Trabzonspor maça öyle bir başladı ki, ilk 20 dakikada gol “geliyorum” diye bağırdı. Beklenen de oldu Antep maden bulmuşçasına kenarlardan akın akın geldi ve gol de anında geldi.
Üçlü savunma fantezisi işe yaramadı. Kâğıt üzerinde cesur, sahada riskli. Sadece Trabzonspor değil diğer takımlarda dizilişte bir türlü istikrar yakalayamıyor.
Nitekim ilk bölümdeki dağınıklık, geçişlerde verilen boşluklar ve savunma arkasına atılan toplar alarm verdi. Teknik Direktör Fatih Tekke hatayı erken gördü. Beklemedi, inat etmedi. Dörtlü savunmaya döndü. İşte maçın kırılma anı da buydu. Peşi sıra 2 gol geldi.
İkinci yarıda Gaziantep’in ucuz top kayıplarına karşılık verildi. Pozisyonlar bulundu. Ama “cezalandırma” kısmı eksik kaldı. Özellikle Ernest Muçi… Son bölümde yüzde 99’luk iki pozisyon. Bu seviyede o toplar gol olur. Olmadı. Gol nasip değilmiş denir ya, biraz öyle.
Ama şunu teslim edelim: Muçi yine hücumun en diri ismiydi. Top taşıdı, adam eksiltti, tehdit oluşturdu. Bitiremedi belki ama üretimin merkezindeydi.
Kalede ise kritik bir detay var. Onana tam 6 net kurtarış yaptı. Altını çizelim: Net. Eğer hoca kalede değişiklik yapsaydı bugün iki puan konuşuluyor olabilirdi. Bazen istikrar, taktikten daha değerlidir.
Felipe’ye de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Bu sezonun en derli toplu maçlarından birini oynadı. Çok sayıda bağlantı yaptı, topu doğru yere taşıdı, geçişleri hızlandırdı. Sessiz ama etkili bir performans.
Savunmada ise bir gerçek var: Stefan Savić sahadaysa takım daha “takım” gibi duruyor. Yerleşim, liderlik, pozisyon alma… Savunma hattına güven geliyor.
Ancak hâlâ bazı pozisyonlar boş. Kadro mühendisliğinde eksik kalan yerler var. Bu boşluklar dolmadığı sürece oyuncuları efektif kullanma konusunda sıkıntılar devam edecek gibi görünüyor. Sistem oturur ama malzeme eksikse her şey sınırlı kalır.
Sonuç mu? Zorlu deplasmandan 3 puan geldi. Şampiyonluk yarışında puan kaybına tahammülün azaldığı haftalarda alınan her galibiyet kıymetlidir. Ama bu maç şunu da gösterdi: Doğru müdahale var, doğru refleks var. Fakat bitiricilik ve kadro dengesi hâlâ soru işareti.
Cesaret güzel, ama ısrar değil. Kazanmak bazen hatadan hızlı dönmeyi bilmekle başlar.





