Trabzonspor camiası olarak bu hafta yaşananları doğru okumadan, sadece saha içine bakarak bu süreci değerlendirmek büyük bir eksiklik olur. Önce fotoğrafın tamamını görmek gerekiyor.
Trabzonspor stadyumunda, Galatasaray derbisinde tribünlerde yapılan tezahüratlar gerekçe gösterilerek tüm bloklara verilen Passolig bloke cezası…
Bu ülkede benzer görüntülerin yaşanmadığı stat yok. Ama böylesine topyekûn ve sert bir cezanın kesildiği başka bir örnek de yok.
Peki neden?
O gün tribünlerde yapılan koreografi, bazılarını rahatsız etti sanırım. Sadece bir görsel değildi o. Bir mesajdı. Bir duruştu. Ve belli ki, bazı “rahatsız olan” odaklara fazlasıyla dokundu.
Bunu sadece bir disiplin cezası olarak görmek saflık olur. Bu, Trabzonspor camiasına verilmek istenen açık bir gözdağıdır.
Yetmedi…
Alanyaspor maçında sahaya çıkan hakemin tedirginliği, verdiği kararların yönü, oyunun akışına yaptığı müdahaleler…
Bütün bunlar yan yana konduğunda ortaya çıkan durum hiç de temiz kokmuyor.
Tüm bunların, Trabzonspor’un Galatasaray ile ilişkileri askıya aldığını açıklamasının hemen ardından gelmesi ise “tesadüf” olarak açıklanamaz.
Bir önceki yazımda derbi maçların sadece sahada kazanıldığı yanılgısına düştüğümü söylemiştim.
Bugün aynı hatayı daha büyük ölçekte yapmamak gerekiyor:
Bu ligde şampiyonluk da sadece sahada kazanılmıyor.
Ama şunun da altını çizelim. Bu mücadele verilirken adaletin tesis edilmesi en büyük beklentimizdir. TFF Başkanı sayın İbrahim Hacıosmanoğlu’nun süreci Trabzonspor’a bir imtiyazla değil, hakkaniyetle yöneteceğine ve bunun takipçisi olacağına inancım tam.
xXx
Gelelim saha içine…
Alanyaspor maçının zor geçeceği, her açıdan belliydi. Derbi gibi duygusal yükü yüksek bir maçın ardından oyuncuların mental olarak düşmesi futbolun doğasında var.
Üstüne bir de eksikler eklendi.
Batagov yok, Muçi yok, Onuachu yok…
Bu üç isim, bu takımın omurgası. Özellikle Onuachu ve Muçi takımın en önemli skor yükünü çeken oyuncular.
Bu seviyede eksiklerle maç kazanmak zaten zorken, bir de kadro derinliğiniz yetersizse iş daha da içinden çıkılmaz hale geliyor.
Fatih Tekke’nin özellikle kanat rotasyonunda yaşadığı çaresizlik çok netti.
Nwakaeme temposunu kaybetmiş durumda. Zubkov formsuz. Ama kenardan oyuna atabileceğiniz bir alternatif de yok.
Buna rağmen skor avantajı yakalandı.
Ama futbolda bazen işler sizin kontrolünüzden çıkabiliyor (!)
Nwaiwu’nun talihsiz penaltısı…
Ve o pozisyon…
Benzerlerini yıllardır izliyoruz. Ama nedense söz konusu İstanbul takımları olduğunda o düdükler çalınmıyor. İşte insanın aklına takılan da tam olarak bu.
xXx
Galatasaray galibiyetinin anlam kazanması için bu maçın kazanılması gerekiyordu. Bu açıdan bakıldığında kaybedilen 2 puan önemli.
Ama bu lig düz bir denklem değil.
Her takım, her takımın canını yakabilecek güçte.
Nitekim dün akşam Galatasaray’ın kendi sahasında Kocaeli karşısında puan kaybetmesi bunun en net göstergesi.
Yani yarış bitmiş değil. Sadece zorlaşmış durumda.
xXx
Taraftarın moral kaybını anlıyorum.
Ama şunu da net söylemek gerekiyor:
Bu sezonun tek hedefi şampiyonluk değil. Şampiyonlar Ligi’ne katılım da en az onun kadar değerli.
Bu yüzden camianın, aynı inanç ve aynı güçle takımın arkasında durmaya devam etmesi gerekiyor.
Verilen ağır cezalara rağmen, camia refleksi göstererek Başakşehir maçında stadyumu doldurmaya odaklanmalıyız.