Saat 23:25:50’de kaydedilen deprem, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nün deprem kayıt istasyonunda da tespit edildi. Magnitüdü 3.7 olan yerel büyüklüğüne sahip depremin, moment büyüklüğü ise 3.6 olarak ölçüldü. Trabzon’un sahil kesimlerinden çevre ilçelere kadar yaklaşık 100 km’lik bir alanda hissedilen sarsıntı, yerel halk arasında büyük endişeye yol açtı.
Karadeniz’de Deprem Aktivitesi Artıyor
Karadeniz Bölgesi, düşük depremsellik gösteren bir bölge olarak bilinse de son dönemdeki artan deprem hareketliliği dikkat çekiyor. Karadeniz’deki depremler genellikle sığ derinlikte ve kabuksal nitelikte olup, özellikle kuzeydoğu kıyılarında sıkışma tektoniği nedeniyle bindirme mekanizmasıyla meydana geliyor. Bölgede, özellikle Kafkaslar’daki sıkışma bölgesi, büyük depremleri tetikleyebilecek önemli faylar barındırıyor.
Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Karadeniz Fayı Etkili Oluyor
Trabzon’u etkileyen depremler, doğudan batıya doğru uzanan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) ve sahile paralel olarak uzanan Karadeniz Fayı’ndan kaynaklanıyor. KAFZ, büyük depremler üretme potansiyeline sahip oldukça aktif bir fayken, Karadeniz Fayı daha yavaş hareket ediyor. KAFZ üzerindeki büyük depremler, Trabzon gibi zayıf zeminli bölgelerde daha şiddetli hissedilebiliyor. Örnek olarak, 1939 yılında meydana gelen 7.9 büyüklüğündeki Erzincan Depremi Trabzon’da büyük hasara yol açmıştı.
Deprem Tehlikesi Artan Trabzon’da Alınması Gereken Önlemler
Son dönemde Trabzon’da özellikle sahil kesimlerinde deniz dolgu alanları ve alüvyonal arazilerde artan yapılaşma, deprem riski konusunda endişeleri artırıyor. KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nilgün Sayıl, Trabzon’daki yer çekimi ivmesi hesaplamalarına göre şehrin "Düşük Tehlike" kategorisinde yer aldığını belirtti. Ancak gevşek zeminlerde ve dolgu alanlarda bu ivme değerlerinin çok daha yüksek olabileceği ve bu durumun depremin şiddetli hissedilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlar, özellikle Trabzon’un sahil kesimlerinde bulunan dolgu ve alüvyon alanlarındaki yapıların güvenliğinin sorgulanması gerektiğini vurguluyor. Yerel yönetimlerin mikrobölgeleme çalışmaları yaparak deprem riski taşıyan alanları tespit etmeleri ve bu bölgelerdeki binaların güçlendirilmesi veya kentsel dönüşüm çalışmalarının başlatılması öneriliyor.
Sonuç Olarak…
Karadeniz Bölgesi’nde artan deprem aktivitesi, bölgedeki halkı endişelendirmeye devam ediyor. Trabzon’da alınacak önlemler ve yapılan araştırmalar, depremlere karşı güvenliği artırarak daha büyük felaketlerin önüne geçilmesine yardımcı olabilir.






