Başbakan Erdoğan, ATV'de katıldığı canlı yayında soruları cevapladı. Erdoğan, Hakkari'de 6 askerin ve 2 geçici köy korucusunun şehit olmasıyla ilgili, "Özellikle bütün milletimizin başı sağ olsun diyerek sözlerime girmek istiyorum. Malum dün gece 22.20 sıralarında yaşanan bir olay ve bu olay neticesinde de 6 askerimizin şehit olması 3 geçici köy korucusunun şehit olması bizi üzdü. Allah'tan kendilerine rahmet diliyorum. Şehitlik makamıyla zaten en yüksek makama ulaştıklarına inanıyoruz. Ailesinin ve milletimizin başı sağ olsun" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, "Mücadele için ülke adı vermeye gerek yok bunların nerden hangi ülkelerden beslendiği belli. Bu komşu ülkelerde de var, Batı'da da bunlara destek veren ülkeler var. Bunu genel birifade olarak değerlendirirsek isabetli olur. Dağdakiler ve siyasi kanadının aldıkları farklı destekler var" dedi.

Bir kısım medyanın halen terör örgütüne destek vermeye devam ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Bu propagandaya yazılı ve sözlü destek veren maalesef medyadır. Bu kesimlerin teröre verdikleri destek gözardı edilemez. AK Parti iktidarı bu kesimleri ve bir kısım medyayı rahatsız etmektedir. AK Parti olarak taviz vermemiz asla mümkün değil. Ana muhalefet partisi biz Kürt sorununu çözeriz diyorlar ama ben soruyorum bu partilerin bugüne kadar çözüm önerisi olarak sundukları işe yarar bir şey var mı? Bir kısım medya anamuhalefet kalktı kürt sorununu çözmek için yola çıktı diyor ama ortada bir şey var mı. Maalesef yok" ifadelerini kullandı.

"TETİKLERDEN PARMAKLARIN ÇEKİLMESİ LAZIM"

"Tetiklerden parmakların veya elin çekilmesi çözüm değil silahların bırakılması çözüm" diye konuşan Erdoğan, "Kim bırakacak silahı, bölücü terör örgütünün bırakması lazım. Çünkü güvenlik güçleri silah bırakamaz. Güvenlik güçlerinin silah tabii, doğal enstrümanıdır. Sürekli olarak yanında yaşımak durumundadır. Kime karşı, teröriste karşı da asayişi bozanlara karşı, herkese karşı bunu taşımak zorundadır. Zaten bu güvenlik güçleri bunu taşıyarak güvenliği sağlamış oluyor. Eğer bu adım atılamazsa çözüm bulmak mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, BDP'nin 'PKK bir bölücü terör örgütüdür' açıklamasını yapamadığını vurgulayarak, "Kaç defa davet ettim çıkın şu açıklamayı yapın diye. Niye çünkü oradan besleniyor yapabilir mi? Yaptığı zaman akibetlerinin ne olduğunu biliyorlar, sonlarının ne olacağını biliyorlar. Benim Kürt kardeşimi de bunlar istismar ediyorlar. Benim Kürt kardeşimin terörle bir alakası yok ki" dedi.

"115 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ"

Medyanın yapması gereken çağrının bölücü terör örgütünün silahlarını tamamen bırakılması yönünde olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Ama yapamıyorlar çünkü bu örgütler bu propagandadan besleniyor. Şemdinli'de 23 Temmuz'da başlayan bu süreçte bu bahsettiğimiz gruplar psikolojik bir savaş başlattı. Çok çirkin bir harekattı. Bu savaş TSK personelini ve bizi moral noktasında etkiliyor. Orada karada, havada sürekli bir mücadele sürdüren bizim güvenlik güçlerimiz var. Son tabloyu ben size vereyim Şemdinli olayında 23'ünden itibaren bizim 2 şehidimiz var fakat 115 terörist etkisiz hale getirildi" şeklinde konuştu.

ŞEHİT SAYILARININ ÇOK OLDUĞU İDDİASI

Şehit sayılarının çok fazla olduğu ama bunun açıklamadığı yönünde iddiaları hatılatılması üzerine ise Erdoğan, "Bunların hepsi yalan. Bir defa bunların hepsini bir kısım medya daha fazla şehit olduğu ama bu gizleniyor diyorlar ama böyle bir şey yok silahlı kuvvetler kalkarda şehit olan birini gizler mi veya şu kadar helikopter düşmüş bunu kalkıp da gizler mi? Burada karşı taraf bir psikolojik hareket yapıyor ve maalesef bizim medyamızda buna alet oluyor. Bu kimin medyası diye zaman zaman soruyorum. Onların maalesef bu şekilde onların tezgahına, onların ocağına odun taşıyan var. Bunları nereye kadar kabulleneceğiz veya bunları ismen mi ifşa edeceğiz?" dedi.

"ONLAR TAMAMEN SİLAH BIRAKMADAN BİZİM DURMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL"

"Biz tüm güvenlik güçlerimizle bu mücadeleyi onlar silahı bırakana devam ettireceğiz" diye konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Onlar tamamen silah bırakmadan bizim durmamız mümkün değil. Bütün askerimizle polisimizle bu çalışmanın sürekli içindeyiz. Attığımız adımları insan hakları, hukuk açısından ve demokrasiden taviz vermeden yürütüyoruz. Eğer bölücü terör örgütü uzantısı olanlar demokrasiye inanıyorlarsa mücadelelerini sandıkta versinler. Kendilerine inanıyorlarsa güveniyorlarsa sandıkta demokratik olarak versinler. Ahmet Türk gibi birisinin çıkıp bundan sonra AK Partiye oy veren kürtleri vatan haini ilan etmesi kabul edilemez... Bizim 21 milyon seçmenimiz var doğuda ve güneydoğuda da bizi seçmişler neden onlara hizmet götürebildik onlara ulaşabildik. Peki onlar ne yapmış bu halk için sadece teröre himet etmişler. Elimizde telsiz notları var çok ilgiç yaralı olanları öldürün diyorlar. Bunlar kendi yandaşlarını bile vurabilecek yarı yolda bırakabilecek insanlar" ifadelerini kullandı. İşte bu psikolojik harekatın ortaya attığı bir yaklaşımdır. Şemdinli Yüksekova ve Hakkari'de bize yapılan tehditlerin haddi hesabı yok. Çünkü karşılarında dik duran tek parti AK Partidir. Bu ülkenin toprağını biz teröre vermeyiz. Demokrasi için buyursunlar her türlü diyaloğa girelim ama demokrasi dışı olarak bu mümkün değil."

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Güvenlik güçlerimiz istediği yere, istediği zaman müdahale edebilir, istediği operasyonu yapabilir" dedi.

Başbakan Erdoğan, ATV'de katıldığı canlı yayında soruları cevapladı. Şemdinli’nin kontrol altında olup olmamasıyla ilgili soruya Başbakan, “Güvenlik güçlerimiz istediği yere, istediği zaman müdahale edebilir, istediği operasyonu yapabilir. Bu ülkenin topraklarını, bu ülkenin düşmanlarına bırakamayız. Kontrol altında olmayan bölge yok” cevabını verdi.

PKK-SURİYE BAĞLANTISI

Esad’ın PKK’ya yardım ettiği iddialarıyla ilgili olarak konuşan Başbakan Erdoğan, “Son olaylarda yine 200 kadar sızma gayreti oldu. Amanos'larda mücadeleler var. Beşar Esad'ın desteklediği PKK unsurları, oradan ülkemize sızma gayreti içerisinde. Daha önce Beşar, onlarla kopma mücadelesi içindeydi. Bizden koptuktan sonra nereyle nasıl paslaştığı ortaya çıktı. Bizim bilerek attığımız adımlar var. Ben Dışişleri Bakanımızı Kuzey Irak'a boşuna göndermedim. Dedik ki bunları kararlı biçimde ifade edeceksin. Bu iş eğer tehdit unsuru olarak devam edecek olursa, bizim aramızdaki dostluk ortadan kalkar. Ama bunu biz kardeşlik anlayışı içinde sürdüreceksek sizler artık bu terör örgütüne yaşama hakkı vermemeniz lazım” dedi.

”KUZEY IRAK İLE BAĞDAT ARASINDA PROBLEM VAR

Başbakan Erdoğan, “Son dönemde Kuzey Irak'la Bağdat arasında sıkıntı var. Bunu Barzani'nin yaptığımız görüşmede kendisiyle paylaştık. Kendileri rahatsızlıklarını ortaya koydular. Yeni yapılanma çalışmalarıyla ilgili olsun tüm oradaki Kürt gruplar olsun, Arap, Şii ve Türkmen grupları davet etmek suretiyle onlarla toplanacağını ifade etmişti. Maliki'ye karşı bir oluşum başlatmak.

O süreç başladı. O süreç şimdilik beklenen hedefe ulaşamadı. Bazı sebepleri nedenleri var. Şu anda Maliki rahat hareket edemeyecek. Tabi bunların yanında bulunan güçte malum İran'da böyle bir gücü aldığını hepsi söylüyor. Bugün Ahmet Bey İran Dışişleri Bakanıyla görüştü, bunu biz de kendilerine söyledik. Bakın bölgede huzursuzluğun sebebi oluyor bu. Biz de kendi aramızda şüpheyle bakmaya itiyor. Bizim birbirimize güvenle bakmamız lazım.

‘Beraber çalışalım demelerine’ rağmen atılan olumlu bir adım yok. Sayın Barzani'yle aynı şekilde devam edeceğiz. Ama Kerkük'e Ahmet Bey'in gidişinden rahatsız olmaları aslında şuradan kaynaklanıyor. Bizim büyükelçimizi çağırmak suretiyle güya nota veriyor. Sen o notayı verirsen, Türkiye'de ona nota verir. Siyaset acemisi olarak kalkıp bana nota veriyor. Biz bu süreç içerisinde Ahmet Bey'in ziyaretlerinde verimli adımlat attığı inancındayım” diye konuştu.

“10 YIL ÖNCESİNDE ’28 ŞUBAT YARGILANACAK’ DİYE BİR ŞEY DÜŞÜNEBİLİR MİYDİ

Kendileri döneminde faili meçhul diye bir olayın kalmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, “10 sene öncesinde böyle bir Ergenekon veya Balyoz, Poyraz, şu bu düşünülebilir miydi? 12 Eylül yargılanacak böyle bir şey düşünülebilir miydi? 28 Şubat yargılanacak, bu düşünülebilir miydi? Şu anda bunlar yapılıyor mu? Yapılıyor.

Fırat’ın içinde dışında ne varsa bunların hepsi ortaya çıkıyor. Fakat bir şeyi söylemem lazım. Bizim dönemimizde faili meçhul diye bir olay kalmamıştır. Biz üzerine gidiyoruz. Onun içinde diyoruz ki kim nerede ne biliyorsa bize aktarsın. Bütün entelektüelimiz yazarımız çizerimiz hepsini aktarsın bize. Bizim Allah’tan ve halktan başka kimseye borcumuz yoktur” diye konuştu.

OBAMA’NIN BEYZBOL SOPASIYLA VERDİĞİ POZ

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı (ABD) Barack Obama’nın, kendisiyle konuşurken çekildiği iddia edilen fotoğrafı değerlendiren Başbakan Erdoğan, “Fotoğrafın ne kadar olduğunu bilemem. Obama Oval ofisteki görüşmelerimizde devamlı saygılıydı ve bunu da bizden eksik etmemiş bir dostumdur. Medyada yer alan yorumlara itibar etmiyorum. Ben karşımdaki Obama’ya bakıyorum, o da gayet saygılı ve saygındır” değerlendirmesinde bulundu.

HATAY’DAKİ “CANLI TEŞHİS” OLAYI

Hatay’da polislerin bir olay karşısında dizili şekilde gösterilmesini “yanlış olay” olarak değerlendiren Başbakan Erdoğan, “Konunun iki boyutu var aslında. Bir defa orada o ilçede benim gençlik kolları başkanının oradaki kantinde çalışması bir yanlıştır. Bu birincisi. İki, milletvekili oğlunun oraya gitmesi ve orada da tartaklanma olayının olması maalesef o da söz konusu.

Burada tabi polislerin karşısında bu şekilde çıkarılması yanlış bir olay. Polislerle böyle bir tespit gerecekse şikayetçinin onları görmesi fakat onların görmemesi gerekiyor. Burada çok ilginç bir düzenleme yapılıyor. Bu tezgahın içinde maalesef bir CHP milletvekili var, içerden de ona servisi yapanlar var. Oradaki durumu emniyet müdürü arkadaşımız maalesef iyi yönetememiştir. O tablo üzüntü vericidir. Gerekli kararı arkadaşlarımız verecektir” ifadelerini kullandı.


CUMHURBAŞKANLIĞI İDDİALARI

2014’te aday olacak mısınız sorusu üzerine Erdoğan, “Ben bu konuyla ilgili olarak, şu anda Cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki yılı aşkın bir zaman var. Tabi Türkiye olarak bizim de çok işimiz var. Biz 2014 hedeflerini belirliyoruz, diğer taraftan 2015-2023 bunu da belirliyoruz. Bu olayın gündeme bu şekilde düşmesi bizi üzmüştür.

Bizim Sayın Cumhurbaşkanımızla aramızdaki mesafeyi kimse açamaz, kimsenin haddine değildir. Basın müşaviri arkadaşımızın böyle bir şeyi girmesi haddine değildir. Cumhurbaşkanımızla aramızdaki şeyi biz kendimiz hallederiz. Biz fiili, hukuki durumları birlikte yaşadık. Kimse bizden bunun yeniden ispatını beklemesin. Biz bu iki yıllık süreçte bununla uğraşacak değiliz. Cumhurbaşkanımızla bizim aramızdaki hukuku bozmaya kimsenin yetkisi yoktur. Buradan kimseye ekmek çıkmaz, boşuna uğraşmasın” dedi.