Trabzon’un Ortahisar ilçesinde dünyaya gelen Aslantürk, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra 1982 yılında Trabzon Lisesi’nden mezun oldu. Daha sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü’nde eğitim aldı. Sanat yolculuğunun ise tamamen kişisel bir keşif süreciyle başladığını belirten Aslantürk, ortaya koyduğu stilin herhangi bir akımdan esinlenmediğini vurguluyor. Geçmişte eserlerinin farklı sanatçılara benzetildiğini ifade eden sanatçı, “Bu isim ve tanımlama tamamen hayal gücümün ürünü” sözleriyle özgünlüğünün altını çiziyor.
Evlilik sonrası İstanbul’a yerleşen Aslantürk, burada mandala sanatıyla daha yoğun bir bağ kurdu. Pandemi döneminde içsel üretim sürecine yönelen sanatçı, geometrik ve organik formları bir araya getirerek kendine has bir anlatım dili geliştirdi. Bugüne kadar 12 kişisel ve karma sergide yer alan Aslantürk; İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Makedonya’nın Üsküp kentinde sanatseverlerle buluştu. Özellikle Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği ve İstanbul Sanat ve Antika Fuarı bünyesindeki etkinliklerde eserlerini sergileme imkânı buldu.
61 yaşındaki sanatçı, doğa sporları, yoga ve bahçe peyzajı gibi alanlara duyduğu ilgiyi de üretim sürecinin bir parçası olarak görüyor. Trabzon’a olan bağlılığını ise “Doğduğum şehirle bağımı hiç koparmadım” sözleriyle ifade ediyor.
Sanat anlayışını “Kendinle ve dünyayla kurulan bir diyalog” olarak tanımlayan Aslantürk, çalışmalarında çocukluk sembollerini, yaşanmışlıklarını ve içsel imgelerini özgürce yeniden yorumladığını dile getiriyor. Ona göre mandala, yalnızca estetik bir form değil; aynı zamanda farkındalık ve içsel keşif alanı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı platformlarda da yer alan sanatçı, “Sonay Subliminalart” başlığı altında açacağı 13’üncü sergisiyle sanatseverleri yeniden içsel bir yolculuğa davet etmeye hazırlanıyor.








