İnşaat bittiğinde, ‘niye engel olmadınız?’ diye soruyorlar. Oysa biz başından beri sürecin yanlış olduğunu söylüyoruz. Yargı çok geriden geliyor. Şehir hastanesinde de aynı durum yaşanıyor. Kazansanız bile yıkım kararı verseniz, bu kez kamuoyu tepkisiyle karşılaşıyorsunuz. Yani bir planlama çarpıklığı var; hem şehir kaybediyor hem de adalet duygusu zedeleniyor.”
DANIŞTAY'IN KARARI ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA AÇIKLANACAK !
Trabzon Şehir Plancıları Odası, şehir hastanesinin yer seçimi ve imar kararlarının plan bütünlüğünü bozduğunu, ulaşım yükünü artıracağını ve çevresel riskler doğurduğunu savunuyor. Danıştay’ın kararı önümüzdeki aylarda açıklanacak.
Bu dava, yalnızca bir hastane projesi değil; şehir planlamasında hukukun ne kadar etkili olabildiğinin de sınavı niteliğinde. Şehir plancılarının itirazı, Trabzon’un geleceğini ilgilendiren bir mesele olarak kamuoyunun gündeminde kalmaya devam ediyor.





