Trabzon'da hapis cezası aldı, Kayseri'de yakalandı... Trabzon'da hapis cezası aldı, Kayseri'de yakalandı...

Görüşmelerde söz alarak açıklamalarda bulunan AK Parti Trabzon Milletvekili Salih CORA, Türkiye’nin 2023 Vizyonu kapsamında sanayi alanında atılan adımlara ve ortaya konulan başarıya dikkat çekti.

HAYAL EDİLEMEYEN PROJELERİ HAYATA GEÇİRDİK

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023 yılında, ülkemizin olması gereken yer ve hedeflerinin belirlendiği vizyon çerçevesinde, ülkemizin ekonomik anlamda yüksek gelir grubundaki ülkeler arasında olma amacı en önemli stratejilerimizden biridir.” diyen CORA, “Bu konuda başarıya ulaşabilmek için sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınma, güçlü, kararlı, dengeli ve planlı sanayi politikalarını gerçekleştirmekteyiz. En önemlisi de en büyük hedefimiz olan yerli ve millî otomobilimizi, yerli ve millî savaş uçaklarımızı özellikle ülkemizin envanterine kazandırmaktır ve yerli ve millî otomobilimizi inşallah mart ayının başında Türkiye’nin caddelerinde seyir hâlinde görmektir. Bu konuda önemli adımlar attık ve bu konuda yapmış olduğumuz çalışmalar nihayete ermek üzeredir ve sonunda herkesin hayal dahi edemediği bir proje Türkiye’nin iradesiyle, güçlü ve kararlı duruşuyla beraber gerçekleştirilmektedir.” ifadelerini kullandı.

GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILADA YATIRIMCILARA VERDİĞİMİZ DESTEĞİN ORANINI ARTIRDIK

Milletvekili CORA, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Ülkemizin güçlü ve sürdürülebilir büyümesi için Bakanlık ve bağlı kuruluşların özel sektör yatırımlarını, AR-GE ve inovasyon faaliyetlerini teşvik etmekte, girişimciliği desteklemekte bölgelerin potansiyelini artıracak kurumsal projeleri tek tek hayata geçirmektedir. Bakanlık ve bağlı kuruluşları, AR-GE faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan teknolojik ürünlerin yatırımına, pazarlanmasına yönelik faaliyetlere, bir başka ifadeyle fikir aşamasından pazarlama aşamasına kadar tüm aşamalarda destekler sağlamaktadır. Bugün desteklerin gayrisafi millî hasıladaki oranı, payı her geçen gün yükselmektedir.”

“Bunun yanı sıra kümelenme faaliyetleri, teknoparklar, sanayide istihdam edilecek personelin bilimsel yetkinliğinin artırılmasından nitelikli iş gücünün istihdamına kadar bölgesel kalkınmaya yönelik destekler sağlanmakta, sayıları hızla artan endüstri bölgeleri kurulmakta, proje yatırım teşvik mekanizmalarıyla ülkemiz açısından önem taşıyan çok önemli büyük yatırımlar desteklenmektedir.”

ATTILAN DOĞRU ADIMLAR MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI

“Bugün bu yatırımların desteklenmesi sayesinde organize sanayi bölgelerimiz 192’den 345’e yükselmiş; organize sanayi bölgelerimizde fabrika yapılacak, sanayi kuruluşu yapılabilecek boş parsel dahi bulunamamaktadır. Bu, Türkiye’nin sanayi alanında gelişmesini ve ortaya koyduğu vizyonla, teşviklerle ve yatırımları kolaylaştırıcı mevzuatsal yaklaşımlarıyla beraber çok önemli aşama kaydedildiğinin ve organize sanayi bölgelerinin full kapasite çalıştığının, istihdama çok büyük katkı sağlandığının en önemli delilidir. Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak, üretim ve istihdamı artırmak, yatırımları teşvik etmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla kurulan endüstri bölgeleri de diğer sanayi bölgelerinde yatırım yapmaları mümkün olmayan sektörler için çok büyük bir avantaj içermektedir ve bugün endüstri bölge sayımız 29’a çıkmıştır. Endüstri bölge sanayisi alanlarımızın 29’a çıkmasını çok önemli değerlendiriyorum.”

TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜNDE GURUR VERİCİ TABLO

“Diğer konu da Türk Patent Enstitüsüdür. AR-GE ve inovasyon kadar bu faaliyetler sonucu ortaya çıkan fikirlerin ve ürünlerin korunması da büyük önem taşımaktadır. Türk Patent ve Marka Kurumu çok önemli görevler üstlenmiştir. Türk Patent Kurumu sınai mülkiyet alanında önemli çalışmalara imza atmış ve bu çalışmalar başvuru ve tescil sayılarına güçlü bir şekilde yansımıştır. Nitekim AK Parti hükûmetlerimizin bilimde, sanayide ve teknolojide attığı güçlü ve kararlı adımların en somut çıktıları sınai mülkiyet haklarında gurur verici bir tablo hâlinde ortada gözükmektedir. Sınai mülkiyet haklarını oluşturan patent, marka, tasarım ve coğrafi işaret alanlarının her birinde Türkiye 2002 öncesiyle karşılaştırılamayacak kadar fersah fersah ötede büyük bir başarı ortaya koymuştur.”