Newton ile ilgili ümidim..

-Takımı tanıyor

-Ligi aşağı yukarı tanıdı

-Görevde olduğu sürece kriz yaratmadı

-Yabancı futbolcuları iyi motive etti

-Şehre alıştı

-Yönetimle iyi diyaloğu vardı

-Her yardımcı gibi diğer ekibin altını oymadı

-Trabzonspor’un hedefini biliyor

-Buna göre kendini hazırlayacak


***


Newton ile ilgili çekincelerim

-Türkiye’de tek yetkili olarak çalışmadı

-Hiçbir takımda tek yetkili olmadı

-Trabzonspor’da da tek yetkili olarak( 2 maç hariç) çalışmadı

-Şehrin skora göre alacağı tavrı kaldırabilecek mi? 

-Trabzonspor’daki güç savaşlarına çok yabancı

-Yardımcılarını belirlemede ne kadar özgür olacak

- Şimdiden taraftar ikiye ayrıldı.. Yeterli değil anlamında

-Bu ayrışım, motivasyonunu etkileyebilir.

-Göksel Gümüşdağ ile birlikte çok samimi pozları en büyük handikabı..

***

Otogar, adrese teslim ihale mi..?

Murat Zorluoğlu başkanlığındaki belediyenin Trabzon’a kendi özgün projesi; Otagardır.

Planlamayı kendileri yaptı.

Projeyi kendileri oluşturdu.

İhtiyacı binaen, projeyi geciktirmedi.

Yerini kendileri belirledi.

Yani, Murat Zorluoğlu’nun kendinden önceki belediyeden devir aldığı bir proje değil..

Gülcemal gibi.

Kadınlar pazarı gibi.

Tanjantaki katlı otopark ve AVM gibi.

Otogar Zorluoğlu’nun tam katıksız projesi.

O nedenle, projeye çok önem veriyor.

Şehrin 50 yıllık geleceğinin de planlandığını belirtiyor.

Hala, yerinin yanlışlığı tartışılıyor.

Zorluoğlu, gelecekte oraya tren garı da eklenecek diyor. O nedenle  Değirmendere tam yeri diye savunması var.

Şimdi, otogar’ın ihalesi 18 Ağustos’ta yapılacak.

Zorluoğlu ile konuştum.

İhale ile ilgili bütün kuşku duyulan merak edilenleri sordum. 

Tek tek ve derinlemesine.

Bir kere bu sohbetten şunu çıkardım.

Nasıl, proje Zorluoğlu dönemine aitsi, ihale şartnamesi de Zorluoğlu ve ekibine ait.

Ekip; kılı kırk yararak şartnameyi hazırlamış.

Proje ile benzerlik arz eden bütün ihaleleri tek tek enden geçirilmiş.

 Metin yazılırken Türkçe yazım kuralları açısından da kontrol ettirilmiş.

 Bir anlam belirsizliği olmasın diye her şey açık ve net yazılmış, anlatılmış parantezlerle açıklamalar yapılmış.

Şartnamede adrese teslim eleştirilerinin getirileceği tek konu var… 

İhaleye girecek şirketlerden çelik üretime yapan firmalardan ihtiyaca binaen, gerekli malzeme alımının sağlanması için  teminat verilmesi.


Bunun için şartnamede bir şart var.

Ya, çelik üretimi yapan firmalardan 7 bin tondan fazla çelik alımını yapmada zorluk çekmeyeceğine dair bir taahütnamen olsun.. 

Ya da yanına çelik üretimi yapan bir firmayı yanına ortak al.. 

Bu firmanın da yıllık 30 bin ton üretimi olsun..

İşte bu maddeler adrese teslim diye değerlendiriliyor.

Bunu Zorluoğlu’na sordum.

Niye böyle bir madde..

İşte cevabı

“Çünkü otogar inşaatında çelik yapılar çok fazla.. Saat kulesi bile çelikten.. Ve çatı dalgalı, deniz dalgasını andıran bir şekilde.. Çelik konstrüksiyon ağırlıklı.. Diyelim bir firma bu işi aldı.. Piyasadan gerekli çeliği temin edemedi. Ne üreticiler talebi karşıladı.. Ne bu anlamda ihaleyi alan sorunu çözemedi.. İş gecikti.. Oysa biz bu otogarı 9 ayda bitirmeyi planlıyoruz..”

Zorluoğlu’nun bu sözlerini tercüme edelim.

“Bir inşaat firması ihaleyi aldı.. Çelik alımı yapacak. Çelik üreticileri dedi ki, biz bu kadar kısa sürede sana bu çeliği sağlayamayız.. Ürün teslimimizi dediğin zamanda yapamayız…”

O zaman inşaat aksar.

O halde bu inşaatın ihalesini çelik üretimi yapanlar da ortak olsun.. İhaleye girenler yanlarına çelik üreten üreticilerden alsın.

Mantıklı mı?

Mantıklı.

Türkiye genelinde büyük ve özellik isteyen yatırımlarda bu tür ortaklıklar teşvik ediliyor. İşin zamanında ve sağlam yapılması için

Otogar da böyle bir yatırım.

Zorluoğlu’nun prestij yatırımı.

Bu arada otogar inşaatına ne kadar çelik imalatı var.

Şartnamede bu 7 bin ton olarak tahmin edilmiş..

İnşaat süresince 10 bin tonu da buluyor.

Böyle bir ihtiyacı piyasadan sağlayamazsınız.. Üretim yapan güçlü bir çelik üreticisi yanında olmak zorunda.

Peki, bu anlamda çelik üretimi yapan bir elin parmağı kadar mı..?

Ben araştırdım en az 50 üretici var.

Üç beş tane olsaydı ben de adrese teslim derdim.

50’den fazla olunca diyemiyorum..

Otogar ihalesi böyle..

Artık ihlale adrese teslim mi..?

 Vicdanınıza kalmış bir şey..

***

ZAYTUNG

Maskeler çene altından, kola düştü..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Güngör61 2 ay önce

Murat Zorluoğlu nu neden bu kadar koruyup kolladığınız bir gün ortaya çıkar. Otogarın uygun olmadığını herkes biliyor da koskoca belediye başkanı mı bilmiyor? Bırakın bu işleri.

Avatar
Farozlu 2 ay önce

akp zihniyetinin işleri hep dolambaclı olur,kimse birşey anlamaz milletin parası nerelere gider,neden çok gider kimse hesap vermez,hep böyledir

Avatar
Oflu 2 ay önce

Tabii ki de adrese teslim. Çelik üretiminin 100 farklı çeşidi var. Sac üreten de inşaat demiri üreten de profil üreten de, küp blok üreten de çelik üreticisi. 10 bin fon çelik te Türkiye şartlarında çok kolay bir üretim. Türkiye kendi çeliğinden Çanakkale köprüsünü yapıyor. Türkiyede malzeme temininde genelde problem yaşanmaz. Problem proje imalatındadır. Bu yolla proje imalatçıları devre dışı bırakılmıştır. Yani Çanakkale boğaz köprüsünün mütahitliğini yapan firma demirçelik fabrikası olmadığı için bu ihaleye giremez.

Avatar
Ahmet 2 ay önce

nsayın ömer kıratlının müdürü olduğu il afet müdürlüğü kurumlarda afet eğitimi yapıyor, eğitimde personelin ilk dediği değirmendere vadisinde yağan 15 dk yoğun yağmur trafiği 2 saat engelledi,trafik durdu, biz bu durumda yine terminali o trafiğe daha yoğun bir bölgeye sokuyoz, normal günde zaten yarım saatte çıkıyoz ordan, neden büyük düşünüp terminal binasını şehir dışına çıkarmıyoz, örneğin akyazı stadı yanı, çimento fabrikası yeri, ve ya eski sanayi, veya afet işleri seminerde dediğini, belediyeye görüş olarak söyleyemiyor.

Avatar
Divane 2 ay önce

Sayın Başkanımız adrese teslim işleri seviyor. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak sözünün hayat bulmuş halini yaşıyor Trabzon.