Trabzonspor yorumcusu Ulaş Uğraş Özdemir, Aspor yayınında dile getirdiği sözler nedeniyle Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu tarafından “hakaret” iddiasıyla şikâyet edildi. Özdemir önceki gün karakola giderek ifade verdi ve savunmasının bazı bölümlerini kamuoyuyla paylaştı

Özdemir’in tavrı net: “Sözlerimin arkasındayım” diyor. İddiası ağır, tonu sert, geri adımı yok. “FETÖ’cü olup olmadığını bilmiyorum” diyerek başlayan ifadede, geçmiş döneme, TSK yıllarına ve kamuoyunda yer alan haber içeriklerine atıf yapıyor. Hatta işi Yargıtay içtihatlarına kadar götürüyor. Mesaj açık: “Eleştiri yaptım, kanaat söyledim.” Asıl cümle ise futbol cephesini daha fazla yakıyor: “Ferhat Gündoğdu Türk futbolunun düşmanıdır.” Bu sözün de arkasında durduğunu söylüyor. Gerekçe olarak ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bahis ve şike soruşturmasını, PFDK’ya sevk edilen hakemleri ve klasman yükseltmelerini gösteriyor. Trabzonspor özelinde ise “en az 20 maçta hakem kıyımı” yaşandığını iddia ediyor.

Bu noktada tablo ikiye ayrılıyor. Bir tarafta, “Hakem düzeni sorgulanamaz mı?” diyenler var. Özellikle Trabzonspor cephesinde uzun süredir dile getirilen hakem eleştirileri, bu çıkışla daha sert bir form kazandı. Diğer tarafta ise kişisel ithamların, hele ki terör örgütü iması içeren ifadelerin, eleştiri sınırını aşıp hukuki zemine taşınmasının kaçınılmaz olduğu görüşü hâkim.

Mesele şu: Türk futbolu yıllardır güven krizi yaşıyor. Hakem kararları tartışılıyor, MHK yapısı sorgulanıyor, soruşturmalar gündeme geliyor. Ancak bu kriz, kurumların şeffaflığıyla mı çözülecek, yoksa mahkeme salonlarında mı büyüyecek? Ulaş Uğraş Özdemir’in sözleri artık sadece bir televizyon programının cümleleri değil; resmi bir dosyanın satırları. Ferhat Gündoğdu cephesinin hukuki adımı ise “eleştiri mi, hakaret mi?” tartışmasını yargıya taşıdı.

Top şimdi savcılıkta. Ama asıl soru hâlâ sahada: Türk futbolu gerçekten adil yönetiliyor mu, yoksa güven duygusu her geçen gün biraz daha mı eriyor?