Erdoğan: Trabzon Gazze'nin yanında

Erdoğan: Trabzon Gazze'nin yanında

Maltepe'de konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin 81 ilinin olduğu gibi Trabzon'undan Gazze'nin yanında olduğunu söyledi.

Erdoğan: Trabzon Gazze'nin yanında

 Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin 1949 yılında Adanan Menderes'in karşısına Şemsettin Günaltay'ı çıkartarak Demokrat Parti'nin oylarını almak istediğini Kılıçdaroğlu'nun bugün de aynı şeyi yaptığını söyleyerek, "Çok ilginç, hikaye aynen bugünküne benziyor. Kimdir Bu Şemsettin Günaltay? Merhum Mehmet Akif'in arkadaşı. İki o da profesör, ilahiyatçı tarihçi, dört üç dil biliyor. Aynen bugün ki gibi. Hiç farkı yok. Peki sonuç ne oluyor? 14 Mayıs 1950'de seçim yapılıyor CHP ve Şemsettin Günaltay ağır yenilgi alıyor. Demokrat Parti ezici bir zafer kazanıyor. CHP bugün de aynısını yaptı. Gitti dışarıdan aday ithal etti. MHP'yi de yanına aldı. Zaten vagon, vagonu da arkasına taktı. Monşeri aday gösterdi. Neymiş profesörmüş, neymiş 3 dil biliyormuş. Ya biz tercüman mı arıyoruz? Tercüman mı arıyoruz yoksa ülkeyi yönetecek adamı mı arıyoruz? Tercüman arıyorsan çok. 3 dil bilen de var, 5 dil bilen de var. Ben işte tercümanlarla götürüyorum işi, hamdolsun" dedi.

Başbakan Erdoğan, Maltepe Etkinlik Alanı'nda düzenlenen mitingde coşkulu kalabalığa seslendi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı mitinge Erdoğan, İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını da okuyarak başladı. İstiklal Marşı'nı okuduktan sonra İstanbul'u ve ilçelerini yürekten selamladığını kaydeden Erdoğan, İstanbul'un bugün de muhteşem olduğunu ve tarih yazdığını kaydetti. Miting alanını göstererek bu manzaranın dostların yüreklerine serptiğini belirten Erdoğan, "Kardeşlerimizin yüreklerini ferahlatıyor. Şu aşk, şu sevda, şu heyecan mazlumlara umut ışığı oluyor. Senin şu dik duruşun, şu onurlu duruşun var ya İstanbul inan zalimlerin yüreğine korku salıyor. İstanbul sen burada dimdik durduğun sürece inanın adaletin sancağı yere düşmez. Sen burada mertçe durduğun sürece inanın zalimlerin gözüne uyku girmez. Sen umutsun İstanbul" dedi. Erdoğan bu konuşmasının ardından Çanakkale Şehitlerine şirinin de son kısmını okudu.
-"İSRAİL DEVLETİ DE FİLİSTİN'DE ARİ IRK OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYOR"-
Bugün sadece miting yapmadıklarını belirten Erdoğan, "Bugün burada biz Irak'a "biz buradayız' diyoruz. Bugün buradan Suriyeli kardeşlerimize, Myanmarlı, Mısırlı, Libyalı kardeşlerimize "işte biz buradayız' diye haykırıyoruz. Bugün buradan Filistin'e, Kudüs'e, Ramallah'a Nablus'a, Eriha'ya, "Kardeşleriniz burada' diye sesleniyoruz. Buradan Gazze'nin çocuklarına selam gönderiyoruz, Gazze'nin mazlumlarına, masumlarına selam gönderiyoruz. İstanbul'un annelerinden, Türkiye'nin tüm annelerinden Gazze'nin annelerine dayanışma mesajlarını gönderiyoruz. Biz işte buradayız Gazze, öfkemizle buradayız Gazze, yanan yüreklerimizle buradayız" ifadelerini kullandı.
100 yıl önce Şucaiye'den askerlerin çekilmesine rağmen yüreklerini çekmediklerini belirten Erdoğan, "Yüreğimizin yarısı İstanbul'daysa bilin ki yarısı Gazze'dedir" dedi.
İsrail'in hayata tutunmaya çalışan Filistinlilere tahammülü olmadığını kaydeden Erdoğan, "Şimdi rahatsız eden bir cümleyi söylüyorum. Hitler Almanya'da nasıl ari bir ırk oluşturmaya çalışmışsa İsrail devleti de şu anda orada aynı hedefin peşinde koşuyor" dedi.
-"HİÇ BİR ZULÜM EDEBİ DEĞİLDİR, GÜN GELECEK ZULÜMLERİNİN HESABINI MUTLAKA VERECEKLER"-
Kendisine Türk-Amerikan Dostluk Grubu tarafından bir mektup yazıldığını kaydeden Erdoğan, "Mektubunda da güya beni tehdit ediyor. Aynı şekilde yazılı cevabını alacaklar o ayrı. Ama ben şimdi buradan sesleniyorum bakın çok enteresan. Kadınları öldürüyorlar ki Filistinli doğurmasınlar. Bebekleri öldürüyorlar ki büyümesinler. Erkekleri öldürüyorlar ki vatanlarını savunmasınlar. Kundaktaki bebeklerden bile korkuyorlar. Parklarda, sahillerde top oynayan çocuklardan dahi korkuyorlar. Hastanedeki yaralıdan, tekerlekli sandalyedeki engelliden dahi korkuyorlar. İnanın öldürdükçe daha da korkacaklar, kan akıttıkça akıttıkları kanda boğulacaklar. Hiç bir zulüm edebi değildir, gün gelecek zulümlerinin hesabını mutlaka verecekler. Hesap günün gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Hukukun işleyeceğine, adaletin tecelli edeceğine yürekten inanıyoruz. Bu Bebek katillerinin, bu İsrail yönetiminin er ya da geç yaptıklarının hesabını hukuk içinde vereceğini biliyoruz. Filistin yalnız değilsin, Gazze yalnız değilsin. Dünyada vicdan sahipleri Filistin ve Gazze'nin yanında, samimi müminlerin hepsi Gazze'nin yanında. İşte İstanbul Gazze'nin yanında. Diyarbakır Gazze'nin yanında. Trabzon, Adana, 81 vilayet, 77 milyon Gazze'nin yanında" diye konuştu.
-"EY ULUSLARARASI BASIN NEREDESİN"-
Filistin'de son saldırıda 10 gazetecinin hayatını kaybettiğini, Filistin'deki Anadolu Ajansı bürosuna 2 kez saldırı yapıldığını belirten Erdoğan, "Hiç dünyadan tepki var mı? Ey uluslararası basın, ey basın örgütleri neredesiniz? Türkiye'de terör suçluları için "gazeteciler tutuklu' diye ayağa kalkarsınız, Filistin'de ölen gazetecileri neden görmüyorsunuz? Ey Kılıçdaroğlu senin gidecek yerin var mı ya? Ey Bahçeli senin gidecek yerin var mı ya? Şimdi yanınıza bir tane de sipariş, ithal bir monşer aldınız üçlü bir koalisyon. Ama ne diyorlar, '10 tane parti beni destekliyor.' 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta etmez. Kılıçdaroğlu "İsrail'de basın özgür' diyordun, kendi ülkeni dünyaya şikayet ediyordun. Filistin'de 10 gazeteci öldürüldü neden susuyorsun? Konuş, konuş niye susuyorsun?" şeklinde konuştu.
En zor şartlarda ulaştırdıkları yardımlarla Filistin'in yanında olduklarını belirten Erdoğan, bunu Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin de bildiğini fakat söylemediğini kaydetti. Erdoğan ardından 7 Temmuz'dan itibaren Gazze'ye yapılan insanı yardımları anlattı.
-"BUNLARIN MİLLİYETÇİLİĞİ DE HALKÇILIĞI DA SAHTEDİR"-
Türkemenlerle ilgili konuşmanın Türkmenlerin şartlarını zora düştüğünü, kendi yaptıkları yardımların da zorlaştığını kaydeden fakat CHP MHP'nin böyle hassasiyetleri olmadığını İhsanoğlu'nun ise bu işlerden anlamadığını savunan Erdoğan, "Suudi Arabistan "Bunu çekin' diye bize söyledi, mevcut cumhurbaşkanımız Abdullah Bey'e söyledi, dışişleri bakanımıza söyledi. "Bu adamı alın buradan' dedi. Biz de dedik ki "Yani seçim yapıldı, seçimle geldi seçimle geleni alma imkanımız malum yok. Biz sizi bu noktada gücendirmek istemeyiz ama böyle bir imkan yok.' Bu bize ne dedi biliyor musunuz? "Benim arkamda durmuyorsunuz' dedi. Tamam da sen başarısızsın, beceriksizsin, seni bundan dolayı istemiyorlar, istemiyorlar. Diyor ki, "bana nişan taktılar' sana gidesin diye nişan taktılar ama artık o kadar oyaladın ki süre doldu ondan sonra da zaten ayrılmak durumunda kaldın" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, muhtaçlara ulaşma, mazlumların hakkını savunma, Türkmenlerin ihtiyaçlarını giderme noktasında, ne CHP'nin ne de MHP'nin kendi ellerine su dökemeyeceğini belirten Erdoğan, "Bu MHP'nin milliyetçiliği fasondur, fason. Bunların milliyetçiliği de halkçılığı da sahtedir, sahte. İşte biz bunların milliyetçiliğini, çıkardıkları ortak adaylarında, yani monşerde gördük" dedi.
-"BEN İŞTE TERCÜMANLARLA GÖTÜRÜYORUM İŞİ"-
1949 yılında Adanan Menderes ve arkadaşlarının gümbür, gümbür başbakanlığa yürüdüğünü fakat İsmet İnönü'nün de bu yürüyüşü kesmek için hesaplar yaptığını belirten Erdoğan, İnönü'nün dindar bir aday göstererek Demokrat Parti'nin oylarını almak istediğini belirtti. Kılıçdaroğlu'nun da İnönü'den bunu öğrendiğini söyleyen Erdoğan, "Çok ilginç, hikaye aynen bugünküne benziyor. Kimi buluyor biliyor musunuz? Şemsettin Günaltay. Kimdir Bu Şemsettin Günaltay? Merhum Mehmet Akif'in arkadaşı. İki o da profesör, ilahiyatçı tarihçi, dört üç dil biliyor. Aynen bugün ki gibi. Hiç farkı yok. Peki sonuç ne oluyor? 14 Mayıs 1950'de seçim yapılıyor CHP ve Şemsettin Günaltay ağır yenilgi alıyor. Demokrat Parti ezici bir zafer kazanıyor. CHP bugün de aynısını yaptı. Gitti dışarıdan aday ithal etti. MHP'yi de yanına aldı. Zaten vagon, vagonu da arkasına taktı. Monşeri aday gösterdi. Neymiş profesörmüş, neymiş 3 dil biliyormuş. Ya biz tercüman mı arıyoruz? Tercüman mı arıyoruz yoksa ülkeyi yönetecek adamı mı arıyoruz? Tercüman arıyorsan çok. 3 dil bilen de var, 5 dil bilen de var. Ben işte tercümanlarla götürüyorum işi, hamdolsun" diye konuştu.
-"MONŞERDE SİGORTALAR ATTI"-
Başbakan Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Mehmet Akif Ersoy'un kabrini ziyareti sırasında çekilmiş olan görüntülerini miting meydanında gösterdi. Bu sırada alanda bulunanların yuhalaması üzerine Erdoğan, kalabalığa yuhalamamaları yönünde uyarıda bulundu.
Erdoğan ayrıca İhsanoğlu'nun Yahya Kemal Beyatlı'nın "Süleymaniye'de Bayram Sabahı" isimli eserine ilişkin yaptığı konuşmanın yer aldığı bandı da miting meydanındaki yoğun kalabalığa izletti.
Bu videonun arkasından bir konuşma yapan Erdoğan, "Dersini iyi çalışmıyor iyi hazırlanmamış. Görüyorsunuz hal bu. Dün Hatay'da konuşuyor, dünyayı ne kadar tanıdığını, uluslararası ilişkiler de ne kadar usta olduğunu övüne övüne anlatıyor. "Çekoslovakya Devlet Başkanı arkadaşım' diyor. Ya Ekmel, "Çekoslovakya' diye devlet mi kaldı? Artık Çek Cumhuriyeti var. "Çekoslovakya' diye devlet var mı? sen nasıl tanıyorsun bunları? Çekoslovakya iki ayrı devlet oldu, 21 sene oldu. Eğer yarın da çıkıp "Yugoslavya' derse şaşırmayın. Öbür gün çıkıp "Sovyetler Birliği' derse ona da şaşırmayın. CHP Genel Müdürüyle, MHP Genel Başkanı çıkıp da milleti eğlendiriyordu. Şimdi yanlarına bir kafadar daha buldular. Hisseli Harikalar Kampanyası. Ne diyor, "Cumhurbaşkanlığı makamı devletin sigortasıdır' daha seçime bir hafta var, monşerde sigortalar attı" diye konuştu.
Bu duruma kendisinin üzüldüğünü, CHP ve MHP seçmenine haksızlık olduğunu belirten Erdoğan, "İdeolojik oy kullanmayalım" uyarısında bulundu.
-"ÇÜNKÜ BUNLARDAN DAVACIYIZ"-
Paralel yapıyla mücadeleye de değinen Erdoğan, "Ben size ne dedim "inlerine gireceğiz' dedim mi? Girdik mi? Daha bitmedi bu işin başı, devam edeceğiz. Daha çok çözülecek işler var. Çünkü bunlardan davacıyız. Beni dinlediler. Bakanlarımı dinlediler. Uluslararası görüşmelerimizi dinlediler. Hiç bir hakim, hiç bir savcı bir başbakanın, bir bakanın uluslararası görüşmesini dinleme hakkına sahip değildir. Bunlar bunu yaptılar" dedi.
Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde aynı aşk, tutku ve heyecanla yürüyeceğini kaydeden Erdoğan, "Önümüzdeki hafta Pazar günü sandıklara gitmeyi ihmal etmeyin. Eğer sizler takdir ederseniz, eğer sizler seçerseniz, İstanbul'dan başlayan kutlu yolculuğu artık başka bir safhaya taşıyacağız. Öyle tahmin ediyorum ki, bu başbakan olarak İstanbul'da gerçekleştirdiğim belki de son miting olacak. Şunu bilmenizi istiyorum, bu yola İstanbul'dan sizlerle birlikte çıktık, ne yaptıysak birlikte başardık. Bu kutlu şehir rehber olmasaydı, ilham vermeseydi, bize dualarını göndermeseydi, inanıyorum ki bu kadar eser vücuda gelmezdi. Ben bugün İstanbul'a veda etmiyorum, ben bugün sizlere veda etmiyorum, Allah takdir ederse doğduğum bu şehirde bu günlere kadar teneffüs ettiğim bu şehirde vefat etmek, hiç olmazsa bu şehre defnedilmek, benim en büyük arzum en büyük vasiyetimdir. İnşallah son nefesime kadar, milletimle yol arkadaşlarımla, en çok da İstanbul'da olmayı sürdüreceğim. Biz nereye geldiğinden daha ziyade, nereden geldiğini önemseyen bir kültürün mensuplarıyız. Sizin karşınızda milletvekili değil, başbakan değil, Cumhurbaşkanı adayı en başta Kasımpaşalı Recep Tayyip Erdoğan var. İnşallah hep de öyle olacak" şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner725