İnşaat maliyetlerinin dövize bağlı olarak yükseldiğini belirten Taflan, pandemi öncesinde 300 bin liraya satılan ikinci el dairelerin bugün 5-6 milyon liraya, 500 bin liralık sıfır dairelerin ise 10 milyon lira seviyesine ulaştığını söyledi.
Konut üretiminin yetersizliği, arsa sıkıntısı, yüksek maliyetler ve vatandaşın alım gücündeki düşüş nedeniyle piyasanın dengesinin bozulduğunu ifade eden Taflan, mevcut şartlarda orta gelirli bir ailenin konut sahibi olmasının neredeyse imkânsız hâle geldiğini belirtti.
“İnşaat maliyetleri dövize endeksli”
Konut fiyatlarındaki artışın yalnızca Trabzon’a özgü olmadığını vurgulayan Taflan, Türkiye genelinde ciddi bir fiyat yükselişi yaşandığını söyledi.
İnşaatta kullanılan malzemelerin büyük bölümünün dövize endeksli olduğunu belirten Taflan, “İnşaat girdilerinin çoğu dövize bağlı. Bu nedenle fiyatları dengelemek oldukça zorlaşıyor. Enflasyon, hayat pahalılığı, paranın değer kaybı ve arsa payı da eklendiğinde ortaya çok yüksek maliyetler çıkıyor” dedi.
Konut fiyatlarının düşebilmesi için öncelikle enflasyonun kontrol altına alınması gerektiğini ifade eden Taflan, vatandaşın alım gücünün artırılması, inşaat maliyetlerinin düşürülmesi ve vergi ile harçlarda iyileştirme yapılması gerektiğini dile getirdi.
300 bin liralık daire 6 milyona çıktı
Trabzon’daki fiyat artışının geldiği noktayı örneklerle anlatan Taflan, pandemi öncesinde 250-300 bin liraya satılan ikinci el konutların bugün 5-6 milyon liraya ulaştığını söyledi.
Taflan, “O dönemde 500 bin liraya satılan sıfır daireler bugün 10 milyon lira bandında. Çok eski tarihlerden söz etmiyoruz. Kısa sürede konut fiyatlarında olağanüstü bir artış yaşandı. Bu sürecin neden bu noktaya geldiğini ciddi şekilde sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Kiraların düşmesi mümkün görünmüyor”
Trabzon’da kiralık konut arzının azaldığını kaydeden Taflan, geçmişte şehrin doğusu, batısı ve güneyinde çok sayıda inşaat projesi üretildiğini hatırlattı.
Kat karşılığı yapılan projelerde arsa sahiplerine kalan dairelerin önemli bölümünün kiraya verildiğini belirten Taflan, yeni projelerin azalmasıyla birlikte piyasadaki kiralık konut sayısının da düştüğünü söyledi.
Özellikle yaz aylarında evlenecek gençler, tayinle Trabzon’a gelen memurlar ve şehirde yeni bir yaşam kuracak ailelerin konut ihtiyacının arttığını ifade eden Taflan, “Bir kiranın 25-30 bin lira olduğu yerde asgari ücretlinin ve emeklinin bu bedelleri ödemesi mümkün değil” dedi.
Ev sahiplerinin de yüksek maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirten Taflan, “Bir vatandaş 8-10 milyon liraya aldığı daireyi 10 bin liraya kiraya veremez. Burada yalnızca ev sahibini suçlamak doğru olmaz. Asıl sorgulanması gereken, daire fiyatlarının ve maliyetlerin neden bu seviyeye geldiğidir. Konut fiyatları bu şekilde kaldığı sürece kiraların aşağıya gelmesi mümkün görünmüyor” şeklinde konuştu.
“Orta gelirli vatandaş konut alamıyor”
Mevcut şartlarda asgari ücretli, emekli ve memurların konut sahibi olmasının çok zor olduğunu söyleyen Taflan, yüksek kredi faizleri ve taksit tutarlarının vatandaşları sistemin dışında bıraktığını ifade etti.
Taflan, “Bir vatandaşın 2-3 milyon lira birikimi olsa ve kalan miktar için kredi kullanmak istese, karı-kocanın toplam maaşı bile taksitleri ödemeye yetmeyebilir. Bankaların en güvenilir müşterileri olarak görülen kamu görevlileri dahi konut kredisi ödemekte zorlanıyor. Geldiğimiz noktada ancak parası olan konut alabiliyor” dedi.
Vatandaşların yatırım amacıyla altına yöneldiğini belirten Taflan, altın fiyatlarının yükselmesinin beklendiği süreçte konut maliyetlerinin de yerinde durmadığına dikkat çekti.
En fazla hareketlilik Yomra ve Akçaabat’ta
Trabzon’da konut talebinin özellikle Yomra ve Akçaabat ilçelerinde yoğunlaştığını belirten Taflan, iki ilçenin de şehir merkeziyle bütünleştiğini söyledi.
Akçaabat ve Yomra’nın merkeze yakınlığı, altyapı olanakları, sosyal alanları ve site tarzı projeleri nedeniyle tercih edildiğini ifade eden Taflan, yeni ve sıfır daire almak isteyen vatandaşların ağırlıklı olarak bu bölgelere yöneldiğini kaydetti.
Taflan, şehrin güney bölgelerinde de kısmi bir hareketlilik olduğunu ancak ilçe bazında Yomra ve Akçaabat’ın öne çıktığını dile getirdi.
İnşaat sektöründe kayıt dışılık sorunu
İnşaat sektörünün en önemli sorunlarından birinin kayıt dışı çalışma olduğunu belirten Taflan, vergisini ödeyen, istihdam sağlayan ve personel çalıştıran işletmelerin haksız rekabetle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Yerli veya yabancı bazı kişilerin kayıt dışı çalışmasının resmi mükellef olan esnafı zor durumda bıraktığını ifade eden Taflan, “Kayıt dışı çalışanların vergi, sigorta ve benzeri giderleri bulunmuyor. Doğrudan gelir elde ediyorlar. Bu durum yükümlülüklerini yerine getiren işletmelere büyük zarar veriyor” dedi.
Kayıt dışılıkla mücadele edilmesi için ilgili kurumlara sürekli çağrıda bulunduklarını söyleyen Taflan, sorunun yalnızca Trabzon’a değil Türkiye geneline ait olduğunu ifade etti.
“Trabzon’da yeterli inşaat alanı yok”
Trabzon’un coğrafi yapısı nedeniyle konut üretimine uygun arazi bulmanın zor olduğunu belirten Taflan, yeterli parsel bulunmaması nedeniyle konut ihtiyacının karşılanamadığını söyledi.
Arsa bulunsa bile yüksek maliyetler, kapalı kredi piyasası ve vatandaşın düşük alım gücü nedeniyle yeni proje üretmenin kolay olmadığını kaydeden Taflan, imar altyapısının düzenlenmesi ve yeni alanların yapılaşmaya açılması gerektiğini vurguladı.
Taflan, “Arsaların imara açılması ve 18. madde uygulamalarının hızlandırılması gerekiyor. Konut üretimini yalnızca müteahhitlerden beklememek lazım. Belediyeler ve yerel yönetimler de kentsel dönüşüm ve konut projelerine el atmalıdır” dedi.
Belediyelere harç kolaylığı çağrısı
Belediyelerin yeni konut projelerinde yapıcı firmaların önünü açması gerektiğini belirten Taflan, alınan harçlarda belirli oranlarda kolaylık sağlanabileceğini söyledi.
Harçların tamamen kaldırılmasını istemediklerini ifade eden Taflan, “Müteahhitlere ve yapıcı firmalara belirli kolaylıklar sağlanırsa yeni projelerin önü açılabilir. Böylece vatandaşlar da maliyetlerin yüksek olduğu bu dönemde projelere girme şansı bulabilir” diye konuştu.
Geçmişte Trabzon’un birçok bölgesinde aynı anda çok sayıda proje yürütüldüğünü hatırlatan Taflan, firmalar arasındaki rekabetin fiyatları dengelediğini söyledi.
Bugün bu dengenin ortadan kalktığını dile getiren Taflan, “Eskiden bir firma daireyi 3 liraya satarken diğer firma 5 liraya satamıyordu. Piyasada bir denge vardı. Şimdi ne firmaların ne de vatandaşların ekonomik dengesi kaldı” dedi.
Kentsel dönüşüm istenilen hızda ilerlemiyor
Trabzon’daki eski binaların dönüşümünün yeterli hızda ilerlemediğini belirten Taflan, kentsel dönüşümün doğrudan ekonomik şartlara bağlı olduğunu ifade etti.
Geçmişte şehrin çeşitli bölgelerinde kentsel dönüşüm projeleri planlandığını ancak bazı projelerin zaman içerisinde iptal edildiğini söyleyen Taflan, bunun temel nedeninin finansman eksikliği olduğunu kaydetti.
Eski yerleşim alanlarında çok sayıda hissedar bulunmasının süreci zorlaştırdığını belirten Taflan, teknik sorunların uzlaşmayla aşılabileceğini ancak projelerin başlaması için kurumların öncülük etmesi gerektiğini söyledi.
Taflan, “Önemli olan bu adımı atacak kişiler ve adım attıracak kurumlardır. Gerekli irade ortaya konulduktan sonra yapılamayacak hiçbir şey yoktur” ifadelerini kullandı.
“Yeşil alan ile yapılaşma dengesi korunamıyor”
Trabzon’da ve Türkiye genelinde yeşil alan ile yapılaşma arasındaki dengenin korunamadığını belirten Taflan, imar planlarında sık sık değişiklik yapılmasını eleştirdi.
Bugün yeşil alan, park veya bahçe olarak görünen bazı parsellerin ilerleyen dönemlerde imara açılabildiğini ifade eden Taflan, kişilere özel ayrıcalık sağlanmaması gerektiğini söyledi.
Taflan, “Resmi imar planı neyse onun üzerinden hareket edilmelidir. Yeşil alanlar mutlaka korunmalıdır. Ancak Türkiye genelinde ne yazık ki betonlaşma artarak devam ediyor” dedi.
Yabancıların konut talebi azaldı
Yabancıların geçmiş yıllarda Trabzon’a yoğun ilgi gösterdiğini hatırlatan Taflan, özellikle Körfez ülkelerinden gelen turistlerin bölgenin doğası, coğrafi yapısı ve muhafazakâr yapısından etkilendiğini söyledi.
İlk dönemlerde turizm amacıyla gelen yabancıların daha sonra arsa, arazi ve konut almaya yöneldiğini belirten Taflan, son yıllarda bu talebin ciddi şekilde azaldığını ifade etti.
Geçmişte Trabzon’dan konut alan bazı yabancıların bugün mülklerini satmaya başladığını söyleyen Taflan, Trabzon’un yabancılara konut satışında üst sıralarda görünmesinin yanlış yorumlanmaması gerektiğini belirtti.
Taflan, “Trabzon’un sıralamada 11’inci olması, çok yüksek sayıda satış yapıldığı anlamına gelmiyor. Yabancıların tercih ettiği bölgeler belli. Trabzon’da az sayıda satış yapılması bile şehri sıralamaya sokabilir” dedi.
Turizm yalnızca yabancı ziyaretçiye göre planlanmamalı
Trabzon’da beklenen seviyede bir turizm hareketliliği bulunmadığını savunan Taflan, belirli turizm noktalarındaki yoğunluğun şehrin tamamına yayılmadığını söyledi.
Uzungöl gibi bölgelerde dönemsel kalabalık yaşandığını belirten Taflan, bu yoğunluğun Trabzon genelinde aynı ölçüde hissedilmediğini kaydetti.
Turizmin yalnızca Körfez ülkelerinden gelen ziyaretçilere göre planlanmaması gerektiğini ifade eden Taflan, Türkiye’nin 81 ilinden gelecek yerli turistlerin de önemsenmesi gerektiğini söyledi.
Taflan, “Yerli turistler fahiş konaklama ve restoran fiyatlarıyla karşılaşmamalı. Şehirden memnun ayrılmaları gerekiyor. Esnaf güler yüzlü olmalı ve ekonomik anlamda insanları mağdur etmemelidir” dedi.
Günlük kiralık evler için uyarı
Günlük kiralanan evlerde kalan kişilerin kimlik bilgilerinin mutlaka kayıt altına alınması gerektiğini belirten Taflan, konunun güvenlik açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Evini günlük olarak kiraya veren kişilerin mali kayıt oluşturması, turizm belgesi ve ruhsat alması, fatura kesmesi ve konaklayan kişilerin kimlik bilgilerini emniyet birimlerine bildirmesi gerektiğini ifade eden Taflan, apartman sakinlerinin muvafakatinin de alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Taflan, “Bu şartlar yerine getirilmeden yapılan günlük kiralama yasal değildir ve kayıt dışıdır. Apartmanda yaşayan malikler de bu durumu ihbar ederek şikâyette bulunabilir” dedi.
Meselenin yalnızca para cezasından ibaret olmadığını vurgulayan Taflan, günlük kiralanan evlerde kimlerin kaldığının bilinmesinin ülke ve şehir güvenliği açısından önemli olduğunu söyledi.
Sosyal medya ilanlarına sert tepki
Facebook, Instagram, Marketplace ve WhatsApp üzerinden yetki belgesi olmadan emlak ilanı yayımlayan kişilere tepki gösteren Taflan, bu kişilerin vatandaşları dolandırabildiğini söyledi.
Gerçek değeri 5 milyon lira olan bir dairenin 3 milyon liraya ilana konulduğunu belirten Taflan, şehir dışındaki vatandaşlardan kapora istendiğini, para gönderildikten sonra ise dolandırıcılara ulaşılamadığını ifade etti.
Taflan, “Bu kişilere emlakçı demiyorum. Bunlar emek hırsızları ve dolandırıcılardır. Vatandaşlarımızın yetki belgesi olmayan kişilerle işlem yapmaması gerekiyor” dedi.
“Yetkili emlakçı ile dolandırıcı aynı kefeye konuldu”
Sosyal medya ilanlarına yönelik yapılan düzenlemenin kayıtlı emlakçı esnafını da mağdur ettiğini savunan Taflan, vergisini ödeyen ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş emlakçılarla kayıt dışı çalışan kişilerin aynı kapsamda değerlendirilmesine karşı olduklarını söyledi.
Yetkili emlakçıların sosyal medya hesaplarında fotoğraf, video ve ilan metni paylaşamadığını belirten Taflan, yalnızca özel emlak platformlarındaki ilan bağlantılarının paylaşılmasına izin verilmesini eleştirdi.
Taflan, “Bizim amacımız ayakçı diye tabir ettiğimiz kayıt dışı kişilerin önünü kesmekti. Vergisini ödeyen emlakçı esnafının önünü kesmek değildi. Bir emlakçı ilan paylaşırsa yüksek para cezasıyla karşılaşıyor ancak kayıt dışı kişilere aynı yaptırım uygulanmıyor” dedi.
Özel bir emlak platformunun bağlantısının paylaşılmasının zorunlu tutulmasını da eleştiren Taflan, binlerce esnafın özel bir şirkete yönlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Vatandaşlara sözleşme uyarısı
Gayrimenkul alacak vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulunan Taflan, yapılan bütün görüşmelerin yazılı hâle getirilmesi gerektiğini söyledi.
Taraflar arasında varılan mutabakatın mutlaka sözleşme altına alınmasını isteyen Taflan, bu şekilde yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçilebileceğini belirtti.
Yetkili bir emlakçı veya emlak ofisi nedeniyle mağduriyet yaşadığını düşünen vatandaşların ellerindeki belgelerle odaya başvurabileceğini ifade eden Taflan, kayıt dışı kişilerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.
Taflan, “Devlet tarafından yetkilendirilmiş emlak işletmeleri denetleniyor. Bir firmanın dolandırıcılık veya sahtekârlık yaptığı mahkeme kararıyla tespit edilirse yetki belgesi iptal edilir, işletmesi kapatılır ve para cezası uygulanır. Vatandaşlarımız bugünkü ekonomik şartlarda 40 kere düşünüp bir kere karar vermelidir” ifadelerini kullandı.





