Trabzon

TTSO Başkan Adayı Kazaz’dan Yatırım Adası ve seçim çıkışı! Mevcut yönetimle neden ayrıştı?

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı ve iş insanı Ahmet Kazaz, bugün 61saat TV’de Fikir Odası programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Programın sunucuları gazeteciler Aydın Gelleci ve Selahattin Özcan’ın sorularını yanıtlayan Kazaz, ilk olarak TTSO’da yaklaşan seçimlerle ilgili konuştu.

Ahmet Kazaz, özetle şu şekilde konuştu:

Yeni dünya biraz daha katma değerli ürünler, teknoloji ve şehre ticaret odalarının geçmişteki mantıktan daha da uzak, daha iş dünyasına rehberlik eden, strateji belirleyen, yeni farklı sektörlerin şehirde bakış açısını taşıyan yaklaşım olması gerekiyor.
Bu şehrin artık yeni bir doğuş hikâyesiyle yola çıkması gerektiğini düşünüyorum.
Örnek olacaksa da söylemek isterim: Liman Trabzon şehrine ilk geldiğinde şehrin konumu nasıldı… Daha sonra liman ile ilgili sektörler geliştikçe şehrin konumu ve bölgedeki durumu nereye geldi. Çok aleni görünen bir şey var. Yeni dünya biraz daha inovatif, proaktif ve yeni dünyanın alanlarına odaklanılması önemli. Bizim şehrimizde bu potansiyel var.

Ben bu noktada yarıştığımı ve şehrin ticaretini ve gelirlerine etki edecek pozitifliğe dönüştürecek süreçleri işleteceğime ve böyle bir takımla yola çıkıyorum. Bizi diğerlerinden ayrıştıran şey bu olduğunu düşünüyorum.

Soru: Mevcut yönetimde neden ayrıştılar…

Ben örnek olsun diye söyleyeceğim. Sonuçta bütün takımlar en iyisini yapmak için yola çıkar. Takım oynarsa lider yürür. Lider takım oynatamıyorsa, oynatmıyorsa, topa vurman gerektiği yerde vurma diyorsa siz de topa vurmanız gerektiğini biliyorsanız o zaman diyorsunuz ki; ben bu sahada neden varım ki…

Veri merkezi, teknoloji ile alakalı konuları Ahmet Kazaz ismini bilen herkes ne kadar önemsediğimi bilir. Bununla ilgili biz çalıştay oluşturalım, şehrin organlarını içine alalım. Gerekirse bu işi iyi bilen araştırma şirketleri var. Bizim şehrimizde bununla ilgili ne yapılabilir. Bizim bu yönümüz güçlü. Silah sanayi, medikal sektörü, üniversitelerde bu bölümler var. Yeni dünyada bu yönde beslenerek yürüyor.

Biz de kendi şeklimizi bu alanda araştıralım, böyle bir çalıştay yapalım dedik. Bunun kararını da aldık. Ama sonra bu karar çalışmaması gerektiği yönünde çıktı ortaya. Benim biraz da oyundan kopma nedenim de bunlar.

Eğer bunu çalışmayacaksak burada neden duralım ki… Benim güçlü alanım bu ve bunun da katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bu çalışmayacaksa, çalıştırılmayacaksa birazcık dibi de bu…

Soru: Geçen seçim rakip olan isimler, bu seçimde neden birlikte çalışıyor…

Eğer amaç bu şehir ise, gerçekten bu şehrin daha iyiye gitmesi için yapılan iş birliği ise kimseye söyleyecek negatif kelime olamaz. Aynı şeyi bize de söylüyorlar. Ama konu sadece bir seçimi kazanmak, birini yenmek… Diğerini yenmek için ne gerekiyorsa oluyorsa bunun şehre ben çok bir şey katacağını düşünmüyorum. İsimler üzerinden de irdelemek istemiyorum ama TTSO’nun meclisinde olan bütün meclis üyesi arkadaşlarım, bu konuların şöyle azıcık hassasiyetle ne olduğuna baksınlar. Muhtemelen ne olması gerektiğini görürler. Ben şahısların faydası değil de şehrin faydasının her türlü bileşkeye açık olması gerektiği kanaatini taşıyorum. Eğer niyet buysa sorun yok. Ama niyet bu değilse bence ciddi sorun var orada.

Soru: Yatırım Adası…

Yatırım Adası faydalı mı, olmalı bunu tartışmanın hiçbir esprisi yok. Adı teknoloji, gelecek endüstriyel bölge olan bir konuyu faydalı değildir diye yorumlamak, bence çok mantıklı değil. Çünkü dünya buraya gidiyor. Söylenenler başka şey olsa da gelişmeye baktığımızda gelinen noktayı sıfırdan büyük olarak gördüğüm için bunun doğru olduğunu düşünüyorum.

Ancak bunları şehri oyalayan, enerji kaybı yaratan, şehre nefes aldırmaya ve şehrin farklı fırsatları kaçırmasına sebebiyet veren şekle dönüştürülmesini ben hiç doğru olmadığını düşünüyorum. Bunun için bu tür konular çok stratejik yönetilmeli. Şehrin daha büyük resmi olup, o resme göre matematiği, araştırması, fizibilitesi, fayda maliyet işi belirlenmiş yapıyı sizin anlatamayacağınız biri olmaz.

Ticaret yapanların bir bölümü siyaset yapıyor. Ya da siyaset yapanlar da ticaret yapıyor. Benim partim mantığında soruyorsanız, bunun doğru olacağını düşünmüyorum. Kendi adıma da böyle bir şeyin doğruluğunu asla tasvip etmiyorum. Ama size sempati duyuyordur, projenizi, bakış açınızı, vizyonunuzu, hareket mekanizmanızı, iletişim şeklini beğeniyordur, o zaman diyebilir ki, “Aydın Bey bu konuda cevvaldir.” Bunu siyaset olarak tanımlamak doğru değildir. Ama partili olarak konu yorumlanırsa ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum.

Soru: Göreve gelirseniz ticaret hacmini artırmak için ne gibi projeler var?

Bizim seçim takvimine girmemiz, seçimin olacağı sonucunu doğurmuyor. TOBB’un seçimi erteleme gibi seçeneği var… Benim gördüğüm şey şu: Önce kötü gidiş olan şeye bir dur yapacak şey yapmamız lazım. Çünkü biz bütün verilerde geri gidiyoruz. Bu şehri biri gelip elinde sihirli değnekle dokunarak yarın artıya dönüştüremeyecek.
Neden? Çünkü rekabet azalmış, ihracat da azalmış, genç sayısında nitelik de azalmış, zihniyet de körelmiş, büyük dünyanın resminden birazcık kopuk bir Trabzon var.
Örnek olacaksa turizm ile ilgili söyleyeceğim.

Bugün gelen gelir turistin gelir düzeyine baktığımızda ki biz kalabalıkla ilgileniyoruz ama aşağısına baktığımızda gelirde büyüklük ne kadar yaratıyor. Şehrin teknolojik olarak dönüşmesi gerekiyor. Silah sanayi gibi, balık alanındaki katma değerli ürünler gibi, iş insanlarımızın yeni dünyanın ihtiyacı olan çocukları, gençleri iş dünyasına kazandırmak ve bakış açısını değiştirmek için gerçekten meşakkatli çalışma yapmak lazım. Çünkü bu zihniyeti ve güveni yenileyemezseniz, getirilecek projeler fırsata dönüşmüyor.

Teşvik teşvik… Gümüşhane, teşvikte 6. bölgede. Neden kimse gidip orada yatırım yapmıyor. Bizim şehrimizde iş dünyasının başka problemleri var.
Ticaret odasına bu yöndeki bir şeyine güvenmiyor buradaki iş dünyası.
Çünkü o güveni yaratacak, fayda sağlayan şeyleri iş dünyasının önüne pek getiremedik.

Bunları uzun zamandır söyleyeyim, söylememek konusunda düşündüm. Ama söylenmesi gerektiği kanaatindeyim. TTSO’da yönetim ya da başkanlık yapan, bu şehirde sorumluluk alabilmiş kimse yok. Belediye başkanı yok, milletvekili yok, bakan danışmanı yok… Bir şey yok. Şehrinizin en önemli, en güçlü kuruluşu… Kendi içinden, bu şehre daha farklı fayda ve alan yaratacak alanlara giremiyorsa bunun arka tarafındaki şeylerin ne olduğuna hepimizin iyi bakması lazım. Bence güvenmek için bir neden lazım. Bu şehrin önünü açmak için daha iyi yerlere gitmeniz lazım.

Tekrar geri dönersem: cevabı aynen böyle söylüyorum: Güven problemini bu şehir aşamazsa, hangi projeyi getirirsek getirelim, hangi iyi şeyi biz buraya monte edersek edelim ki “Sana mı güvenelim?” Bana güvenmeyecekler. Benim iş yapma şeklime, benim iletişim kurma şeklime, benim üyemle olan samimiyet, aidiyet, çalışanını geliştirmek ve yeni dünya ticaretinde alan yaratacak kanalları nasıl oluşturabildiğime yönelik, ona nasıl rehberlik ettiğimi, uğraştığımı hissediyor olması lazım. Bunu hissetmediğinde bu işler olmuyor. Benim bu anlamdaki geçmiş tecrübelerim bunu ortaya koyuyor.

Ticaret odaları artık geleneksel aidat toplayan, üyeyi fuara, seyahate götüren ticaret odası kimliğinden acilen uzaklaşmalı. Bu üyelerin aidatları ile bu kadar saydığım faydayı geri döndürebiliriz…

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }