Trabzon’un Araklı ilçesine bağlı Erenler Mahallesi'nde, Ali Halil dedelerinin ve babalarının başlattığı orak imalatı geleneğini yarım asırdır sürdürüyor. 61 yaşındaki Halil, bu köklü mesleği devam ettirecek kimse olmamasından endişe duyuyor. Ürettiği oraklar, mahallenin adını taşıyan "Erenler Orağı" olarak biliniyor ve sıradışı tasarımıyla dikkat çekiyor. Bu özel orağın, normal oraklardan farklı olarak tırpan görüntüsüyle öne çıktığını belirtiyor.

Milli Takımda Trabzon etkisi! Sosyal medya bu haritayı tartışıyor.. Milli Takımda Trabzon etkisi! Sosyal medya bu haritayı tartışıyor..

Ali Halil, teknoloji öncesinde el yapımı orakların daha çok tercih edildiğini, ancak teknolojinin tarım aletleri üzerindeki etkisiyle satışların yarıya düştüğünü ifade ediyor. Halil, “Mesleği babamdan öğrendim ve küçük yaştan beri yapıyorum. Tırpan şeklinde dövülerek, kesen taş ile bilenen bu alet, makinenin giremediği yerleri biçmek için ideal. Önceden bahçeler bununla biçiliyordu ve seri üretim yapılabiliyordu. Ancak teknolojinin getirdikleriyle üretim azaldı. Araklı’nın çevresi ve diğer ilçelerden insanlar bu orakları kullanıyordu. Hatta yurtdışında bile bu orağı kullananlar var. Özellikle fındık bahçelerinde ot temizlemede çok kullanışlı,” diyor.

Bu orak, yaklaşık 120 yıldır yörede kullanılıyor ve babasının buluşu olduğunu belirten Halil, “Bu orağı babam icat etti ve başka yapan yok. 120 senedir bu alet kullanılıyor ve Türkiye’de sadece burada bulunabiliyor. Babam ve amcam bu işi yapardı, onlar rahmetli oldular. Bu aleti tırpan gibi dövüyor ve taşla biliyoruz. Tek elle kullanıldığı için tırpanın giremediği yerlere rahatça girip otları temizliyor. Avrupa’da bile gurbetçiler tarafından bahçelerde kullanılmak üzere satın alınıyor,” diye konuştu.

Mesleğin son temsilcilerinden biri olduğunu söyleyen Ali Halil, bu geleneksel mesleğin kendisinden sonra devam ettirilecek kimse olmadığını belirtiyor. “Eskiden bu meslekle geçim sağlanabiliyordu, ancak teknolojinin yaygınlaşması ve tarımın azalması işleri düşürdü. Günde 3-4 tane orak yapıyorum ve bu sene fiyatını 200 TL olarak belirledik. Talep eskisi gibi olmasa da zaman zaman var. Çocuklarım bu mesleği biliyor ama devam ettirmeyecekler. Bazısı okudu, bazısı başka meslek seçti. Bu meslek ekonomik olarak tatmin etmediği için tercih edilmiyor. Devlet desteği de yok ve meslek kaybolmaya yüz tutmuş durumda. 120 yıllık bu icadı yapan sadece iki kişi kaldık, bizden sonra bitecek,” şeklinde konuştu.

Editör: Tayyar Safa Sağdıç