Türk futbolunun tanınan ailelerinden Kaynak ailesi, yıllar içinde yaşanan ani ölümlerle sık sık gündeme geldi. Son olarak Trabzonspor’da görev yapan Orhan Kaynak’ın 56 yaşında hayatını kaybetmesi, geçmişte aynı ailede yaşanan benzer olayları yeniden hatırlattı.
Ailede kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybettiği bilinen ilk isim İrfan Kaynak oldu. İrfan Kaynak, 1991 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
Bundan üç yıl sonra, 1994 yılında Kayhan Kaynak henüz 34 yaşındayken bir antrenman sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Ailenin bir diğer ferdi Reşit Kaynak ise 1999 yılında 46 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
Kaynak ailesinin yetenekli futbolcularından İlhan Kaynak da kardeşleri gibi genç yaşta hayatını kaybeden isimler arasında yer aldı.
“Kalp krizi değil, ani kardiyak ölüm olabilir”
Girişimsel ve Klinik Kardiyolog Prof. Dr. Muhammed Keskin, ailedeki ölümlerin büyük bölümünün kalp krizi olarak değerlendirilmesinin tıbbi açıdan doğru olmayabileceğini ifade etti.
Keskin, “Araştırdım. Ailede kalp krizi geçirdiği kesinleşmiş bir kişi var mı? Hayır, yok. Burada en olası sebep kalp krizi değil. Hipertrofik kardiyomiyopati. Bu genetik bir kalp kası hastalığı. Futbolculardaki, sporculardaki ani ölümün en sık nedeni budur.” dedi.
Keskin, olayların çoğunda kalp krizi tanısının kolaylıkla konulduğunu ancak bunun çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını belirtti.
“Bu kardeşlerin herhangi bir üyesine yapılmış bir anjografi yok. Yani sizin duyduğunuz ‘kalp krizi sonucu vefat etti’ dediğiniz kişilerin çoğu aslında kriz geçirmiyor.” ifadelerini kullanan Keskin, gerçek tablonun farklı olabileceğini söyledi.
“Sahada kalbi duran sporcuya hemen kalp krizi deniliyor”
Prof. Dr. Muhammed Keskin, özellikle sporcularda yaşanan ani ölümlerin çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kalp krizi bu kadar yüksek genetik riskle ilişkili değil. 34 yaşında birinin saha ortasında kalbi durduğunda hemen kalp krizi deniliyor. Genellikle şöyle bir algı var. Sahada kriz geçirdi, öldü. Haberleri detaylandırıp soruşturduğumda aslında hiçbirinin anjiyo olmadığını görüyoruz.”
Keskin, bu tür vakalarda tıbbi tanının çoğu zaman “ani kardiyak ölüm” olduğunu vurguladı.
“Buradaki tanı ani kardiyak ölümdür. Kalp krizi değildir. Kalp krizi demek kalp damarlarından bir tanesinin tam bir şekilde ve ani bir şekilde tıkanması demektir.” dedi.
“En olası neden hipertrofik kardiyomiyopati”
Keskin’e göre, aynı ailede genç yaşta birden fazla ani ölüm yaşanması genetik bir kalp kası hastalığı ihtimalini güçlendiriyor.
“Kardeşler arasında bu kadar fazla ani erken ölüm varsa en sık sebep hipertrofik kardiyomiyopatidir.” diyen Keskin, bu hastalığın sporcularda ani ölümün en sık nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekti.
“Erken teşhisle önlenebilir”
Prof. Dr. Keskin, söz konusu hastalıkta en üzücü noktanın ise bazı ölümlerin önlenebilir olması olduğunu belirtti.
“Ve üzücü olan ne biliyor musunuz? Hipertrofik kardiyomiyopatideki ani ölümler önlenebilirdir. Ve en iyi tedavisi kalp pilidir.” ifadelerini kullanan Keskin, erken teşhis ve tedavinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Keskin, “Yani bu ailede muhtemel genetik sebep bulunsa ve bir kalp pili takılsa belki de ölmeyecektir. Elbette kesin değil ama araştırmalarıma göre damar tıkanıklıklarını gösteren bir bulguya rastlamadım.” dedi.
“Genç yaşta ani ölümün en sık nedenlerinden biri”
Hipertrofik kardiyomiyopatinin nadir görülen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Keskin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hipertrofik kardiyomiyopati öksüz hastalıktır. Genç yaştaki en sık ani ölüm nedenidir. Kendisine ve ailesine başsağlığı diliyorum. Umarım bu ailedeki diğer bireyler hipertrofik kardiyomiyopati yani doğuştan kalp kası hastalığı açısından taranmışlardır.”