Pazarlardaki sebze ve meyve fiyatlarının artan maliyetlere rağmen düşük kaldığını belirten Emirzeoğlu, asıl zararı üreticinin ve pazarcı esnafının gördüğünü söyledi. Trabzon’un bir üretim bölgesi değil, tüketim şehri olduğuna dikkat çeken Emirzeoğlu, ürünlerin kente ulaşıncaya kadar nakliye, vergi, komisyon ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“Ürün fazla, fiyat düşük; zarar eden üretici”
Pazarlardaki fiyatların mevcut ekonomik şartlara göre uygun olduğunu savunan Emirzeoğlu, ürün arzının yüksek olması nedeniyle üreticilerin zarar ettiğini belirtti.
Emirzeoğlu, “Dünyada ve ülkemizde ekonomik sıkıntılar yaşanıyor. Ancak pazardaki fiyatlar bu ekonomik şartlara göre oldukça düşük. Ürün fazla. Burada zarar eden üretici oluyor. Trabzon sebze üretim şehri değil, tüketim şehri. Ürün bedava alınsa bile kilogram başına 10-15 lira nakliye maliyeti biniyor” dedi.
Sebze ve meyvenin üreticiden vatandaşa ulaşıncaya kadar birçok aşamadan geçtiğini kaydeden Emirzeoğlu, üretici, nakliyeci, komisyoncu ve pazarcının aynı zincirin parçaları olduğunu söyledi.
Kış ayları için soğan ve patates uyarısı
Bu yıl soğan ve patates üretiminde sorun yaşandığını ifade eden Emirzeoğlu, geçmiş yıllarda zarar eden üreticilerin ekim alanlarını azaltmasının gelecek aylarda fiyatlara yansıyabileceğini söyledi.
Emirzeoğlu, “Bu yıl sıkıntılı olan ürünler soğan ve patates. Üreticiler son 3-4 yıldır zarar ettikleri için fazla ekim yapmadı. Bu nedenle kış aylarında bizi soğan ve patates konusunda ciddi bir tehlike bekleyebilir” ifadelerini kullandı.
“Bir ailenin haftalık sebze ihtiyacı bin lirayı buluyor”
Vatandaşın alım gücündeki düşüşü pazarlarda açık biçimde hissettiklerini dile getiren Emirzeoğlu, bir ailenin haftalık sebze ihtiyacının yaklaşık bin liraya ulaştığını söyledi.
Geçmişte vatandaşların karpuzu bütün olarak satın alabildiğini, bugün ise dilimle satıldığını belirten Emirzeoğlu, “Vatandaş artık birer veya ikişer kilo ürün alabiliyor. Eskiden 10 kilogramlık karpuzlar alınırdı. Şimdi karpuz dört parçaya bölünüyor, vatandaş bir parçasını alıyor. Bu durum alım gücünün geldiği noktayı gösteriyor” dedi.
Kiraz ve muz fiyatlarında düşüş
Pazarlarda ürünlere olan talebin mevsime göre değiştiğini belirten Emirzeoğlu, yaz aylarında domates, biber, patlıcan ve meyve çeşitlerinin daha fazla ilgi gördüğünü söyledi.
Geçen yıl hava şartları nedeniyle kiraz fiyatlarının çok yükseldiğini hatırlatan Emirzeoğlu, bu yıl üretimin bol olmasıyla birlikte kirazın kilogram fiyatının 50 ila 100 lira arasında değiştiğini kaydetti. Muz fiyatlarının da geçen dönemde 120 liraya kadar çıktığını, bugün ise pazarlarda yaklaşık 50 ila 75 lira arasında satıldığını ifade etti.
“Trabzon’un en büyük sorunu kapalı pazar yerinin olmaması”
Trabzon’daki pazarcı esnafının en önemli sorununun kapalı pazar alanlarının bulunmaması olduğunu belirten Emirzeoğlu, esnafın kışın soğuk ve yağmur altında, yazın ise aşırı sıcaklarda çalışmak zorunda kaldığını söyledi.
Yerel yönetimlerin oluşturduğu haksız rekabet ortamının da pazarcıları zorladığını savunan Emirzeoğlu, bir pazarcının tezgâh açtığı gün yaklaşık 5 bin liralık masrafla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Emirzeoğlu, “Mazot, poşet, nakliye, işçilik ve diğer giderler düşünüldüğünde bir esnafın pazara çıkma maliyeti 5 bin lirayı buluyor. Esnaf önce bu masrafı çıkarmak, ardından evine ekmek götürmek zorunda. Ancak vatandaşın alım gücü olmadığı için yeterli satış yapılamıyor” diye konuştu.
Nakliye maliyeti fiyatlara doğrudan yansıyor
Trabzon’daki pazarcıların ürünleri Samsun, Çarşamba, Tokat, Amasya ve Erzincan gibi üretim merkezlerinden getirdiğini aktaran Emirzeoğlu, nakliye maliyetlerinin kilogram başına 10 ila 15 liraya kadar çıktığını söyledi.
Artan maliyetlere rağmen pazarcıların vatandaşın daha uygun fiyatla ürün alabilmesi için kârlarından vazgeçtiğini belirten Emirzeoğlu, esnafın çoğu zaman yalnızca günlük yevmiyesini çıkarabildiğini ifade etti.
Bağ-Kur, vergi, muhasebe, kira ve işçilik giderlerinin pazarcı esnafının üzerindeki yükü artırdığını dile getiren Emirzeoğlu, esnafın günlük 500 ila 1.000 lira kazanarak evine helal kazanç götürmeye çalıştığını söyledi.
Pazarcı sayısı yarı yarıya azaldı
Trabzon’daki pazarlarda tezgâh açan esnaf sayısının önemli ölçüde azaldığını açıklayan Emirzeoğlu, Ayasofya Pazarı’nda daha önce 150 esnaf bulunurken bugün bu sayının yaklaşık 70’e düştüğünü belirtti.
İnönü Mahallesi’ndeki pazarda da geçmişte 160 esnafın tezgâh açtığını ifade eden Emirzeoğlu, bugün bu sayının 80-90 kişiye kadar gerilediğini söyledi.
Emirzeoğlu, “Ekmek pastası çok fazla bölündü. Esnaf günlük masrafını çıkaramıyor. Bu nedenle pazara çıkmaktan vazgeçiyor. Üreticilerde de azalma var. Fide, gübre ve işçilik maliyetleri nedeniyle birçok üretici tarlasına ürün ekmiyor” dedi.
Gençler pazarcılık mesleğinden uzaklaşıyor
Pazarcılığın ağır çalışma şartları nedeniyle gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini belirten Emirzeoğlu, pazarcıların gece saatlerinde hale gitmek zorunda kaldığını ve gün boyunca zor şartlarda çalıştığını söyledi.
Kendi çocuklarını öncelikle eğitime yönlendirdiklerini ifade eden Emirzeoğlu, “Biz gecenin birinde veya ikisinde sıcak yatağımızdan kalkıp ürüne gidiyoruz. Sabahın erken saatlerinde pazara geliyor, akşama kadar çalışıyoruz. Çocuklarımıza zaman ayıramıyoruz. Bizim çektiğimiz zorlukları çocuklarımız çekmesin diye onları okumaya ve sanata yönlendiriyoruz” diye konuştu.
“Kapalı pazar konusunda Trabzon geri kaldı”
Trabzon’daki semt pazarlarının fiziki şartlarını yeterli bulmadığını söyleyen Emirzeoğlu, Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin iş birliği yapması gerektiğini vurguladı.
Kentsel dönüşüm projelerinde pazar yerleri için alan ayrılabileceğini belirten Emirzeoğlu, Yeni Cuma, Pelitli, Ayasofya, İnönü Mahallesi ve Erdoğdu gibi bölgelerde modern pazar alanları oluşturulabileceğini söyledi.
Emirzeoğlu, “Türkiye’nin birçok ilini geziyorum. Birçok şehir kapalı pazarlara kavuşmuş durumda. Bu konuda en geri kalmış şehirlerden biri Trabzon. Turizm şehri olduğumuzu söylüyoruz ancak hâlâ sokaklarda pazar kuruyoruz. Hem vatandaş hem de esnaf bundan mağdur oluyor” ifadelerini kullandı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın ortak hareket etmesini isteyen Emirzeoğlu, siyasi ayrımların hizmetin önüne geçmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Kapalı pazar olsa turist de gelir”
Yaz aylarındaki turist yoğunluğunun pazarcı esnafına yeterince yansımadığını belirten Emirzeoğlu, turistlerin modern ve kapalı pazar alanlarına ilgi gösterebileceğini söyledi.
Emirzeoğlu, “Turist sokakta kurulan pazara gelmiyor. Modern ve kapalı bir pazar alanı olsa turist de gelir, burada vakit geçirir ve alışveriş yapar. Ancak mevcut şartlarda turistin pazara gelmesini bekleyemeyiz” dedi.
“Ekonomik sıkıntı devam ederse birçok işletme kapanır”
Önümüzdeki yıllarda yalnızca pazarcıların değil, bütün esnaf gruplarının ciddi risk altında olduğunu söyleyen Emirzeoğlu, ekonomik sorunların devam etmesi hâlinde dükkânların ve pazarların kapanabileceğini ifade etti.
Vatandaşların sebze ve meyve alışverişini kredi kartıyla yapmaya başladığını belirten Emirzeoğlu, “İnsanlar yarım kilo, bir kilo veya iki kilo sebze alıyor. Ay sonunda kredi kartı borcunu ödemeye çalışıyor. Vatandaş artık günü kurtarmanın hesabını yapıyor” şeklinde konuştu.
Pazarların daha çok emekliler ve asgari ücretliler tarafından tercih edildiğini söyleyen Emirzeoğlu, elektrik, doğalgaz, telefon, internet ve kira giderlerinin vatandaşın bütçesini tükettiğini belirtti.
Pazarcıların beklentisi yerel yönetimlerden
Pazarcı esnafının merkezi yönetimden bazı düzenlemeler konusunda destek gördüğünü belirten Emirzeoğlu, en büyük beklentilerinin yerel yönetimlerden olduğunu söyledi.
Pazarcıların basit usulde vergilendirilmeye devam etmesine yönelik düzenlemeyi olumlu bulduklarını ifade eden Emirzeoğlu, federasyon olarak esnafın sorunlarını düzenli biçimde ilgili bakanlıklara ilettiklerini aktardı.
Emirzeoğlu, “Bizim en büyük sıkıntımız yerel yönetimlerle. İstediğimiz hizmeti alamıyoruz. Pazarları belediyeler kurar, pazarcı esnafı işletir ve vatandaşa hizmet eder. Pazarcı; vatandaş ile belediye arasında köprüdür” dedi.
Zincir marketlere haksız rekabet eleştirisi
Zincir marketlerin pazar kurulan günlerde sebze ve meyve fiyatlarını zararına düşürdüğünü savunan Emirzeoğlu, bu durumun yalnızca pazarcıları değil, bütün küçük esnafı tehdit ettiğini söyledi.
Mahalle bakkallarının ve küçük fırınların büyük ölçüde ortadan kalktığını belirten Emirzeoğlu, aynı sürecin pazarcılar ve diğer meslek grupları için de yaşanabileceğini ifade etti.
Emirzeoğlu, “Üretim yerinde belirli bir fiyatı olan ürün, nakliye ve diğer masraflarla Trabzon’a geliyor. Buna rağmen bazı marketlerde ürünlerin maliyetinin çok altında satıldığını görüyoruz. Bu zararın nasıl karşılandığının denetlenmesi gerekiyor” dedi.
Bazı marketlerin zararına satış uygulamalarının mali ve ticari açıdan incelenmesi gerektiğini savunan Emirzeoğlu, yerel yönetimleri, zabıta birimlerini ve ilgili bakanlıkları göreve davet etti. Emirzeoğlu’nun dile getirdiği usulsüzlük iddialarına ilişkin herhangi bir somut belge veya resmî açıklama paylaşılmadı.
“Mahalle bakkalı bitti, yarın pazarcı da bitebilir”
Pazarcıların Ahilik kültüründen geldiğini ve toplumsal dayanışmanın önemli bir parçası olduğunu söyleyen Emirzeoğlu, pazarlarda rekabet ortamının bulunduğunu ve tekelleşmenin önüne geçildiğini belirtti.
Pazar esnafının ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek verdiğini ifade eden Emirzeoğlu, “Bir vatandaş pazara gelip parası olmadığını söylese birçok pazarcı ona ürününü verir. Ancak marketten bir kuruş eksik parayla ürün alamaz. Pazarcı kültürü dayanışmaya dayanır” dedi.
Küçük esnafın ortadan kalkmasının piyasada tekelleşmeye yol açacağını savunan Emirzeoğlu, pandemi döneminde market fiyatlarında yaşanan artışları örnek gösterdi.
“Yetkililer kanunları herkese eşit uygulamalı”
Yerel yönetimlerden ayrıcalık değil, adaletli bir uygulama beklediklerini söyleyen Emirzeoğlu, pazarcı esnafının hakkının hem belediyeler hem de esnaf kuruluşları tarafından korunması gerektiğini dile getirdi.
Emirzeoğlu, “Biz kimseden para veya ayrıcalık istemiyoruz. Kanun neyse herkese eşit uygulansın. Pazarcı esnafının hakkını korumak benim görevimdir. Trabzon Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği de bütün esnafın hakkını korumak zorundadır” ifadelerini kullandı.
Pazarların vatandaşın taze ve uygun fiyatlı ürüne ulaşmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten Emirzeoğlu, “Herkes üzerine düşen görevi yaparsa hiçbir sorun yaşanmaz. Belediye, esnaf ve vatandaş birlikte hareket etmelidir” dedi.





