Trabzonspor tehlikenin farkında mı?

Türkiye'deki kamu kurum ve kuruluşlarının tamamı stratejik planlarını hazırladı. Her şey bu planlar dahilinde işliyor, dışına çıkılamıyor.
Peki ya Türkiye'deki profesyonel futbol kulüpleri! Milyonlarca insanın ilgi duyduğu, milyonlarca lira bütçelerle yönetilen futbol endüstrisinin içerisindekiler neden 'stratejik plan' hazırlamazlar, 'kara düzen' ilerlerler?
Kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini ortaya koyarak yürümezler!

PLAN PROGRAM VAR MI?
Mesela Trabzonspor! Bırakın 'stratejiyi' planı var mı? Programı var mı? Hedefleri var mı?
Yok! Kurumsal, yönetimsel, takımsal, ekonomiksel ve alt yapıda birlikteliği var mı? Yok! Bakınız, Trabzonspor dahil kulüplerimizin tamamına yakını borç batağındadır. Ya kredilerle ya sponsorlarla ya da yayın gelirleriyle ayakta durmaktadır. UEFA, Finansal Fair Play'i 1 Temmuz 2013'de uygulamaya başladı. Kulüplerin mali yapısında istikrar sağlamayı, borçlandığı kişileri ve kurumları korumayı, tesislerine, altyapılarına ve genç oyuncuların gelişmesine yatırım yapılmayı, Avrupa futbolunun üretkenliğini sürdürülür hale getirmeyi amaçlayan bu sisteme Türkiye hiçbir şekilde hazır değil. Finansal fair-play'e ayak uydurmanın tek yolu, stratejik plandan geçmektedir. Çünkü stratejik plan; bir amaçtır… Geleceğe yönelik düşünmedir… Politika oluşturma kapasitesinin güçlendirilmesidir…

KALİTE SÜREKLİ DÜŞER
Kısa, orta ve uzun vadeli somut hedeflere dayalı bir anlayışın geliştirilmesidir… Kaynakların doğru kullanılmasıdır. Amaçta ve algıda birlikteliktir… Kararlar bütünüdür.
Performansın öne çıkartılmasıdır.
Sonuçlara odaklanmadı.
Nihayetinde Türk futbol kulüpleri etkili stratejiler geliştirmediği sürece amaç ve hedeflere ulaşamaz. Kalitede küme düşmeye
devam eder!

AR-GE VE 'KARŞI'YAKA!
TRABZONSPOR'a artık AR-GE yani Araştırma-Geliştirme birimini kurmanın zamanı geldi de geçiyor. Futbol ekonomisti Tuğrul Akşar'ın bu konuda önemli tespitleri var. "Avrupa'da markalaşmak demek şampiyon olmak demek değil. Ancak gelin görün ki; Türkiye Futbol Federasyonu'nun gelişmekten yana bir derdi yok. Federasyonun bütçesinde, Ar-Ge'ye ayrılan pay, yüzde bir buçuk. Oysa İngiliz Federasyonu yüzde 15, UEFA yüzde 20, FIFA yüzde 10'luk pay ayırıyor buna. Aradaki farkı görüyor musunuz? Gerek Türkiye'de, gerek dünyada görülen bir gerçek var ki, kulüpler, seyircilerini her açıdan kendilerine bağlamak ve daha çok büyümek, daha çok kar etmek istiyorlar. Futbol, yalnızca yeşil sahalarda hayat bulmuyor artık."
Bu ifadeler söze gerek bırakmıyor.
O zaman bağlayalım. Türkiye'de Karşıyakaspor'un bile
AR-GE'si var. Haberiniz ola!
{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }