MUHALEFETTEN TEBRİK GELDİ

Trabzon’da son dönemin en çok konuşulan başlıkları belli: Raylı sistem, yeni havalimanı ve Güney Çevre Yolu…

Bu üç proje de şehrin geleceği açısından kritik öneme sahip.

Özellikle raylı sistem konusunda atılan somut adımlar, sadece iktidar kanadında değil, muhalefette de karşılık bulmuş görünüyor.

Yeniden Refah Partisi Trabzon İl Başkanı Süleyman Pulat da yaptığı değerlendirmede, raylı sistem projesinde gelinen noktayı memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.

Açıklamada, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na ve süreçte emeği geçenlere teşekkür edildi. Bu teşekkür siyaseten dikkat çekici.

Çünkü Trabzon’da muhalefet cephesinden gelen her açıklama genellikle eleştiri başlığıyla okunur.

Ancak bu kez tablo farklı. Yeniden Refah Partisi, raylı sistem konusunda atılan adımı olumlu bulduğunu açıkça ifade etti. Tabii açıklamanın satır aralarında sadece teşekkür yok.

Raylı sistem kadar yeni havalimanı ve Güney Çevre Yolu’nun da Trabzon’un öncelikli yatırım başlıkları arasında olduğu vurgulanıyor.

Yani mesaj şu: Doğru yapılan işe destek var, ama Trabzon’un bekleyen diğer büyük dosyaları da unutulmasın. Bu açıdan bakıldığında açıklama, hem bir teşekkür hem de Ankara’ya ve yerel yönetime yönelik bir hatırlatma niteliği taşıyor.

TRABZON CHP'YE DİKKAT ÇEKTİ

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ise Merkez Yönetim Kurulu'nu toplayacak.

Başkent gazetecilerinin yorumuna göre bu hafta perşembe ya da cuma günü Kemal Kılıçdaroğlu tarafından MYK toplantısı yapılmasının beklendiğini söylüyor...

CHP Genel Merkez koridorlarını yakınen takip eden gazetecilerin yorumu şu şekilde: "Şu anda almış olduğumuz bilgiye göre 4 il başkanı daha görevden alınacak ya da ihraç edilecek. Bu iller Trabzon, Rize, Artvin ve Afyon.

Özellikle Ali Mahir Başarır’ın bölge ziyareti sırasında genel merkez aleyhine yapılan açıklamalar nedeniyle bu kararın gündeme geldiği belirtiliyor.

Karadeniz Bölgesi’nde Trabzon, Ekrem İmamoğlu için önemli bir yer. Bu nedenle Trabzon’daki olası görevden alma ya da ihraç kararının önemli bir anlamı olacağını tahmin ediyorum.

Ayrıca görevden alınan il başkanlarının yerine atama yapılacak. Toplam 26 ilde yeni il başkanlarının atanacağı ifade ediliyor.”
Bakalım Trabzon şehrini yakın dönemde nasıl bir hamle bekliyor...

TRABZON’DA DOLMUŞ SİSTEMİ DEĞİŞİYOR

Trabzon’da dolmuşlarla ilgili şikâyetler ne yapılırsa yapılsın bitmeyecek, tükenmeyecek, azalmayacak gibi görünüyor. Çünkü dünyanın gelişmiş hiçbir ülkesinde hâlâ 110 km hızla giderken ayakta yolcu taşıyan, klimasız, engelli rampası bulunmayan, içinde kamera olmayan, kapısı açık şekilde yolcu taşıyan ve 5 arka koltuktan şoföre para uzatılan bir toplu taşıma sistemi yok. Buna rağmen Trabzon, mega şehir olma hedefini konuşuyor.

Her gün yüz binlerce kişi dolmuşlarla taşınıyor. Ancak mevcut sistem, turizm, tarih ve kültür kenti Trabzon’a artık yakışmıyor.

Dolmuşların Meydan’dan çıkarılması kamuoyunda büyük destek gördü. Biz de bu adımı Trabzon adına tarihi ve doğru bir karar olarak değerlendirdik. Ancak bunun tek başına yeterli olmadığı da ortada. Çünkü mevcut sistemin şehrin geleceğini taşıması mümkün görünmüyor.

Tam da bu noktada Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin üzerinde çalıştığı önemli bir hazırlık dikkat çekiyor. Edinilen bilgilere göre belediye, özel halk otobüsü modelini hayata geçirmek için hazırlıklarını sürdürüyor.

İlk etapta bir mahalle ve tek bir hatta başlaması planlanan uygulamada ödemelerin tamamen kartlı sistem üzerinden yapılması öngörülüyor. Birden fazla dolmuş esnafının ortaklık yapısıyla özel halk otobüsü işletmeciliğine geçmesi hedeflenirken, engelli ve öğrenci indirimlerinin ise devlet ya da belediye tarafından işletmecilere karşılanacağı ifade ediliyor. Böylece hem kayıtlı, hem modern hem de gelir garantisinin daha güçlü olduğu yeni bir toplu taşıma modeline geçiş amaçlanıyor.

Kulislere yansıyan bilgilere göre Trabzon Büyükşehir Belediyesi bu proje üzerinde bir süredir sessiz şekilde çalışıyor. İlk uygulamanın başarılı olması halinde sistemin zamanla kentin diğer hatlarına da yayılması hedefleniyor.

Gelişmiş şehirlerde yıllardır uygulanan bu modelin Trabzon’da da hayata geçirilmesi, hem yolcuların hem de esnafın beklentilerine cevap verebilir. Eğer süreç planlandığı gibi ilerlerse, Trabzon uzun yıllardır tartışılan dolmuş sorununda yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

Trabzonda Yeni Dolmuslar Hizmete Girdi-2

ÖLÜMLER TEPKİ ÇEKTİ

Araklı Taşönü Çöp Bertaraf Tesisi yine tartışmaların merkezinde.

Çubuklu Mahallesi Muhtarlığı, tesisten sızdığı iddia edilen kirli atık sular nedeniyle bölgede balık ölümleri yaşandığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

Muhtarlık açıklamasında, tesis çevresindeki akarsu ve su kaynaklarında toplu balık ölümlerinin görüldüğü ifade edilirken, bunun sadece çevre açısından değil, halk sağlığı açısından da ciddi bir risk oluşturduğu vurgulandı.

Bölge halkının yıllardır bu konuda uyarılarda bulunduğu belirtilen açıklamada, “Bu gidişata kim dur diyecek?” sorusu dikkat çekti.

Muhtarlık, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile ilgili belediye birimlerini acilen göreve davet etti.

Talep net: Taşönü Çöp Bertaraf Tesisi’ndeki sızıntı iddiaları araştırılsın, bölgedeki su kaynaklarından numune alınsın ve doğaya zarar veren bir ihmal varsa sorumlular hakkında işlem başlatılsın.

İŞTE TRABZONSPOR’UN TRANSFER STRATEJİSİ

Trabzonspor’da son haftalarda izlenen transfer stratejisi, bordo-mavili kulübün artık piyasada daha planlı ve daha kararlı hareket ettiğini gösteriyor. Geçmiş dönemlerde çoğu zaman transferde bekleyen, şartların oluşmasını izleyen ya da son anda hamle yapmak zorunda kalan Trabzonspor, bu kez hem alırken hem de satarken masada belirleyici taraf olma hedefiyle ilerliyor.
Bordo-mavili yönetimin en dikkat çeken hamlelerinden biri, Cabral transferinde zamanlamayı doğru ayarlaması oldu. Oyuncunun Dünya Kupası öncesi kadroya katılması, hem sportif planlama hem de piyasa değeri açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Trabzonspor, bu hamleyle yalnızca bugünü değil, oyuncunun turnuva sonrası oluşabilecek değer artışını da düşünerek hareket etti.

Benzer bir strateji Oulai dosyasında da görülüyor. Genç oyuncunun Dünya Kupası performansının ardından Avrupa piyasasında daha ciddi bir karşılık bulması beklenirken, Trabzonspor’un bu süreçte aceleci davranmaması dikkat çekiyor. Kulüp, oyuncuyu elden çıkarma noktasında kendi şartlarını belirleyen taraf olmak istiyor.

Trabzonspor’un yeni dönemdeki en önemli yaklaşımlarından biri de genç ve potansiyelli oyuncular konusunda izlediği model. Bordo-mavililer, oyuncularını doğrudan elden çıkarmak yerine sonraki satıştan pay, ilk alım hakkı ve gelişime bağlı kazanç modelleriyle göndermeyi tercih ediyor. Bu da kulübün yalnızca kısa vadeli gelir değil, orta ve uzun vadeli ekonomik değer üretme anlayışına yöneldiğini gösteriyor.

Trabzonspor’un büyük tekliflere rağmen takımın ana iskeletini koruma kararı da yeni sezon planlamasının önemli başlıklarından biri. Bordo-mavililer, her gelen yüksek teklifin ardından kadroyu dağıtmak yerine, mevcut yapıyı koruyup üzerine doğru eklemeler yapma düşüncesinde.

Onana ve Malinovski gibi tecrübeli isimlerin etrafına genç, dinamik ve potansiyelli oyuncuların eklenmesi bu planın temelini oluşturuyor. Bu yapı, hem saha içinde dengeyi sağlamayı hem de geleceğe dönük değerli bir kadro inşa etmeyi amaçlıyor.

Geçmiş sezonların aksine Trabzonspor’un kamp öncesi transferlerin büyük bölümünü tamamlamaya çalışması da dikkat çeken bir başka nokta. Teknik heyetin yeni oyuncularla kamp döneminde çalışabilmesi, sezon başlangıcı açısından ciddi bir avantaj sağlayacak.

Yerli oyuncu planlamasında da Trabzonspor’un elini güçlendiren hamleler yapıldı. Son olarak Aral Şimşir’in transfer edilmesiyle birlikte bordo-mavililer, yerli hücum hattındaki kaliteyi üst seviyeye çıkardı. Yabancı kontenjanının önem kazandığı bir dönemde, yerli oyuncu havuzunun güçlendirilmesi Trabzonspor adına stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.

Trabzonspor’un bu süreçte izlediği yol, yalnızca transfer yapmak üzerine kurulu değil. Kulüp, kadro mühendisliği, piyasa yönetimi, oyuncu değeri oluşturma ve sportif istikrarı aynı anda düşünmeye çalışıyor.

Bordo-mavililer için asıl mesele artık yalnızca “kim geldi, kim gitti” sorusu değil. Asıl mesele, Trabzonspor’un transfer piyasasında ne kadar güçlü durabildiği. Son haftalarda ortaya çıkan tablo ise şunu gösteriyor: Trabzonspor artık hem alırken hem satarken daha fazla söz sahibi olmak isteyen bir kulüp görüntüsü veriyor.

BİNLERCE KİLOMETRE YAPACAKLAR

Liglerin başlaması için geri sayıma geçilirken biz de her yıl ritüel haline getirdiğimiz deplasman verilerini sizlerle paylaşalım.

Trabzon’u bu yıl profesyonel liglerde Trabzonspor, Sebat Spor Kulübü ve KCT 1461 Trabzon FK temsil edecek.

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig seviyesinde, Sebat Spor Kulübü ve KCT 1461 Trabzon FK ise TFF 2.Lig seviyesinde mücadele edecek.

TFF 3.Lig’de temsil noktasında bir takım yer alamayacak.

Şimdi gelelim Trabzon ekiplerini bekleyen deplasmanlara.

Trabzonspor bu sezon 14.306 km yol yapacak.

Bordo mavililer 6 kez İstanbul’un yolunu tutacak.

Bu yılın yeni deplasmandaları 537 km ile Diyarbakır, 262 km ile Erzurum ve 494 km ile Çorum olacak.

Sebat Spor Kulübü bu sezon 15.247 km, KCT 1461 Trabzon FK ise 15.141 km yol yapacak.

Trabzon ekiplerini bu yıl bazen karayolu bazense havayolu ile toplamda 44.694 km deplasman yolculuğunu bekleyecek.

Muhabir: TAYYAR SAFA SAĞDIÇ