BÜYÜKŞEHİR, GENÇLERİN İSTEĞİNİ KIRMADI
Bazen siyasette işler sandığımızdan daha basit ilerler…
Doğru talep, doğru kanaldan, doğru zamanda gelirse karşılık da bulur. Trabzon’da bunun son örneği gençler için “abonman kart” ve ‘Sosyal tesislerden indirim’ meselesi…
Gençler, Trabzon Büyükşehir Belediyesinden üniversite öğrencileri için şehir içi ulaşımda abonman sistemi talep etti. Hatta bu sisteme ‘Sosyal Tesislerden’ indirim de eklendi…

Ardından top ulaşım için TULAŞ’a geçti. Ve TULAŞ, fizibiliteyi, hesaplamayı yaptı… Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç önerileri dinledi ve ardından onay verdi…
Verilen bu onayla birlikte İlköğretim, Lise ve Üniversite Öğrencileri ulaşımda yüzde 60 indirimden faydalancaklar. Şunu belirtelim: Bu sistem ilk defa Trabzon’da uygulanmayacak. İstanbul ve Ankara’da uygulanıyor…

Sistem aslında şu: Öğrenciler gidecek biniş hakkı satın alacaklar. Böylelikle ulaşımda TL değil, biniş hakkı düşmüş olacak. Ancak tabi bu biniş hakkı, normalde ödenen öğrenci ücretinden toplu satın alım olduğundan dolayı öğrencilere daha düşük maliyete gelecek… Belediyeye ait sosyal tesislerde üniversite öğrencilerine %20 indirim önerisi de kabul gördü…
MEMURA PARTİ ÜYELİĞİ AMA…
Geçtiğimiz gün siyasi kulislerde ilginç bir haber gündeme geldi. Saadet Partisi İl Başkanı Ahmet Muratoğlu, üyeliklerin çıkar ilişkisine dayandığını belirtti. Ancak dün yine Saadet Partisi Of il yönetim kurulu üyesi tarafından bir haber metni yayınlandı.
S.U. isimli bir şahsın memur olduğu halde AK Parti’ye üye yapıldığını belirten bir haber bu.

Biz de konuyla ilgili bir araştırma yaptık. Parti kaynaklarından öğrendiğimize göre bu isim Saadet Partisi’ne yakınlığıyla tanınıyor. Kısa bir süre önce AK Parti’ye üye olmuş. 8 Aralık tarihinde de E-devlet üzerinden üyeliğini sonlandırmış. Edindiğimiz bilgilere göre, Of’ta bu ismin Saadet Partisi’ne yakınlığını da bilmeyen yokmuş. Bu haberin basın mensuplarına Saadet Partisi Of ilçe Yönetim kurulu üyesi Fahri Hacıcaferoğlu tarafından yapılması da bu düşünceyi destekleyen türden bir durum.
Olayda bir kasıt kokusu var ama yinede belgesiz bilgisiz bu iş olmaz iyi araştırılıp belge bilgi ile konuşulmalı.
AK PARTİ, ESKİLERİN KAPISINI ÇALACAK…
Sadece Trabzon’da değil, Türkiye genelinde hemen her partide dönem dönem “kırgın” eski yöneticiler gündeme gelir. Bir kısmı sessiz sedasız kenara çekilir…
Bir kısmı sadece bayramdan bayrama hatırlanır… Bir kısmı da zaman zaman sert açıklamalar yaparak “ben buradayım” demeyi tercih eder. AK Parti’de de bu başlık uzun zamandır kulislerde konuşuluyordu.
Ve anlaşılan o ki; bu “kırgınlık” meselesi artık sadece sohbet konusu olmaktan çıkıp, kurumsal bir başlığa dönüşmüş durumda.
AK Parti, eski yöneticilerin partiyle bağını koparmaması için yeni bir yol deniyor. AK Parti Genel Merkezi, bu serzenişi fark etmiş olacak ki “Geçmişten Geleceğe” adıyla yeni bir birim oluşturdu. Amaç net: Partinin geçmişte emek vermiş isimleriyle bağı koparmamak, onları tamamen kenara itilmiş hissettirmemek.

Trabzon’da da bu doğrultuda bir adım atıldı. İl teşkilatı bünyesinde, geçmişi bilen, teşkilat hafızası olan bir isim bu iş için görevlendirildi. Kimi buna “Geçmişten Geleceğe” diyor, kimi daha açık konuşuyor: Vefa Grubu.
Aslında AK Parti Trabzon İl Başkanlığı’nın eski yöneticilerle iletişim kurduğu bir WhatsApp grubu da var. Özel günlerde programlara davet ediliyorlar, zaman zaman aranıyorlar. Ama mesele sadece davet edilmek değil. Mesele hatırlanmak, mesele aranmak.
Mesele “hala bu ailenin içindesin” hissinin verilmesi. Ve belli ki bu hissiyat her zaman istenilen düzeyde oluşmamış. Yetkililer bunu inkâr da etmiyor zaten.
“İnsanız sonuçta… Bu yoğunlukta bazı arkadaşlarımızı ziyaret edememiş olabiliriz. Bu bizim eksikliğimiz” deniliyor. Bu nedenle şimdi yeni bir ziyaret programı hazırlanıyor.
Sadece eski yöneticiler değil, yeni üye olanlar da kapsama alınacak. Ramazan ayında geniş katılımlı buluşmalar planlanıyor. Ama asıl hedef masa başı toplantıdan çok, kapı kapı ziyaret. Siyasette sadece oy oranı yönetilmiyor… Duygu yönetimi de var., aidiyet de var, vefa da var.
AK Parti’de de görünen o ki artık şu fark edilmiş durumda: Kırgınları tamamen kaybetmek, sandıkta kaybetmekten daha tehlikeli olabilir Bu nedenle de sadece Trabzon’da parti “seni unuttum” algısını “seni hatırlıyorum” duygusuna çevirmeye çalışıyor. Ve bunun için artık sadece mesaj atmıyor… Kapıyı çalmaya hazırlanıyor.
ANAHTAR PARTİ'DE ELEŞTİRİ İÇERİDEN GELDİ
Anahtar Parti Trabzon kulisleri hareketli günler yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde bu satırlarda Anahtar Parti'de yaşanan hareketliliğe vurgu yapmıştık... Bu satırların ardından parti içinden bir isim bizleri arayarak yorumlarını iletti. Biz de bu yorumları sizlere iletelim...
"Son dönemde Anahtar Parti Trabzon İl Başkanlığı’nda yaşanan gelişmeler, kamuoyuna yansıtıldığı gibi “sessiz sedasız bir yeniden yapılanma”dan çok, teşkilat içinde uzun süredir biriken ciddi bir krizin dışa vurumudur. İl yönetiminden çıkarılan 13–14 ismin ortak noktası; iddia edildiği gibi sahada olmamaları değil, mevcut il başkanının yönetim anlayışına açık şekilde itiraz eden, daha katılımcı ve istişareye dayalı bir yapı talep eden kadrolar olmalarıdır.

İl yönetiminde hâlen görevine devam eden çok sayıda yöneticinin de aynı rahatsızlığı paylaştığı; mevcut yönetim tarzını doğru bulmadığı, bu anlayışın partiye zarar verdiğini düşündüğü ve bu nedenle süreci kaygıyla izlemektedir. Dikkat çekici olan bir nokta vardır. Bu da bu isimlerin büyük bölümünün, Anahtar Parti’nin Trabzon’da kuruluş sürecinde aktif rol almış, il ve ilçe teşkilatlarının oluşturulmasında sahada çalışmış ve partinin bugün geldiği noktada ciddi emeği bulunan kişilerden oluşmasıdır...
Bu nedenle 'listede isim olarak duran, yük oluşturan kadrolar' söylemi, teşkilatın hafızasıyla örtüşmüyor.
Temel eleştirimiz, il başkanının partiyi dar bir çevreyle, 3–5 kişi üzerinden yönetme eğilimidir. Karar alma süreçlerinin büyük ölçüde kişisel kontrol altında tutulduğu, geniş kadroların bilinçli şekilde sürecin dışında bırakıldığı ve bunun partililerde huzursuzluk, güvensizlik ve dışlanmışlık hissi yaratmaktadır. Bu yaklaşım, geçici bir dönemsel tercih değil; il başkanının, teşkilatı tamamen kendi kontrolü altında tutma isteğinin sistematik bir yansımasıdır. Sürecin en çarpıcı ve en çok tartışılan adımlarından biri ise Ortahisar İlçe Başkanı’nın, yönetimiyle birlikte feshedilmesi olmuştur.
Trabzon’un siyasi açıdan en kritik ilçelerinden biri olan Ortahisar’da, ilçe başkanı ve tüm yönetiminin tek bir kararla devre dışı bırakılması, parti içinde 'yeniden yapılanma' söylemini daha da sorgulanır hale getirmiştir. Teşkilat kaynaklarına bakarsanız bu kararın performans ya da saha başarısızlığıyla ilgisi olmadığını; aksine il başkanının kendi amaç ve hevesleri doğrultusunda, kontrolü tamamen elinde tutma isteğinin bir sonucu olduğunu göreceksiniz.
İl yönetimindeki bu tasarruflar kamuoyuna 'temizlik', 'nitelik tercihi' ve 'iş yapanla devam' gibi ifadelerle sunulsa da, parti tabanında bu doğru değildir... Yaklaşık bir yıldır; Teşkilat içinde birlik sağlanamıyor, Birleştirici ve kapsayıcı bir liderlik ortaya konulamıyor, Emek veren çok sayıda partili sistem dışına itiliyor, Eleştiren ya da farklı düşünen kadrolar tasfiye ediliyor... Bunu teşkilat iyi görmektedir...
ŞEHRE KÜLTÜR AŞILADILAR
Trabzonspor Basketbol Takımı, sezonun başında ne kadar sendeleyerek yürüdüyse, sonrasında o kadar sert bir biçimde ayağa kalktı. Hani derler ya Arap atı gibi açıldı diye; işte tam olarak öyle bir hikâye. İlk haftalarda “bu iş zor” dedirten takım, son haftalarda “bu iş hiç de tesadüf değil” noktasına geldi.
EuroLeague şampiyonu Fenerbahçe’yi, final oynayan Galatasaray’ı ve Avrupa’nın gediklisi Türk Telekom’u bir bir deviren Trabzonspor, son olarak üst üste beşinci galibiyetini aldı. Bu sadece bir galibiyet değil; Trabzon’da yankı uyandıran, ciddiye alınması gereken bir mesajdı. Bu takım kazanıyor çünkü doğru şeyleri yapıyor.
Bugün gelinen noktada Trabzonspor Basketbol Takımı sahada yalnızca basketbol oynamıyor; bir aile ortamı inşa etmiş durumda. Kadro derinliği tartışılır, eksikler var mı var… Ama o aile hissi, takımın seviyesini ciddi biçimde yukarı çekiyor. Bu da öyle kolay kolay oluşan bir şey değil.

Hayri Gür Salonu’na baktığımızda tablo net: Trabzonspor taraftarı artık salona geliyor. Hem de öyle boşluklu, isteksiz değil; yüksek kapasiteli, dolu dolu bir atmosfer var. Ancak bir detay var ki gözden kaçmıyor: Protokol tribünü… Salonun düzenini ciddi şekilde bozuyor. Ekrandan direkt orası göründüğü için salon boşmuş gibi bir algı oluşuyor ama gerçek böyle değil. Belki burada farklı bir yerleşim, farklı bir planlama şart. Salonun genel anlamda eksikleri var ve artık profesyonelleşmesi gerekiyor.
Öte yandan sahiplenme meselesi… Trabzonspor futbol takımının yöneticileri sezon başından beri neredeyse her maçta salonda. Bu, lafla değil icraatla sahiplenmedir. Aynı sahiplenmeyi futbolcular da gösteriyor. Kaleci Uğurcan, Onuralp Çevikkan, Zubkov, Folcarelli, Agent ve Onuralp Çakıroğlu son maçta yine tribündeydi. Küçük gibi görünen ama aslında büyük detaylar bunlar.
Yabancı futbolculara bakıyorsun; evli olanlar çocuklarını alıp geliyor. Sezon başından beri neredeyse tüm maçlara katılanlar var. Bu şehirde oynayan yabancı oyuncular için bu atmosfer, bu salon, bu birliktelik oldukça kıymetli bir sosyal alan oluşturuyor.
GALATASARAY MAÇI SONRASI HAREKETLENECEKLER
Trabzonspor’un Galatasaray ile oynayacağı karşılaşma yalnızca bir lig maçı değil. Aynı zamanda kulüp içindeki birçok başlığın da netleşeceği bir eşik.
Kulislerde konuşulanlara göre, bu maçtan sonra bordo-mavili takımda hareketli günler başlayacak. Özellikle ayrılması muhtemel isimler konusunda düğmeye basılacak. Listenin başında Danylo Sikan ve Olaigbe var. Ancak burada küçük ama önemli bir parantez açılıyor. Teknik direktör Fatih Tekke, Olaigbe’nin ayrılığına çok da sıcak bakmıyor. En azından ondan daha iyisi bulunmadan. Yani Olaigbe, “gidenler” hanesine şimdilik kalemle değil, kurşun kalemle yazılmış durumda.

Serdar Saatçı ve Cihan Çanak da potansiyel ayrılık adayları arasında gösteriliyor. Ancak söz konusu Galatasaray maçı olunca, bu isimlerin tamamının Gaziantep’te oynanacak yarı final karşılaşmasına kadar takımda kalacağı ifade ediliyor.
Trabzonspor ciddi bir kadro sorunu yaşıyor. Ancak bu sorunlara makas, makas gibi değil; neşter gibi yaklaşılacak. Yönetimin ve teknik heyetin transfer sürecini Galatasaray maçından sonra, hafta başı itibarıyla resmen başlatması bekleniyor. Çünkü o maç, hem sahadaki tabloyu hem de kulislerdeki dengeyi netleştirecek.





