İnsan ilişkilerinde gittikçe şiddetten, kabalıktan,
hoyratlıktan yana bir toplum olduk çıktık…
Medyada da son günlerde iyice artan tüyler ürpertici cinayetler,
linç girişimleri, tecavüz olayları,
vahşet dolu haberler büyük yer tutuyor.
Zaten geleneklerden kaynaklanan şiddeti,
kaba gücü kutsayan değerlerimiz,
kolektif bilinç altında kendisini daha çok dışarıya vurmaya başladı.
Adeta toplumsal bir cinnet geçiriyoruz.
Artık hoşgörü, nezaket, incelik, karşılıklı saygı gibi kavramların
tükenmişliğini yaşıyoruz.
İşte bu noktada da Türk toplumunun asılardan beri süregelen
bir açmazı karşımıza çıkıyor;
insanlar öfkelerini sosyal, ekonomik, kültürel sisteme
yönelteceklerine birbirlerine yöneltiyorlar.
Toplumsal sistemi sorgulamak,
aslında sistemden kaynaklanan olumsuzlukların bilincine varmak
eğitimle ve bilinç düzeyiyle yakın ilişki içindedir.
İnsan haklarına saygılı, hukuktan,
adaletten yana bir toplum yaratmak;
hele bizim gibi geri kalmış ve üzerinde akıl almaz
her türlü dış oyunların oynandığı bir ülkede oldukça zordur.
Manevi değerler, maddi koşulların ürettiği değerlerdir ve
maddi koşullar insanca yaşayabilmeyi sağlayamadığı
sürece yıpranmaya, aşınmaya gebedir.
Bireylerin; ülkenin ekonomik açıdan dışa bağımlılığının
ve bunun sonuçlarından biri olan gelir dağılımının
adaletsizliğinin yanı sıra,
bir parçası oldukları kültürel altyapı da sosyolojik olarak
böylesine darmadağın bir toplum yapısını karşımıza çıkarmaktadır.
Sosyoekonomik ve kültürel nedenlerin her ikisi de bireyin,
sistemi sorgulamasına değil;
“öteki”ni yok etmeye yönelmesine yol açmaktadır.
Bu da beraberinde barışı, sevgiyi,
dayanışma duygusunu ve adaleti yok etmektedir.
Ekonomik nedenler de bireyin toplumsal sistemi sorgulaması
için gereksindiği maddi koşulları ve toplumsal sistemin
sorgulanması yoluyla alınacak sonucu olumsuz yönde etkilemekte,
neredeyse olanaksızlaştırmaktadır.
Bu na bir de yöneticilerin bireylerin toplumsal sistemi
sorgulamaları için gerekli kanalları tıkamak istemeleri de
eklenince; insanların bugünlerde çok sık rastladığımız;
her gün çeşitli nedenlerle birbirlerinin boğazına sarıldığı,
cinnet geçirdiği, şiddet ve vahşet ekseninde dönüp duran,
kıvranan bir toplum yapısı ortaya çıkmaktadır.
Türk toplumu öfkesini “öteki” ne değil,
sisteme yönelttiği gün bu karmaşık toplumsal yapı da değişecektir.
Ama bu değişim koyunlarla değil insanlarla olur..!!
- 46,6629 0.02%
- 53,2630 -0.15%
- 61,8145 -0.18%
- 5939.04 -1.39%
- 14.183 0%
- 59.822,16 0.65%
Trend Haberler
Trabzonspor istemişti, şimdi Galatasaray devrede
Gözler Thierry Karadeniz'de... Merakla bekleniyor
Trabzonspor'dan peş peşe sponsorluk açıklaması! Önce 50 milyon TL sonra 80 milyon...