DOLMUŞ DÜZENLEMESİNDE UNUTMAYIN ÇAĞRISI
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in 61saat'e özel olarak açıkladığı yeni dolmuş depolama ve güzergâh düzenlemesi, şehir trafiğini rahatlatma hedefiyle hayata geçirilmeye hazırlanıyor.
Planlamaya göre; Meydan viyadüğü altı tamamen boşaltılacak, doğu yönünden gelen dolmuşlar Kanuni Bulvarı altındaki yeni depolama alanında, postane tarafındaki dolmuşlar ise Pazarkapı’da depolama yapacak.
Meydan çevresinde ise yolcu indirme ve bindirme noktaları korunarak trafik yükünün azaltılması amaçlanıyor.
Engelli bireyler ve aileleri, yapılacak düzenlemede kendilerinin de mutlaka dikkate alınması gerektiğini dile getiriyor.

Özellikle dolmuşların depolama alanlarının değişmesiyle birlikte yolcu indirme ve bindirme noktalarının erişilebilirliği, yürüme mesafeleri ve durak bağlantılarının engelli vatandaşlar açısından uygun olması yönünde beklentiler ifade ediliyor.
Bu düzenlemenin şehir trafiğini rahatlatma hedefiyle planlandığına dikkat çekilirken, engelli bireyler ve aileleri günlük yaşamda sağlık, resmi işlemler ve şehir merkezine erişimde herhangi bir zorluk yaşanmaması için kendi ihtiyaçlarının da planlamaya dahil edilmesini istiyor.
Şubat ayında başlaması öngörülen uygulama öncesinde, engelli vatandaşların “unutulmaması” yönündeki bu çağrının nasıl karşılık bulacağı merakla takip ediliyor.
İŞ BENZETMELERE KADAR GİTTİ
Trabzon’da bu yıl ilk kez düzenlenen ve 130 binden fazla katılımcının yer aldığı Uzungöl Kış Festivali sona erdi…
Ama görünen o ki festival bitti, yankısı bitmedi.
Aslında mesele festivalin kendisi değil…
Festivalden önce başlayan ve herkesin malumu olan Uzungöl – Ayder kıyaslaması, ekseninde konu bu kez farklı bir boyuta taşındı…
Tartışma, Trabzon basınının ve sosyal medyanın “temsilcileri” arasında adeta yeni bir cepheye dönüştü.
İşin ilginç tarafı şu:
Konu artık turizm, organizasyon ya da vizyon tartışması olmaktan çıktı.
Sözler sertleşti…
Üslup bozuldu…

Hatta iş, benzetmelere kadar gitti.
Ve daha da vahimi…
Bu benzetmeler, binlerce takipçisi olan hesaplardan paylaşılıyor.
Yani mesele artık bireysel bir çıkış değil, topluma yayılan bir dil meselesi haline geliyor.
Detaya girmeyeceğiz…
Kim ne demiş, kimi kime benzetmiş, burada yazmanın bir anlamı yok.
Ama şunu söylemek lazım: Bu tarz benzetmelerin etik olmadığı konusunda sanırız kimsenin ekstra bir hatırlatmaya ihtiyacı yok.
Basın toplantılarında, etkinliklerde, programlarda yüz yüze bakıyoruz.
Bugün sosyal medyada söylenen bir söz, yarın aynı salonda karşınıza çıkabiliyor.
TRABZON’DA CHP’DEN ‘AÇIKLARIZ’ TEHDİDİ
CHP Araklı İlçe Başkanı Osman Dilber, Araklı Belediyesi personel şirketi eliyle yürütülen son işçi alım sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Dilber, sürecin şeffaflıktan uzak olduğunu belirterek, kamu istihdamında eşitlik, liyakat ve erişilebilirlik ilkelerinin açıkça ihlal edildiğini savundu.
İŞKUR mevzuatının öngördüğü asgari ilan sürelerinin dahi fiilen etkisizleştirildiğini ifade eden Dilber, yalnızca beş günle sınırlandırılan ilanların kamu adına yapılacak bir istihdam için kabul edilemez olduğunu söyledi.
Apartman toplantılarının bile haftalar öncesinden duyurulduğu bir ülkede, kamu personel alımının bu denli dar bir zaman aralığına sıkıştırılmasının “önceden belirlenmiş isimler için hazırlanmış adrese teslim bir süreç” izlenimi doğurduğunu dile getirdi.

Dilber, “Ön lisans mezunu şoför” gibi hayatın olağan akışına aykırı şartların geniş toplumsal kesimleri sistematik biçimde dışladığını, temizlik kadrolarında ise kadınların fiilen yok sayıldığını belirterek, sürecin toplumsal cinsiyet eşitliğini dahi gözetmediğini vurguladı.
CHP’li Dilber, Araklı Belediyesi’ne açık çağrıda bulunarak, personel alım sürecinin İŞKUR üzerinden, makul sürelerle, objektif kriterlerle ve kura esasına dayalı şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Dilber, belediye meclis toplantıları ile personel alım süreçlerinin canlı yayınlanmasının da demokratik denetimin asgari gereği olduğunu ifade etti.
Süreci yakından takip edeceklerini vurgulayan Dilber, “Liyakat ve eşitlik ilkeleri ihlal edildiği takdirde, önceden hazırlandığı anlaşılan isimleri kamuoyuyla paylaşmaktan geri durmayacağız. Bu bir tehdit değil, kamusal sorumluluğun gereğidir” dedi.
Dilber açıklamasını, “Daha adil, daha demokratik, doğasıyla ve insanıyla birlikte yaşayan daha güzel bir Araklı; kapalı kapılar ardında değil, şeffaf, adil ve katılımcı yöntemlerle inşa edilebilir. Biz buradayız, takipçisiyiz, susmayacağız” sözleriyle tamamladı.
BAKAN PROTOKOLÜ UYGULANDI…
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, önceki akşam Trabzon’a geldi…
Ama geliş şekli sıradan değildi.
Trabzon Havalimanı’nda İl Başkanı Muhammet Erkan ve partililer tarafından karşılanan Aydın için deyim yerindeyse “bakan protokolü” uygulandı.
Karşılama apronunda başladı, VIP önünde çekilen toplu fotoğrafla tamamlandı.
Aslında, Trabzon siyasetini az çok takip edenler bilir…
Milletvekilleri genelde böyle karşılanmaz.
Bu tür karşılamaları daha çok bakanlar, genel başkanlar ya da genel başkan yardımcılarında görürüz.
Bu tablo, İYİ Parti Trabzon İl Teşkilatı’nın Yavuz Aydın’a verdiği önemi açıkça gösteriyor.

Sadece “milletvekili geldi” değil, "bizim milletvekilimiz geldi” mesajı veriliyor.
Aydın da Trabzon programına hızlı başladı.
İlk durağı, kente yeni atanan Trabzon Valisi Tahir Şahin oldu.
İl Başkanı ve ilçe yöneticileriyle birlikte yapılan ziyarette hem hayırlı olsun denildi hem de Trabzon’a yönelik iyi dilekler iletildi.
Vali Şahin’e yapılan ziyaret aslında tam kadro olarak gerçekleştirildi.
İl Başkanı Erkan, Ortahisar İlçe Başkanı Kemal Eraydın, yöneticiler de bu ziyarette yer aldı.
BİR İLERİ BİR GERİ
İlk yarı özelinde “iyi” diyebileceğimiz ne bir oyun vardı ne de bir oyuncu. Sahadaki görüntü, son haftalarda toparlanma sinyali veren Trabzonsporla taban tabana zıttı. Oysa bu takımın, son dönemdeki reaksiyon gücüne bakınca böyle bir maçtan geri dönüş çıkarabileceğini düşünmek çok da hayal değildi.
İkinci yarıda Trabzonspor rakibe pozisyon vermedi, doğru. Ama bu, üretkenlik sorununu perdelemeye yetmedi. Onuachu’nun bireysel katkısı dışında kayda değer bir hücum aksiyonu izledik demek zor.
Antalyaspor’un kağıt üzerinde zayıf görünen stoper hattına rağmen pozisyon üretilememesi, işin en düşündürücü tarafı oldu. Kısacası büyük bir fırsat, göz göre göre heba edildi.

Hüseyin–Veysel tandemi bu takımı pozisyona sokamadı. Umut–Onuachu tercihiyle kanatlar fiilen devre dışı kaldı. Ozan Tufan ile Bouchari son oynadıkları maçlarda yükselişteyken, Folcarelli ve Oulai formsuz olmasına rağmen ısrarla sahada tutuldu; süre alanların performansı sorgulanmadı.
Maç içinde bu kadar yer değişikliği de dikkat çeken unsurlardan. Zubkov üç kez pozisyon değiştirdi, Oulai maçı sağ açıkta bitirdi.
Bir bakıyorsun üç forvete dönmüşsün ama oyunda kanat yok.
Sonuç mu? Kağıt üzerinde “bir puan” gibi görünen ama zihinde çok daha ağır gelen bir kayıp. İkinclik fırsatı elden kaçtı. Böyle maçlar kazanılır. Kazanılmadığında da soru işaretleri büyür.
Bu maç, Trabzonspor adına “kaçan bir üç puan”dan çok daha fazlasıydı.
TRABZONSPOR’UN İHTİYACI NE?
Trabzonspor’un bu sezonki oyununa baktığımız zaman ligin özellikle ilk yarısında dar kadroyla iyi bir iş yapan takım vardı.
Birbirleriyle iletişimi üst düzeyde, sonuç almak için mücadele eden bir grup vardı. Devre arası eklemelerle birlikte takımın daha kuvvetlenmesi beklense de ikinci yarıların zorluğu tekrar göz önüne geldi.
Yine de Trabzonspor’un yürüyüşü oldukça güzel, oldukça da heyecan verici. Maç dönebilir miydi evet, tercihlerde hata var mıydı evet, sorunlar çözülebilir mi evet. Ama Trabzonspor’un net ihtiyacı var ve herkes tarafından göz ardı ediliyor.
Trabzonspor eski yıllarındaki Colman, Bakasetas, Hamsik veya Sosa gibi bir oyun aklı kendisine bulamadı. Eldeki mevcut oyunculardan Muçi’den bu çıkarılabilir mi? Bu bir soru işareti.
Muçi son haftalarda daha çok sol kenara kaymaya başladı. Tim ve Oulai’den de çıkması zor. Hepsi kaliteli oyuncular ancak playmaker dediğimiz oyun kurucu oyuncu eksikliği söz konusu.
Evet bir sol kanat lazım ancak ondan önce burayı tazelemek daha doğru bir hamle olacak gibi duruyor. Elbette kulübün ekonomisi burada başrol evet ama bu güzelim yolculuğun heba olmaması gerekiyor.





