TÜM BİRİMLER SINAVI VERDİ
Trabzon iki gündür adeta teyakkuz halindeydi. Son oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe karşılaşmasında yaşanan olayların ardından bu maç, yüksek riskli müsabakalar kategorisine alınmıştı. Bu kapsamda şehir genelinde yaklaşık 1000 özel güvenlik görevlisi ve 3 bin polis sahadaydı.
Ancak Trabzon, bu önemli sınavdan alnının akıyla çıktı. Bir derbi maçı, kimsenin burnu kanamadan, herkesin görevini layıkıyla yerine getirdiği bir organizasyonla tamamlandı. Belediyenin otoparkları ücretsiz yapması, yüzlerce otobüsle on binlerce insanın taşınması, “protokol yolu” uygulaması gibi önlemler, olası krizlerin önüne geçti. Kim düşündüyse, kim planladıysa teşekkür etmek gerekir.
Önceki bazı maçlarda yaşanan trafik ve organizasyon sorunları bu kez yaşanmadı. Emniyetiyle, belediyesiyle, valiliğiyle, karayollarıyla şehir bütüncül bir refleks gösterdi. En kritik derbilerden biri, koordinasyon sayesinde sorunsuz şekilde geride bırakıldı.
Öyle ki güvenlik sadece karada değil; denizde de sağlandı. Sahil güvenlik ekipleri denizden, polis ekipleri karadan görev başındaydı. Bu tablo, Trabzon’un büyük organizasyonları yönetme kapasitesini göstermesi açısından önemliydi.
Futbolun konuşulması gereken bir akşamda, sükûnetin galip gelmesi güzeldi. Bunu özellikle not düşmek gerekir. Çünkü bazen en büyük başarı, kriz çıkmamasını sağlamaktır.
TEPKİNİN SEBEBİ NEYDİ
İlk yarıyı üçüncü sırada bitirmiş bir takımdan söz ediyoruz. Devre arasında üç transfer yapıldı ve bu üç oyuncu da derbide sahadaydı. Üstelik yeni transferler asist katkısı vererek takıma doğrudan destek sundu. Bir takviye de son anda direkten döndü. Yani “Yönetim ne yaptı, Ertuğrul Doğan ne yaptı?” sorusunu soranların tabloya bütüncül bakması gerekiyor.
Elbette transfer dönemine dair eleştirilerin bir ana damarı var: Sol açık bölgesine net bir takviye yapılmaması. Özellikle Olaigbe’nin gönderilmesi sonrası bu bölgedeki beklenti daha da büyüdü. Eğer o ayrılık yaşanmasaydı, belki bugün yükselen sitemlerin tonu bu kadar sert olmayacaktı. Keza alternatif bazı oyuncuların kadroya dahil edilmemesi de bu tepkinin zeminini güçlendirdi. Tepkinin ana kaynağı burası.
Ancak şu gerçeği de göz ardı etmemek gerekiyor: Karşımızda, Fenerbahçe gibi tecrübe seviyesi yüksek bir ekip vardı. Bizim ise görece daha genç ve kırılgan bir kadromuz sahadaydı. Buna rağmen takım iyi mücadele etti, eksiklerine rağmen savaştı.
Bir başka başlık da tribünler… İşler iyi giderken destek olmak kolaydır. Fakat oyun sıkıştığında, takımı ateşleyecek, rakibin ritmini bozacak bir atmosfer bu kez yeterince oluşmadı. Büyük maçlar sadece sahada değil, tribünde de kazanılır.
Sonuç olarak bu geminin kaosa sürüklenmeden limana yanaşması gerekiyor. Hedef net: Avrupa bileti. Eleştiri olacak, tepki olacak. Ama terazinin dengesini bozmadan… Çünkü sezonun sonunda yazılacak hikâye, bugün kurulan cümlelerden daha belirleyici olacak
LOCADA SİYASET BULUŞTU…
Trabzonspor – Fenerbahçe derbisine bir de siyasetin penceresinden bakalım. Malum, geçtiğimiz günlerde bu köşede yazmıştık… Trabzon’a en sık gelen, kentteki STK’larla en fazla temas kuran isimlerin başında Adil Karaismailoğlu geliyor.
TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı olan Karaismailoğlu, son Trabzon ziyaretinde de temposunu düşürmedi. Program üstüne program yaptı, toplantılara katıldı, temaslarını sürdürdü. Son durak ise Trabzon Kent Konseyi Yürütme Kurulu oldu. Ama iş orada bitmedi… Karaismailoğlu Ankara’ya dönmedi. Derbi günü Trabzon’da kaldı ve Trabzonspor – Fenerbahçe maçını statta tribünden takip etti. Ancak asıl dikkat çeken bölüm, tribünden önce locada yaşananlardı. Locada koyu bir sohbet vardı. Hem de öyle böyle değil…
Gördüğümüz kadarıyla sohbet masasındaki isimler dikkat çekiciydi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu, İYİ Parti’nin eski Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs… Ve Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi eski Başkan Vekili Atilla Ataman…
Ortak payda netti: Trabzonspor. Hepsi koyu bordo-maviliydi. Muhtemelen maçtan önce takımın artıları, eksileri, olası senaryolar masaya yatırıldı. Derbi kritiği de yapılmıştır, buna kimsenin şüphesi yok. Ancak futbolun cilvesi işte… Hesap başka, sonuç başka oldu. Derbi beklediğimiz gibi gitmedi. Ve o locadan da, tribünlerden de herkes stadyumdan moraller biraz bozuk ayrıldı.
PLAKADAN ALGI DUVARA TOSLADI
Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynanan derbiyi bir de saha dışı gelişmeleriyle değerlendirelim. Malum, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da karşılaşmayı tribünden takip etti. Ancak maçtan çok, bu kez tribünler değil… Plaka konuşuldu.
İbrahim Hacıosmanoğlu’nun stada geldiği araç, bazı Fenerbahçeli hesapların radarına takıldı.
Görüntüler izlendi, yakınlaştırıldı, durduruldu, tekrar izlendi… Ve sonuç: “Algı operasyonu başlasın.”
Gerekçe hazırdı. Araç plakası: CKR Buradan yola çıkan bazı Fenerbahçeliler, işi bir adım öteye taşıdı. Plakanın Uğurcan Çakır’a ait olduğunu varsaydılar. Varsayım yetmedi, sosyal medyada “skandal” diye servis ettiler. Sanki Trabzon’da “Çakır” soyadını taşıyan tek kişi Uğurcan’mış gibi…
Oysa görüntülere biraz daha dikkatli bakılsa, Hacıosmanoğlu’nun arkasından araçtan inen ismin Trabzonlu iş insanı Kadem Çakıroğlu olduğu net şekilde görülüyordu.
Hal böyle olunca, aracın da büyük ihtimalle Çakıroğlu’na ait olduğu, plakanın da buradan geldiği ortadaydı. Ama algı bir kez kuruldu mu, gerçeğin çok da önemi kalmıyor. Ne yazık ki bu plaka hikâyesine kananlar da oldu. Ancak bir o kadar da “Durun bakalım” diyen çıktı. Kendi CKR plakalı araçlarını paylaşanlar mı dersin, “Benim de plakam CKR, beni de mi Trabzonsporlu sayacaksınız?” diyenler mi… Sonuç?
Plakadan anlam, anlamdan taraf çıkarmaya çalışanlar, sosyal medyada bir anda mizah malzemesine dönüştü.
BÜYÜKŞEHİR NE YAPACAK?
Trabzon bu yıl çok farklı bir Ramazan ayına hazırlanıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında kentin manevi atmosferini en güçlü şekilde yaşatacak kapsamlı bir organizasyonla vatandaşların karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in öncülüğünde hazırlanan programda; her kesimin Ramazan’ı en güzel şekilde yaşayabileceği bir ortam hedefleniyor. Çocuklar için eğlenceli etkinlikler, gençler için keyifli vakit geçirebilecekleri alanlar, Ramazan’ın ruhuna uygun ilahiler, şiir dinletileri, söyleşiler ve yazar buluşmaları planlanıyor. Çocuklara sürpriz hediyeler, çeşitli ikramlar ve her gün yüzlerce kişiye verilecek iftar programı organizasyonun önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Etkinliklerin merkezi ise Pazarkapı’da, Hanife Hatun Camii çevresi olacak. Bölgede büyük ve donanımlı iki çadır kurulacağı belirtiliyor. Ramazan boyunca birbirinden önemli yazarların ve ilahi sanatçılarının ağırlanacağı, çocuklara yönelik özel oyun ve etkinlik alanlarının oluşturulacağı ifade ediliyor.
Program takviminin önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Şimdiden şehirde Ramazan heyecanı hissedilmeye başlanmış durumda.
Öte yandan kentteki birçok esnafın da organizasyona destek vermek için Büyükşehir Belediyesi ile temas halinde olduğu konuşuluyor. Ramazan’ın manevi ruhuna, çocukların sevincine ve şehirde oluşacak dayanışma atmosferine katkı sunmak isteyen esnafa ücretsiz yer temin edilebileceği belirtiliyor.
Tüm detaylar açıklandığında sürprizlerin alanda birebir yaşanacağı ifade ediliyor. Görünen o ki Trabzon’u bu yıl dolu dolu, canlı ve yüksek katılımlı bir Ramazan bekliyor.
YENİ KARARNAME YOLDA
Eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya döneminde bir ara valiler kararnamesi çıkacağı konuşulmuş, ancak söz konusu kararname beklenildiği kadar geniş kapsamlı olmamıştı. Doğu illerinde neredeyse hiçbir valiye dokunulmazken, Trabzonlu üç vali merkeze çekilmişti. Eskişehir, Aksaray ve Trabzon’da görev yapan Trabzonlu valilerin merkeze alınması hem şehirde hem de ülke genelindeki Trabzonlular arasında tepkiyle karşılanmıştı.
Yerlikaya’nın, Süleyman Soylu ile yaşadığı hesaplaşma nedeniyle görev süresi boyunca Trabzon’la ilgili kararlarında negatif bir tutum sergilediği yönündeki iddialar uzun süre gündemde kalmıştı.
Trabzon’a yönelik bir tür mobbing ya da cezalandırma yapıldığı iddiaları ise henüz unutulmuş değil. Bu konuda bazı siyasilerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gerekli bilgileri aktardığı ifade ediliyor.
Şimdi ise yeni bir kararname hazırlığı olduğu bilgisi kamuoyuna yansımış durumda. Önceki kararname, belirtildiği gibi sınırlı kalmış; büyükşehirler, önemli iller ve doğudaki şehirlerde kapsamlı bir değişikliğe gidilmemişti. Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin önümüzdeki günlerde daha kapsamlı bir valiler kararnamesini hayata geçireceği konuşuluyor. Yerlikaya döneminde haksızlığa uğradığı düşünülen isimlerle ilgili yeni bir değerlendirme yapılabileceği de ifade ediliyor.