Hemen hemen A takımın sahip olduğu tüm imkanlara onlar da sahip. Scout ekiplerinden tut şahane bir bina ve sahalara sahipler. Ancak gelin görün ki, bu üretkenlik, A takıma oyuncu kazandırma noktasında oldukça zayıf kalıyor. Üzerine yıllar boyunca dökülen emeğin karşılığında, A takıma çıkan oyuncular her geçen gün daha fazla gelişim eksiklikleri ile karşı karşıya kalıyor.
Son dönemde yaşanan gelişmeler, bu sorunun en somut örneği olan Galatasaray maçıyla gün yüzüne çıktı. Ozan Tufan, sol bekte oynaması üzerine düşünülmesi gereken bir konu. 10 yıl önce 2-3 maç sol bek oynamış bir oyuncunun bu kadar kritik bir maçta forma giymesi, camia için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Altyapıdan kadroda yer bulan iki oyuncunun sahaya çıkması ise adeta bir mucizeye dönüştü. Söz konusu stoper pozisyonunda da benzer bir eksiklik var. Serdar, zorlanan bir ve dağınık bir oyuncu olarak sahada yer almakta, fakat ne yazık ki herhangi bir sonuç alınamıyor. A takıma katkı sağlayacak alternatif oyuncular bulamamak, altyapı sisteminin doğru işlemediğini açıkça gösteriyor.
Arda Öztürk ve diğer genç oyuncular, sık sık gündeme gelse de, A takıma katılım aşamasında açıklanması gereken durumlar var. Peki, neden bu kadar emek harcanmasına rağmen oyuncular başarılı bir şekilde A takıma yükselemiyor? Altyapı eğitiminin, sistemin ve oyuncu gelişiminin tartışılması artık zorunlu hale gelmiş durumda. Bu kadar emeğin karşılığı, bu kadar yılın sonunda “hiçlik” mi olmalı?
Trabzonspor'un altyapısı, futbolcu yetiştiren bir okul gibi çalışması gerekirken, hala eksikliklerle dolu. Altyapıdaki çocuklarımızın A takım geçişlerindeki problemler, sadece bireysel değil, kulübün kurumsal sorunu olarak tartışılmalı.





