Süper Lig’in üçüncüsü ile dördüncüsünü maçı pek önemli değildi. Dostluk maçı havasında geçmesi beklenen karşılaşma, ne de olsa her şeye rağmen bir Beşiktaş-Trabzonspor mücadelesiydi. Beşiktaş Türkiye Kupası’ndan elendiği için moralsizdi. Bordo Mavililer’de ise sakat ve cezalı oyuncu çoktu.

Maç Onana’nın sakatlığı ile başladı. Genç ve yetenekli Ahmet Doğan Yıldırım ilk lig maçında kaleyi devraldı. Hatalı bir gole sebebiyet verse de sonradan oyuna ısındı ve normale döndü. Zubkov skoru eşitledi. Beşiktaş çok etkisizdi. İlk yarı 1-1 sona erdi. İkinci yarı oyun ortada gibi gözükse de daha bilinçli oynayan taraf Trabzonspor’du. Zubkov’un harika asistini golle taçlandıran Ernest Muçi takımını öne geçirdi. Bir sporcuya yakışır cinsten gol sevincini yaşadı. Eski takımını gol sevincinde rencide etmedi. Son düdüğe kadar süren mücadelede başka gol olmayınca maç Trabzonspor’un 2-1 üstünlüğüyle tamamlandı. Aynı dakikalarda oynanan Galatasaray-Antalyaspor maçını kazanan Okan Buruk’un takımı ligin bitmesine bir maç kala şampiyonluğunu ilan etti. Fenerbahçe de ligi ikinci tamamladı.

Hafta içi oynanacak olan Gençlerbirliği-Trabzonspor kupa maçı, Fatih Tekke için çok önemli. Ligi üçüncü bitirip kupayı kazanabilmek, ardından da UEFA Avrupa Ligi grubuna kalmak başarılı olmanın bu sezonki şartı. Lig üçüncülüğü cepte. Kupa’ya iki maç kaldı. Sonuncuyu ise zaman gösterecek. Beşiktaş’ı deplasmanda yendikten sonra Sergen Yalçın ile ilgili rakip camiayı ilgilendiren bir konuda Beşiktaş taraftarıyla ilgili yorum yapmaya gerek yoktu. Boran Başkan ve Onuralp Çakıroğlu ile ilgili maç sonunda “mecburiyetten oynatıldılar” tarzındaki ima da hoş olmadı, olmuyor. Oyuncuları kaybetmek kolay kazanmak zor ve akıl işidir. Daha düne kadar aynı cümleler Salih Malkoçoğlu için de söylenmişti dünkü maç hiç sırıtmadan aslanlar gibi oynadı. Başarılı genç oyuncularla ilgili demeç verirken çok dikkat etmek gerek. Şu unutulmamalı. Herkes bir dönem gençti.