BAŞKAN NEYİ AÇIKLAYACAK?
Trabzon siyasetinde son günlerin en çok konuşulan başlıklarından biri, AK Parti’nin üyelik süreci üzerinden yürüyen tartışmalar oldu.
Bazı siyasi parti temsilcileri ve kişiler tarafından ortaya atılan iddialar üzerine AK Parti Trabzon İl Başkanlığı yazılı bir açıklama yaparak kamuoyuna net rakamlar sundu.
Açıklamaya göre, son üç ayda 11 bin 45 yeni üye partiye katıldı. İl genelindeki toplam üye sayısının ise 129 bin 91’e ulaştığı ifade edildi.
İl Başkanlığı, bu artışın bazı siyasi çevrelerde rahatsızlık yarattığını, dile getirilen iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını savundu.
Kullanılan dil netti: “Maksatlı, algı oluşturmaya yönelik ve iftira boyutuna varan söylemler…”
Siyasette rakamlar her zaman güçlüdür ama bir o kadar da tartışmalıdır. Bir taraf için “başarı göstergesi” olan üye sayıları, diğer taraf için “sorgulanması gereken süreçler” anlamına gelebiliyor.
Çünkü mesele yalnızca sayı değil, bu sayıların nasıl, hangi yöntemlerle ve hangi siyasi iklimde oluştuğu sorusu. AK Parti Trabzon İl Başkanı Dr. Sezgin Mumcu’nun bugün yapacağı basın açıklaması da bu açıdan önem taşıyor.
Verilecek mesajlar, sadece iddialara yanıt değil, aynı zamanda parti teşkilatının kamuoyuna dönük siyasi refleksini de ortaya koyacak. Şurası açık: Trabzon’da siyaset giderek daha çok “algı” üzerinden okunuyor.
KAYA ADAY OLACAK MI?
CHP’nin Ortahisar Merkezde yaptırdığı genel ve yerel seçim anketlerini kamuoyuna açıklamasalarda kendi içlerinde bir mutluluk yaşadıklarını söyleyebiliriz. Çünkü Ortahisar’da bugün seçim olsa anketlerinde CHP kaynakları yüzde 16’lık bir fark olduğunu ifade ediyorlar.
Tabi burada Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın şahsi gayretleri ve belediye yönetimindeki halka yakın sosyal hizmet ağırlıklı yönetim anlayışının payı büyük.
İşte bu noktada 2027 yılında yapılması planlanan erken genel seçimde CHP’nin milletvekili adaylığına Kaya’nın ismi yeniden gündemde o tabi ki görevimin başındayım diyor fakat sahada Kaya’nın ağırlığı ve gücü seçimlere direk etki edecektir.
CHP İl Başkanı Mustafa Bak ile Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz arasında güzel bir uyum var ama ikisininde adı şimdiden milletvekilliğine konuşuluyor.
CHP anketlerine göre şu anda 2’yi garantilemiş 3’e yelken açmış durumda.
Tabi tekrar söylüyoruz kendi anketlerine göre... Bakalım Başkan Kaya başkanlıktan yeniden vekilliğe adım atacak mı?
Rotayı Büyükşehir’e kırabilir diyenler de çok. Ortahisar için de Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın ismi sıkça konuşuluyor.
Kendisi de son dönemde merkez ilçedeki faaliyetlere katılmayı aksatmamaya dikkat ediyor ve gittiği her yerde ilgiyle karşılanıyor, teşkilatlarda sonradan gelmesine rağmen Bıyık’a bayağı alıştı.
TAŞACAK BU ŞEHİR
Son günlerde TRT ekranlarında yayınlanan Taşacak Bu Deniz dizisi, Trabzon’un doğal güzelliklerini ön plana çıkararak adeta büyük bir etki yarattı. Dizi yalnızca hikâyesiyle değil, fon olarak kullandığı eşsiz manzaralarla da izleyicinin beğenisini kazandı.
Dizinin oyuncuları ve set ekibi sık sık aynı noktaya dikkat çekiyor:
“Trabzon’un her yeri bir film platosu. Arka plana başka bir görüntü eklemeye gerek kalmıyor. Gittiğimiz her yerde doğal güzellikler filmimize renk katıyor.”
Aslında bu tespit, Trabzon için yeni değil. Çünkü bu vizyonu yıllar önce dile getiren bir isim vardı: Adem Kılıç.
Trabzonlu sinema yönetmeni Adem Kılıç, yaklaşık 10–15 yıl önce Doğu Karadeniz’in ve Trabzon’un doğal bir film platosu olduğunu dile getirmiş; bu şehrin sinema ve dizi sektörü için önemli bir merkez hâline gelmesi gerektiğini savunmuştu.
“Sümela’nın Şifresi” ve “Oflu Hoca” gibi yapımların ortaya çıkmasında büyük emeği olan Kılıç, filmleriyle hem gişede başarı yakaladı hem de Trabzon’un tanıtımına ciddi katkılar sundu.
Onun projelerinde Sümela Manastırı, Uzungöl ve Trabzonspor gibi şehrin sembolleri güçlü şekilde yer aldı. O dönem “Buralar film platosu olarak değerlendirilmeli, Trabzon bu alanda bir merkez olmalı” diyen Adem Kılıç’ın ne kadar haklı olduğu bugün daha net görülüyor.
Taşacak Bu Deniz dizisiyle birlikte Araklı, Sürmene ve Trabzon merkez başta olmak üzere birçok noktada ciddi bir tanıtım ve ekonomik kazanım sağlanıyor. Bu süreç, Trabzon’un gerçekten bir film platosu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Adem Kılıç’ın yıllar önce çizdiği bu vizyonun bugün hayata geçtiğini görmek önemli. Bundan sonraki aşamada, Trabzon’un bu potansiyelini kalıcı hâle getirmek için şehrin tüm dinamiklerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Sinema ve dizi sektörüyle Trabzon’un adının daha da güçlenmesi için bu fırsat iyi değerlendirilmelidir.
AK PARTİLİ BAŞKANA SERT SÖZLER
Cumhuriyet Halk Partisi Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Trabzon’un Doğu Karadeniz’de bölge merkezi olarak konumlandırılmasına yönelik tartışmalar hakkında dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Batmaz, Trabzon’un bölge merkezi olmasının yeni bir durum olmadığını, yıllardır fiilen üstlendiği doğal rolün idari bir karşılık bulmasından ibaret olduğunu vurguladı. Ancak bu gerçeğin bazı çevrelerde ciddi bir rahatsızlık yarattığını ifade eden Batmaz, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi Rize İl Başkanı’nın, “Bölge müdürlüğü Trabzon’a taşındıysa başına Rizeli atansın” yönündeki yaklaşımını eleştirdi.
Bu yaklaşımın meseleyi kurumsal akıl ve liyakat zemininden çıkararak, dar bir hemşehricilik
tartışmasına indirgediğini belirten Batmaz, bölgesel planlamanın iller arası kadro pazarlıklarıyla değil; ihtiyaç, kapasite ve kamu yararı esas alınarak yapılması gerektiğini söyledi.
Trabzon’un geçmişte benzer “denge” ve “paylaştırma” anlayışları nedeniyle ciddi kayıplar yaşadığını hatırlatan Batmaz, Erzincan–Trabzon Demiryolu Projesi’nin Rize’ye kaydırılmasıyla şehrin bunun bedelini fazlasıyla ödediğini ifade etti.
Batmaz açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Trabzon kimsenin lütfuyla değil; tarihsel, ekonomik ve coğrafi gerçekleriyle bölge merkezidir. Bu gerçeği kabul etmek yerine koltuk hesabı yapmak, ne bölgeye ne de ülkeye bir katkı sağlar.”
KIRILMA NOKTASI KARAKTER
Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin son basın toplantısı, satır aralarından çok net mesajlar barındırıyordu. Deneyimli teknik adam, yaşadığı zorlukların altını özellikle çizdi; adeta “şartlar ortada” dedi.
Hatırlanacağı üzere Tekke, daha önce 1–2 oyuncunun yokluğunda bile sıkıntı yaşayabileceklerini dile getirmişti. Bugün gelinen noktada ise tablo çok daha ağır: Bu karşılaşmada tam dokuz futbolcu forma giyemeyecek, üç oyuncunun da hafif sakatlıkları bulunuyor ve durumları belirsiz.
Genel resme baktığımızda Trabzonspor’un ciddi bir kadro problemiyle karşı karşıya olduğu net şekilde görülüyor.
Burada yönetim cephesinde de kabul edilmesi gereken bir gerçek var: Bir geç kalmışlık hali. Zira Galatasaray gibi kritik bir maç öncesinde Trabzonspor’un sahaya çıkarken sol beksiz, stopersiz ve sol açıkta ciddi soru işaretleriyle hazırlanması, planlamadaki eksiklikleri gözler önüne seriyor.
Camia en azından bu noktaya yönelik tek bir hamle bekliyordu; ancak maç takvimi ve zamanlama, bu beklentinin karşılanmasını mümkün kılmadı.
Fatih Tekke’nin dikkat çektiği bir başka önemli başlık ise transfer kriterleri oldu. Tekke, yıldız isme, büyük kariyere ya da popülerliğe değil; takıma uyuma ve aile dengesini korumaya bakıyor. Bu konuda tavrı son derece net. “Ne kadar büyük futbolcu olursa olsun” diyor, “eğer takımın ruhunu bozacaksa benim için anlamı yok.”
Bu yaklaşım, Trabzonspor’un bundan sonraki transfer politikasının da ana eksenini oluşturacak gibi görünüyor. Fatih Hoca, bir oyuncuyu değerlendirirken yalnızca kalitesine değil, karakterine de bakıyor. Çünkü ona göre Trabzonspor’un geleceğini belirleyecek olan şey sadece yetenek değil; karakterli bir kadro oluşturabilmek.
Kısacası mesaj açık: Trabzonspor’da bundan sonra futbol kadar insan, yetenek kadar kişilik konuşulacak. Ve bu tercih, kulübün kaderini belirleyen en önemli kırılma noktası olacak.
KAPTAN OLARAK DÖNÜYOR
Trabzonspor’da aylardır beklenen tablo nihayet ortaya çıktı. Sezon başında büyük umutlarla kadroya katılan Anthony Nwakaeme, bordo-mavili formaya ligin ikinci yarısında geri döndü. Ama bu dönüş sıradan bir geri dönüş değil. Nwakaeme kaptan olarak dönüyor.
Hatırlayalım…
Sezon başında Trabzonspor’un kaptanı Uğurcan Çakır’dı. Uğurcan’ın ayrılığı sonrası bu kez tablo değişti; ancak o dönemde Nwakaeme sakattı ve denklemin dışında kalmıştı. Kaptanlık sıralaması doğal olarak Savic, Visca ve Okay üzerinden şekillendi.
Ne var ki bu üç ismin de bugün karşılaşmada sahada olmayacak. Sakatlıklar, süreçler ve belirsizlikler derken bu isimlerin yakın vadede istikrarlı şekilde sahada olmaları da pek mümkün görünmüyor.
Tam bu noktada Trabzonspor’da kaptanlık bandını bir süredir Ozan taşıyordu. Ancak Nwakaeme’nin dönüşüyle birlikte ibre yeniden eski bir lidere döndü. Sessiz ama güçlü bir mesaj verildi: Bu takımın doğal lideri sahaya geri geldi.
Dünkü basın toplantısında gördüklerimiz de bu kararın tesadüf olmadığını gösteriyor. Görüntü net, mesaj açık. Trabzonspor’da kaptanlık sadece bir pazubandı değil; bir ağırlık, bir denge unsuru. Ve kulübün mevcut şartlarında bu ağırlığı taşıyabilecek en güçlü isim yine Nwakaeme.