Trabzon’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı sendikalar, 2025 yılına ilişkin enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından TÜİK Trabzon Şubesi önünde toplandı. KESK Trabzon Şubeler Platformu adına açıklama yapan BES Şube Başkanı Ayhan Kanber, TÜİK’in verilerinin sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini belirterek kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.

Ayhan Kanber, gözlerini 2025 yılına hayat pahalılığıyla açtıklarını ve yılı yoksullukla tamamladıklarını belirterek, “Asgari ücretliden emekliye, işçiden kamu emekçisine kadar milyonlar için 2025 yılı adeta bir kâbus oldu,” dedi.

Açıklamada, TÜİK’in Aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89, yıllık enflasyonu ise yüzde 30,89 olarak açıkladığı hatırlatılarak, bu oranların kamu emekçileri maaşlarına yapılan zamları gerçek dışı hale getirdiği vurgulandı. ENAG’ın verilerine göre ise yıllık enflasyonun yüzde 56,14 olduğuna dikkat çekildi.

Kanber, 2026 yılına kamu emekçilerinin maaşlarında ortalama yüzde 17,48 oranında bir artışla başladığını, ancak bu artışın gıda, kira, ulaşım gibi temel harcamalardaki artışların çok gerisinde kaldığını ifade etti. Özellikle büyük şehirlerde kira yükünün altından kalkmanın imkânsız hale geldiğini örneklerle anlattı.

“Sefalet düzenine alışmayacağız”

Ayhan Kanber, iktidarın “kaynak yok” söylemini eleştirerek bütçeden asıl payın sermayeye ve yandaşlara aktarıldığını savundu. “Bu ülkede kaynak var ama bu kaynaklar bizlere değil, bir avuç zengine aktarılıyor. Yıllardır büyüyen biz değiliz; büyüyen patronlar, yandaşlar oldu,” diye konuştu.

Açıklamanın sonunda kamu emekçileri insanca yaşam talebiyle birlikte mücadeleye çağrıldı. “Alışmak, kanıksamaktır. Biz bu sefalet düzenine alışmadık, alışmayacağız. Gelin hep birlikte insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş ve güvenli bir gelecek için mücadele edelim,” çağrısında bulunuldu.

DEV EMEKLİ-SEN Trabzon Şube Başkanı Dilek Fidan, "Büyük bir hak gaspı ile karşı karşıyayız. “Kök aylık” adı verilen ucube sistem yüzünden, yaklaşık 4 milyon emekli arkadaşımız, Ocak 2026’da yapılacak oransal zamlardan tek bir kuruş bile faydalanamama tehlikesiyle, yani “SIFIR ZAM” gerçeğiyle yüz yüzedir.

Eğer emeklinin kök aylığı, yapılan yüzde 12’lik artışa rağmen Hazine destekli en düşük emekli aylığı sınırının altında kalırsa, bu emeklilerin eline geçen parada hiçbir artış olmayacaktır. Devletin kasasından çıkan para aynı kalacak, emeklinin cebine giren para aynı kalacak, ancak televizyonlarda “Emekliye Zam Yaptık” naraları atılacaktır. Bu, açıkça halkı kandırmaktır, bu açıkça hırsızlıktır!

Dostlar;

Yoksulluğumuzun teknik sorumlusu siyasi iktidarsa, uygulayıcı tetikçisi TÜİK’tir. Türkiye İstatistik Kurumu, açıkladığı her veriyle emeklinin sofrasındaki ekmeği küçültmektedir. TÜİK’in marketi nerededir? TÜİK’in kirasını ödediği ev hangi semttedir? TÜİK yöneticileri hangi faturaları ödemektedir?

Bizim yaşadığımız enflasyon ile TÜİK’in açıkladığı enflasyon arasında dağlar kadar fark vardır. TÜİK, pinpon topu ve plastik leğen fiyatlarını baz alarak enflasyon hesaplarken; emekli peynir, zeytin, et, süt, doğalgaz ve kira fiyatları altında ezilmektedir. Resmi enflasyonun sokağın gerçeği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. TÜİK’in verilerine göre yapılan maaş ve aylık zamları, aslında reel gelirlerin düşürülmesi operasyonudur. Bizler, bu kurumun başkanından ve verileri manipüle eden her bir bürokratından, gasp ettikleri haklarımız için hukuk önünde ve tarih önünde hesap soracağız.

Sadaka Ekonomisini Reddediyoruz!

İktidar temsilcileri, her zam dönemi öncesinde çıkıp “Emeklimizi enflasyona ezdirmedik”, “Bütçe imkânlarını zorluyoruz” gibi hamasi nutuklar atmaktadır. Bu masallara karnımız toktur.

Devrimci Emekliler Sendikası olarak ilan ediyoruz:

TÜİK’in yalanlarına teslim olmayacağız!
Sadaka kültürünü kabul etmeyeceğiz!

Hakkımız olanı alana kadar, alanlarda, meydanlarda ve her türlü hukuki zeminde mücadelemizi büyüteceğiz!

Yılgınlık yok, direniş var!
Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız!

Yaşasın Devrimci Emekliler Sendikası!" ifadelerine yer verdi.