EuroLeague şampiyonu Fenerbahçe’yi, final oynayan Galatasaray’ı ve Avrupa’nın gediklisi Türk Telekom’u bir bir deviren Trabzonspor, son olarak üst üste beşinci galibiyetini aldı. Bu sadece bir galibiyet değil; Trabzon’da yankı uyandıran, ciddiye alınması gereken bir mesajdı. Bu takım kazanıyor çünkü doğru şeyleri yapıyor.
Bugün gelinen noktada Trabzonspor Basketbol Takımı sahada yalnızca basketbol oynamıyor; bir aile ortamı inşa etmiş durumda. Kadro derinliği tartışılır, eksikler var mı var… Ama o aile hissi, takımın seviyesini ciddi biçimde yukarı çekiyor. Bu da öyle kolay kolay oluşan bir şey değil.
Hayri Gür Salonu’na baktığımızda tablo net: Trabzonspor taraftarı artık salona geliyor. Hem de öyle boşluklu, isteksiz değil; yüksek kapasiteli, dolu dolu bir atmosfer var. Ancak bir detay var ki gözden kaçmıyor: Protokol tribünü… Salonun düzenini ciddi şekilde bozuyor. Ekrandan direkt orası göründüğü için salon boşmuş gibi bir algı oluşuyor ama gerçek böyle değil. Belki burada farklı bir yerleşim, farklı bir planlama şart. Salonun genel anlamda eksikleri var ve artık profesyonelleşmesi gerekiyor.
Öte yandan sahiplenme meselesi… Trabzonspor futbol takımının yöneticileri sezon başından beri neredeyse her maçta salonda. Bu, lafla değil icraatla sahiplenmedir. Aynı sahiplenmeyi futbolcular da gösteriyor. Kaleci Uğurcan, Onuralp Çevikkan, Zubkov, Folcarelli, Agent ve Onuralp Çakıroğlu son maçta yine tribündeydi. Küçük gibi görünen ama aslında büyük detaylar bunlar.
Yabancı futbolculara bakıyorsun; evli olanlar çocuklarını alıp geliyor. Sezon başından beri neredeyse tüm maçlara katılanlar var. Bu şehirde oynayan yabancı oyuncular için bu atmosfer, bu salon, bu birliktelik oldukça kıymetli bir sosyal alan oluşturuyor.





