TRABZON YEREL MED-YA-SI

Bu iktidar döneminde, medyanın bir kesimi için söyleniyor;

Yağcı, yalaka, yandaş , şakşakcı diye.

Özellikle son günlerde bu ağır ithamlar Trabzon yerel medyası için de ifade ediliyor.

Medyadaki bazı dostlarımız, sık sık bu ifadeleri meslektaşları için söylemekten çekinmiyorlar.

Trabzon yerel medyasının kendine özgü bir yazılmamış kuralı, anlayışı etik duruşu vardır.

İktidarın, hükümetin Trabzon’dan bir bakanı varsa, o bakana sahip çıkar. Sahiplenir. Kendinden bilir. Bunu da tamamen şehrin menfaatleri için yapar.

Genel kanı şudur ki, Trabzon’da bir tuğla üzerine tuğla koyana sahip çıkılmalıdır.

İktidarın Trabzon’dan hükümetine bakan olanını motive eder. Kendinden bilir. Hatta onla ortak bile çalışır.

Bu 1980 sonraki ilk seçimden bu güne dek hangi hükümetin hangi bakanı olmuşsa, aynı olmuştur.

Birkaç günden bu yana gazete arşivlerinde geziniyorum.

Mesela, Fahrettin Kurt.

1987, ANAP Hükümeti’nin Enerji Bakanı. O dönem kırsalda sokak ve köylerin ışıklandırılması moda. Kurt’un Trabzon’un köylerine  dağıttı sokak lambaları Türkiye ortalamasını beşe katlamış. Zamanın gazetelerinde Kurt’un bu hizmeti ballandıra ballandıra anlatılıyor.

Hele, Mesut Yılmaz, Rize’den çıkmış başbakan olara Trabzon Yerel medyasının manşetlerinden hiç inmiyor. Demirel, Trabzon meydanında “Hamsi Kavağa çıkarsa ANAP’da iktidar olur” diyerel çam devirmiş, Trabzon gazeteleri Demirel’i bir alaya almış bir alaya, bugün  olsa valla insanın yüzü kızarır.

Fahrettin Kur şehrin iki ünlü gazetecisini devletin kesesinden İngiltere’ye 6 aylığına  dil kursuna bile göndermiş. Bugün olsa Allaaaahhhhhhh kim bilir kimler neler yazandı.

Ne yağcılık kalırdı ve yağdanlık.

Fahrettin Kurt’un döneminde HES lisansları dağıtılmış. Bunlar da müthiş bir övünç haberi olarak gazete sayfalarında. Dereler akacak Türkler bakmayacak diye. Kurt’un başındaki bakanlığın HES projeleri allandıra ballandıra gazete manşetlerinde.

Bakıyorum iki günde bir Kurt manşette. Tipo baskılardaki gazetelerde de ofsetlerindekinde de.

Sonra Eyüp Aşık.

1998’de devlet bakanı olmuş.

Atapark’daki Tekel binasını vermiş belediyeye tek imza ile. Gazetelerin 8 sütün manşetinde. Zorlu Grand’ın yapımında hissedarları bir araya getirmiş, sorunu çözmüş gazetelerin manşetinde. KTÜ’de Milli Piyanog’nun adını verdiği tesisleri tamamlamış, gazetelerin manşetinde.

Medya ile hemen hemen hiç kavgası olmamış.

Hatta olanı gitmiş, iş adamı İbrahim Cevahir’e de satın aldırmış. Yaaaa, gazete satın aldırmış. Kimsenin gıkı çıkmamış, bugünün cengâver kalemleri operasyonu yerinde ve iyi bulmuşlar. Hatta aracılık bile yapmışlar. Eyüp Aşık ile masaya oturmuş, pazarlık yapmışlar.

Çay-Kur’dan sorumlu bakan olan Eyüp Aşık; Çay-Kur’in ilanlarını yerel medyaya boy boy paslamış. Alan da satan de memnun.

Aşık’ın Çay-Kur’dan sorumlu bakan olduğu dönemlerde Trabzon yerel medyası Çay-Kur’un ilanları ile abad olmuş. Üfff ne tam sayfa ilanlar var, girip görseniz arşive.

Eyüp Aşık, medya üzerinde her türlü kontrolü de sağlamış. Sıkı dostluklar kurmuş, ağır medya mensubu ağabeylerimizi yurt dışına getirmiş, onlar gittikleri yerlerden boy boy haberlerini yapmış. Kimi Küba’dan kimi İspanya’dan. Bütün bunların Trabzon’daki gazetelerde arşivleri var.

Ne çabuk unuttuk.

Bu eski bakanlardan sadece Hikmet Sami Türk biraz ilgisiz kalmış medyaya, medya da ona. Onun bakanlığı 1997 ile 1999 arasında olmuş. Devlet Bakanı, Adalet Bakanı ve Milli Savunma bakanı olarak. Medyaya mesafeli durmuş, medya da ona.

Faruk Özak’a gelelim.

2005 ve 2009’de Özak, Trabzon medyasının bir bölümünce baş tacı yapılmış. Övülmüş, alkışlanmış. Taktir edilmiş.

Bayındırlık Bakanlığı dönemindeki başarıları sayfalarda yer almış. Sahil yolunda top bile oynatmışlar ona, öyle boy boy fotoğrafları var.

Büyük büyük ağabeylerimiz Özak’ın makanında fotoğraflar çektirmiş. Yerel medyadan en az 20 kişile Özak yemeli içmeli yatmalı ve harcırahlı bir hafta boyunca Spor bakanıyken Fillandiya’ya getirmiş. Oradan gelen harcırahlarla bazı gazete patronları çalışanlarına maaşlarını vermiş.

Ve şimdide Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar.

Yerel medya geleneğini bozmamış, bakanına sahip çıkmış, sahiplenmiş.

Dün şehrin bakanına sahip çıkan anlayışın bir kemsi bugün Bayraktar’a gösterilen ilgiyi yağdanlık şakşakcılık olarak görüyor.

Ya, eğer bu böyle ise dün sizin yaptığınız neydi.

Neydi.

Fahrettin Kurt’a ne yaptınız. Eyüp Aşık’ı niye baş tacı yaptınız.

Dün yaptığınız doğruydu.

Bugün de yapılan.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }