Trabzon’un kalkınması ve yerel yönetim stratejilerinin belirlenmesinde kilit rol oynayan Trabzon Kent Konseyi, bugün önemli konukları ağırladı.

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç ile AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu ile birlikte Kent Konseyi’ni ziyaret ederek Yönetim Kurulu ile bir araya geldi.

İstişare ve değerlendirme odaklı gerçekleşen toplantıda, kentin potansiyelini artıracak projeler ve yürütülen çalışmalar masaya yatırıldı.

Prof. Dr. Hasan Karal: “Trabzon çok yönlü bir şehir”

Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Trabzon Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Hasan Karal, Trabzon’un sahip olduğu zengin kimliğe dikkat çekti.

Kentin tarih, kültür, sanat, turizm, eğitim ve spor şehri olma vasıflarını bünyesinde topladığını belirten Karal, “Trabzon aslında birçok vasfı bir arada barındıran bir şehir. Biz de Kent Konseyi olarak bu vasıfları daha güçlü şekilde ortaya çıkarmak ve kentin ortak aklını inşa etmek için gayret gösteriyoruz. Bugüne kadar hep veriye dayalı çalıştık. Kendi düşüncelerimizi lanse etmek yerine, sahadan topladığımız veriler ışığında şehre neler katabileceğimizi planlıyoruz.” dedi.

“Amacımız şehri germek değil, katkı koymak”

Kent konseylerinin temel kuruluş amacına değinen Karal, konseyin bir icra makamı değil, bir öneri kuruluşu olduğunu hatırlattı.

Prof. Dr. Karal, şu ifadeleri kullandı: “En önemli amacımız, şehre yönelik yeni fikirleri yerel yönetimlere anlatmak. Bizim temel felsefemiz şehre değer katmaktır. Yürütme kurulumuzda bugüne kadar oy birliğiyle çıkmayan hiçbir kararımız olmadı. Uzlaşı kültürüyle aldığımız tüm kararları kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşıyoruz.”

Trabzon’un fethinde, Fatih Sultan Mehmet’in izlediği yol canlandırılacak

Prof. Dr. Karal, Trabzon’un fethi kutlamaları için düşünülen projeyi de paylaşarak şunları söyledi:

“Çukurayır’da Fatih’in karargâhını kurduğu yerde, 15 Ağustos (Trabzon’un fethi) birinci gün öncesinde gençlerle bir alan oluşturalım. Çadır kursunlar, tarihçiler tarihi anlatsın. Ertesi gün ortadaki arkadaşlar aşağı doğru gelsinler.

Daha sonra belediye başkanımızla buluşsunlar. Tıpkı Trabzonspor’un şampiyonluk kutlamalarında olduğu gibi sahilden balıkçı teknelerimiz hareketlenmişti, deniz tarafında buluşsunlar.

Birçok şehir bunu yapabiliyor. Ağustosa denk gelmesi turistik açıdan çok daha değerli kılıyor. Böyle bir düşüncemiz var. Desteğini isteyeceğiz.”

Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluşu olan 24 Şubat tarihini “Tarih Haftası” olarak belirlemek istediklerini kaydeden Prof. Dr. Karal, şu değerlendirmede bulundu:

“24 Şubat bizim için çok önemli. 24 Şubat’ın olduğu haftayı her sene tarih haftası olarak planlayalım. Trabzon’un kendi tarihiyle ilgili çalışmalar yapılabilir. Belki bu sene çok ayrıntılı yapamayabiliriz ama yetiştirmek istiyoruz. O konuda kurumlarla birlikte iş birliği içinde her sene üzerine koyarak gitmek istiyoruz.”

Ziyaret kapsamında milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Kent Konseyi’nin hazırladığı veriye dayalı raporlar ve öneriler hakkında bilgilendirildi.

Karaismailoğlu: “Ortak derdimiz Trabzon”

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu ise şunları söyledi:

“Hem milletvekili hem de siyasi arkadaşlarımızla ortak derdimiz Trabzon’dur. Amacımız; Trabzon’un gelişmesi, büyümesi, vatandaşlarımızın yaşam kalitesinin artırılması ve şehrimizin kültür-sanat yönünün ön plana çıkarılmasıdır. Trabzon’u tüm dünya tanıyor ancak biz daha iyi tanımasını istiyoruz.

İstişare kültürüne büyük önem veriyoruz. Bugüne kadar TMMOB ve esnaf odalarıyla verimli toplantılar gerçekleştirdik. Özellikle işin ehli olan insanlarla konuşmak ufkumuzu açıyor. Şehrin dinamikleriyle bir araya gelmek ve sürece vizyon katmak çok önemli. Bu bir ortak akıl meselesidir.

Ortak akılla şehrimize faydalı işler yapmamız, minimum maliyetle maksimum verim elde etmemiz gerekiyor. Bu nedenle ihtiyaçları doğru belirleyip hem teknik hem de kültürel alanda bu ihtiyaçlara yönelik nitelikli işler üretmeliyiz.”

“Yüksek maliyetli projeleri bile hayata geçiriyoruz”

Karaismailoğlu, hükümetin Trabzon’a yönelik yatırımlarına değinerek şöyle devam etti:

“Hükümetimiz, şehrimizin ihtiyaçları noktasında yüksek maliyetli projeleri bile çekinmeden hayata geçiriyor. Bunun en büyük örneklerinden biri Kanuni Bulvarı’dır. İnşallah bu projenin içeriğinden en verimli şekilde nasıl faydalanabileceğimizi geliştiriyoruz.

Trafik ve ulaşım sorunlarını ortadan kaldırmak amacıyla yıllardır konuşulan Güney Çevre Yolu Projesi’ne başlandı ve çalışmalar devam ediyor. Bunlar devasa yatırımlardır. Ayrıca yeni Havalimanı Projesi, dünyanın en yüksek maliyetli havalimanı projelerinden biridir.

Coğrafyamız oldukça zorlu. Bir taraftan tünel ve viyadüklerle ulaşılabilirliği sağlıyor, diğer taraftan arazi kısıtlılığı nedeniyle yeni alanlar üreterek buralarda faydalı işler yapmaya çalışıyoruz.”

“Bugün olsa o yapılaşmaya izin vermezdik”

Trabzon’a değer katacak projelerden birinin de Füniküler Projesi olduğunu vurgulayan Karaismailoğlu, şunları kaydetti:

“Çukurçayır’da yoğun bir yapılaşma gerçekleşti ve orada vatandaşlarımız yaşıyor. Bugün olsa o yapılaşmaya izin vermezdik. Ancak mevcut durumda orada yaşayan vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak için bu vizyon projeyi şehrimize kazandıracağız. Yakın zamanda temelini atmayı planlıyoruz.”

Turizmin önemine de değinen Karaismailoğlu, “Turizm bacasız sanayidir. Bu nedenle turizmi 12 aya yaymalı, konaklama sürelerini ve hizmet kalitesini artırmalıyız. Amatör ruhu kaybetmeden daha profesyonel bir yapıya geçmeliyiz.” dedi.

“Kültür ve sanat tarafını öne çıkaracağız”

Karaismailoğlu, teknik projelerin kültür ve sanatla bütünleşmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Trabzon, Fatih’in fethiyle anlam kazanmış bir imparatorluk şehridir. Binlerce yıllık bir mirasa sahibiz. Gün yüzüne çıkarılmamış pek çok değerimiz var. Kent Konseyi gibi kurumlarımızın desteğiyle artık kültür ve sanat tarafını daha güçlü şekilde öne çıkaracağız.

Şehirde yürümeyi cazip hâle getirmeliyiz. Raylı sistem bile yapsanız en az 500 metre yürümek zorundasınız. Hem sağlık hem de karbon emisyonunun azaltılması için araçsız bölgeler oluşturmalı ve vatandaşlarımızı bu alışkanlığa teşvik etmeliyiz.”