Trabzon’da 3 yıldır faaliyet gösteren İsabet Okulları, Türkiye’de eşi benzerine az rastlanan bir eğitim iklimiyle dikkat çekiyor. Öğrencilerin gelişimine katkı sağlayacak her ayrıntı düşünülmüş Okulda kantin bulunmazken, öğrenciler günlük üç öğün yemeklerini okulun kendi imkânlarıyla sunulan yemekhane hizmetinden karşılıyor. Ayrıca eğitimde önde olan ülkelerinde uyguladığı ayakkabısız eğitim modeli sayesinde öğrenciler gün boyu adeta kendi evlerindeymiş gibi konforlu bir ortamda eğitim alıyor.
Okulda sunulan imkânları kapsamlı bir şekilde 61saat’e anlatan Trabzon İsabet Okulları Müdürü Mehmet Akbulut, aynı zamanda okulun eğitim felsefesi hakkında da bilgi verdi. Akbulut, İsabet Okulları’nın Trabzon’da kısa sürede dikkat çeken ve farklılık oluşturan bir eğitim vizyonu ortaya koyduğunu vurguladı.
“30 yıl kamuda görev yaptım”
Akbulut; İstanbul üniversitesi Tarih Bölümü mezunu olduğunu, 1993 yılında Sarıkamışta sınıf öğretemni olarak Milli Eğitim bakanlığımız bünyesinde mesleğe başladığını, 2012 yılında kurum değiştirerek Trabzon Valiliği’nde İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü olarak görev yaptığını, 2023 yılında kamudan emekli olarak İsabet Okullarındaki müdürlü başladığını ifade etti.
Okulun yapısına ilişkin bilgi veren Akbulut, “Okulumuz ilkokul ve ortaokuldan oluşan butik bir yapıya sahip. Sınıflarımız kalabalık değil. Bu da öğrenci merkezli eğitime fırsat sağlıyor” ifadelerini kullandı.

“Her öğrenciyi kendi potansiyeline ulaştırmak istiyoruz”
Akademik başarıyı desteklemek adına yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Akbulut, "Süreci çok yakından takip ediyoruz. 15 kişilik sınıflar, birebir ilgi ve mentörlük sistemi bizim en büyük avantajımız. Haftalık ölçme-değerlendirmeler yapıyoruz, eksikleri anında tespit ediyoruz. Deneme sınavlarıyla süreci sürekli canlı tutuyoruz. Eksik kalan noktaları da bireysel çalışmalarla tamamlıyoruz. Amacımız her öğrenciyi kendi potansiyelinin en üst seviyesine taşımak. dedi.

“Değer odaklı eğitim bizim vazgeçilmezimiz.”
Eğitimde değerlerin önemine dikkat çeken Akbulut, "Bizce eğitimin en kritik tarafı burası. Çünkü bilgi tek başına yeterli değil. Öğrencinin bir duruşu, bir ahlakı, bir bakış açısı olmalı. Bu yüzden değerleri ihmal etmiyoruz. Derslerin yanında rehberlik çalışmaları, sosyal etkinlikler ve günlük okul yaşamı içinde bu değerleri çocuklarımıza kazandırmaya çalışıyoruz. Kısacası biz sadece ders anlatan değil, hayatı öğreten bir okul olmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
“Eğitimin telafisi yok”
Eğitim felsefelerini özetleyen Akbulut, "Aslında çok net bir duruşumuz var: Biz, beceri temelli eğitimi değer odaklı bir yaklaşımla harmanlıyoruz. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz; eğitimin telafisi olmaz. İlkokul ve ortaokul dönemi, bir çocuğun karakterinin, ahlaki değerlerinin akademik kazanımlarının ve zihinsel becerilerinin temelinin atıldığı en kritik virajdır. Bu yaşlarda atılan yanlış bir adımın veya eksik kalan bir yönün telafisi ileride çok güç oluyor. Bu yüzden biz, akademik başarıyı tek başına bir amaç değil, çok yönlü bir gelişimin doğal bir sonucu olarak görüyoruz." dedi.
Bu anlamda Bakanlığın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline atıfta bulunan Akbulut, bu modelin beceri temelli ve değer odaklı eğitim için çok güzel bir zemin oluşturduğunu ve geniş imkanlar sunduğunu belirtti.

“Ayakkabısız okul modeli”
Okulda uygulanan ayakkabısız eğitim modeline de değinen Akbulut, "Bu aslında eğitimde dünyanın en önde gelen ülkelerinde uygulanan ve bilimsel olarak faydası kanıtlanmış bir model. "Ayakkabısız Okul", çocuğun okulda kendini evindeki gibi rahat ve huzurlu hissetmesini sağlıyor. Fizyolojik olarak ayakların serbest kalması, çocuğun stresini azaltırken odaklanma süresini artırıyor. Okul bizim için sadece bir bina değil; çocukların özgürce hareket ettiği, aidiyet hissettiği bir yaşam alanı. Bu huzur ortamı, akademik başarıya doğrudan, pozitif bir etki olarak dönüyor." diye konuştu.
“Kantinsiz okul, sağlıklı nesiller”
Okulda kantin bulunmadığını belirten Akbulut, bu uygulamanın bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı. "Evet, okulumuzda kantin uygulaması yok ve bu bizim en hassas olduğumuz noktalardan biri. Gelişim çağındaki çocukların abur cuburla, sağlıksız besinlerle vakit geçirmesini istemiyoruz. Sağlıklı ve dengeli beslenme, başarılı bir eğitimin ilk basamağıdır. Çocuk sağlıklı beslenirse beyni zinde olur, enerjisi dengeli olur. Biz çocuklarımıza sadece bilgi değil, sağlıklı yaşama bilinci de aşılıyoruz. Okulda ne yediği belli, nasıl beslendiği kontrol altında olan bir çocuğun gelişimi de sağlam temellere oturuyor. Öğrencilerimizin eğitime ilk adımlarını sağlam bir şekilde atmalarını sağlıyoruz." dedi.
“Veliler görerek karar vermeli”
Açıklamasının sonunda velilere seslenen Akbulut, eğitimde güven ortamının büyük önem taşıdığını vurguladı. Eğitim sürecinin yalnızca okulda yürütülen bir yapı olmadığını ifade eden Akbulut, öğretmen, okul, veli ve öğrencinin bir bütün olarak hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Son olarak Trabzonlu velilere şunu söylemek isterim: Eğitim güven üzerine kuruludur. Öğretmen, okul, veli ve öğrenci bir bütündür. Bu paydaşlar birbirine güven duyarsa başarı kaçınılmaz olur.
Biz velilerimizle aramıza mesafe koymuyoruz. Kapımız her zaman açık. Gelip okulumuzu görmelerini, süreci yerinde deneyimlemelerini isteriz. Güven zamanla oluşur. Biz de bu güveni hak etmek için çalışıyoruz.
Velilerimizden beklentimiz, bu sürecin bir parçası olmalarıdır. Eğitim tek başına okulda yürütülen bir süreç değildir. Evde başlayan, okulda devam eden ve toplumla tamamlanan bir yapıdır. Bu nedenle velilerimizin sürece dahil olması, çocuklarımızın gelişimi açısından büyük önem taşır.
Zaman zaman düzenlediğimiz seminerler, bilgilendirme toplantıları ve etkinliklerle velilerimizi sürecin içinde tutmaya çalışıyoruz. Özellikle günümüz dünyasında teknoloji, güvenlik ve iletişim konuları çocuklarımız için kritik hale gelmiştir. Bu alanlarda uzman isimleri velilerimizle buluşturarak farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz.
Eğitimde en büyük hata, “ben biliyorum” yaklaşımıdır. Eğitim sürekli öğrenmeyi gerektirir. Biz de her gün yeni şeyler öğrenerek kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Aynı anlayışı velilerimizden de bekliyoruz.
Öğrencilerimiz, öğretmenleri ile velileri arasındaki uyumu gördüğünde çok daha motive oluyor. Bu uyum, onların hem akademik hem de sosyal gelişimine doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle biz, okul-veli-öğrenci üçgeninde güçlü bir bağ kurmayı önemsiyoruz.
Trabzon’daki velilerimize çağrımız şudur: Zaman ayırın, gelin, görün, inceleyin. Eğitim ortamını yerinde gözlemleyin. Çocuğunuz için en doğru kararı bu şekilde verebilirsiniz. Biz her zaman şeffafız ve kapımız herkese açık.
Amacımız büyük iddialar ortaya koymak değil, doğru ve sürdürülebilir bir eğitim modeliyle öğrencilerimizi hayata hazırlamaktır. Bu yolda tüm paydaşlarımızla birlikte ilerlemeye devam edeceğiz."dedi.





