Futbol kimine göre tutku, kimine göre yaşam biçimi, kimine göre sistem, kimine göre takım oyunu, kimine göre basit, kimine göre ise ciddiyettir.

Ligin ilk yarısında Trabzonspor’da yukarıda saydığım özelliklerin çoğu vardı.

Bu bilinçle sahada yer alan oyuncular her maça final maçı gibi çıkıp mücadele sergiliyorlardı.

Şimdi ise kırılgan, panik ve dengesiz bir ekip haline geldi.

Bu noktaya götüren çok sebep var.

Bir numaralı sebep ise bel büken ağır sakatlıklar. Böylesine bahtsız bir ekibi oluşturan kadroda Onazi, Sosa, Pereira, Novak, Uğurcan Çakır gibi kadronun en önemli parçaları sakatlandı..

Hadi devam ettirelim takım üstüne transfer yasağı yedi, üstüne hakemlerden darbe yedi. yetmedi maddi zaafiyetler verdi.

Tüm bunlar bir sebep olarak sayılabilir ancak Akyazı’da oynanan mücadelede sistemi ve tatkiği olanın kazandığını gördük.

35’lik Ceyhun, futbolu unutan Ozan Tufan ile orta sahayı domine eden Sergen Yalçın Trabzonspor’u istediği gibi yönetti.

Fizik olarak oldukça güçsüz kalan Trabzonsporlu oyuncular maça hazırlıksız gelmiş gibiydi.

Sosa tam hazır değil, bekler orta sahayı geçemiyor, Abdülkadir bal yapmayan arı, Nwakeme gürlüyor ama yağamıyor, Ekuban formu düşmüş, Rodallega gamsız....

Bu havayla değil maç kazanmak top bile kazanılamazdı. Çünkü ortada takım oyunu yoktu.

Yine de ilk yarı pozisyonlar geldi ancak Trabzonspor’un başındaki kara bela olan bitiricilik zaafiyeti yine baş gösterip fırsatlar bozuk para gibi harcandı.

Ardından takımın en tecrübelisi Rodallega’nın artistliği geldi. Zaten takım olarak iyice kırılgan hale gelen takım bu penaltı sonrası tesbiğin teli kopmuşçasına dağıldı.

Futbol basit ama ciddi oyundur.

Ha gol olsaydı Trabzonspor skoru koruyabilir miydi?

Sanmıyorum.

Oyunu daha öne taşıyan Sergen Yalçın’ın hamlelerine cevap veremeyen Karaman Kamil’i çıkarıp takımın en iyi savunmacısı Hüseyin’i beke aldı. Ardıdan gelen değişiklikler ise sadece idare etti.

Takımın acil toparlanması gerekiyor. Önde 2 zorlu deplasman var. Eğer Avrupa isteniyorsa yaş ortalaması genç olan bu takımın bu hantallıktan kurtulup sade ve sadece futbola odaklanması gerekiyor.

İBANEZ NEDEN VAR?

2 maçtır Vahid Amiri’yi sol bekte görüyoruz. Trabzonspor’dan en çok kazanan isimler arasında üst sıralarda bulunan diğer oyuncular gibi gönderilmediyse neden forma şansı bulamıyor hem de orijinal mevkisinde.

ŞUT ATIN

Trabzonsporlu genç oyuncuların bol bol şut atması gerekiyor. Futbolcunun temel yapı taşı şut atmaktır. Dün gördük ki tüm oyuncular şut konusunda isteksiz ve özgüvensiz. Yusuf harici sorumluluk alıp şut çıkarabilen yok.

TERAPİ ZAMANI

Lig ve kupada uzun bir maratona giren Trabzonspor’da psikologlar devreye girmeli ve beyin yıkamalıdır. Saha içi ve dışında ciddi travmalar yaşandı bunun önüne acil geçilmeli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Asım 7 ay önce

Üstad güzel yazı olmuş. Fakat sistemi ve taktiği olanın Akyazı da kazandığı vurgunuza Unal karaman'ın sadece oyuncu performansi ve oyuncu dogaclamasi ile sistemsiz futbolla asla istikrar sağlayamayacağını da ekleseydiniz. Sürekli hakem hatalari, sakatliklar vs şeylere odaklanarak büyük resme kimse bakmıyor. Sergen Alanya ya geldi ve sıradan oyuncularla bu başarıyı yakaladı. Sürekli futbolculara yükleniyoruz. Ne yapacağını bilen topçu 90 dakika disiplinle oynar Alanya da olduğu gibi. Bizde ise sürekli olarak topu alanın kafasına göre gittiği bir oyuna dönülüyor. Sebebi sostemsizlik işte. Musta akbaşlar, canerler, yusuf erdoğanlar beğenmeyip gonderdiklerimiz Mustafa Reşit hocanın sistemli oyunu sayesinde başarılı olmadılar mı? Demek ki oyuncunun sistemi olursa oyuna değer katabiliyor olduğunu görüyoruz. Fakat unal hocanın sostemsizliginde oyuncunun o günkü performansına kalıyoruz ardından da unal hocanın mazeretlerine ve oyuncu suçlamalarına. Şunu açık ve net olarak ortaya koymalıyız unal hoca adamdır iyi bir insandır kalbimizdedir ama hocamız olacak kapasiteye sahip değildir. Bize gençleri bir sistem içerisinde gelistirecek abdullah avcı modelinde bir hoca lazımdır.
Sevgiyle

Avatar
Çağatay 7 ay önce

İlk yarıda takım iyi oynadı ikinci yarı düştü ,,, böyle yorulmalar düşüşler olabilir sürekli sürekli bir hakları olabilir düzelmenin ve gerekli dinlendirmenin yapılamaması sadece sakatlıkla açıklanamaz yerine hazırlayamamakla açıklanabilir... > ÜK

Avatar
Orhan Tirgil 7 ay önce

Ali Asım bey tebrik ediyorum aynen onun gibi düşünüyorum

Avatar
HAKAN ŞİMŞEK 7 ay önce

Bir maçra göklere çıkartılan ve ayakları yerden kesilen; iyi oynayamadığı maçta yerin dibine sokulan, hedef olan bir insandan ne beklenir.
Oyuncular da insan sonuçta.
Aytıca her şey zihinde başlar.
Düşünce olarak kalıba girer, eyleme dönüşür ve neticelenir.
Bı süreçte evvelemirde maçı zihninde , düşüncende kazanacaksın.
Yani maça zihinsel ve psikolojik olarak hazır olacaksın.
Yeter mi yetmez.
Fiziksel olarak da hazır olacaksın.
Maç başladığında,fotoğrafı çekeceksin.Hoca maçı kiyap gibi okuyup kitabını yazacak.
Sıkıntı gördüğü noktada hemen müdahale edecek.
Seyirci gibi maçı izlemeyecek.
Ayrıca hocaya herkes yardımcı olacak. Eleştiriler yardımcı olmak için yapılacak....