AĞAOĞLU, 4 KULEYİ BİRDEN ARAPLARA SATTI
ALİ Ağaoğlu’nun İstanbul’daki “MASLAK 1453” projesinin inşaatı ilerlemekte.    5 bine yakın daireden 1400’ü bir haftada satılmış.
Reklamsız, sadece kulaktan kulağa fısıltılarla...
Yabancıların “taşınmaz” almalarını düzenleyen yeni yasa çıkınca, “projenin tanıtımı ve Arap sermayesine sunulması için” Dubai’deki inşaat fuarıyla Ağaoğlu bir açılım yaptı.
Fuardaki hayli büyük köşesinin yanı sıra çarşamba gecesi, bir otelin salonlarında Tarkan konserini düzenledi.
Fuardaki sunuma ve Tarkan konserine Dubai prensleri ile büyük finans kuruluşlarının sahibi olan Arap dolar milyarderleri de geldiler.
Maslak 1453 projesinin geniş alana yayılan maketinden bilgi aldılar.
Tanıtım filmini izlediler.
Sonuç...
4 kule satılmış.
Ali Ağaoğlu “700-800 milyon dolar giriş demektir bu” dedi.
Projedeki ortağı TOKİ...
Ağaoğlu “sadece kendisinin 2 milyar dolarlık satışını garantilediğini” söyledi.
Tarkan konserinden önce “uzun süre Türkiyeinşaat sektörünün İslam coğrafyasını bir bakıma ihmal etmiş olduğuna dikkat çekerek Başbakan Erdoğan’la birlikte dış politikanın yeni yol haritasını izlediklerini ve Dubai’ye geldiklerini” anlattı.
Olumlu karşılandığını algıladım.
Tarkan da sahnede iyi performans gösterdi.
Kuru ve didaktik bir proje anlatımı ve tanıtım filmi eşliğinde yemek daveti yerine bu konserle ortamı ısıtmak iyi fikir.
Bir pazara ciddi girişimlerle adım atmak önemli başlangıçtır.
Maceracı firmalar, pazarla ilişkilerde psikolojik engeller oluştururdu.
Ağaoğlu’nu Arap pazarında diğer ciddi inşaat firmalarımız da izlemeli.

BURJ EL ARAP İZLENİMLERİ



Burj El Arap çöl kıyısında demirlemiş yelkenli gibi...

DUBAİ için “mucize, efsane” gibi söylemler abartı. Hatta söylem üreteyim; mübalağalı abartı...
Komünist Çin’de, Pekin ve özellikle Şhanghay...
Tayvan...
Singapur ve diğer örnekler var.
Ama...
Sıradan bir olay da elbette değil.
Çölde bir sürpriz.
21’inci yüzyıl vahası.
İngiltere’de Prens Charles’ın da eğitim aldığı okuldan diploma alan Şeyh Maktum çölde balıkçılık ve inci avcılığıyla geçinen insanların yaşadığı çöl köşesinden 21’inci yüzyıla uzanmış.
Dubai’ye 3’üncü gelişim.
İlk gelişimde yat kulübüyle, golf kulüp arasında yer alan öyle gökleri falan tırmalamadan mavi ve yeşile uyum sağlayan mimarideki bir otelde kalmıştım. Ayşe Arman gustosu...
Yıllar sonra bir kez daha teşekkür ediyorum.
O zamanlar dillere destan olan Burj El Arab Oteli dillerde dolaşıyordu.
Denizde bir yapay adacık oluşturulmuş ve üzerine yelken formatında -bazıları beğenmese de bana göre gerçekten güzel olan- bir otel tasarlamıştı İngiliz mimar. Bu kez orada kaldık.
70 katlı...
Her oda dublex daire.
Her katın bir sorumlusu 24 saat özel hizmet sunuyor. Dairelerde dekorasyon Giorgio Armaniimzalı.
Canlı renkler, altın yaldızlar... Gösterişli.
Farklı renkte mermerlerle, kırmızı halılarıyla zeminde yürürken başınızı kaldırdığınızda 321 metre yüksekliğe tırmanan kristal bir huni içindeki bir başka dünyada olmak hissini veriyor.
Burj El Arap yakın zamana kadar Dubai’nin en yüksek binası ve simgesiydi.
Şimdilerde Burj El Halifa yapılmakta.
Şimdiden Burj El Arap’ın yüksekliğini geçti.
Sadece tepesindeki paratoneri bile 22 metre.
Dubai’nin AVM’leri, yapay kar üzerinde kayak yapılan kapalı pisti, yüzlerce gökdeleni çok yazılıp çizildi.
Ben onlara girmeyeyim. Ama...
Bu vaha sadece hizmet sektörüne dayalı, kullanma suyunu bile denizden üreten, hiçbir üretimyapmayan ama paranın nehir gibi aktığı bir finans merkezi.
Burj El Arap’ın plajından kısa bir süre denize de girdim. Öylesine sıcaktı ki serinleyemedim.
Biz de yüzme havuzlarında ısıtılmış su kullanılır, Dubai’de ise zenginlerin yüzme havuzlarına serinletilmiş su veriliyor.
Dubai’nin artıları ve eksileri var.
Artıları ağır basıyor.
Orada yaşayan yabancılar ayrılmak istemiyorlar.

EVLİYA ÇELEBİ’NİN HAC YOLU

EVLİYA Çelebi’nin 10 ciltlik seyahatnamesinden yola çıkılarak “Hac Yolu” kitap haline getirildi.
Projenin arkasında Kuveyt Türk var...
Fotoğraflar Mustafa Aksay ve Ömer Faruk Aksoy’dan, editör ise Seyit Ali Kahraman.
Evliya Çelebi rüyasında Peygamber Hz. Muhammed’i görür.
Ardından Ahi Çelebi camiinde namaz kılar.
“Allah’ım, şefaati, seyahati ve ziyareti sağlık ve esenlikle kolaylaştır” diye dua eder.
Evliya Çelebi saray kuyumcusunun oğludur.
Varlıklı ailedendir.
Yanında 50 kadar görevliyle ve yoldaşıyla yola çıkar.
Hac Yolu üzerinde gittiği ülkelerin önemli şehirlerini yapıtlarında yazar.
İşte onun yazdıklarının fotoğrafları ve Çelebi’nin satırlarıyla oluştu bu kitap.
Bu seyahat filminin bir bölümünü izledik.
Evliya Çelebi’yi Sinan Albayrak oynuyor.
İnanç dünyası zengin bir sanatçı olan Sinan Albayrak’ı katılmış olduğu Mavi Marmara gemisindeİsrail baskınından sonra tanımıştım.
Sponsor Kuveyt Türk’ün Cemal Reşit Rey’deki davetinde filmi Albayrak’la birlikte yan yana izledik.
Söyleştik...

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.