Trabzon’da ŞOK Marketler deposunda çalışan işçiler, çalışma koşulları ve ücret adaletsizliğine karşı başlattıkları grevin dördüncü gününde taleplerini kamuoyuyla paylaştı.
Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ŞOK Marketler Deposu önünde 9 Şubat Pazartesi günü saat 12.30’da düzenlenen basın açıklamasında işçiler, düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve işten çıkarmalara tepki gösterdi.
Basın açıklamasına CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, KESK Başkanı Muhammet İkinci, CHP Arsin İlçe Başkanı Osman Erdoğan ve Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanı Burak Turhal ve sendikalar da destek verdi.

İşçiler adına yapılan açıklama yapan Hüseyin Şahin, farklı illerde farklı ücret politikaları uygulandığına dikkat çekerek “Her yerde şartlar kötü ama Trabzon’da çok daha kötü. En ağır işlerde çalışan arkadaşlarımız 29 bin lira ücret alıyor. İş kazası riski yüksek, birçok arkadaşımız bayıldı, sağlık sorunları yaşadı” dedi.
30 İŞÇİ KOD 49 İLE İŞTEN ÇIKARILDI...
Açıklamada, grev sürecinde 30 işçinin Kod-49 gerekçesiyle işten çıkarıldığı belirten Şahin, , bu durumun işçilerin anayasal haklarını gasp etmeye yönelik olduğu vurgulandı. Kod-49’un işçilere işsizlik maaşı ve tazminat hakkı tanımadığına dikkat çeken işçiler, “Bize ‘Tazminatınızı mahkemeden alırsınız, 3-5 yıl sonra’ deniliyor. Bu açık bir işçi kıyımıdır” ifadelerini kullandı.
Şahin, İşçilerin bugüne kadar sağduyulu davrandıklarını vurgulayarak, “Taşkınlık yapmadık, şirketi karalamadık. Sadece yaşanabilir bir ücret istedik. Defalarca uyardık, dinlemediler” dedi. Açıklamada, diğer illerde çalışan işçilere ek gelir ve daha yüksek maaşlar verildiği, Trabzon’daki işçilere ise aynı hakların tanınmadığı ifade edildi.

Basın açıklamasında, ŞOK Marketler’in sahibi Murat Ülker’e de çağrı yapılarak, Karadeniz Bölgesi yönetiminin Trabzon’u yönetemediği savunuldu. İşçiler, ücret iyileştirmesi, mesai ücretlerinin tam ödenmesi, promosyon ve sosyal hakların eksiksiz verilmesi taleplerini yineledi.
Ramazan ayı öncesinde 30 işçinin bir gecede işten çıkarılmasının kabul edilemez olduğu vurgulanan açıklamada, “Bu insanlar evine ekmek götüremeyecek hale getirildi. Günlerdir uyumuyoruz. Haklı mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.
Trabzon ŞOK Marketler Depo İşçileri, talepleri karşılanana kadar grevi sürdüreceklerini ve kamuoyundan destek beklediklerini açıkladı.

CHP İl Başkanlığı adına konuşan Berna Yazıcı, "Yaşanan şu: Ya bu ücrete razı ol ya kapı orada deniliyor. Daha da ötesi, hak talep eden işçileri işten çıkarırız deniliyor.
Sendika denince dosyalar hazırlanıyor, itiraz eden cezalandırılıyor. Bu piyasa değildir; bu kibirli bir güç gösterisidir. Bu, emeği susturarak kârı büyütme anlayışıdır.
Kimse bize serbest sözleşme masalı anlatmasın. İşçinin önünde iki seçenek varsa; düşük ücret ya da işsizlik. Bunun adı özgürlük değildir. Bunun adı baskıdır.
Trabzon’da yaşananlar bu düzenin fotoğrafıdır. Merkezde neyse taşrada da aynısıdır. Holding büyür, işçi küçülür. Kâr artar, ücret yerinde sayar. Sonra da işçiden fedakârlık istenir.
Biz buradan açıkça söylüyoruz: İşçiyi susturarak büyüyen bir ekonomi adil değildir. Hak isteyen işçiyi kapının önüne koyan bir düzen meşru değildir.
Hepimiz biliyoruz ki; kanuna göre bir işçinin iş sözleşmesi, grev kararının alınmasına katıldığı için, teşvik ettiği için, greve katıldığı için ya da greve katılmayanı teşvik ettiği için feshedilemez.
Bu ülkede işçiler lütuf istemiyor, zam dilenmiyor, sadaka talep etmiyor. Onurlu bir yaşam istiyor. Ve bu talep ne aşırıdır ne de suçtur.
Asıl sorun, bu talebi duymamak için kulaklarını tıkayanlardır.
Biz Trabzon Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı olarak, Şok ve Migros depo işçilerinin hakkını alana ve işten atılan işçiler yeniden işbaşı yapana kadar bu onurlu mücadelenin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz.
Yaşasın emekçilerin onurlu mücadelesi.” dedi.
Saadet Partisi Ortahisar ilçe başkanı Burak Turhal: Hiçbir sözün hakkımız neyse almak için mücadele edeceğiz. Burada hiçbir şekilde propaganda yapmak istemiyorum. Ramazan ayı geliyor. Bu kardeşlerimiz, işçi kardeşlerimiz emeklerinin karşılığını talep ediyorlar ve ailelerine ekmek getirmek için mücadele ediyorlar. Hepimiz insanız ve insan onuruyla yaşamak zorundayız. Biz insansak, insan onuruyla yaşatmanız sizin de göreviniz. Eğer görevini yapmayanlar varsa, o sorumluluğu almak istemiyorlarsa, biz halk olarak, siyasi partiler olarak bunun mücadelesini yürütmek en doğal hakkımızdır. Buradan hepinizi hiçbir propaganda yapmadan, buradan devlet yetkililerine, sözüm ona bakanlara, baktığı halde görmeyenlere, bu ülkenin ciddi bu çıkmazı görüp de irade göstermeyenlere seslenmek istiyorum. Rica ediyoruz. Bu arkadaşlarımız aslında küçük bir azınlık değil, toplumun ta gerçekleridir. Eğer gözlerinizi kapatırsanız bir sosyal tufana gidiyoruz. Sizlerden rica ediyoruz, didişmiyoruz ama gerekirse mücadele de ederiz. Onun için bu arkadaşlarımızı çok acilen seslerini duyunuz. Hepinizi irade göstermeye davet ediyorum.





