Başkan Ertuğrul Doğan, bu duruma noktayı koyarak, “40 milyon Euro’dan aşağı olmaz” açıklamasını yaptı.
Bazılarına göre başkanın rakamı açıklaması doğru bir strateji, bazılarına göre ise yanlış. Evet, 5 milyona alınan Oulai için 40 milyon Euro mükemmel bir rakam, ancak bu gelişme, özellikle Trabzonspor taraftarlarını geriyor. Çünkü isteyen kulüp Galatasaray ve bu durum Trabzonspor için bir gariplik yaratıyor. Bilindiği üzere daha önce Eren ve Uğurcan buraya gitti.
Şampiyonluk yolunda çekiştiğiniz rakibe üst üste 3. oyuncunun transferinin konuşuluyor olması bile gerginliği tırmandırıyor. Camia içinde de bu işi kabullenen yok gibi. Aslında kulübün de biçtiği rakama ve taleplere bakıldığı zaman çok da satmak istiyor gibi durmuyor diyemeyiz.
Ama bir gerçek var: Trabzonspor’un şu anda yürüdüğü yol müthiş. Avrupa kupalarına katılma şansı neredeyse garanti ve sadece 2-3 maçla şampiyonluk potasına girilecek. Böylesine parlak bir yolda en değerli oyuncuyu rakibe vermek, Trabzonspor kültürüne uygun mu? İşte bu sorunun tartışılması gerekiyor. Takımın hedefi ne olmalı? Bizce Trabzonspor’un öncelikli hedefi Avrupa olmalı.
Pedro’nun satışı müthiş bir iş olmuş olabilir, ancak bu satışın yönü Dubai’ye doğruydu. Batagov’un Premier Lig’e gitme olasılığı ise Trabzonspor’un kültürüne tamamen uygun bir gelişme. Bu tür transferler, kulübün uluslararası arenada daha sağlam bir duruş sergilemesine olanak tanıyacaktır. İşte bu noktada, Trabzonspor’un hedefini netleştirmesi gerekiyor: Avrupa’ya açılmak!
Trabzonspor’un geleceği genç oyuncularda yatıyor. Kulüp, potansiyelli genç oyuncuları kadrosuna katarsa, bu gelecekteki başarıları garanti altına alır. Eğer Trabzonspor, gençlere yatırım yaparak bu oyunculara doğru yolu gösterirse, her geçen yıl daha büyük bir takım ruhu oluşturabilir. Bu yol haritası, Trabzonspor’un sadece yerel değil, uluslararası arenada da ses getirmesini sağlayacaktır.