Trabzonspor’un hücum hattı için gündemine aldığı Oğuz Aydın transferi, teknik veya ekonomik nedenlerle değil, geçmişten taşınan bir dosya nedeniyle ilerleyemiyor.

Fenerbahçeli muhabir Sercan Hamzaoğlu’nun, “Uğurcan sürecinde yaşananlar nedeniyle Fenerbahçe Oğuz’u Trabzonspor’a vermez” yorumu, dosyayı sportif zeminden çıkarıp psikolojik ve politik bir alana taşıdı.

Ancak bu yorumun ardından sürece doğrudan tanıklık eden isimlerden Barış Yurduseven’in verdiği yanıt, mevcut anlatıyı temelden sarstı.

“Bu iş anlatıldığı gibi değil”

Yurduseven’in çıkışı bir transfer yorumu değil, adeta bir “hafıza düzeltmesi” niteliğindeydi.

Netti, sertti ve doğrudandı:

“Bu iş kamuoyuna yansıdığı gibi değil.”

Ve altını çizdi:

Sorun Trabzonspor’un tavrından değil, o dönemdeki Fenerbahçe yönetiminin kararsızlığından kaynaklandı. Başkan Ertuğrul Doğan’ın tepkisi Fenerbahçe camiasına değil, süreci yönetenlereydi.

Yani kamuoyuna yansıtıldığı gibi bir “kulüpler arası kriz” değil, bir “yönetim süreci krizi” yaşandı.

Yanlış dosya, yanlış başlık

Yurduseven’in asıl vurgusu da burada başlıyor:

Bugün Oğuz Aydın dosyasının önüne konulan başlık yanlış.
Ve bu yanlış başlık, bambaşka bir transfer sürecini kilitliyor.

Satır arası ise oldukça net:

Bu transfer gerçekleşirse herkes kazanıyor.

  • Fenerbahçe kazanıyor; çünkü oyuncusu değerleniyor.

  • Trabzonspor kazanıyor; çünkü Onuachu’nun yanına aradığı yerli profili koyuyor.

  • Oğuz Aydın kazanıyor; çünkü oynuyor, görünür oluyor ve kariyerini büyütüyor.

Ama mesele futbol değil.

Mesele geçmişteki bir dosyanın bugünkü dosyanın önüne kilit olarak konulması.


“Menajerini arayın, Monaco’yu bırakın”

Yurduseven’in sürece dair en çarpıcı çıkışı ise şu oldu:

“Popülizmden uzak bir şekilde bu sürecin detaylarını artık toplumun bilme hakkı var. Menajerini arayın, Monaco’yu bırakın.”

Bu sözlerle hem adres gösterildi, hem de sürecin neden tıkandığı işaret edildi.

Sorunun kulüpler arasında değil; süreç yönetiminde, iletişimde ve aktörlerde olduğu vurgulandı.

Asıl soru: Bu dosya açılacak mı?

Şimdi kamuoyunun önündeki soru net:

Bu dosya gerçekten açılıp şeffaf biçimde konuşulacak mı,
yoksa her transfer döneminde Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında aynı başlıklar, aynı kilitlenmeler ve aynı gerilimler mi yaşanmaya devam edecek?

Çünkü görünen o ki:

Hafıza düzelmeden, masalar düzelmiyor.
Dosyalar temizlenmeden, yeni dosyalar sağlıklı açılmıyor.

Ve Oğuz Aydın transferi, artık bir futbol dosyası olmaktan çıkıp, Türk futbolunun hafıza, iletişim ve yönetim krizine dönüşmüş durumda.