Yeni Yüzyıl Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Akyüz ve Yönetim Kurulu üyeleri, Gazze’de, Soykırım ve Sığınmacı Sorunu ile ilgili bugün bir basın açıklaması yaptı. 

Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde düzenlenen basın açıklamasında konuşan Akyüz, İsrail devletinin Gazze bölgesindeki sivil insanlara karşı kadın, yaşlı, çocuk ayrımı yapmadan tam anlamıyla Soykırım uyguladığını ifade etti. 
İnsanlık suçuna medeni dünya denilen batının seyirci kalmakla kalmadığını, bilfiil destek verdiğini ifade eden Akyüz, “İnsan olan ve insanlık onuru taşıyan herkesin bu katliama dur demesi insan olmanın asgari gereğidir” dedi. 

KARADENİZ BÖLGESİ DE ETKİLENİYOR

Batı dünyasının Ortadoğu’da yaptığı yıkımın kontrolsüz geçe neden olduğunu ifade eden Akyüz, bu durumda kontrolsüz göçe maruz kalan ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini ifade etti. 
Yaşanan göç dalgasından Türkiye’de özellikle Güney Doğu bölgesinin etkilendiğini ifade eden Akyüz, “Yaşanan kontrolsüz göç olayının geldiği seviye ve yol açtığı demografik değişim ülkemizin güvenliğini ileri derecede tehdit etmektedir. Ülkemizin özellikle büyük kentlerinin ve özellikle Güneydoğu Anadolu’nun sosyal yapısı, demografisi etkilenmiş ve kalıcı olumsuz etkiler bırakacak şekilde değişimler başlamıştır. Bu göç dalgasından şimdilik Güneydoğu Anadolu bölgesi kadar olmasa da Karadeniz bölgesi ve özellikle Trabzon ilimiz ileri derecede etkilenmeye başlamıştır” dedi. 

Sadece resmi rakamlara yansıyan Suriyeli sığınmacı sayısını da dile getiren Akyüz, “Diğer etnik grupları ve toplulukları bir tarafa bırakıp sadece resmi rakamlara yansıyan Suriyeli sığınmacı sayısına baktığımızda başlamış olan demografik değişikliğin bölgemiz açısından uyarı sinyallerini görebiliriz. 

D. KARADENİZ’DE EN FAZLA SIĞINMACI TRABZON’A YERLEŞTİRİLDİ

2023 yılı TÜİK verilerine baktığımızda Doğu Karadeniz bölgesine toplam 5971 Suriyeli sığınmacının yerleştirildiğini görüyoruz. İlginç ve dikkat edilmesi gereken noktanın ise 3434 sığınmacı ile yarısından fazlasınınTrabzon’a yerleştirilmiş olduğudur. 

D. KARADENİZ’DEKİ SIĞINMACILARIN YÜZDE 58’İ TRABZON’DA

Buna karşılık Ordu’da 849, Giresun’da 283, Rize’de 1215, Gümüşhane’de 90, Bayburt’ta 33, Artvin’de 67 Suriyeli sığınmacı olduğunu görüyoruz. Bu sayıların analizini yaptığımızda Doğu Karadeniz bölgesinin toplam nüfusunun %29’unun Trabzon’da yaşadığını fakat sığınmacıların %58’inin Trabzon’da olduğunu görmekteyiz. Bu çok anlamlı bir fark ve diğer kentlere oranla yüksek bir yoğunluktur. Bu sayıların sadece Suriye uyruklu ve kayıtlı sığınmacı sayısı olduğuna dikkatinizi çekerim.

Mustafa Cumur, mezarı başında anıldı! Mustafa Cumur, mezarı başında anıldı!

Trabzon jeopolitik olarak çok önemli bir konumda bulunmaktadır. Yakın geçmişte ve özellikle Osmanlının son yüzyılında Doğu Karadeniz ve Trabzon emperyalist güçlerin her zaman hedefinde olmuştur. 

Devletlerinin sınırları içine katamadıkları Karadeniz bölgesinin demografik yapısını kendi amaçları için dizayn etmeye ve kullanmaya çalışmışlardır” diye konuştu. 

“Batıdaki düşünce kuruluşları gelecek 50 yılın tarihinde Karadeniz havzasının çok önemli bir yer tutacağını raporlarında belirtmektedirler” şeklinde sözlerine devam eden Akyüz, “Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Karpatlardan Orta Asya’ya kadar olan bölgenin geleceğinde etkili olacağı söylenmektedir. Bu jeopolitik önemle bağlantılı olarak Karadeniz bölgesi komşuluğunda Kafkasya ve Hazar bölgesi 2002 yılında ABD’nin öncelikli çıkar alanı olarak ilan edilmiştir. 

AVRASYANIN EN ÖNEMLİ İÇ DENİZİ KARADENİZ

Avrasya’nın en önemli iç denizi olarak kabul edilen Karadeniz tarih boyunca stratejik önemini korumuştur. Fakat açıkçası dünyadaki güçlerin ve mücadele alanlarının değişmesi nedeniyle tarih boyunca hiç bu denli önemli stratejik konumda olmamıştır. 

Yeni jeopolitik kuramların önemli isimlerinden olan Halford J. Mackınder teorisini revize etmiş ve ünlü Heartland (Kalpgah) terimine Karadeniz Bölgesini dahil etmiştir. 

HEDEF D. KARADENİZ’İN MERKEZİ TRABZON

Jeopolitiğin diğer önemli bir ismi olan ABD’li Amiral Alfred Thayer Mahan’ın“Deniz Hakimiyet Teorisi”nde ve hava jeopolitiği’nin önemli isimlerinden biri olan Alexandr Seversky’nin eserlerinde de dünya hakimiyeti için kontrol altında bulundurulması gereken en önemli bölgelerden biri olarak Karadeniz Bölgesi gösterilmiştir. 
Elbette bu hakimiyetin kurulması için en önemli ve öncelikli hedef Doğu Karadeniz’in merkezi Trabzon olacaktır. Bu güçlerin çok iyi bildikleri başka bir gerçekte demografik olarak bozulmadığı sürece Trabzon’da başarılı olma şanslarının olmadığıdır” 


Bu bağlamda değerlendirildiğinde son zamanlarda gündeme getirilip değiştirilmesi için çaba harcanan Montrö anlaşmasının Türkiye ve Dünya güçleri için öneminin ne kadar büyük olduğunu anlamak ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlaşmayı barış içinde yaşamamız için bizlere hediye eden dahi derecesinde öngörülü bir devlet adamı olduğunu görmek gerekir. 

Bu bilgiler ışığında düşünüldüğünde Doğu Karadeniz Bölgesi’nin ve merkez konumdaki Trabzon’un yapılan jeopolitik hesaplarda odak noktası olacağı muhtemel, hatta muhakkaktır. Günümüzde jeopolitik realitenin en önemli belirleyicisinin demografik yapı olduğu bilimsel bir tespittir. Dünyanın değişik yerlerinde yaşanan çatışmalarda demografik yapıdan kaynaklanan farklılıkların kullanıldığı görünen bir gerçektir. Emperyalist batı kullanabileceği demografik yapı varsa kullanmakta, demografik yapı amacına hizmet edecek şekilde değilse o yapıyı amacına uygun hale getirmek için uğraşmaktadır. Kendi amacına uygun olarak dizayn ettiği demografik yapı içindeki grupları da kendi amaçları için kullanmakta o gruplara kendi askerlerinin burnu bile kanamadan vekalet savaşları yaptırmaktadır. Bu gün Ortadoğu’da gördüğümüz çatışmaların büyük kısmının özeti bu durumdur. Bu olumsuz planlara maruz kalmamak için en önemli faktör sağlam, bölünmemiş ve aynı amaçlar etrafında birleşen insanlardan oluşan milli bir demografiye sahip olmaktır. Bu anlamda Türkiye’nin genelinde milyonlarla ifade edilen sığınmacı sayısının büyük riskler taşıdığını belirtmek gerekir. Bu savaş kurbanı mağdur insanların emperyalistgüçlerin çıkarları uğruna feda edildiklerini ve kullanıldıklarını ifade etmek gerekir. 

GAZZE’DE SOYKIRIMA UĞRAYAN 10 BİN  İNSAN GÖÇMEN OLARAK TRABZON’A MI GELECEK?

Konuyu ana hatlarıyla belirttikten sonra, Yeni Yüzyıl Düşünce Derneği olarak cevaplarını beklediğimiz sorularımız aşağıda sıralanmıştır:
1- Basında Türkiye’nin sığınmacıların yoğun olduğu bölgelerinden daha az yoğun olan bölgelere transfer edileceği haberler çıkmaktadır. Bu transferde Doğu Karadeniz’in ve özellikle Trabzon’un önemli bir yer tuttuğu iddiası doğru mu?
2- Bazı basın yayın organlarında dillendirilen bir iddiaya göre soykırıma uğrayan Gazze’den yaklaşık 10 bin insanın göçmen olarak başta Trabzon olmak üzere Doğu Karadeniz’e yerleştirileceği söylentisi doğru mu?
3- Olası bir İsrail-İran savaşında oluşması muhtemel mülteci akımının ilk hedeflerinden birinin Doğu Karadeniz olacağı şüphesine karşı ne gibi önlemler alınmıştır?
4- Trabzon’da sığınmacı yoğunluğunun yaşayan nüfusa oranlandığında diğer Doğu Karadeniz illerine göre yaklaşık 2 katı fazla olmasının mantıklı bir açıklaması var mı?
5- Kontrolsüz göçün bozacağı demografik yapının gelecekte Trabzon ve Doğu Karadeniz bölgesinde çeşitli etnik grupların oluşturabileceği güvenlik zafiyetine karşı yapılan bir plan ve çalışma var mı?
Yeni Yüzyıl Düşünce Derneği olarak bu soruların cevaplarını beklediğimizi ve gelişmelerin takipçisi olacağımızı belirtmek isterim“